KÜLTÜR SANAT - 13 Nisan 2022 Çarşamba 12:06

Ramazan ayının vazgeçilmezi reyhan şerbetine yoğun ilgi

A
A
A
Ramazan ayının vazgeçilmezi reyhan şerbetine yoğun ilgi

MARDİN (İHA) – Mardin’de Ramazan ayının vazgeçilmezi reyhan şerbeti, susuzluğu gidermesi ve sindirimi kolaylaştırması ile yoğun ilgi görüyor.

MARDİN (İHA) – Mardin’de Ramazan ayının vazgeçilmezi reyhan şerbeti, susuzluğu gidermesi ve sindirimi kolaylaştırması ile yoğun ilgi görüyor.


Mardin’de tatlı ve şerbet üreticisi Ersan Özer, reyhan şerbetinin Mardin kültürünü yansıttığını belirtti. Mardin mutfağına ait olan bu şerbetin ramazan ayı, bayram ve nişan merasimlerinde yapıldığını ifade eden Özer, şerbettin tamamen doğal olduğunu söyledi. Şerbeti kırmızı reyhan ile hazırladıklarını aktaran Özer, “İçine yöresel bitki ve baharatlar katılıyor. Tamamen rahatlık veren doğal bir şerbettir. Şerbetin özellikleri mideyi rahatlatması ve susuzluğu gidermesidir. Mardin’de aynı zamanda yöresel tatlılarla ikram edilir. Özellikle harire tatlısı ile uyumlu bir şerbettir. Bizlerde yöresel tatlımız ile gelen misafirlere reyhan şerbetini tavsiye ediyoruz” dedi.



“Şerbetin içine 10 çeşit bitki ve baharat giriyor”


Şerbetin içinde ismini aldığı kuru reyhanın olduğunu ifade eden Özer, “Kuru reyhan, tarçın, anason, tuz, şeker, kişniş, zencefil ve yöresel baharatlarla oluşan harman bir şerbettir. Reyhanın daha önce bir bekletilme süresi olur. Suda bekletme süresi vardır. Bekletilmiş olan reyhana mevcut baharatlar katılarak kaynatılıp hazırlanır. Tabi kaynadıktan çay gibi demlenmesi gerekir. Tadını bu şekilde daha iyi bırakır ve daha sonra süzülerek içilmeye hazır olur” diye konuştu.


