SAĞLIK - 05 Temmuz 2024 Cuma 14:14

Uzmanı uyardı: "Sosyal medyada gördüğünüz ürünleri bilinçsizce kullanmayın"

A
A
A
Uzmanı uyardı: "Sosyal medyada gördüğünüz ürünleri bilinçsizce kullanmayın"

Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Doktor Rana Başara Şahin, doktor tavsiyesi olmadan sosyal medyada paylaşılan cilt kremleri ile ilgili uyarılarda bulundu.


Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Doktor Rana Başara Şahin, mümkün olduğunca sıcak havalarda dışarı çıkmamak gerektiğini belirterek, temmuz ve ağustos aylarında sıcakların daha çok artacağını söyledi. Özellikle saat 10.00 ile 17.00 arasında mümkün oldukça dışarı kalınmaması gerektiği uyarısında bulunan Dr. Şahin, ultraviyole indeksinin en yüksek olduğu saatler olup, dışarı çıkılacaksa mutlaka gölgenin tercih edilmesi ve dışarı çıkmadan önce güneş kreminin uygun miktarda uygulanmasını ifade etti.


Zaman geçtikçe ve terledikçe güneş kreminin de etkisi azaldığını aktaran Dr. Şahin, "Bu sebeple 2-3 saatte bir güneş kremimizi tekrar sürmeliyiz. Yazın güneşten korunmaya, güneş koruyucu sürmeye daha çok dikkat etmeliyiz. Ancak yaz kış demeden güneş kremi kullanmalıyız. Aksi takdirde ileri zamanlarda derinin kanser olma oranı oldukça artıyor. Bunun yanında sıcak çarpmasını önlemek için özellikle gün içinde tüketilen su miktarına dikkat etmeliyiz. Günde 2-3 litre kadar su tüketimine özen göstermeliyiz. Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde dışarda çalışmak zorunda olanlar mümkünse gölge alanları tercih etmeli, güneş ışından koruma özelliği olan pamuklu kıyafetler giymeli, güneş koruyucusunu sık tekrarlamalı ve sıvı tüketimine dikkat etmelidir. Ayrıca araba içinde bebek, çocuk ve evcil hayvan bırakılmamasına çok dikkat edilmelidir” dedi.


Evde yapılan maskelerin ciltte ciddi hasarlara neden olabileceğine dikkat çeken Dr. Şahin, "Cilt lekeleri için kesinlikle doğal yöntemlere başvurulmaması gerekiyor. Doğal olarak nitelendirildiğimiz yiyeceklerle veya başka doğal yöntemlerle yaptığınız maskeler cildinizde kalıcı hasarlara ve lekelere sebep olabilir. Limon ve turunçgiller cilde direk uygulandığında tam tersi ciltte Lekeye sebep olabiliyor. Cilt bakım rutinin oluşturmak ve ürünler hakkında bilgi almak için mutlaka cildiye hekiminden randevu alınmalı. Lekeleri önlemek için de güneş kremi mutlaka kullanmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.


"Sosyal medyada önerilen bakım kremlerini cilt doktorunuza sormadan kullanmayın" diyen Dr. Şahin, “Piyasada ve bir çok farklı markalarda oldukça fazla ürün bulunmaktadır. Cildinize uygun olan ürünler kişiye özel ve güvenilir markalardan seçilmelidir. Bu yüzden en iyi tercih cilt doktorunuzun sizin cildinize göre önerdiği ürünler olacaktır. Bu yüzden sosyal medyada influencerların önerdiği ürünleri direkt kullanmayalım. Cilt doktorundan randevu alıp cilt probleminize uygun tedavi ile tedaviye destek cilt bakım rutini oluşturarak ürün önerisi almalısınız. Güneş hassasiyeti olan, güneş alerjisi olan, Lupus hastalığı gibi güneşle birlikte hastalığının aktivitesi artan, akne, gül hastalığı gibi cilt hastalıkları olan kişiler mutlaka güneşte çok dikkat etmelidir. Örneğin bir akne hastası güneşe dikkat etmez ve güneş koruyucusu kullanmazsa hem sivilceleri artabilir hem de bu lekeleri artabilir. Ya da gül hastalığı varsa, cildi sürekli kızarıyorsa güneş koruyucu kullanmıyorsa şikayetlerin artış görülebilir" şeklinde konuştu.



