SPOR - 05 Mayıs 2021 Çarşamba 13:35

Mardin’de atlı binicilik sporuna yoğun ilgi

A
A
A
Mardin’de atlı binicilik sporuna yoğun ilgi

Mardin’de yaklaşık 4 yıl önce kurulan Atlı Spor Kulübü, çevre illerden gelen vatandaşların da ilgisini çekti.

Mardin’de yaklaşık 4 yıl önce kurulan Atlı Spor Kulübü, çevre illerden gelen vatandaşların da ilgisini çekti. 5 farklı ırktan toplam 17 atın bulunduğu ve at biniciliği, okçuluk ile atlı okçuluk eğitimlerinin verildiği kulüpte çoğunluğu kadın 500’den fazla kursiyere atlı binicilik sertifikası verildi.


Mardin’de 2017 yılında kurulan Atlı Spor Kulübü, çevre illerden ziyaretçiler tarafından ilgi görmeye başladı. 5 ırktan oluşan toplamda 17 atın bulunduğu kulüpte, lisanslı at biniciliği, okçuluk ve atlı okçuluk eğitimleri veriliyor. Yüzde 90’nını kadınların oluşturduğu 500’den fazla kursiyere atlı binicilik sertifikası verildi.


Bir hobi olarak bu işi yaptığını belirten Veysi Gerehan, “Atları sevdiğimiz için bu işi yapıyoruz. Yani atlara adanmış bir hayat diyebiliriz. Burayı 2017 yılında kurdum. 2017 yılından beri lisanslı binicilik eğitimi veriyoruz burada. Çocukları ata bindiriyoruz. Zaten çok popüler oldu bu at işleri. Türk örf ve adetinin bir parçasıdır at. Ata sporumuzdur. Uzun yıllar ihmal edildi. Ama son yıllarda ilgi çekmeye başladı. Atlar hak ettiği değeri bulmaya başladı. Bizde 5 tane ırk var şu an ve toplamda 17 atımız var" dedi.



"Kulüpte lisanslı binicilik eğitimi veriyoruz"


Eğitimin sonunda lisans şeklinde bir sertifika düzenleyip Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın verdiği yetkiyle belge verdiklerini kaydeden Gerehan, "Üyelerimize 1 ay olacak şekilde eğitim veriyoruz. Haftada 2 ders ve dersler 1’er saat sürüyor. Sadece at binmeyi değil atın tımarı, bakımı, atın hangi durumlarda nasıl tepki verdiğini ve atın psikolojisine de öğretiyoruz. Bölgede küçük çaplı kulüpler var. Ama çok sayıda atla ciddi yapıyoruz biz bu işi. Eğitime gelen insan sayısı çok fazla. Siirt, Şırnak, Hakkari, Silopi, Cizre, Diyarbakır, Urfa ve Bitlis’ten gelen var. Bölgedeki bütün şehirlere hitap ediyoruz. Çünkü burada alternatif çok ve at sayısı çok fazla. Biz burada halkın isteğine göre at ırklarını bulunduruyoruz. Mesela İngiliz ırkı heyecanlı ve riski yüksek bir at olduğu için onu bulundurmuyoruz. Genelde Türk atı olarak bilinen rahvan atı çok önemlidir. Üstündeki biniciyi sarsmaz. Yürüdüğü zaman uzun menzil yapabiliyor. Dinlene dinlene 100 kilometre mesafeyi rahatlıkla gidebilir. Okçuluk eğitimini ayrı veriyoruz. Belirli bir seviyeye getirdikten sonra atlı okçuluk öğretiyoruz. Çünkü atın üstünde giderken atı bırakıp oku fırlatman lazım. Bununda riski yüksek olduğu için eğiteceğimiz insanın çok iyi at binmesi ve çok iyi at binmesi lazım. Sonra ikisini birleştiriyoruz. Tek başına birbirini beceremez" diye konuştu.



"At biniciliği kurslarına katılanların yüzde 90’ı kadın"


