GENEL - 08 Ekim 2019 Salı 20:38

Artuklu Belediye Başkanı Tutaşı’nın Ahmet Türk’ü öven sözlerine sert tepki

A
A
A
Artuklu Belediye Başkanı Tutaşı’nın Ahmet Türk’ü öven sözlerine sert tepki

Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, Mardin’in Artuklu İlçe Belediye Başkanı Abdulkadir Tutaşı’nın, terör örgütü üyeliği, yardım yataklık suçlamaları ile görevden uzaklaştırılan ve yerine kayyum atanan Ahmet Türk’ten övgü ile bahsetmesine tepki gösterdi.

Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, Mardin’in Artuklu İlçe Belediye Başkanı Abdulkadir Tutaşı’nın, terör örgütü üyeliği, yardım yataklık suçlamaları ile görevden uzaklaştırılan ve yerine kayyum atanan Ahmet Türk’ten övgü ile bahsetmesine tepki gösterdi.


Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen Mardin Artuklu Üniversitesi’nin öğrencileri tarafından düzenlenen ’İnovatif Gelişim Zirvesi 19’ programına katılan Artuklu Belediye Başkanı Abdülkadir Tutaşı’nın bir gazeteceye yaptığı açıklamalarda kısa bir süre önce PKK ile irtibatı tespit edildiği için İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılan Ahmet Türk’ün iyi bir insan olduğunu, Ahmet Türk’ün hatalarından dolayı değil, partisinin yaptığı hatalardan dolayı görevden alındığını ifade ederek, PKK ile irtibatı ve iltisakı sabit olduğu için görevden alınan HDP’li bir belediye başkanına güzellemeler dizmesinin HDP’ye olan hayranlığın dışa yansıması olduğunu kaydetti. Abdülkadir Tutaşı, Ahmet Türk’ün iyi biri olduğunu ifade ederek üstü kapalı olarak Ahmet Türk’ü görevden alan devletin, hükümetin, İçişleri Bakanının yanlış yaptığını ifade etmeye çalıştığını kaydeden Sözen, ’’Söz konusu başkan bu açıklamaları ile HDP ye hayranlığını ifade ederken, kayyum meselesini de üstü kapalı yanlış bulduğunu ifade etmeye çalışıyor. Bu söylemlerde bulunan birinin AK Parti belediye başkanı olması hükümetimizin Ahmet Türk ve kayyumlarla ilgili kararının yanlış olduğunu ifade etmesi anlamına geliyor. Yani üstü kapalı partisinin İçişleri Bakanının almış olduğu kararı tanımadığını ifade ediyor. Bu tür söylemler yanlıştır, AK Parti’ye, hükümete ve hükümetimizin terörle mücadelesine zarar veriyor. Ahmet Türk asla iyi bir insan değildir. Ahmet Türk iyi bir insan olsaydı PKK’ya bulaşmazdı. PKK’nın ve partisi olan HDP’nin kendisine verdiği yanlış emirleri talimatları yerine getirmezdi. Ahmet Türk iyi bir insan olmuş olsaydı göreve gelir gelmez şehit yakınlarımıza işten atmazdı’’ dedi.


