- 18 Temmuz 2020 Cumartesi 19:30

Mardin’de ‘uyuşturucu ile mücadelede basının rolü’ konulu sempozyum

A
A
A
Mardin’de ‘uyuşturucu ile mücadelede basının rolü’ konulu sempozyum

Ünlü gazeteciler Mardin’de uyuşturucu ile mücadelede basının rolünü anlattı.

Ünlü gazeteciler Mardin’de uyuşturucu ile mücadelede basının rolünü anlattı.


Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörlüğü Vali Kılıçlar Salonu’nda birden fazla televizyon kanallarının temsilcileri, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.İbrahim Özcoşar’ın ve izleyicilerin katıldığı uyuşturucu ile mücadelede basının ve gazetecilerin rolünün anlatıldığı sempozyum düzenlendi.


Sempozyumda konuşan Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi Emin Pazarcı, basının uyuşturucu pazarında etkin rolü olan terör örgütü PKK’ya karşı çocukları zehirlediklerini eleştiremediğini söyledi. Pazarcı, ”Doğu Anadolu’da uyuşturucu ticareti nasıl sağlanıyor diye sorguladığımızda önümüze terör örgütü PKK çıkıyor. Bir yandan gençlerimiz öldürülüyor diğer yandan gençlerimizi kaçırılıyor. Basın olarak diyemiyoruz siz insanlık suçu işliyorsunuz. Siz sadece çocuklarımızı kaçırmıyorsunuz siz çocuklarımızı da zehirliyorsunuz diyemiyoruz.Eğer biz uyuşturucu ile mücadele edeceksek PKK denilen terör örgütü ve bunların siyasi uzantılarını ayıplarını yüzlerine vurmamız lazım. Suçlarını yüzlerine vururken gerçek suçluların üzerine kararlılıkla yürürken biz medya olarak görevimizi yapamıyoruz. Çünkü bir insanlık suçu var, insanlık suçunu seyrediyoruz. Eğer Diyarbakır anneleri bir farkındalık oluşturmasalardı biz belki o konuda da pasif kalacaktık. Burada kendimizi de eleştirmemiz gerekir diye düşünüyorum” dedi.



“Uyuşturucu satıcıları gazete veya televizyonda reklam vermez”


İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu Başkanı Süleyman Basa ise uyuşturucu satıcılarının internet veya televizyonda reklam vermediğini kaydetti. Basa, ”Hiçbir uyuşturucu satıcısı ne bir gazeteye ne de bir televizyona reklam verebilir, verirse de yayınlanmaz. Ama maalesef sosyal medyada bunun hem reklamını yapabiliyorlar hem tanıtımını yapabiliyorlar hem de kendi müşterilerini ağa düşürebiliyorlar. Son günlerde Sosyal Medya Kanunu dediğimiz zaman bu konuda ne kadar önemli olduğunu anlayabiliyoruz. İnternet, yazı ve matbaadan sonra dünyanın en önemli buluşudur. Her buluş, bize hizmet ettiği kadar önemli ve değerlidir.Örnek vermiş olursak Aynştayn atomu bulduktan sonra Hiroşima’ya atılacağını düşünseydi atomu bulmazdı herhalde.İnternet de böyle bir şey, yarar getirecek şeyler için kullanılırsa iyi sonuç verir,kötü bir şekilde kullanılırsa kötü sonuçlar verir. İnternetin iyi bir şekilde kullanımından örnek vermiş olursak, pandemi sürecinde evlerimizde internet sayesinde toplantılarımızı da eğitimlerimizi de yaptık” diye konuştu.



“Biz interneti dünyadan çok sevdik”


Basa, günde 7 bin tane sahte sosyal medya hesabı açıldığını belirterek, "Niye, işte insanlara sosyal medya medya üzerinden insanlara pandemi sürecinin son durumu nedir şeklinde yalan yanlış haberlerle sizleri bir siteye yönlendiriyor. Siz de oraya bütün bilgilerinizi oraya giriyorsunuz. Çünkü en hassas olduğumuz konulardan bir tanesi de bu. Korona virüs ile ilgili bütün bilgilere aç olduğumuz için maalesef art niyetli kişiler bu yönde bizleri kullanabiliyorlar. Sosyal medya çok hızlı evrilebilen bir mecra, dünyada son 10 yılda internet kullanımı yüzde 30’lardan yüzde 80’lere geldi. Türkiye’de bu oran yüzde 85’lere geldi. Son 10 yılda internet yayıldı tüm dünyada" diye konuştu.