Reyhan şerbetinin aynı zamanda kahve ile birlikte sunulduğunu kaydeden Özar, “Çok uyumlu ve çok lezzetlidir. Dışarıdan gelen turistlerimizin gözdesi olan bir şerbettir. Çok merak edilen, beğenilen ve talep edilen bir şerbettir. Reyhan şerbetinin ünü şu an tüm Türkiye ve dünyaya yayılmakta. Buraya tüm dünyadan gelen misafirleri ağırladığımız için genellikle yabancı misafirlerimizin hoşuna gitmektedir” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Fatih Tekke: "Üzücü bir akşam oldu, 2 puan kaybettik" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Başakşehir maçının ardından yaptığı açıklamada, üzücü bir akşam yaşadıklarını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında Trabzonspor, sahasında RAMS Başakşehir ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Teknik Direktör Fatih Tekke, açıklamalarda bulundu. Mücadelenin ardından üzgün olduklarını belirten Tekke, "Üzücü bir akşam oldu, 2 puan kaybettik. Son dakikaya kadar kazanma ihtimalimiz vardı. Bugün başkalarına olan biraz da bize oldu. Çok güçlü bir kadroya karşı oynadık. Baskıyı istediğimiz gibi yapamadık ancak konumlanmamız iyiydi" dedi. Pozisyonlara da değinen Tekke, "İki pozisyon var, şimdi izledim. Penaltı verilebilir miydi, tartışılır. Enteresan kararlar oldu. Rakibimiz de iyi iş çıkardı, benim oyuncularım da iyi mücadele etti. Cezalı ve sakat oyuncularımız vardı" ifadelerini kullandı. "Kalan maçlarımız da oldukça zor" Yoğun fikstüre dikkat çeken Tekke, "Zorlu bir kupa maçımız var. Kalan maçlarımız da oldukça zor. Son iki haftada 4 puan kaybettik, bu bizim için üzücü. Ama bazen olayın olumlu tarafına da bakmak gerekiyor" diye konuştu. "Zaten hakemlerden herkes şikayetçi" Hakem kararlarına yönelik eleştirilerde bulunan Tekke, "Onuachu’ya yapılan bariz fauller var. Bu pozisyonların devamında rakip atak kazandı. Bu konularda rahatsızım. Kornerden gelen bir top ve Augusto’nun pozisyonu var. Pozisyonlarda bir standart yok. Zaten hakemlerden herkes şikayetçi" şeklinde konuştu. Rakibin kaliteli kadroya sahip olduğunu belirten Tekke, "Kadro derinliği yüksek bir takıma karşı oynadık. Daha iyi oynayabilirdik, daha iyi performans gösterebilirdik. Oyuncularımın bu yarışın içinde kalma dirayetini göstermesi önemli. Onlara minnettarım. Önümüzde 5 maç var ve hepsi çok zor. Başakşehir’i de tebrik ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
İstanbul İstanbul’da "IGCAD 2029 Dünya Gastronomi Bölgesi Adayı Urfa" etkinliği düzenlendi İstanbul’da düzenlenen "IGCAD 2029 Dünya Gastronomi Bölgesi Adayı Urfa" programında konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, "Şanlıurfa’yı yalnızca gastronomiyle değil; müzik kültürüyle de anmak gerekir. Sahip olduğu bu birikimle Şanlıurfa, UNESCO’nun dünya çapında kabul ettiği müzik şehri unvanını alarak kültürel mirasımıza bir değer daha katmış oldu. Bu adım, şehrimizin kültürel zenginliğini uluslararası ölçekte görünür kılma iradesinin bir parçasıdır" dedi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Tersane İstanbul’da "IGCAD 2029 Dünya Gastronomi Bölgesi Adayı Urfa" adlı program düzenledi. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. Şanlıurfa’nın dünyanın en eski kültürüne sahip olduğunu belirten Vali Gül, "Ben uzunca bir süre denebilecek, yaklaşık 5 yıl Gaziantep’te görev yaptım. Dolayısıyla da o süre içerisinde Şanlıurfa’nın potansiyelini, değerlerini daha yakın tanıma fırsatı yakaladım. Aslında yapılan bu iş geç kalınmış ama Şanlıurfa’mıza yakışan, mutlaka da olması geren bir etkinlik. Dünyanın en eski kültürlerine sahip olan bir coğrafyada ata tohumundan başlayarak, verimli topraklarda yüzyıllardır bu verimli ürünleri yetiştiren ve aynı şekilde bu ürünleri geleneksel pişirme teknikleriyle bu günlere getiren, bunu kendi içerisinde koruyan, dünyanın her tarafında yeme içmenin aynı olduğu, kültürün aynı olduğu dönemde yerelliği bu günlere getiren altın değerinde bir nimetimiz var" şeklinde konuştu. Şanlıurfa’nın kültürüne dikkat çeken Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Gülpınar ise, "Şanlıurfa sahip olduğu tarihsel ve kültürel birikimi ile dünya kültürel mirasına giren bir şehirdir. Dünya coğrafyasında kuruluş tarihi bilimsel olarak tespit edilemeyen birkaç şehirden biridir. Yani kuruluş tarihi kesin olarak tespit edilemeyen en eski şehirlerden biri. Neredeyse yapılan her yeni arkeolojik kazıda Urfa’nın tarihinin biraz daha eski olduğuna dair deliller elde ediliyor. Görülen o ki zaman ileri doğru gittikçe Urfa’nın tarihi eskiye doğru gitmektedir. Yaklaşık 12 bin yıl önce bu topraklarda insanlık tarihini değiştiren büyük bir dönüşüm yaşandı. Elde edilen bulgular bütün ezberleri bozdu ve hala keşfedilmeyi bekleyen birçok sırrı barındırmaktadır" ifadelerini kullandı. "Şanlıurfa’yı yalnızca gastronomiyle değil; müzik kültürüyle de anmak gerekir" Başkan Gülpınar, "Şanlıurfa’yı yalnızca gastronomiyle değil; müzik kültürüyle de anmak gerekir. Tarihin en önemli kavşak noktalarından biri olan bu şehir, farklı medeniyetlerin sesiyle beslenmiş, bu birikimi kendine özgü bir musiki hafızasına dönüştürmüştür. Sahip olduğu bu birikimle Şanlıurfa, UNESCO’nun dünya çapında kabul ettiği müzik şehri unvanını alarak kültürel mirasımıza bir değer daha katmış oldu. Bu adım, şehrimizin kültürel zenginliğini uluslararası ölçekte görünür kılma iradesinin bir parçasıdır" ifadelerine yer verdi.