Tutaşı’nın bir belediye başkanı olarak ulusal meselelerde yanlış bilgilere dayalı açıklamalarda bulunmasını asla doğru bulmadığını aktaran Sözen, ’’İçişleri Bakanlığı tarafından terörle irtibatı ve iltisakı sabit olduğu gerekçesiyle görevden alınan birinin Kürt sorununu çözecek kişiler arasında göstermesi facia bir söylemdir. Bu şahsa geçmişte Kürt sorunu çözme fırsatı verildi ve bu şahıs PKK’nın değirmenine su taşıdı. PKK ile irtibatından dolayı cezaevine girdi. Bütün bunlar ortadayken böyle birinden Kürt sorununu çözmeyi ummak, beklemek gaflet dalalet hatta ihanettir. AK Partili bir belediye başkanı bunları söylüyorsa bizler niye terörle teröristle mücadele ediyoruz? Bölgede Kürt meselesi yok, Kürt’lerin terör gibi, PKK gibi, HDP gibi büyük bir sorunu vardır. Varsa bölgede bir sorun bunu Cumhurbaşkanımız, devletimiz ve TBMM çözer. Belediye başkanı bu söylemleri kullanarak haddini ve maksadını aşmış, görev ve sorumluluk alanının dışına çıkmış, HDP ve PKK’ya şirin görünme çabasına girmiştir. Bu şahıs bu söylemleri kullanarak kayyum olarak atanan belediye başkanlarını yıpratma yoluna gitmiş, bir sonraki seçim için HDP ye göz kırpmıştır. Bu şahısların ne Mardin’e ne ülkemize ne devletimize faydası olmaz. Bunların bilinçaltında karanlık fikirler vardır. Bu söylemlerinin hükümetimizce, devletimizce bir cezai müeyyidesinin olmasını bekliyoruz. Kimsenin yaptığı yanına kalmamalıdır. Bu söylemler bölgede canları ve kanları pahasına mücadele eden güvenlik güçlerimizin moral ve motivasyonunu bozmaktadır’’ diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Oltu Cağ kebabı TasteAtlas listesinde Türkiye ikincisi oldu Erzurum’un coğrafi işaretli lezzeti Oltu cağ kebabı, gastronomi dünyasının en popüler platformlarından biri olan TasteAtlas’ın "Dünyanın En İyi 100 Türk Yemeği" listesinde ikinci sırada yer aldı. Kalamar tavanın ardından ikinci sıraya yerleşen Oltu cağ kebabı, Türkiye’nin en iyi et yemekleri arasında da zirvede gösterildi. Dünyaca ünlü gastronomi platformu TasteAtlas, 2026 yılı için hazırladığı "Dünyanın En İyi 100 Türk Yemeği" listesini yayımladı. Türk mutfağının dünya çapındaki lezzetlerini sıralayan listede, Erzurum’un tescilli ürünü Oltu cağ kebabı ikinci sırada kendine yer buldu. Oltu ilçesiyle özdeşleşen ve coğrafi işaret tesciline sahip olan cağ kebabı, yatay şekilde pişirilmesiyle diğer kebap çeşitlerinden ayrılıyor. Özellikle kuzu etinin omuz ve but kısımlarından hazırlanan kebap, odun ateşinde ağır ağır pişirilerek servis ediliyor. İnce dilimler halinde kesilen etler, cağ şişleriyle sıcak şekilde sunuluyor. "Cağ kebabının ikinci sırada yer alması gurur verici" Erzurum’da işletmecilik yapan Cabbar Erdoğan, cağ kebabının Türkiye genelinde ikinci sırada yer almasının gurur verici olduğunu belirterek, "Cağ Kebap tabii ki şu an Türkiye genelinde ikinci sıraya yerleşmiş. Biz bunu birinci olması için elimizden gelen bütün gayretlerle birinci sıraya yerleştirmeyi planlıyoruz. Cağ Kebap’ı biliyorsunuz kuzudan yapılıyor. Kuzumun belli bölgelerinden yapılıyor. Özellikle bunu sinirleri alınarak. Bir gün önceden salamura yapıp, odun ateşinde ocağımızda pişirip misafirlerimize ikram ediyoruz. Erzurum’da gastronomi de tabii ki çok iyi durumda. Cağ kebabı ile olsun, kadayıf dolması ile