Dünyada internet kullanıcıların sadece yüzde 50’sinin sosyal medyayı kullandığına dikkat çeken Basa, "Türkiye’de sosyal medyayı kullananların miktarı yüzde 87’lerde. Biz sosyal medyayı dünyadan çok daha sevdik. Bir istatistik daha vermiş olursak, raporlara göre dünya günde vaktinin yarım saatini internette geçiriyorsa biz dört buçuk saat geçiriyoruz. İnterneti ve teknolojiyi de bulan bunlar ama bizler ünlü oluruz veya egomuzu tatmin etmek amacıyla sosyal medyayı bu denli sık kullanıyoruz” şeklinde konuştu.



“İnternet global bir olay, suçlar Türkiye’deki bir kanunla engellenemez”


İnternetin tüm dünyayı ilgilendiren bir husus olduğunu dile getiren İMEF Başkanı Süleyman Basa, şöyle devam etti:


"Çocukların yüzde 25’i internete bağımlı olarak kullanıyor.Bunların yüzde yüzü siber zorbalığa maruz kalıyor ve yüzde on sekizi internette yabancı kişiler ile vakit geçiriyıor ve yüzde on beşi ise bahsetmiş olduğumuz uyuşturucu gibi zararlı içeriklere maruz kalıyor.Türkiye çocuk istismarında 65 ülke arasında 7’nci sırada.Bütün bu rakamlara bakıldığı zaman sosyal medyanın kötü bir hale geldiğini görebiliyoruz.Kişilik hakları,bir başkasının hakkına değdiği zaman bitiyor.Eğer ki birisi benim hakkımı sosyal medya üzerinden gasp ediyorsa mutlaka bunun kanunlarla engellenmesi lazım.Bakın,6551 sayılı internet üzerinde yapılan suçlarla mücadele kanun var, burada gerçekten de ağır cezalar var. Ancak internet global bir olay ,sadece Türkiye’deki bir kanunla engellenemez.Çünkü adalar üzerinden Türkiye’ye yapılan bir yayın Türkiye’ye gider, Mardin’e gelir veson olarak çocuğunuzun önüne gelir.Çocuklarımızı mümkün olduğunca kontrol etmeliyiz. Bir öğretmen arkadaşıma bunları anlattım .Öğretmen arkadaşımız da dedi ki,hocam o zaman çocuğum evde daha güvensiz.Çünkü çocuğumun sokakta kiminle alakadar olduğunu biliyorum ama internette kimlerle alakadar olduğunu bilmiyoruz.”



“Dizilerin suç işleyişinde etkisi büyük”


Dizilerin insan üzerinde etkisi olduğu gibi suç işleyişinde de etkisi olduğunun altını çizen Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet, ”Adalet Bakanlığı yapmış bir isimden duymuştum, uyuşturucuyla ilgili medyanın rolüne baktığımızda o dönemde Adalet Bakanı’nın anlattığı şuydu,yargıtayda iki ayrı daireden iki ayrı dosya geliyor ama dosyanın içeriği birebir aynı. Birbirinden habersiz iki ayrı şehirde iki tane genç kız çocuğu mahkemede kendi babalarını şikayette bulunuyor. Birinci derecede mahkemede sonra en son yargıtaya kadar geliyor.Yargıtayın iki ayrı dairesi aynı içerikli dosyaya bakıldığında sonuçta şu fark ediliyor.O kız çocuklarının televizyondan izlediği dizide kullanılan replikten hareketle o repliği doğrudan kendi babalarına suçlayıcı bir malzeme olarak kullanıyorlar ve babalarına bir problem yaşatmışlar. Dizi repliğinden etkilenerek aynı replik aynı konuşma daha sonra çocuklara sorulduğunda çocukların itiraf etmesiyle iki ayrı dosyanın nasıl gelişip fark edilerek davanın bozulmasıyla ilgili karar çıkıyor. Televizyon gazeteciliğinde belli bir duyarlılığın yayıldığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.