Şu anda 500’den fazla kursiyeri mezun ettiklerini bildiren Gerehan, “Önemli bir noktaya da değinmek istiyoruz. At eğitim kurslarına çok sayıda kadın katılıyor. Yani şu an oranlama yaparsak yüzde 90’ı kadın. Kadınlar son yıllarda çok büyük ilgi gösteriyor at eğitimlerine ve kurslarına. Onlar kuru tamamladıktan sonra gelip burada at binebiliyorlar, faydalanabiliyorlar. Genelde buradaki etkinliklerimiz hafta sonları yoğun olmak üzere çevre illerden, Mardin’den memur kesimi, asker kesimi gelip burada çocuklarıyla hem piknik yapabiliyorlar hem kahvaltı edebiliyorlar. Atla haşır neşir olmak hem psikolojik açıdan hem de sağlık açısından insanın bağışıklık sistemini güçlendirir" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Baki Ersoy’dan Tarım ve Orman Bakanlığı’na ‘taşkın soru önergesi’ Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy; Kayseri’nin Gümüşören ve Ayşepınar mahallelerinde yaşanan taşkın felaketini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Milletvekili Ersoy önergesinde, "Kar erimeleri ve yoğun yağışların ardından baraj kapaklarının açılmasıyla meydana gelen taşkınlar sonucu bölgede yaklaşık 800 dekara yakın tarım arazisinin zarar gördüğü ifade edilmektedir. Gümüşören ve Bahçecik barajlarından bırakılan suların etkisiyle özellikle ırmak kenarındaki üretim alanlarının su altında kaldığı, üreticilerin ciddi kayıplar yaşadığı belirtilmektedir" ifadelerine yer verdi. Milletvekili Baki Ersoy, yaşanan afetin yalnızca mevcut zararlarla sınırlı kalmadığını, ekim döneminin gecikmesi nedeniyle çiftçilerin kayıplarının daha da artabileceğini vurguladı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle verilen soru önergesinde bölgede hasar tespit çalışması yapılıp yapılmadığı, çiftçilere yönelik destek ve tazminat planlarının olup olmadığı, taşkınların tekrar etmemesi adına alınan tedbirler, baraj ve taşkın kontrol sistemlerinde revizyon yapılıp yapılmayacağı, tarım arazilerini korumaya yönelik projelerin hayata geçirilip geçirilmeyeceği, üreticilerin mağduriyetinin artmaması için acil müdahale planı oluşturulup oluşturulmadığı gibi kritik başlıklar gündeme getirildi. Ersoy, konunun takipçisi olacaklarını belirterek; "Çiftçimizin emeğini korumak ve benzer mağduriyetlerin önüne geçmek için gerekli tüm adımların atılması büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.
Antalya Antalya’da orman yangınlarına karşı sıkı önlemler Antalya Valisi Hulusi Şahin, orman yangınlarına karşı alınan önlemler ve yürütülen hazırlıklara ilişkin, "143 noktada kara araçlarımızı konuşlandırdık. 42 kulemiz var. Bu kulelerin 36 tanesi IP kameralarla donatıldı. Dünyada çok az ülkede bulunan İHA sistemiyle Türkiye orman yangınlarını takip ediyor ve bu İHA’lardan bir tanesi de Antalya’da" dedi. Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyon Toplantısı, Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantı sonrası Vali Şahin, orman yangınlarına karşı alınan önlemler ve yürütülen hazırlıklara ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Toplantıda sıcaklıkların yükselmesi ve havanın kuruması ile birlikte artan yangın riskine karşı alınacak tedbirler paylaşıldı. "Tüm kurumlarımızın yoğun çalışması sayesinde yangın sayısını 200’de tuttuk" Antalya’nın Türkiye’nin en fazla orman varlığına sahip ili olduğunu belirten Vali Şahin, "Antalya, 1,1 milyon hektar alanla Türkiye’nin en fazla orman varlığına sahip ili. İlçelerimizin de büyük çoğunluğu birinci derecede orman yangını riski taşıyor. İklim değişikliğinin bir sonucu olarak hızla artan sıcaklıklar ve kuraklık, bu riski daha da artırıyor. Fakat geçen yıl tüm kurumlarımızın yoğun çalışması, iyi bir koordinasyon ve organizasyon sayesinde toplam yangın sayısını 200’de tuttuk. Yani yangın sayısında Türkiye genelinde üçüncü sıradayız. Ancak asıl önemli rakam alan kaybında ortaya çıkıyor; burada bin 600 hektarla 12. sıradayız. Bu da yoğun çalışmanın, sıkı takibin ve hızlı müdahalenin bir sonucu. Bu yıl da yine aynı şekilde tüm kurumlarımız, mesai mefhumu gözetmeden çalışmaya devam edecek" dedi. "Antalya İli Orman Yangınları Önleme Planı’nı devreye alıyoruz" Antalya İli Orman Yangınları Önleme Planı’nın da bu yıl yürürlüğe koyulacağını açıklayan Vali Şahin, "Böylece hem alan daraltma çalışması yapacağız hem de riskli günlerde, riskli bölgelerde çok yoğun bir bilinçlendirme, farkındalık ve erken uyarı mekanizmalarını harekete geçireceğiz. Böylece orman yangınlarının sayısını da düşürmenin arayışı içindeyiz. Çünkü her yangın, büyük bir yangına dönüşme riskini barındırıyor ve her yangın çok maliyetli bir söndürme faaliyetini gerektiriyor. O nedenle asıl yapılması gereken, yangınların hiç başlamadan engellenmesidir" diye konuştu. "143 noktada kara araçlarımızı konuşlandırdık" Orman yangınlarına hızlı müdahale için hazırlıkların her yönüyle tamamlandığını belirten Vali Şahin, "143 noktada kara araçlarımızı konuşlandırdık. 