Uzmanı uyardı: "Sosyal medyada gördüğünüz ürünleri bilinçsizce kullanmayın"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Vali Canbolat: "Kadim değerlerimizi daima yüceltmeye devam edeceğiz" 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünü kutlayan Aydın Valisi Yakup Canbolat; "Bir yandan cumhuriyetimizi istikbale, dünya milletleri arasında hak ettiği yere taşımak için mücadele verirken, diğer yandan bizi millet yapan kadim değerlerimizi daima canlı tutmaya ve yüceltmeye devam edeceğiz" dedi. Aydın Valisi Yakup Canbolat, 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Vali Canbolat mesajında, "Çanakkale Zaferi, milletimizin sarsılmaz iradesinin, inancının, azminin, bağımsızlık mücadelesinin, kahramanlık ve fedakarlığının en güçlü nişanesi, Türk Milletinin asla esaret altına alınamayacağının da ilanıdır. 111. yıl dönümünü idrak ettiğimiz bu tarihi günde vatanı için hiç düşünmeden canlarını feda eden şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle Çanakkale ’bugünümüzü kurtaran, maziye kahramanlığını ve büyüklüğünü iade eden, bu toprakları bize ebedi vatan yapan’ zaferin adıdır. Bu büyük zafer, milletimizin özgürlüğüne olan sarsılmaz bağlılığını tüm dünyaya göstermiş, Kurtuluş Savaşı’nın da meşalesini yakmıştır. Anadolu’nun dört bir yanından gelen kahramanlarımız, imkansızlıklar içinde canları pahasına vatan topraklarını savunarak ’Çanakkale Geçilmez’ sözünü tarihe nakşetmişlerdir. Bu eşsiz mücadele, yalnızca bir askeri başarı değil, aynı zamanda milletimizin birlik, beraberlik ve vatan sevgisi etrafında nasıl kenetlendiğinin de en açık göstergesidir. Çanakkale’de yazılan bu destan, nesilden nesile aktarılan bir bilinç ve sorumluluk mirası olarak bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır. Bilinmelidir ki, geçmişten aldığımız ilhamla, milletçe, şehitlerimizin bize bıraktığı mukaddes emanetin sorumluluğunun idraki olarak, her geçen gün aynı şuur ve inançla daha da yükseklere taşıma kararlılığını göstereceğiz. Bir yandan cumhuriyetimizi istikbale, dünya milletleri arasında hak ettiği yere taşımak için mücadele verirken, diğer yandan bizi millet yapan kadim değerlerimizi daima canlı tutmaya ve yüceltmeye devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milletimize bu eşsiz zaferin gururunu yaşatan, vatanımız, bağımsızlığımız, milli birlik ve bütünlüğümüz uğrunda canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum" ifadeleri yer aldı.
İstanbul 10 Adımda bayramı enerjik geçirin Ramazan ayı boyunca uzun süreli açlıklarla geçen günlerin ardından bayram, sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, tatlıların ve yemeklerin keyfini çıkardığımız özel bir dönem. Ancak uzun süreli açlık ve ardından gelen büyük porsiyonlar sindirim sistemini zorlayabilir. Medicana Sağlık Grubu’ndan Uzm. Diyetisyen Deniz Pirçek, bayramı sağlıklı geçirmek için 10 altın öneri paylaşıyor. Bayram, sevdiklerimizle bir araya gelmenin, tatlı ve özel yemeklerin