Konferans, Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.İbrahim Özcoşar’ın katılımcılara plaket vermesiyle sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Etkin pişmanlık ifadesi veren Özkan Yalım: "Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım" Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren görevden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, "Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım. Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım ve oluşan kamu zararını ödemek istiyorum. Savunmam bundan ibarettir" dedi. Görevden uzaklaştırılan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi. Yalım ifadesinde, "Ben etkin pişmanlık kapsamında samimi bir şekilde ikrarda bulunmak istiyorum. İfademi özel müdafilerim eşliğinde vereceğim. Detaylı şekilde anlatacağım üzere kamu zararı oluşturacak şekilde belediye kaynaklarını şahsi iş ve ilişkilerimde kullandığım için pişmanım, oluşan zararı gidereceğime söz veriyorum" diye konuştu. "2 futbolcunun eşini belediyede kadrolu personel olarak göstererek ödeme yapılmasına yardımcı oldum" Uşakspor’da oynayan 10 futbolcunun belli dönemlerde belediye kadrosunda işçi gösterildiğini söyleyen Yalım, şunları kaydetti: "Uşakspor kadrosuna dahil futbolcuların ödemelerine yardımcı olmak maksadıyla hatırladığım kadarıyla 24 futbolcudan 10 tanesini belli dönemlerde belediyede işçi kadrosunda göstererek buradan maaş almalarını ve alınan bu maaşın kendilerine ödenmesi gereken maaştan eksik kalan kısmına mahsup edilmesini sağladım. Yine hatırladığım kadarıyla 2 futbolcunun eşini de aynı şekilde belediyede kadrolu personel olarak göstererek ödeme yapılmasına yardımcı oldum. Bunlardan bir tanesi fiilen belediyede bir süre çalıştı ancak diğeri herhangi bir şekilde fiilen çalışmadı. Uşak’ta bulunan amatör basketbol takımı ‘İlkler Şehri’ isimli basketbol takımına destek olarak belediyenin bütçesinden yaklaşık 3-4 ay boyunca her ay 1 milyon 400 lira olacak şekilde para yardımında bulunuldu. Bu aylık ödenen 1milyon 400 bin liranın, 400 bin lirası basketbol takımı için kullanıldı ancak aylık ödenen paranın yaklaşık 1 milyon lirası Uşakspor futbolcularına kalan ödemelerine mahsup olacak şekilde ödendi. Uşakspor bir anonim şirket yapılanmasına sahiptir, yönetim kurulunda Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, o dönemde sonrasında özel kalem müdürü görevine getirilen Hasan Doğukan Kurnaz, Meclis Üyesi Özhan Özgöbek, Necati Köksal, Meclis Üyesi Akif Şanlı ve yine Meclis Üyesi Yüksel Doğan isimli şahıslar bulunmaktadır." Uşakspor’da oynayan futbolcuların maaşlarını şahsi olarak ödediği için Uşakspor’dan bağış olarak toplanan paraları alarak kendi şirketindeki çalışanlarına maaş olarak ödediğini ifade eden Yalım, "Bu paralar Uşakspor’a bağış adı altında gelen nakit paralardır. Ancak daha önce şahsi hesabımdan çekerek elden nakit olarak yapmış olduğum ödemelerden kalan alacağımı gelen bu bağışlar arasından bir bölümünü alıyordum. Bunları da yine kendi şirketim olan Yalım Garden çalışanlarına ödenmek üzere kullanmış olabilirim. Bazı dönemlerde şahsi şirketim olan Yalımlar şirketine ait SGK ödemelerinde param olmadığı için sıkıştığım durumlarda bunları Uşakspor’a bağış olarak gelen paralar içerisinde daha önceden olan alacaklarıma mahsup olacak şekilde alarak kendi hesaplarıma yatırttığım ve bununla şirketime ait sigorta borçlarını ödediğim de olmuştur" şeklinde konuştu. Belediye ihalesindeki Karaağaç Mahallesi’ndeki jeotermal yerlerden bahseden