POLİTİKA - 13 Mart 2024 Çarşamba 17:48

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye olarak ilk günden beri İsrail’e en sert tepkiyi gösteren ülkelerden biriyiz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye olarak ilk günden beri İsrail’e en sert tepkiyi gösteren ülkelerden biriyiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye olarak ilk günden beri İsrail’e en sert tepki gösteren ülkelerden biriyiz. Filistin’i savunduk, Filistin davasına sahip çıktık. Her kim bu milletin Gazze ve Filistin davasındaki gayretini sorguluyorsa açıkça kendi insanına hakaret ediyor demektir. Her kim, doğruluğuna yanlışlığına bakmadan ’Hiçbir şey yapmadılar’ diyorsa alenen iftira atıyor demektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mardin 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkında toplanan kalabalığa hitap etti. Konuşmasına kardeşlik vurgusu ile başlayan Erdoğan, Mardin ve tüm ilçelerini selamladı. Dünyaya kardeşlik dersi veren şehirler şehri Mardin’de olmaktan memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, “Burası insanıyla kültürüyle mimarisiyle farklı inançları barış içinde yaşatmasıyla dünyada eşi benzeri bulunmayan nadide şehirdir. Burası okumasını bilene bir tarih kitabıdır, görmesini bilene bir açık hava müzesidir. Biz bu şehri tüm renkleriyle tüm güzellikleriyle seviyoruz. Pazartesi itibariyle 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerife kavuştuk. Ramazan-ı Şerif’in hayırlı olmasını diliyorum. Müslümanlar olarak birlik ve beraberlik duygusunu daha fazla yüreğimizde hissediyoruz. Ancak Gazze başta olmak üzere etrafımızdaki çatışmalar sebebiyle bu Ramazan-ı Şerife de buruk girdik. Görül coğrafyamızda istikrarsızlık hakim. Suriye 13 yıldır barışa hasret kaldı. Irak’da etnik çatışmalar sürüyor. Rusya Ukrayna savaşı 3. yılına girdi. Tüm bunlar yaşanırken İsrail Filistin’i vurdu. Bu güne kadar Filistin’e en büyük desteği Türkiye olarak biz yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin Filistin davasına verdiği güçlü desteğin şahidi bizzat Filistinli kardeşlerimizdir. Biz Filistinli kardeşlerimizin hak ve hukuk mücadelesini gençlik yıllarımızdan beri biliyoruz. Her aşamada Filistin’i savunduk ve Filistin davasına sahip çıktık. Ömrümüzü adadığımız bu davada kendini bilmez hadsizler farklı şeyler söylüyor. Hiçbir şey yapmadılar diyen alenen iftira atmaktır. Hamas terör örgütüdür diyen CHP’nin listesinden meclise girenler, kusura bakmasınlar ama Filistin konusunda bize ders veremezler. Hem Filistin’e yardım etmediler diyeceksiniz hem de Filistinlilere terörist diyenlere seçim kazandıracaksınız bunun adı ahlaksızlıktır” diye konuştu.

“21 yıldır emanetini taşıdığımız aziz milletimize asla yalan söylemedik”

Erdoğan kırmızı çizgilerinin net olduğunu belirterek, “Dış politikada nasılsa iç siyasette de bizim tavrımız bellidir. Kırmızı çizgilerimiz gayet nettir. Buraya girerken emniyetten sordum şuanda meydanda 50 bin kişi bizi dinliyor. 21 yıldır emanetini taşıdığımız aziz milletimize asla yalan söylemedik. 15 Temmuz gecesi FETÖ’ye karşı kurduğumuz Cumhur İttifakımız ilk günkü gibi temiz ve dürüst bir şekilde devam ediyor. Vatandaşın gözünden kaçırmaya çalıştığımız hiçbir gizli işimiz yok” şeklinde konuştu.

“Birileri DEM’liyor, diğerleri DEM’lemiyor”

