EĞİTİM - 30 Eylül 2021 Perşembe 12:41

Toros Üniversitesi öğrencileri Lojistik Vaka Yarışmasında birinci oldu

A
A
A
Toros Üniversitesi öğrencileri Lojistik Vaka Yarışmasında birinci oldu

Toros Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi’ne bağlı Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü öğrencileri, Türkiye Lojistik Derneği (LODER) ve MARS Lojistik tarafından düzenlenen yarışmada birinci oldu.

Toros Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi’ne bağlı Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü öğrencileri, Türkiye Lojistik Derneği (LODER) ve MARS Lojistik tarafından düzenlenen yarışmada birinci oldu.


Bu yıl 18.’si düzenlenen Üniversitelerarası Lojistik Vaka Yarışması’nda Toros Üniversitesi öğrencileri lojistik çözümleriyle yarışmayı birincilikle tamamladı. Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü öğrencileri Anıl Tekne, Kübra Deniz Altunkaya ve Gül Alişar’da oluşan ekip A kategorisinde birinci oldu. Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ayhan Demirci, yarışmayı kazanan öğrencilerini kutlayarak bu yarışmanın önemine dikkat çekti. Demirci, “LODER’in düzenlediği bu yıl 18’si düzenlenen Üniversitelerarası Lojistik Vaka Yarışması’nda öğrencilerimizin birinci olması hepimizi gururlandırdı. Türkiye’nin seçkin üniversitelerinden 70 ekibin yarıştığı böylesi önemli bir yarışmada alınan bu derece sadece üniversitemiz için değil kentimiz için de önemlidir. Hepinizin bildiği üzere Mersin ülkemizin en önemli lojistik üslerinden birisidir. Mersin Limanı’na entegre olarak hayata geçirilecek Çukurova Bölgesel Havalimanı’nın da faaliyete girmesi ile şehrimiz sektörel açıdan baktığımızda önemli bir çekim merkezi haline gelecektir. Böylesi ciddi bir potansiyele sahip kentimizde alanında yetkin bireyleri iş hayatına kazandırma adına biz akademisyenlere de önemli görevler düştüğü kanısındayım. Üniversitemiz öğrencileri aldıkları bu başarı ile sadece bizleri değil şehrimizi de gururlandırmışlardır. Ülkemizde gerçekleşen lojistik faaliyetlerin Tedarik Zinciri Yönetimi bakış açısıyla gerçekleştirilmesi, uluslararası rekabet açısından ülkemize önemli üstünlükler sağlayacaktır. Bu ve buna benzer yarışmalar; öğrencilerin sektörlerini daha yakından tanımasını sağlamakta, öğrencilerin vaka çözümleme becerilerini artırarak araştırmacı gençlere fikirlerini aktaracakları ortamlar sunmaktadır. Bu bakımdan LODER’e düzenledikleri bu yarışma için teşekkür ediyor, birinci olarak bizleri gururlandıran öğrencilerimizi bir kez daha kutluyorum” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Sağlık çalışanı baba ve kızı aynı ambulansta hayat kurtarıyor Gaziantep’te ambulans şoförü olarak görev yapan Bilal Kar ve acil tıp teknisyeni olarak görev yapan kızı Hatice Ateş, birlikte acil vakalara giderek hayat kurtarıyor. Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü Ambulans Servisi Başhekimliğine bağlı Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nda ambulans şoförü olarak görev yapan Bilal Kar ile acil tıp teknisyeni olarak görev yapan kızı Hatice Ateş, görevli oldukları sağlık istasyonunda acil vakalar için hazırda bekliyor. 112 Acil Sağlık Hizmetleri’nde görev yapan baba Bilal Kar ve kızı Hatice Ateş, hayat kurtarmak için canla başla çalışıp saniyelerle yarışarak hasta ve yaralı vatandaşların yardımına koşuyor. 27 yıldır büyük özveriyle 112 Acil Sağlık Hizmetleri’nde ambulans şoförü olarak görev yapan Bilal Kar’ın acil tıp teknisyeni kızı Hatice Ateş, babasının izinden giderek aynı mesleği seçip paramedik olarak çalışmaya başladı. Araç ve malzeme kontrollerini beraber yapan baba ve kızı, trafik kazası, kalp krizi ve yüksekten düşme gibi acil vakalara hızlı şekilde giderek hastaların hayatlarını kurtarmak için canla başla mücadele veriyor. 