Yalım, "Metin Çekçek isimli şahıs Uşak’ta tekstil alanında faaliyet gösteren varlıklı bir iş adamıdır ve daha öncesinde de Uşak Belediyesine birçok yardımda bulunmuştur. Soruşturmaya konu belediye ihalesindeki Karaağaç Mahallesi’ndeki jeotermal yerlerin yakınlarında bulunan arazileri öncesinde satın alan Osman Nuri Vardı ve Adem Tuğrul Kaya isimli şahıslar bana ulaşarak ihale gerçekleşmediği için arazileri aldıkları fiyattan geri satmak istediklerini ilettiler. Ben bu arazileri şahsım adına satın almaya karar verdim ancak o dönemde yeteri kadar param olmadığı için Metin Çekçek isimli şahıstan 2025 yılı Eylül aylarında 130.000 dolar borç para aldım. Bu parayı Metin Çekçek’in kardeşi olan Çetin Çekçek’e ait Uşak’ta bulunan iş yerinde battaniyeye sarılı şekilde dolar olarak aldım. Çetin Çekçek bana yanlış anlaşılma ihtimaline binaen parayı battaniye içerisine sararak, sıfır bir battaniye poşetinin içerisine sıkıştırarak teslim etti. Ben de kendisine kendi düzenlediğim, imzalı ve borç olarak aldığıma dair beyanımı içeren kağıdı teslim ettim. Bu evrak Çetin Çekçek isimli şahıstadır" ifadelerini kullandı. "Ebru Yurtuluğ isimli şahısla yaklaşık 2-3 ay süren bir gönül ilişkim oldu" Ebru Yurtuluğ ile olan ilişkisini anlatan Yalım, "Ebru Yurtuluğ isimli şahısla yaklaşık 2-3 ay süren bir gönül ilişkim oldu. Kendisi Uşak Belediyesinde yaklaşık 3 ay çalıştı. Ben Ankara’dan Uşak’a dönerek belediye başkanı olduktan sonra Ebru Yurtuluğ belediyede işe başladı ve özel kalemde sekreter olarak çalışıyordu. Gönül ilişkimiz olduğu dönemde kendisiyle ortak kalma niyetiyle Safir Sitesinde bir daire satın aldım ve bu dairenin yüzde 50 hissesi bana, yüzde 50 hissesi Ebru Yurtuluğ adına tapuda kayıtlı olacak şekilde düzenlendi. Ancak bu dairede ikimiz de hiç yaşamadık. Dairenin parasını ben şahsi hesabımdan ödedim" dedi. Belediye parası ile eve aldığı halılardan pişman olduğunu ve karşılamak istediğini söyleyen Yalım, "Uşak’ta bulunan ve belediye iştiraki olan ‘Dokur Evi’ isimli şirketten bu daireye 4 adet halı gönderilmesi talimatı verdim. Şoförüm Murat Altınkaya’yı Dokur Evi’ne göndererek halıları teslim almasını ve Safir Sitesindeki eve götürmesini söyledim. Murat Altınkaya halıları alarak eve götürdü ve halılar bu eve serildi. Bu halıların teslim alındığına dair hatırladığım kadarıyla herhangi bir evrak imzalamadım. Belediyeye ait Dokur Evi’nde dokunan halılar el dokuması olup Uşak’a özgü halılardır ve metrekaresinin yaklaşık 5 bin lira civarında olduğunu hatırlıyorum. Bundan dolayı pişmanım ve meydana gelen zararı ödemek isterim" diye konuştu. Şahsi işleri için kullandığı kamu kaynaklarından bahseden ve pişman olduğunu ifade eden Yalım, şunları kaydetti: "Şahsıma ait Ankara Celal Bayar Plaza’da çocuklarım adına kayıtlı bir ofis bulunmakta ve bu ofiste bazı beyaz eşyalar ile mobilyalar yer almaktaydı. Ofis kiralandıktan sonra bu eşyaların kullanılmayacağı için Uşak’a getirilmesi gerekiyordu. Uşak Belediyesi adına Devlet Malzeme Ofisi’nden 4 adet araç satın alındı ve bu araçlar Ankara’da teslim alındı. Araçların Uşak’a getirilmesi süreci ile eşyaların taşınma sürecini aynı döneme denk getirerek araçların boş gelmemesi için bu şekilde bir düzenleme yaptık. Eşyaların yükleme ve indirme işlemlerini şoförüm Murat Altınkaya ve yanında bulunan belediye personelleri yaptı. Bu eşyalar hatırladığım kadarıyla 2 seferde Uşak’taki otelime taşındı. Yine İzmir’de bulunan ve oğlumun öğrencilik döneminde kullandığı evdeki eşyalar boşta olduğu için Uşakspor teknik direktörü