- 08 Mart 2022 Salı 12:50

3 çocuğu ile birlikte eğitim gördü, 3 farklı işte çalıştı, şimdi üniversite sınavlarına hazırlanıyor

A
A
A
3 çocuğu ile birlikte eğitim gördü, 3 farklı işte çalıştı, şimdi üniversite sınavlarına hazırlanıyor

Mardin’de yaşayan Suzan Üzen ilkokul 4.

Mardin’de yaşayan Suzan Üzen ilkokul 4. sınıfa kadar okuyup 14 yaşında evlendirildi. Okuma hevesini kaybetmeyip dışarıdan mezun oldu. Şimdi ise kendi işletmesinin başında ve üniversite sınavlarına hazırlanıyor.


Mardin Artuklu ilçesinde yaşayan 51 yaşındaki Suzan üzen ailesi tarafından ilkokul 4. sınıfa kadar okutuldu. 14 yaşında evlendirilen Üzen, dışarıdan ortaokulu bitirdi. Lise birinci sınıfa en büyük kızı ile birlikte başladı. Liseden mezun olan Üzen, aynı zamanda terzilik yaptı. Görme yetisini kaybedince dikiş atölyesini kapatan Üzen, kozmetik ve iç giyim işine girdi. Daha sonra oradan çıkıp Mardin’in tarihi evlerinden birini restorana çevirdi. Üzen 5 kişiyi istihdam ediyor. Şimdi ise şubeleşme yoluna gidiyor aynı zamanda üniversite sınavlarına hazırlanıp avukat olmak istiyor.


51 yaşında olduğunu söyleyen Üzen, "Aslında çalışan bir bayanım aynı zamanda ev hanımıyım. İlkokul 4’e kadar okudum, ondan sonra okuldan alındım. Annem ve babamın kız çocukları okutmaz gibi bir fikri yoktu aslında okutmak istiyorlardı. Hayat şartları biraz zorladı. 14 yaşında evlendim. O dönemlerde biraz küçük evleniliyordu. Eşim de çok büyük değildi. Aramızda bir 7-8 yaş fark var. Küçüktük ama biz evlendiğimizde çok büyük hissettik kendimizi. Hayatımızı biraz yoluna koymaya çalıştık. Benim okul okuma hevesi vardı hep içimde. Ortaokulu dışarıdan bitirdim. Liseye başladım” dedi.



“Lise 1’inci sınıfa kızımla birlikte başladım”


Lise döneminde 3 çocuğu olduğunu söyleyen Üzen, “Liseye başladığım zaman kızımla beraber ben de birinci sınıfı okuyorum deyip onu teşvik etmiştim. Onun da çok hoşuna gitmişti. O zaman dikiş atölyem vardı. Aynı anda hem okuyup hem çalışan hem anne olan ve bunlardan zevk duyan bir kadındım. Severek yapınca çok zorluk yaşamıyorsun. Yani kendi fikrini de bedeninde zorlu görmüyorsun. Çevre etkisi çevresel ve toplumsal faktörler biraz hırpalıyor. O da biraz değiştirememenin problemi ya da yok sayılmanın problemiydi” diye konuştu.



“Kilolarım nedeniyle terzi oldum, hastalığım nedeniyle hem görme yetimi hem de iş yerimi kaybettim”


Geçmişte çok kilolu bir kadın olduğunu bildiren Üzen, “Dikiş dikmeye kendim için başladım. Kıyafet bulamıyordum. Sonra bir anda kendimi terzi olarak buldum ve çok da beğenilen bir terziydim. Düşünün kendi çabamla pratik yoldan hiçbir eğitimini almadan araba brandasından tutun perdelere gelinlik dikmeye kadar biliyorum. Çok acı bir şekilde sağ gözümün görme yetisini, ışığını kaybettim. Onun verdiği acıyla ben iş yerimi kapatmak zorunda kaldım aynı anda hem gözüm hem iş yerimi kaybetmiştim. Bu bir 3 ay gibi bir sürede depresyona soktu. Sonra hemen kendimi toparladım kozmetik ve iç giyim yine kadınlarla ilgili bir sektöre girdim. Orada işimi çok zevkle yapıyordum. Kozmetik sektörü yeni gelişmekteydi. Her gün yeni şeyler çıkıyordu. Ondan sonra orada bir hastalıktan dolayı tekrar onu bıraktım atma teşhisi konulamayan bir hastalıktan dolayı tedavi süreci işte bulamama edememe sürecinde aslında biraz da hırpalandım. Orada da iş yerini kapattım biraz hastalıklar beni zorladı. Ondan sonra daha farklı bir yön çizdi bize yani hayat” şeklinde konuştu.



