GENEL - 09 Kasım 2019 Cumartesi 10:32

AK Parti Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kandemir’den Mardin teşkilatlarına tam not

A
A
A
AK Parti Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kandemir’den Mardin teşkilatlarına tam not

AK Parti Mardin İl Başkanı Faruk Kılıç, AK Parti Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir ve Doğu-Güneydoğu bölge koordinatörlerinin bulundukları çeşitli temas ve ziyaretlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

AK Parti Mardin İl Başkanı Faruk Kılıç, AK Parti Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir ve Doğu-Güneydoğu bölge koordinatörlerinin bulundukları çeşitli temas ve ziyaretlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.


AK Parti Genel Merkez Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir ve Doğu-Güneydoğu bölge koordinatörlerinin Mardin ve ilçelerine gerçekleştirmiş oldukları ziyaretlere, belediye başkanlıkların yapmış olduğu faaliyetlere ve gündeme ilişkin bazı açıklamalarda bulunan AK Parti Mardin İl Başkanı Faruk Kılıç, “AK Parti Genel Merkez Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir ile birlikte ilçe teşkilatlarımıza gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde, teşkilatlarımızda görev yapan her bir ferdimizin dava bilincini, kardeşlik duygularını, dik duruşlu azimli çabalarını görmek AK Parti çatısı altında hizmet üretmenin en doğru karar olduğuna olan inancımızı bir kez daha pekiştirdi” dedi.



“AK Parti kurulduğu günden beri mazlumun sesi oldu”


AK Parti Genel Merkez Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir ve Doğu-Güneydoğu bölge koordinatörlerinin katılımlarıyla Kızıltepe, Nusaybin, Dargeçit, Midyat, Ömerli, Yeşilli ve Artuklu ilçelerini ziyaret ettiklerini belirten AK Parti Mardin İl Başkanı Faruk Kılıç, “Gerçekleştirdiğimiz tüm ziyaretlerde, teşkilatlarımızda görev yapan her bir ferdimizin dava bilincini, kardeşlik duygularını, dik duruşlu azimli çabalarını görmek AK Parti çatısı altında hizmet üretmenin en doğru karar olduğuna olan inancımızı bir kez daha pekiştirdi. Çünkü AK Parti kurulduğu ilk günden beri Anadolu toprakları üzerinde ve sınırlarımız dışında yaşayan her mazlum insanın sesi olmuş ve teşkilatlarını ona göre belirlemiştir. İşte bu anlayışla milletine sahip çıkan AK Parti’nin teşkilatları da vefakar ve fedakar kişilerden oluşur. AK Parti Mardin teşkilatlarımızın aktif olmalarının diğer bir sebebi de yarın seçim olacakmış gibi daima hazır olmasıdır. En ufak bir rehavete ya da olumsuzluğa bile mahal vermemek için en üst kadememizden en alt kademeye kadar teşkilatlarımızı şekillendirerek sürekli aktif olmalarını sağladık. Halkımızla içi içe olan, sorun ve sıkıntılarına çözüm bulan bir siyaset anlayışıyla bizler bugüne kadar geldik” ifadelerini kullandı.



“Teşkilatlarımızın coşkusundan çok memnun kaldı”


Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir ve beraberindeki heyetin Mardin’den memnun ayrıldığını belirten Kılıç, “AK Parti Genel Merkez Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir ile yaptığımız ziyaretlerde, il ve ilçe teşkilatlarımızın heyecanı ve gayretleri kendilerini ziyadesiyle memnun etti. Birliğimizin, beraberliğimizin ve kardeşliğimizin bu derece sıkı olmasından dolayı teşkilatlarımızın her bir ferdine ayrı ayrı teşekkürlerini sundu. Bu heyecanı ve coşkuyu Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a selamlarımızla beraber ileteceğini söyledi. Bizlerde kadim şehir Mardin’e ve teşkilatlarımıza yapmış olduğu önemli ziyaretlerinden dolayı kendilerine ve ekibine teşekkürlerimizi ilettik” dedi.