Ergün Pembe’nin kullanması amacıyla Uşak’taki evime getirilmesi talimatını verdim. Şoförüm Murat Altınkaya ve belediye personelleri Uşak Belediyesine ait 2 araçla İzmir’e giderek eşyaları alıp Uşak’taki eve yerleştirdiler. Ancak Ergün Pembe bu evi fiilen hiç kullanmadı. Her iki olayda da belediye araçları ve personelleri kullanıldığı için oluşan kamu zararını gidermek isterim." "Belediyeye ait araçların eşimin şahsi işlerinde kullanıldığı doğrudur" Belediyeye ait araçların eşinin şahsi işlerinde kullandığını belirten Yalım, "Uşak’ta bulunan Bayram Reklam isimli firma belediye adına daha önce farklı tarihlerde ihaleler almış bir firmadır. 2025 yılı içerisinde ‘satarız.com’ isimli firmanın yüzde 30 hissesini oğlum Özhan Yalım adına satın aldım. Şahsıma ait bilboardlarda Bayram Reklam aracılığıyla bu firmanın reklamlarının yapıldığı doğrudur ancak bu reklamların ödemeleri şahsi şirketim tarafından yapılmıştır. Uşak Belediyesi adına kayıtlı çeşitli araçların eşim ve küçük oğlum Anıl’ın şahsi kullanımlarına tahsis edildiği doğrudur. Ayrıca 18 yaşından küçük oğlum Anıl Yiğithan belediyeye ait Vito marka araçla şahsıma ait Çeşme’de bulunan yazlığa götürülüp getirilmiştir. Belediyeye ait araçların eşimin şahsi işlerinde kullanıldığı da doğrudur. Bu durumlardan doğan kamu zararını ödemek isterim" sözlerini söyledi. "Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri Uşak Belediyesi tarafından ödenmiştir" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın dönüşüm işlemlerinin bedellerinin Uşak Belediyesi tarafından ödendiğini açıklayan Özkan Yalım, şunları kaydetti: "Uşak Belediyesi bünyesinde şahsım adına kullanılmak üzere Ankara’dan satın alınan V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri İstanbul’da Dizayn Oto tarafından yapılmıştır. Aynı şekilde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri de aynı firma tarafından yapılmış ve her iki aracın dönüşüm bedelleri Uşak Belediyesi tarafından ödenmiştir. Bu süreçte her iki aracın VIP dönüşüm faturalarının tek fatura olarak düzenlenerek Uşak Belediyesi Sosyal Tesisleri Şirketi tarafından ödendiğini biliyorum. Uşak Belediyesine ait araç için yaklaşık 25 bin Euro + KDV, Özgür Özel’in kullanımına tahsisli araç için ise yaklaşık 170 bin Euro + KDV ödeme yapıldığını hatırlıyorum. Bu işlemlerden dolayı pişmanım ve oluşan kamu zararını gidermek istiyorum. Benim Uşak’ta bulunan Yalım Garden Otelimde CHP milletvekilleri ve genel başkan yardımcıları zaman zaman konaklamaktadır ancak bu kişilerden ücret alınmadığı için otel kaydı açılmamakta ve emniyete bildirim yapılmamaktadır. Gelen misafirler bazen konaklamakta, bazen kısa süreli kullanım için odaları kullanmaktadır. Özgür Özel de geçmişten gelen tanışıklığımız nedeniyle yaklaşık 7-8 kez otelde konaklamıştır." "CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit para verdim" 2023 CHP Kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılması için Özel’e 1 milyon 200 bin lira nakit para verdiğini söyleyen Yalım, "Eski Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay ile Özgür Özel’in geçmişte otelin restoranında birlikte yemek yedikleri doğrudur ancak aralarında bir ilişki olup olmadığına dair kesin bir bilgim yoktur. Ayrıca pandemi döneminde Özgür Özel’in talebi üzerine Volkswagen bayisiyle görüşerek Taigo model bir aracı babası adına ayırttım ve fiyat farkı olan yaklaşık 180 bin lirayı kendi hesabımdan ödedim. Ayrıca 2022 yılında Özgür Özel’in ailesine hediye çantalar gönderdim ve kendisine de bir saat hediye ettim. 