“Ailemin teşviki ile restoran açtım, şubeleşme yoluna gidiyorum”


Geçmişte aşçı olan amcasına yardım ettiğini aktaran Üzen, “Amcamın elinin altında da çok çalıştım. Bir gün bizim ailenin bütün gençleri Suzan abla niye aşçı olmuyorsun? Suzan abla niye restoran açmıyorsun dediler. Biraz da onların teşvikleri vardı. Onlar bana öz güven verdiler ve mesleğe girdim. Yani aslında ticari olarak girdim yoksa ben çok güzel yemek yapan eli de lezzetli olan, Allah vergisi bir bayanım. Ama bunu ticarete döktükten sonra üretmenin ve kadının var olması gerektiğini düşündüm. Bu sektöre bakıyoruz bütün aşçıların hepsi erkek neden bir kadın olmasın. Benim 3 bayan ve bir erkek çalışanım var yardımcılarım var. 4-5 kişide olabiliyoruz çünkü bazen turlarımız geldiğinde bir sayımız biraz daha yükseliyor hizmet verebilmek için. Aslında birkaç şubeleşmeye gitmek istiyorum. Birçok insana ekmek vermek istiyorum” dedi.



“Üniversite sınavına hazırlanıyorum, avukat olmak istiyorum”


Okuma hevesini hiç kaybetmeyen Üzen, “Halen okuyorum. Kitabımda halen masanın üstünde. Her zaman okuyarak beynimizi, bilincimizi açıyoruz. Buna çok inandım ama okuyarak diploma alamıyoruz. Bunun içinde illaki okul lazım üniversite sınavlarına kaydımı yaptım. Hedefim biraz büyük ama olsun diyorum. Aslında ben avukat olmayı çok istiyorum. Onu da niye diyeceksiniz çünkü haksızlığa gelemiyorum. Elimde olursa böyle bir diploma birçok insanın hayatına dokunacağım diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Eyüp Arıcı davasında beraat ettikten sonra tekrar tutuklanan 5 şüphelinin ailesi karara tepki gösterdi Gaziantep’te 17 yaşındaki Eyüp Arıcı’nın hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin davada beraat eden, savcılığın itirazı sonrası yeniden tutuklanan 5 şüphelinin ailesi karara tepki gösterdi. 9 Şubat 2025’te iki grup arasında çıkan ve Eyüp Arıcı’nın yaşamını yitirdiği olayla ilgili davanın karar duruşması, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı olarak görüldü. Savcı mütalaasında sanıkların "iştirak halinde ve tasarlayarak kasten öldürme" suçundan cezalandırılmalarını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıklardan K.B. ile M.F.K.’ya 16 yıl hapis cezası verirken, diğer 5 sanık hakkında beraat kararı verdi. Ancak savcılık makamının itirazı üzerine beraat eden 5 şüpheli hakkında yeniden tutuklama kararı çıkarıldı. Kararın ardından tutuklanan 5 şüphelinin ailesi adliye önünde toplanarak tepki gösterdi. Aileler, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu savundu. Şüphelilerden A.P.’nin annesi Esra Polat, 14 aydır süreci sükunetle takip ettiklerini belirterek, "Çocuklarımızın suçsuz olduğuna inanıyorduk. Mahkemenin doğru karar vereceğini düşündük ve öyle de oldu. Beraat ettiler ancak hala tutuklular. Biz de mağduruz, çocuklarımızın tahliye edilmesini istiyoruz" dedi. "14 ay boyunca sessiz kaldık" Polat, olayın ardından çocukların ilk etapta tutuklanmadığını, daha sonra adli kontrol şartı dahi olmadan tutuklandıklarını ifade ederek, "14 ay boyunca sessiz kaldık. Acılı bir aile var dedik. Ama biz de tehditler aldık, hakaretlere maruz kaldık. Buna rağmen karşılık vermedik. Şimdi beraat eden çocuklarımızın hala cezaevinde olması kabul edilemez" diye konuştu. "Biz de adalet istiyoruz" E.A.K.’nin annesi Yasemin Karalar da çocukların olay günü birlikte piknikten döndüklerini belirterek, "İfadelerinin ardından serbest bırakıldılar, sonra tekrar tutuklandılar. Yargılama sürecinde her şey incelendi ve beraat kararı verildi. Ancak çocuklarımız hala içeride. Neden tutuklu olduklarını bilmiyoruz. Biz de adalet istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Mahkeme oy birliğiyle beraat kararı verdi" İ.E.Ö.’nün annesi Funda Öz ise 14 aydır sabırla beklediklerini vurgulayarak, "Mahkeme oy birliğiyle beraat kararı verdi. Ancak kısa süre içinde yeniden tutuklama kararı çıktı. Bu kararın nasıl bu kadar hızlı verildiğini anlamıyoruz. Oğlumun beraatinin uygulanmasını ve tahliye edilmesini istiyoruz" diye konuştu. Aileler, beraat kararlarının uygulanmasını ve çocuklarının serbest bırakılmasını talep etti.