"Kazandığımız belediyelerin çalışmaları memnun edici"


Açıklamalarında ilçe belediyelerine değinen İl Başkanı Kılıç, “Kazandığımız ilçe belediyelerinin daha 31 Mart seçimlerinin hemen ardından çalışmalara başlayarak ilçelerimizin tüm eksiklerini giderme çabası içerisinde olduklarını görmek bizleri ziyadesiyle memnun etti. Yol çalışmaları, çevre düzenlemeleri, parke taşı, halkın sorunlarına anında cevap vermeleri AK belediyecilik anlayışının sadece birkaç maddesidir. İnşallah daha devam eden süreçte il ve ilçelerimizin daha da kalkınması için, turizm potansiyelini eksiltmeden artırabilmek için, yaşlısıyla, genciyle, kadınıyla, çocuğuyla, Kürdüyle, Türküyle, Arabıyla herkese kesintisiz hizmet sunmak için, huzur ve refahın en üst seviyeye çıkması için çok daha önemli projeleri hayata geçireceklerdir” diye konuştu.


Kürtlerin tüm haklarını koruyan tek mercinin AK Parti olduğunu vurgulayan Kılıç şunları söyledi:


“Türk Silahlı kuvvetlerimiz Suriye Milli Ordusu’yla birlikte Suriye’nin kuzeyinde PKK/YPG ve DEAŞ terör örgütlerine karşı Barış Pınarı Harekatı’nı düzenledi. Rabbime hamdolsun oradan büyük bir zaferle çıktı. Amaç güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek ve bölgeye huzuru getirmekti. Devletimiz asla Kürtlere karşı mücadeleye girmedi, girmez de. Bu işin yaygarasını koparanların geçmişi ortadadır. Tek amaçları bölgemizde yaşayan Kürt kardeşlerimiz arasında fitne yaratmaktır. Batının maşalığını yapmaktan geri kalmayan bu örgütlere karşı devletimizin mücadelesi sonuna kadar devam edecektir. AK Parti ilk günden beri Kürt kardeşlerimizin tüm haklarını sahiplenmiş tek partidir. Mazlum Kürt halkını koruyan, gözeten ve önlerindeki her tıkanıklığı gideren tek parti AK Parti olmuştur. Kürt kardeşlerimizin özellikle temel hak ve özgürlüklerini her türlü engellemelere rağmen koruyan tek parti yine AK Parti olmuştur.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Geri dönüşümlü ambalajlar tercih edilerek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanıyor Diyarbakırlı iş adamı Volkan Beşenk, ambalaj sektöründe geri dönüşümlü ambalaj üreterek su, ağaç ve enerji tasarrufu sağlanmasına vesile oluyor. Dünyanın birçok ülkesine doğa dostu ürünler ile hitap eden Worldpack ambalaj firması, Türkiye’de de farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Doğada çözülebilen geri dönüşümlü ürünler ile Türkiye piyasasında kısa sürede doğa dostu ürünleriyle farkındalık oluşturdu. Worldpack Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Beşenk, 2010 yılında ambalaj üreterek başladıklarını, daha sonra odak noktalarını gıda ambalajlarına yönelttiklerini söyledi. Gıdayla temas edebilen ambalajlar üretmeye başladıklarını belirten Beşenk, üretimlerinin şu anda bu alanda devam ettiğini ifade etti. Ayrıca ham madde imalatını da yaptıklarını aktaran Beşenk, "Yurt dışında fabrikalarla anlaşmamız mevcut. Ürettiğimiz ambalajlar yüzde 100 selülozdan imal edilmekte. Bu vesile ile direkt gıda ile temas edebilme özelliğine sahip. Ürünlerimiz tek kullanımlık. Kullanım yapıldıktan sonra geri dönüştürülüp gıda harici farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Örneğin tekstil, taşıma çantaları, elektronik eşya kutuları gibi ürünlerde geri dönüştürülmüş şekilde kullanılabiliyor" dedi. Ürünlerin, doğada birebir çözülebilen ürünler olduğunu kaydeden Beşenk, "Türkiye’de geri dönüşüm fabrikaları kuruldu. Ürünün niteliği değiştirilerek farklı sektörlerde kullanılabiliyor. Aynı üründen böylece daha fazla katma değer oluşturabiliyoruz. Geri dönüşüm yapan insanların çevre duyarlılığı biraz daha fazla oluyor. Ürünlerimiz ormanlardan elde edilen selülozla elde ediliyor. Geri dönüşüm yaptığınız zaman bu ormanlara dokunmuyorsunuz. Su, ağaç, enerji tasarrufları sağlıyorsunuz. Halkımızın ambalaj konusunda biraz daha bilinçlenmesini istiyorum" diye konuştu.