2023 yılı sonunda CHP kurultayı öncesi yapılan kongrelerde kullanılmak üzere Özgür Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit para verdim. Bu paranın 200 bin lirasını Manisa’daki evine bıraktım, 1 milyon lirayı ise Denizli’de yakın arkadaşı Demirkan isimli şahsa teslim ettim" sözlerini söyledi. Eğlence merkezlerine kesilen cezalar sonrası işletme sahiplerinin Uşakspor’a bağış yapmak istediğini ifade eden Yalım, "Eğlence merkezlerine kesilen cezalar sonrası işletme sahipleri Uşakspor’a bağış yapmak istediklerini ilettiler. Bu süreçte bazı kişilerden araç alımı için borç aldım ve işletme sahiplerinin Uşakspor’a düzenli bağış yapacaklarını öğrendim. Bu konuların ifadelerde geçen hususlarla ilgili olduğunu düşünüyorum. Gözaltına alındığım gün Seher Akay’ın üzerinde bulunan telefon bana aittir. Telefonu belediyeye götürmesi için kendisine vermiştim ve kendisinin herhangi bir suç kastı yoktur. Ali Rıza Demir isimli şahsın belediyeye verdiği 1 milyon 500 bin lira tutarındaki çekin futbolcu tarafından kabul edilmemesi üzerine bu çeki bozdurarak parasını şahsi işlerimde kullanmış olabilirim" dedi. "Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım" Etkin pişmanlık kapsamında bildiği her şeyi anlattığını ifade eden Yalım, "Ebru Yurtuluğ’un evinde ele geçirilen belediyeye ait bilgisayarı kendisine hediye etmedim. Görevden ayrıldıktan sonra iade etmemiş olabileceğini düşünüyorum. Cezaevinde tarafıma CHP genel merkezinden gelen mektup sonrası savunma süresi verilmeden partiden ihraç edildiğimi öğrendim. Daha önce istifa dilekçesi verdiğim halde dikkate alınmadığını düşünüyorum. Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim her şeyi samimi şekilde anlattım. Özel hayatım ile görevimi karıştırdığım için pişmanım ve oluşan kamu zararını ödemek istiyorum. Savunmam bundan ibarettir" diye konuştu. Yalım’ın avukatları ise, "Müvekkilimizin beyanlarına aynen katılıyoruz. Müvekkil tüm bildiklerini açık ve doğru şekilde anlatmıştır, deliller toplanmıştır, karartılacak delil yoktur. Tutuklama gerektiren bir durum bulunmamaktadır, öncelikle tahliyesini, aksi halde adli kontrol uygulanmasını talep ediyoruz" dedi.
İstanbul Interpol-Europol’ün ‘en çok arananlar’ listesinde bulunan şüpheli yakalandı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Antalya Emniyet Müdürlüğü ve MİT ile ortaklaşa düzenlediği operasyonda, ‘Difüzyon Mesajı ile Cinayet’ suçundan Interpol-Europol en çok arananlar listesinde bulunan şüpheli Antalya’nın Alanya ilçesinde yakalandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesiyle Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Antalya Emniyet Müdürlüğü, İnterpol-Europol tarafından ‘en çok aranan’lar listesinde bulunan Tunahan Çetkin (29) isimli şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Çalışmada, Europol tarafından hakkında "Difüzyon Mesajı ile Cinayet" suçundan aranma kaydı bulunan Çetkin’in bulunduğu adres tespit edildi. Şüphelinin Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunduğu adrese operasyon düzenlendi. Yapılan operasyonda şüpheli Tunahan Çetkin yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliye yönelik yapılan sorgulamada, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından kaydı olduğu tespit edildi. Ayrıca şahsa yönelik yapılan araştırmalarda, bir mesajlaşma uygulaması üzerinden eylem hazırlıkları yaptığı ortaya çıktı. Şüphelinin, Interpol-Europol tarafından yayınlanan en çok arananlar listesinin başında yer aldığı tespit edildi.