olsun, paça çorbası ile olsun. Diğer tabii birçok sayacağımız lor dolması, bunların birçok ürünümüz var. Bu şekilde ilerliyoruz inşallah. Günlük tüketimimiz 250-300 kilo civarında. Tabii bu zaman zaman mevsimsel olarak artıyor, düşüyor da. Ama ortalama 250-300 civarı diyebiliriz. Yerel müşterimiz de var. Ama yurt dışından olsun, Türkiye genelinden olsun her yerden müşterimiz geliyor" diye konuştu. "Dedemi cağ kebap yemeden göndermedim" Ailesiyle birlikte cağ kebabı yemeye gelen Bilal Asaf Yılmaz ise, "Buraya ailemle geldim. Dedem, annem, babam, ben geldik. Cağ kebap çok güzel. Dedem Marmara Bölgesi’ne gidecek. Ona cağ kebap yedirmeden göndermedim" dedi. "Torunum ‘Cağ kebabı yedirmeden göndermem’ dedi" Torununun isteğiyle cağ kebabı yemeye geldiğini ifade eden Tekin Gülcü de, "Aslen Erzurumluyum. Ama Bilecik Bozüyük’te ikamet etmekteyim. Buraya akraba ziyaretine geldik. Torunum ‘Burada sana Erzurum’un yöresel cağ kebabını yedirmeden göndermem! dedi. Onun isteğiyle buraya geldik. Erzurum cağ kebabı bizim için olmazsa olmazlarımızdandır. Çok güzel. Yani damak tadımız, ne yersek yiyelim damak tadımızı cağ kebabından başkası tutmuyor. Kuzu etinden özel yapılır. Yapanlara, emeği geçenlere, becerenlere teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Denizli Denizli’nin asırlık mirası Dolapçı güvercinleri güzellikleriyle büyüledi Denizli’nin asırlık mirası Dolapçı güvercinleri, 2026 Irk Güzelliği Yarışması’nda podyuma çıktı. Safkan özellikleri, renk simetrileri ve estetik duruşlarıyla yarışan güvercinler, kültürel mirasın yaşatılmasına yönelik önemli bir buluşmada bir araya geldi. Tarihi 1254 yılına dayanan Akhan Kervansarayının girişindeki taş oymalara motif olmuş, Denizli’nin asırlık kültürel mirası "Dolapçı" güvercinleri, bugün düzenlenen görkemli bir organizasyonla podyuma çıktı. Gökyüzündeki dolap adı verilen dönüşleriyle bilinen ve genetik saflığıyla dünyanın pek çok soylu güvercin ırkına kaynaklık eden Dolapçı ırkı, bu yılki Irk Güzelliği Yarışması’nda yine büyük bir heyecana sahne oldu. Tarihi ve genetik kökleri koruma bilinciyle hareket eden Denizlili yetiştiriciler, dostluk ve kardeşlik ortamında gerçekleşen yarışmada, yöremize has bu nadide ırkın en kusursuz örneklerini sergilediler. Avrupa ırklarının atası Denizli’de boy gösterdi Dolapçı güvercini, yalnızca fiziki güzelliğiyle değil, dünya güvercin literatüründeki tarihi misyonuyla da dikkat çekiyor. Yarışmada sergilenen güvercinlerde aranan "Enseli", "Altınbaş" ve "Şeberi" gibi çok özel renk desenleri, bugün Balkanlar’da ve Avrupa’nın çeşitli bölgelerin yerli fonetiğe uyarlanarak (örneğin "Enseliya", "Altanbash") hala kullanılmaktadır. Sırp yazar Bora Vasiç’in eserlerinde de bahsettiği üzere; bugün Avrupa’da "Yüksek Uçucu" veya "Makaracı" olarak bilinen dünyaca ünlü ırkların atalarının Anadolu’dan gittiğinin en büyük canlı delili, yarışmada podyuma çıkan bu kuşlardır. 