Kayseri Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor" dedi. Dünyada 1 milyar üzerinde insanın hipertansiyon hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün Seyfeli, "Hipertansiyon dünyada en sık rastlanan kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Dünyada yaklaşık 1 milyar üzerinde hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 15 ila 20 milyon arasında hipertansiyon hastası olduğunu varsaymaktayız. Genelde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yani her 10 kişiden 3 tanesinde hipertansiyona rastlamaktayız. Hipertansiyon, kanın damar duvarındaki yaptığı basınç olarak tariflenir ve 120’ye 80’in altında kabul edilir. 140/90’ın üzerindeki kan basıncı değerleri ise hipertansiyon olarak kabul edilir. 120 ile 140 milimetre civarı arasındaki kan basıncı değerleri ise artmış kan basıncı olarak kabul edilir. Aslında bunu hipertansiyona aday hastalar olarak da kabul edebiliriz. Hipertansiyon, aslında kolay teşhis konulmasına rağmen maalesef hastalarımızın yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Bunda en önemli sebeplerden bir tanesi hastalığın sessiz seyretmesi ve kendine özgü bir şikayetinin olmamasıdır. Fakat hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hipertansiyon hastalarının %30’unda baş ağrısı bulunmaktadır. Bu baş ağrısı genelde enseden başlayarak başın tepe üstüne kadar ilerleyen baskı tarzında ağrılar şeklinde görülmektedir. Bazen tansiyon ani-hızlı yükseldiğinde ya da stres kökenli olduğunda bu baş ağrısına bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik etmektedir" dedi. Prof. Dr. Seyfeli, tansiyonun düzenli olarak kontrol edilmesi ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini söyleyerek, "Tansiyonumuza genelde 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez mutlaka bakmamız gerekiyor. Şayet ailesinde genetik olarak tansiyon hastası olan vatandaşlarımız varsa bunların da yine de 18 ile 40 yaş arasında da yılda bir kez de olsa mutlaka kan basıncını ölçtürmesi gerekmektedir. Tansiyon ölçümünde birçok hata yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gerekenler, tansiyonu ölçülecek kişinin 20 dakika veya yarım saat öncesinden yemek yememiş olması, çay, kahve, sigara, alkol tüketmemiş olmaması gerekmektedir. Hastanın efor sonrası mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Hastanın oturur vaziyette sırtını bir yere yaslaması ve kolundaki sıkı giysilerin çıkarılması gerekiyor. Kol kalp hizasında olmalı ve mutlaka elimizle ya da herhangi bir aparatla kolun desteklenmesi gerekiyor. Yine tansiyon ölçerken manşonun dirsek seviyesinden 2-3 santim yukarıda bağlanması gerekiyor ve stetoskopun yani kulaklığın buradaki atardamara denk gelmesi gerekiyor ki doğru ve düzgün bir tansiyon ölçelim. Yine tansiyon ölçerken ayak ayak üstüne atılması, tansiyon ölçerken konuşulması maalesef tansiyonun yanlış ölçülmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Hipertansiyon için şikayetlerin beklenmemesi gerektiğini söyleyen Seyfeli, "Tansiyon kronik bir hastalık ve gerçekten toplumda çok sık görülen ve sessiz seyrettiği için de ancak hastalar bize hipertansiyona bağlı problemlerle gelmekte. Bunlar hangi problemler diye baktığımızda ise; özellikle kalp krizi, kalp yetmezliği ya da aort damarında anevrizma dediğimiz genişlemelerin neticesinde oluşan yırtılmalarla karşımıza geliyor. Özellikle bu hastalar sadece kalp ve damar hastalıkları değil felçle, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği ve diyalizle de karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla hipertansif hastaların bu tür komplikasyonlarla karşılaşmadan önce mutlaka tansiyonlarını kontrol ettirmeleri ve etkin tedaviyle hedefte tutulması gerekiyor. Tansiyon hastalarında hedef 120’ye 80’in altında tutulmasıdır, bunun üstündeki her 10 milimetre civalık artışın hipertansiyona bağlı komplikasyonları arttırdığını söyleyebiliriz. Bu hastaların mutlaka yıllık kontrollerini yaptırmaları ve illa şikayet olmasını beklememeleri gerekiyor. Özellikle dijital tansiyon aletleri son derece yaygın, kendi kendimize tansiyonumuzu kolayca ölçebiliriz. Eğer tansiyonumuz 140/90 ve üzerinde seyrederse mutlaka bir sağlık kuruluşuna, bir kardiyoloji uzmanına görünmelerinde fayda vardır" dedi.