6 yıl önce mesleğe ilk adımlarını babasının izinden giderek atan ve babasıyla birlikte aynı istasyonda ve çoğu zaman aynı ambulansta görev yapan Hatice Ateş, hem sahada deneyim kazanıyor hem de babasıyla birlikte insan hayatına dokunmanın sorumluluğunu ve gururunu yaşıyor. Babasının yıllar içinde edindiği deneyimi kızı Hatice Ateş’in de mesleki yolculuğunda rehberlik ve yol göstericilik yapmasına neden olan baba Bilal Kar, acil müdahale gerektiren olaylarda da birbirlerine yardımcı olmanın ve profesyonel dayanışmanın önemini azimleri ve çalışkanlıklarıyla gösteriyorlar. Mesleklerinde büyük bir tutkuya sahip ve zor anlarda birbirlerine duydukları destekle işlerini daha etkili bir şekilde yapan baba ve kızı, hayat kurtarmak için adeta saniyelerle yarışıyorlar. Ekip arkadaşlarıyla birlikte görev yaptıkları istasyonda her zaman hazır kıta bekleyen ve 112 Komuta Kontrol Merkezi’ne gelen çağrıların ardından dakikalar içerisinde vakaya ulaşan baba ve kızı, acil vakalara birlikte çıkıyor. Her gün çok sayıda kişinin hayatına dokunan ve acil vakaları en kısa sürede hastaneye yetiştirmek için adeta canla-başla çalışan baba ve kızı, her türlü zorlu şartlarda vatandaşın yardımına koşuyorlar, aile bağlarının gücünden aldıkları ilhamla mesleklerine olan sevgilerini ve vatandaşa karşı sorumluluklarını birleştirerek çok sayıda hastanın hayatına dokunuyorlar. Sağlık Bakanlığı tarafından sağlanan imkanlar sayesinde her türlü teçhizatla donatılan araçlarla göreve çıkan baba ve kızı, trafik kazası, kalp krizi, inme ve zehirlenmelerin yanı sıra ani hastalık durumlarına kadar birçok alanda kritik rol oynuyo. İlk müdahalelerini yaptıkları vakaları güvenle hastanelere ulaştırmak için adeta saniyelerle yarışan baba ve kızı, çalışkanlarıyla ve azimleriyle örnek oluyor. 27 yıldır sağlık sektöründe çalıştığını ve kızıyla beraber görev yapmanın farklı bir heyecan olduğunu söyleyen Bilal Kar, kızının küçük yaşlardan itibaren kendisine özendiğini söyledi. Birlikte vakalara çıktıklarını ve hayat kurtardıklarını belirten Kar, "1997’de bu işe başladık. Bu işi de severek yapıyorum. 27 yıldan beri bu işe devam ediyorum. Kilis’ten sonra Gaziantep’e tayinimi istedim ve buraya geldim. Sonra çocuklarım yetişti. Büyük kızım Hatice’yi de bu işe ben yönlendirdim. Bu mesleğin güzelliklerini anlattım. ‘İnsana yardım ediyorsun, insanlara faydalı oluyorsun’ diye ben de kızımı bu mesleğe yönlendirdim. Sonra kızım okulu bitirdi. Okulu bittikten sonra Kilis’e tayini çıktı. Kilis’te üç yıl çalıştıktan sonra Gaziantep’e geldi. Sonra baba-kız burada çalışmaya devam ettik. İşimizi seviyoruz, mutluyuz. Allah inşallah herkese böyle güzel bir işler nasip etsin. Allah’a şükür bir sorunumuz yok. İşimizi seviyoruz. İnsanları en zor durumunda bizler yetişiyoruz. Allah göstermesin bir trafik kazası oluyor. Ailesi yok, çocuğu yok. Oradan geçen bir vatandaş 112’yi arıyor. O an hiç kimsesi yok. Biz yetişiyoruz. Ondan çok mutlu oluyoruz. İnsanları zor durumda kurtarmak bizi çok sevindiriyor, çok mutlu ediyor. İnsanları hastaneye yetiştirip, Allah’ın izniyle tedavi olmalarını sağlıyoruz" dedi. Mesai saatlerinde iş arkadaşı evde ise baba-kız olduklarını anlatan Kar, "İnsanların hayatına dokunuyoruz. İnsanların hayatına dokunduğumuz için de baba-kız mutlu oluyoruz. Zaman zaman evde de konuşuyoruz, ‘insanlara iyi yardımcı olduk. Güzel mesleğimizi seviyoruz’ diyoruz. Ben herkese baba mesleğini tavsiye ederim. Kızımı hem evde hem de iş yerinde görüyorum. Bu konuda çok mutluyum" ifadelerini kullandı. 