8 uzman hakemden sıkı denetim Dr. Hayri Ün, Numan Bilgihan, İbrahim Demir, Ahmet Mıhçılar, Şükrü Akay, Zafer Özçelik, Eren Tavşan ve İskender Damgacı’dan oluşan uzman hakem heyeti, yarışmaya katılan kuşları büyük bir titizlikle değerlendirdi.Bir güvercinin "Safkan Dolapçı" kabul edilebilmesi için çok katı standartlar uygulandı. Özellikle kuyruk üstü yağ bezesinin olmaması, kuyruk telek sayısının tam 14-16 arasında olması, paça tüylerinin bulunmaması ve göz renklerinin kırmızıya dönük olmaması gibi ırkı diğer benzerlerinden ayıran en kesin çizgiler dikkate alındı. Ayrıca vücut iriliği, bel genişliği, bacak formu, kanat-kuyruk oranı, baş yapısı, renk simetrisi ve genel duruş özellikleri notlandırıldı. Tüy eksiği (yoluk, makaslı) olan veya sağlık durumu elverişli olmayan kuşlar yarışmaya dahil edilmedi. Üç farklı renk grubunda kıyasıya mücadele Dişiler ve erkekler kategorilerinde ayrı ayrı podyuma çıkan Dolapçılar; Düzler (beyaz, siyah, kırmızı, mor, sarı, gök, gümüş), Parçalılar (yamalı, enseli, yangap, şeberi, cihanyelli) ve Çil renkliler (karaçil, gökçil, morçil, gümüşçil, altınbaş) olmak üzere üç ana grupta yarıştı. Özellikle boyun, ense ve omuz aralarındaki renklerin simetrisi (muska yamalı, kara enseli vb.) görsel bir şölen sundu. Titiz değerlendirmeler sonucunda 2026 yılı Dolapçı Irk Güzelliği Yarışmasında dereceye giren usta yetiştiriciler ve güvercinler ödüllendirildi. Organizasyon komitesi adına konuşan Dr. Hayri Ün, "Yarışmaya katılan tüm katılımcılara genetik mirasa sahip çıkma konusundaki hassasiyetlerinden ötürü özel olarak teşekkür etti. Akhan Kervansarayı’nın taş duvarlarından bugünün gökyüzüne süzülen bu tarihi mirasın, doğru ellerde ve bilimsel kriterler ışığında korunmaya devam edeceği bir kez daha kanıtlanmış oldu. Tüm yetiştiricilerimizin emeklerine sağlık" dedi.
Aydın Kurban alışverişinde ‘küpe’ uyarısı Aydın Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, Kurban Bayramı öncesinde hayvan hastalıklarının önlenmesi amacıyla yol denetimlerini artırdı. Yetkililer, vatandaşlara küpesiz ve pasaportsuz kurbanlık almamaları uyarısında bulunarak, hayvan bilgilerinin ’Tarım Cebimde’ uygulamasından sorgulanabileceğini hatırlattı. Aydın’da Kurban Bayramı öncesinde hayvan hareketliliğinin artmasıyla birlikte denetimler sıklaştırıldı. Aydın Tarım ve Orman İl Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, İl ve İlçe Müdürlükleri Hayvan Sağlığı personelleri güvenlik güçleriyle birlikte yol kontrol uygulamalarını aralıksız sürdürüyor. Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, bulaşıcı hayvan hastalıklarının önlenmesi ve kontrollü hayvan hareketlerinin sağlanması amacıyla özellikle geçici kurban satış yerleri ile hayvan pazarlarında oluşabilecek yoğunluk dikkate alınarak denetimlerin artırıldığı belirtildi. Ekiplerin, hayvan ve hayvansal ürün nakli yapan araçları titizlikle kontrol ettiği ifade edildi. Denetimlerde, iller arası hayvan nakillerinde veteriner sağlık raporu, il içi sığır ve manda nakillerinde pasaport, koyun ve keçiler için ise nakil belgesi ya da beyannamesi bulundurulmasının zorunlu olduğu hatırlatıldı. Vatandaşlar uyarıldı Vatandaşlara da uyarılarda bulunan yetkililer, kurbanlıkların yalnızca izin verilen satış noktalarından alınması gerektiğini belirterek, küpesiz ve pasaportsuz hayvanların satın alınmaması çağrısında bulundu. Açıklamada ayrıca vatandaşların ’Tarım Cebimde’ uygulaması üzerinden küpe numarasıyla hayvan bilgilerini sorgulayabileceği kaydedildi. Yetkililer, küpesiz ve belgesiz hayvan alım-satımının hem salgın hastalık riskini artırabileceğini hem de cezai yaptırımlara neden olabileceğini vurguladı.