Konuşmasında ana muhalefet partisi CHP ile DEM partiye yüklenen Erdoğan, birilerinin DEM’lendiğini, diğerlerinin ise DEM’lenmediğini söyledi. Erdoğan, “Belediyeleri DEM’le beraber yönetecekler ve DEM’siz yönetecekler diye ikiye ayırmışlar. Demlilerin girebilecekleri ve giremeyecekleri belediye diye ayrım yapıyorlar. Biri DEM ile yürüyecem diyor, biri çıkıyor DEM’i belediyeye almam diyor. Tüm bu skandallar yaşanırken genel başkanlık koltuğunda olan şahsı ya kimse takmıyor ya da buna had bildiriyor. Ortada şeffaflık namına hiçbir şey yok. İnsanın aklına bunları görünce nereden baksan tutarsızlık şarkısı sözü geliyor. Bu ahlaksızlık bunların paçalarından akıyor. CHP’de tüm bunlar yaşanırken madalyonun öbür tarafında da durum çok vahim. Lafa gelince Kürtlerin adını istismar edenler seçmenlerinin haysiyetini bile düşünemiyor. Kendilerince Kürt kardeşlerimizin iradesine ipotek koyanlar sadece havaya bakıp ıslık çalıyor. Son 21 yıldır sessiz devrim gerçekleştiren bize demediğini bırakmayan bunlar değil mi, şimdi aynı kesimler 2024 yılında tek partinin faşist ruhunu ortaya koyan CHP’ye oynuyor. Buradan bir hakikati söylemek istiyorum. Bizim dönemimizde oy tercihinden dolayı vatandaşa ayrımcılık yapmak yoktur. Bize efendilik değil hizmetkarlık yakışır. Şiddete bulaşan, terörü övenlere karşı yasal zeminde gerekenler yapılır ama sırf oy tercihinden dolayı vatandaşa ayrımcılık yapmadık yaptırmayız. Biz istismar değil, hizmet ve yatırım peşinde koşuyoruz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan konuşmasının sonunda Şırnak’tan Mardin’e gelirken trafik kazası geçirerek şehit olan koruma ekibindeki polis memuruna rahmet, yaralanan 2 polis memuruna da acil şifalar diledi.