42 kulemiz var. Bu kulelerin 36 tanesi IP kameralarla donatıldı. Dünyada çok az ülkede bulunan İHA sistemiyle Türkiye orman yangınlarını takip ediyor ve bu İHA’lardan bir tanesi de Antalya’da. Ayrıca 8 helikopterimiz ve 3 uçağımız da her an göreve hazır şekilde bekliyor. Bunun yanında orman yangınlarını önleme planı doğrultusunda da hazırlıklarımızı tamamladık. Vatandaşlarımızın hassasiyeti, ilgisi ve desteğiyle birlikte bu yıl çok daha az sayıda orman yangınının yaşandığı ve çok daha az miktarda orman alanının zarar gördüğü bir yıl olacağına inanıyoruz. Tüm paydaş kuruluşlarımıza, orman teşkilatımızın fedakâr mensuplarına ve kıymetli basın mensuplarına teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Son 5 yıldaki tüm yangınlar haritaya işlendi" Antalya genelinde uygulanacak olan hassas alan uygulamasına ilişkin Vali Şahin, son 5 yılda Antalya’daki tüm orman yangınlarının bir haritaya işlendiğini belirterek, yangınların nerede çıktığını daraltılmış koordinasyon yöntemiyle tam nokta olarak tespit ettiklerini aktardı. Yangınların ne zaman çıktığını analiz ettiklerini aktaran Şahin, bu şekilde ısı haritaları oluşturduklarını söyledi. Şahin, "Artık orman yangınlarında hassas bölgeleri tüm detaylarıyla biliyoruz. Bu bölgelerde bulunan tüm paydaşlarımıza; mahalle muhtarından cami imamına, okul müdürümüzden öğretmenlerimize, çiftçilerimizden sulama kooperatifi üyelerine kadar o bölgede yaşayan ve faaliyet gösteren herkese ‘riskli gün’ belirlendiği zaman ulaşacağız. Ekiplerimiz de o bölgelerde konuşlanacak. Mutlaka alanı daraltıp ekipleri doğru yere konuşlandırmanız gerekiyor. Bu plan da bunun üzerine kurulu" dedi. Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıya Vali Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Çiğdem Hacıoğlu, Vali Yardımcısı Salih Yüce, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, 3. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Piyade Albay Ayhan Ocak, Antalya Orman Bölge Müdürü Kemal Kayıran, AFAD İl Müdürü Necmi Erçin, ilgili kamu kurum müdürleri ve kuruluş temsilcileri ile basın mensupları katıldı.
Balıkesir Marmara’nın geleceği Ahmet Akın’a emanet Belediyeler Birliği’nin 2026 yılı 1. Olağan Meclis Toplantısı, sadece bir başkanlık değişimi değil; siyasette özlenen "uzlaşma" ve "güven" ikliminin tescili oldu. Farklı siyasi partilere mensup belediye başkanlarının ortak mutabakatıyla MBB Başkanlığına seçilen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "önce hizmet" diyen birleştirici kimliğiyle Marmara’nın yeni dönemine damga vurdu. İstanbul Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleşen tarihi zirvede, sandıktan çıkan sonuçtan ziyade Ahmet Akın isminin etrafında oluşan güven ittifakı dikkat çekti. Siyasi rekabetin ötesine geçerek tüm Marmara bölgesini kucaklayan Akın, konuşmasında ideolojik ayrışmaların yerine bilimsel aklı ve toplumsal faydayı koydu Farklı görüşlerin ortak paydası güven oldu Başkan Akın’ın en dikkat çeken vurgusu, kendisine verilen görevin siyasi bir manevradan ziyade bir "güven nişanesi" olduğuydu. Akın, "Farklı siyasi görüşte olan çok değerli başkanlarımızın ortak kararıyla bu göreve gelmiş olmak, benim için çok büyük bir anlam taşıyor," sözleriyle, kendisine duyulan güvenin siyasi sınırları aştığını ifade etti. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır" ilkesini hayat felsefesi olarak tanımlayan Akın, bu duruşuyla tüm Marmara’nın birleştirici başkanı olduğunun altını çizdi. Marmara için "Devletle uyum, millete birlik" dönemi Ahmet Akın, konuşması boyunca çatışmacı siyasetten uzak, çözüm odaklı ve devletin tüm kurumlarıyla eşgüdümlü çalışma kararlılığını sergiledi. Siyaseti halka hizmet için bir araç olarak gördüğünü belirten Akın, "Belediyelerimizin etkili hizmet üretimi için devletimizin tüm kurumlarıyla koordinasyon içinde çalışacağız. Bakanlarımız başta olmak üzere tüm yetkililerle uyum içinde olacağız. Çünkü hepimizin tek amacı vatan ve halka hizmet." Sözleriyle yeni dönemin parolasını belirledi. Yarım asırlık miras, bilimsel vizyonla buluşuyor Birliğin temellerinin atıldığı 1973 yılında, birliğin kurulduğu şehir olan Balıkesir’de doğmuş olmasını "sorumluluk nişanesi" olarak niteleyen Akın, bu manevi bağı modern bir vizyonla taçlandırdı. Ahmet Akın başkanlığındaki Belediyeler Birliği; ortak aklın, karşılıklı güvenin ve sarsılmaz bir vatan sevgisinin merkezi olma yolunda güçlü bir başlangıç yaptı. Bölgenin geleceği, artık siyasi tartışmaların gölgesinde değil, "Birlik" ruhunun aydınlığında inşa edilecek.