Gaziantep Eyüp Arıcı davasında beraat ettikten sonra tekrar tutuklanan 5 şüphelinin ailesi karara tepki gösterdi Gaziantep’te 17 yaşındaki Eyüp Arıcı’nın hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin davada beraat eden, savcılığın itirazı sonrası yeniden tutuklanan 5 şüphelinin ailesi karara tepki gösterdi. 9 Şubat 2025’te iki grup arasında çıkan ve Eyüp Arıcı’nın yaşamını yitirdiği olayla ilgili davanın karar duruşması, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı olarak görüldü. Savcı mütalaasında sanıkların "iştirak halinde ve tasarlayarak kasten öldürme" suçundan cezalandırılmalarını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıklardan K.B. ile M.F.K.’ya 16 yıl hapis cezası verirken, diğer 5 sanık hakkında beraat kararı verdi. Ancak savcılık makamının itirazı üzerine beraat eden 5 şüpheli hakkında yeniden tutuklama kararı çıkarıldı. Kararın ardından tutuklanan 5 şüphelinin ailesi adliye önünde toplanarak tepki gösterdi. Aileler, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu savundu. Şüphelilerden A.P.’nin annesi Esra Polat, 14 aydır süreci sükunetle takip ettiklerini belirterek, "Çocuklarımızın suçsuz olduğuna inanıyorduk. Mahkemenin doğru karar vereceğini düşündük ve öyle de oldu. Beraat ettiler ancak hala tutuklular. Biz de mağduruz, çocuklarımızın tahliye edilmesini istiyoruz" dedi. "14 ay boyunca sessiz kaldık" Polat, olayın ardından çocukların ilk etapta tutuklanmadığını, daha sonra adli kontrol şartı dahi olmadan tutuklandıklarını ifade ederek, "14 ay boyunca sessiz kaldık. Acılı bir aile var dedik. Ama biz de tehditler aldık, hakaretlere maruz kaldık. Buna rağmen karşılık vermedik. Şimdi beraat eden çocuklarımızın hala cezaevinde olması kabul edilemez" diye konuştu. "Biz de adalet istiyoruz" E.A.K.’nin annesi Yasemin Karalar da çocukların olay günü birlikte piknikten döndüklerini belirterek, "İfadelerinin ardından serbest bırakıldılar, sonra tekrar tutuklandılar. Yargılama sürecinde her şey incelendi ve beraat kararı verildi. Ancak çocuklarımız hala içeride. Neden tutuklu olduklarını bilmiyoruz. Biz de adalet istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Mahkeme oy birliğiyle beraat kararı verdi" İ.E.Ö.’nün annesi Funda Öz ise 14 aydır sabırla beklediklerini vurgulayarak, "Mahkeme oy birliğiyle beraat kararı verdi. Ancak kısa süre içinde yeniden tutuklama kararı çıktı. Bu kararın nasıl bu kadar hızlı verildiğini anlamıyoruz. Oğlumun beraatinin uygulanmasını ve tahliye edilmesini istiyoruz" diye konuştu. Aileler, beraat kararlarının uygulanmasını ve çocuklarının serbest bırakılmasını talep etti.
Gaziantep Mustafa Aksoy: "Bugünkü sonuçtan dolayı çok mutluyuz" Gaziantep Futbol Kulübü Teknik Sorumlusu Mustafa Aksoy, kendi sahalarında 3-0 kazandıkları Kayserispor maçının ardından, "Bugünkü sonuçtan dolayı çok mutluyuz" dedi. Gaziantep Futbol Kulübü, Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında konuk ettiği Kayserispor’u 3-0 mağlup etti. Bu sonuçla Gaziantep FK puanını 37’ye yükseltirken, Kayserispor ise 23 puanda kalarak haftayı 17. sırada kapattı. Maçın ardından konuşan Gaziantep Futbol Kulübü Teknik Sorumlusu Mustafa Aksoy, farklı galibiyet için mutlu olduklarını söyledi. Düzenlenen basın toplantısında maçla ilgili değerlendirmelerde bulunan Mustafa Aksoy, "Bizim için çok önemli bir maçtı. Rakip için de öyleydi. İstediğimiz ve hayal ettiğimiz oyunu sahaya yansıttık. Oyuncuların reaksiyonu ve taktiksel disiplini üst düzeydeydi. Çok farklı bir skor da alabilirdik. Bugünkü sonuçtan dolayı çok mutluyuz. Farklı bir galibiyet aldık. Önümüzdeki maçlardan da istediğimiz sonuçları alarak sıralamada olabileceğimiz en üst noktada olmak için çalışacağız. Hafta boyunca oyuncularla çok konuştuk ve motive etmeye çalıştık. Her maçın hikayesi farklı. Burak hoca ve ekibinin de çok emeği var. Onlara da çok teşekkür etmek istiyoruz. Biz hafta boyunca rakibe çok iyi çalıştık. Oyun kurmada etkin oynadık, skor alacak oyuncuları tercih ettik ve bunu da sahaya yansıttık. Gelecek haftalarda da istediğimiz skorları almak istiyoruz. Hocalar da ayrılmak istemez ama skorlar bu süreci getirebiliyor. Bu her kulüpte var. Bu tür durumlarda ortaya çıkan mekanizmayız biz ve elimizden geleni yapıyoruz. Eski hocalarımız hem kulübe hem bize çok katkı sağladılar. Çok şükür bugün de galip geldiğimiz için mutlyuz" ifadelerini kullandı.