6 yıldır sağlık çalışanı olarak görev yaptığını belirten Hatice Ateş ise "3 yıldır Gazintep’te çalışıyorum. İlk atama yerim Kilis’ti. Sonra ben de tayinle buraya geldim. Baba mesleğim. Babamdan görüyordum. Formalarına bakıp çok seviniyordum. Bende sağlık çalışanı olmak istiyordum. Küçükken babama çok özeniyordum. Çok şükür Rabbim nasip etti. Çalıştık ve bu bölümü tercih ettiğim için de mutluyum. Yaklaşık 3 yıldır da babamla birlikte çalışıyoruz. Birbirimizi destekliyoruz. O anlamda iyi oluyor. Ben de babamın tecrübelerinden faydalanıyorum. Birbirimize iyi geldiğimizi düşünüyorum. Bu mesleğin bana kattığı en güzel şeyin şükür olduğunu düşünüyorum. Çünkü biz insanların en zor zamanlarında yanlarında olduğumuz için aslında hayatımızın çok kıymetli olduğunu gördük. Bu mesleğe başladıktan sonra çok şükür etmemiz gerektiğini fark ettim. İnsanlara yardımcı olmanın verdiği huzur, mutluluk çok başka bir duygu olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
Eskişehir Sinema Anadolu’da ’Polonya Şimdi/Yeni Polonya Sineması 2’ açılış töreni düzenlendi Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde İletişim Bilimleri Fakültesi (İBF), Polonya Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği, Ankara Sinema Derneği ve Ankara Kült Kavaklıdere iş birliğiyle düzenlenen ’Polonya Şimdi / Yeni Polonya Sineması 2’ etkinliğinin açılış töreni gerçekleştirildi. Açılış öncesinde Polonya Ankara Büyükelçisi Maciej Przemyslaw Lang ve Polonya Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Radoslaw Sadowski, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’i makamında ziyaret etti. Tören, açılış konuşmaları ile başladı. Konuşmaların ardından Rektör Adıgüzel ve Büyükelçi Lang, törene katılan öğrencilerle sohbet etti. Etkinliğin ilk gününde ’Chopın, Chopın’ filmi izleyicilerle buluştu. "Uluslararası iş birliklerine büyük önem veriyoruz" Açılış konuşmasında projenin önemine vurgu yapan Rektör Adıgüzel, "Anadolu Üniversitesi olarak kültür ve sanat faaliyetlerini üniversite yaşamının ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Eskişehir Uluslararası Film Festivali’nin 20 yılı aşkın süredir şehrimize kazandırdığı vizyon, sinema kültürünü yalnızca yaşatmakla kalmayıp uluslararası bir etkileşim alanına dönüştürüyor. Sinema Anadolu’nun yıl boyunca ev sahipliği yaptığı özel seçkiler, söyleşiler ve gösterimler, kültür-sanat üretimindeki sorumluluğunu daha da güçlendiriyor. Bugün hayata geçirilen bu iş birliği, iki ülke arasındaki kültürel bağları kuvvetlendirirken genç izleyicilere yeni ilham alanları sunuyor. Etkinlik kapsamında çağdaş Polonya sinemasının yenilikçi anlatım biçimlerini ve evrensel insan deneyimlerini ele alan yapımları izleme fırsatı bulacağız. Anadolu Üniversitesi olarak uluslararası iş birliklerini geliştirmeyi ve öğrencilerimizin farklı kültürlerle artırmayı önemsiyoruz" dedi. "Eskişehir hayal gücünün şehridir" Polonya Ankara Büyükelçisi Maciej Przemyslaw Lang, Polonya sinemasını Eskişehir’de sunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Polonya Şimdi/Yeni Polonya Sineması 2 etkinliğinin Eskişehir’deki açılışını yapmaktan onur duyuyorum. Geçen yılki seçkinin gördüğü yoğun ilginin ardından çağdaş Polonya sinemasının çeşitliliğini ve duygusal derinliğini yansıtan yeni bir programla Türkiye’ye dönmekten mutluluk duyuyoruz. Eskişehir, sadece bir öğrenci kenti değil, aynı zamanda hayal gücünün şehridir. Sanatın, sinemanın, tasarımın ve yeni fikirlerin günlük hayatın doğal bir parçası olduğu bu şehir, ilham veren filmleri sunmak için ideal bir ortam oluşturuyor. Polonya anlatı geleneğinin farklı boyutlarını kapsayan bu yılki seçkide hem usta yönetmenlerin hem de genç sinemacıların eserleri yer alıyor. Anadolu Üniversitesi’ne misafirperverlikleri ve sinema kültürüne katkıları için teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Törene; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Rektör Danışmanı ve İBF Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Sırrı Serhat Serter, Polonya Ankara Büyükelçisi Maciej Przemyslaw Lang, Polonya Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Radoslaw Sadowski, senato üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.