keyfini çıkarmanın en güzel zamanı. Ancak uzun süreli açlık ve ardından gelen büyük porsiyonlar, mideyi ve metabolizmayı zorlayabilir; hazımsızlık, halsizlik ve kan şekeri dalgalanmaları gibi sorunlara yol açabilir. Uzm. Diyetisyen Deniz Pirçek, bayramı hem keyifli hem sağlıklı geçirmek için küçük porsiyonlarla sık sık beslenmenin, proteinden zengin kahvaltılarla güne başlamanın, sıvı alımını artırmanın, tatlı ve atıştırmalıkları bilinçli tüketmenin ve günlük hareketi ihmal etmemenin önemine değinerek, 10 adımda sağlık bayram önerilerini sıraladı: Azar azar, sık sık beslenin Bayramda tek seferde çok yemek yerine, gün içinde küçük porsiyonlarla beslenin. Mideniz uzun süreli açlıktan sonra büyük öğünlere alışık değildir; aşırı yemek hazımsızlık, mide ağrısı ve halsizliğe sebep olabilir. Besinleri iyice çiğneyin Yemekleri yavaş ve dikkatlice çiğnemek hem midenizi yormaz hem de tokluk hissinizi artırır. Hızlı yemek gaz, şişkinlik ve sindirim problemlerine yol açabilir. Kahvaltıyı atlamayın, proteinle başlayın Güne proteinden zengin bir kahvaltıyla başlamak enerjinizi yükseltir ve tokluk süresini uzatır. Örneğin; yumurtalı, bol sebzeli omlet, menemen veya yoğurtlu meyve gibi seçenekler hem doyurur hem de tatlı isteğinizi azaltır. Öğünleri atlamayın Düzensiz öğünler, kan şekerinizin ani düşüp yükselmesine yol açar. Bayram boyunca öğünlerinizi mümkün olduğunca ev yemekleriyle ve zamanında yapmaya özen gösterin. Su ve sıvı tüketimini artırın Ramazan süresince sıvı alımı azalmış olabilir. Günde 2-2,5 litre su içmeyi hedefleyin. Ayrıca ayran, şekersiz komposto, ev yapımı limonata, ıhlamur ve yeşil çay gibi doğal içecekler de iyi birer seçenek. Gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durun. Tansiyon ve şeker hastaları ile yaşlı bireyler fazla çay ve kahveden kaçınmalıdır. Tatlıyı bilinçli tüketin Bayram tatlıları cazip olsa da ölçüyü kaçırmayın. Küçük porsiyonlar, gün boyunca yeterli su ve lifli gıdalarla birlikte tüketildiğinde hem tatlı ihtiyacınızı karşılar hem de kan şekerinizi dengeler. Sağlıksız atıştırmalıklardan uzak durun Abur cubur ve hazır atıştırmalıklar, metabolizmayı zorlayabilir ve sindirim sorunlarına yol açabilir. Ara öğünlerde meyve, kuruyemiş veya yoğurt gibi sağlıklı alternatifleri tercih edin. Hareket etmeyi ihmal etmeyin Fiziksel aktivite, bayramda aldığınız kaloriyi dengelemeye yardımcı olur. Ağır spor yapmak zor olabilir; ama tempolu yürüyüşler, merdiven kullanmak ve ziyaretlere yürüyerek gitmek bile fark meydana getirir. Yavaşlayın, yemeğin keyfini çıkarın Bayram sofralarında acele etmeyin. Yavaş yemek, hem daha çabuk doymanızı sağlar hem de sindirimi kolaylaştırır. Her lokmayı iyice çiğneyin ve sofrada sohbeti de ihmal etmeyin. Dinlenmeyi unutmayın Bayram yoğun bir dönemdir; uyku ve dinlenme sindirimi destekler, kan şekeri ve enerji dengenizi korur. Kendinize yeterli uyku ve kısa molalar verin, böylece hem keyifli hem sağlıklı bir bayram geçirebilirsiniz.