Sadiye Alav - Serhat Abi

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’nde bayram yoğunluğu Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olan Gaziantep’teki Zeugma Mozaik Müzesi, Ramazan Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğradı. Kültür, tarih ve müzeler şehri Gaziantep’te Çingene Kızı başta olmak üzere birçok önemli esere ev sahipliği yapan Zeugma Mozaik Müzesi’nde Ramazan Bayramı tatili nedeniyle ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Gaziantep’te tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve 30 bin metrekarelik alanda kurulu Zeugma Mozaik Müzesi’nde Çingene Kızı mozaiğinin yanı sıra Mars heykeli, Roma dönemine ait çeşmeler, hamamlar ve Fırat Nehri kenarındaki villalarda bulunan mozaikler gibi yüzlerce eseri görmek isteyen ziyaretçiler, müzeye akın etti. Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi ağırladı Ramazan Bayramı tatili nedeniyle İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Konya’nın yanı sıra başta Siirt, Van, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş ile Adıyaman gibi bölge illeri olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinden Gaziantep’e gelen ve kentin tarihi dokusunun yer aldığı çarşıları, bedesteni ve müze gibi birçok alanı gezen ziyaretçilerin ilk durağı Zeugma Mozaik Müzesi oluyor. Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla ziyaretçi akınına uğrayan ve Türkiye’nin dört bir yanından bayram tatili nedeniyle kente gelen ziyaretçiler, Zeugma Mozaik Müzesi’nde tarih yolculuğuna çıkıyor. "Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmek için Gaziantep’e geldik" Bingöl’den kalabalık bir tur ekibiyle Gaziantep’e geldiklerini ve kentin tarihi çarşılarının yanı sıra Zeugma Mozaik Müzesi’ni de ziyaret ettiklerini belirten ziyaretçiler, "Öncelikle şehir zaten yemek ve kültürel açıdan çok zengin bir şehir. Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmek için Gaziantep’e geldik. Tatilimizi Gaziantep’te değerlendirdik. Müze zengin ve dünyada ünlü bir müze olduğu için çok beğendik. Mozaikleri güzel ve Çingene Kızı mozaiğini de aynı şekilde dikkat çekici buldum. Bayram tatilimizin son günü ve son günümüzü değerlendirmek istedik. Şehir çok güzel ve herkesin Gaziantep’e gelmesini tavsiye ederim" dediler. "Müzede çok dikkat çekici ve etkileyici eserler var" Gaziantep’i ve Zeugma Mozaik Müzesi’ni ilk kez gördüğünü ve çok beğendiğini belirten Cansu Müminoğlu da, "Ramazan Bayramı tatili nedeniyle Gaziantep’e geldik ve Gaziantep’i gezdik. Zeugma Mozaik Müzesi’ni de gezdik. Zeugma Mozaik Müzesi’nde gerçekten çok dikkat çekici ve etkileyici olan eserler var. Bundan dolayı müzedeki eserlerin daha derinlemesine anlatılması ve tanıtılması gerektiğini düşünüyorum. Birçok eserin çalınmış olması ve parçalarının kaybolması çok üzücü ama Çingene Kızı mozaiğinin parçalarının tekrar müzeye getirilmesini ise sevindirici bir durum olarak görüyorum" şeklinde konuştu. "En çok Çingene Kızı etkiliyor" GAP turuna çıktıklarını ve tur kapsamında Gaziantep’e de geldiklerini belirten tur sorumlusu Büşra Kelbat ise, "Bingöl’den geldim. 26 kişilik turumu Gaziantep’e getirdim. Bölgeyi gezmeyi ve keşfetmeye Halfeti’nden başladık. Halfeti gerçekten her anlamda saklı bir cennetti. akabinde Türkiye’nin en büyük hayvanat bahçesini gezdik. Ardından Gaziantep’in meşhur yemeklerini yedik. Yemekler gerçekten çok güzeldi. Yemekleriyle Gaziantep’in bizi dünya arenasında temsil etmesi mükemmel ve çok gurur verici. Daha sonra ise dünyanın en büyük ikinci müzesine geldik. Zeugma Mozaik Müzesi’ne her getirdiğim turda ziyaretçileri en çok Çingene Kızı etkiliyor" diye konuştu.
Yozgat Büyükincirli köyünde incirin yalnızca adı kaldı Yozgat merkeze bağlı Büyükincirli köyü, ismini asırlar önce topraklarında yetişen bereketli incir ağaçlarından almasına rağmen, günümüzde tek bir incir ağacı dahi yetişmiyor. Anadolu’nun kadim yerleşim yerlerinden biri olan Yozgat’ta yer alan Büyükincirli köyü, rivayete göre incir ağaçlarına sahip olduğu dönemlerde bu ismi aldı. Ancak değişen iklim şartları, zamanla kuruyan su kaynakları ve tarımsal dönüşüm, köyün simgesi olan incir ağaçlarını tarihin tozlu sayfalarına gömdü. "Büyük incir ağacından dolayı köyümüzün adı ‘Büyükincirli’ olmuş" Büyükincirli köyü muhtarı Sedat Zorlusoy, "1800’lü yıllarda Osmanlı Devleti zamanında köyümüz kayıt altına alınmaya başladı. Fakat köyümüzün kuruluşu 1500’lü yıllara dayanıyor. O dönemlerde iklim şartlarına uygun benim köyümde incir ağacı yetişiyordu. İncir ağacı varmış ve o incir ağacından dolayı köyümüzün ismi Büyükincirli. Yozgat’ta iki tane ‘İncirli’ köyü vardır. Birisi Büyükincirli diğeri Küçükincirli olarak kayıtlara geçer. Benim köyümdeki incir ağacının boyunun büyük olmasından dolayı Büyükincirli adını almıştır. Küçükincirli’deki ağacın boyunun kısalığından dolayı orası da Küçükincirli olarak kayıtlara geçmiştir. Belli zamanlardan sonra iklim değişikliklerinden veya bakımsızlıktan dolayı o incir ağacı kuruduktan sonra köyümüzde caminin bahçesine o zaman yaşamış atalarımız tarafından dut ağacı dikilmiştir. Tekrar incir yetiştirme çalışmalarına ben başladım, devam ediyorum. İnşallah tekrar bu köyde incir ağacı yetiştirebiliriz" dedi. "Köyümüzün kültürüne katkı sağlamak istiyorum" Köylerinde incir ağacı yetiştiğini göstermek istediğini söyleyen Zorlusoy, "Görkemli Hatıralar programında Yozgat’ın tanıtımı yapılırken incir uyutması tatlısının Yozgat’a ait bir tatlı olduğu gerçeği ortaya konuldu. Yozgat’ta incir yetişmezken incir tatlısının nasıl Yozgat’tan doğduğu sorgulaması geldi. Aydın bölgesi incir yatağıyken neden bu tatlı Yozgat’tan doğmuştur? 1500’lü, 1800’lü yıllarda burada bir incir ağacı yetişmiş. Anadolu’daki insanlarımızın geçimi tarım ve hayvancılıkla olduğundan incir ve sütü buluşturup bir tatlının üretilmesinin gayet normal olduğu ve bu tatlının da buradan çıkmış olma ihtimalini dile getirmek için bu röportajı yaptım. Köyümüzün kültürüne katkı sağlamak istiyorum. Köyümün görünürlüğünü tanınırlığını daha çok arttırmak istiyorum. Köyümüzde ve Yozgat’ımızda güzel şeyler olsun istiyorum" dedi. Bugün Büyükincirli köyünde meyve veren incir ağaçları bulunmasa da köyün ismi bu tarihi bağın kanıtı olarak görülüyor. Köy halkı bu tarihin araştırılmasını ve bölgenin geçmişteki bitki örtüsünün incelenmesini istiyor.