- 01 Mart 2022 Salı 16:40

Ukraynalılar, Mersin’den tüm dünyaya ‘savaşa hayır’ diye haykırdı

A
A
A
Ukraynalılar, Mersin’den tüm dünyaya ‘savaşa hayır’ diye haykırdı

MERSİN (İHA) – Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları 6’ncı gününde devam ederken, Mersin’de yaşayan Ukraynalılar tüm dünyaya ‘savaşa hayır’ diye seslendi.

MERSİN (İHA) – Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları 6’ncı gününde devam ederken, Mersin’de yaşayan Ukraynalılar tüm dünyaya ‘savaşa hayır’ diye seslendi. Ukrayna ve Türk bayrakları açarak, savaşın bir an önce bitmesini isteyen Ukraynalılara, Rus vatandaşları da destek verdi. “Bu savaşın kazananı olmayacak. Yarın olmayacak” diye haykıran Ukraynalılar, savaştan sadece kendi ülkelerinin değil, tüm dünyanın etkileneceğini söylediler.


Mersin’de yaşayan Ukraynalılar, merkez ilçe Mezitli Belediyesi Demokrasi Meydanında toplanarak, Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaşa karşı tepkilerini dile getirdiler. Mersin Ukraynalılar Kültür ve Eğitim Derneği öncülüğünde bir araya gelen Ukraynalılara, başta Rusya vatandaşları olmak üzere Kırgızlar, Kazaklar, Belarus vatandaşları ve Türkler de destek verdi. Bazılarının çocuklarıyla katıldıkları eylemde Ukrayna ve Türk bayrakları açan grup, seslerinin duyulmasını istedi. Sloganlar ve pankartlarla ‘savaşa hayır’ diyen Ukraynalılardan bazıları gözyaşlarına hakim olamadı.



“1-2 yaşında çocuklar ölüyor”


Grup adına bir konuşma yapan Mersin Ukraynalılar Kültür ve Eğitim Derneği Başkanı Galina Vezeluha, böyle acı bir günde kendilerine destek olan herkese teşekkür etti. Ukrayna, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Belarus vatandaşları olarak bir araya geldiklerini söyleyen Vezeluha, “Şu an Ukrayna’da acı durumlar yaşıyoruz. Orada halk yer altında kaldı, metroda kadınlar doğum yapıyorlar, çok acı. 1-2 yaşında çocuklar ölüyor. Bu, gerçek bir durum. Bu savaşa ‘hayır’ dememiz gerekiyor, çünkü bu çocukların nesli çok kötü olacak. Bu savaşta sadece Ukrayna değil, gelecekte mahrum kalacak çok ülke olacak. Harkov şu anda 2. Dünya Savaşı’ndaki duruma geldi, hastaneler, bütün havalimanları bombalandı. Harkov’da şimdi çok acı bir durum var. Kiev’de ülkenin en büyük çocuk hastanesi bombalandı ve çalışamayacak duruma geldi. Herkes Ukrayna’nın kuzey tarafına kaçmış ama şimdi orayı bombalıyorlar. Bunlar asker değil, sivil insanlar. Burada gördüklerinizin yarısının akrabaları, babaları, anneleri, çocukları orada kalmış. Yarı yolda kalmışlar, buraya gelmiyorlar, geri gidemiyorlar. Herkes kendi ülkesinde insanlara söylesin, bu durum hiç kimseye gerekmiyor. Hepimizin birlikte bu savaşa karşı durmamız lazım” dedi.


Türkiye’ye ve Türklere minnettar olduklarını vurgulayan Vezeluha, Ukrayna Büyükelçiliği desteğiyle ülkedeki halk ve askerler için yardım kampanyası başlattıklarını, özellikle çocukların yemek, içecek ve bez gibi ihtiyaçlarının çok fazla olduğunu söyleyerek, herkesten yardım istedi.



“Bu savaşta kazanan olmayacak. Bütün dünya bizi duysun, savaşa hayır”


25 yıldır Türkiye’de yaşadığını ve aynı zamanda Türk vatandaşı olduğunu söyleyen Ukraynalı Irina Zengin de “Şu anda nükleer savaş kapının eşiğinde. Dünya ikiye bölündü; iyilik ve kötülük, aydınlık ve karanlık. Bu yüzden biz buradayız. Şimdi insanlar kendi politik görüşlerine, uyruğuna, dinine göre değil, vicdana göre taraf seçsin. Çünkü bu savaşta kazanan olmayacak. Yarın olmayacak. Bu sadece Ukrayna’nın savaşı değildir. Türk halkına çok teşekkür ediyorum, çünkü gerçekten sizden gerçek bir destek görüyoruz. Allah sizden razı olsun. Savaşa hayır. Bütün dünya bizi duysun, savaşa hayır” diye konuştu.



“Rusya Putin değil, Putin de Rusya değil”


Rus vatandaşı Aleksey Nikiforov ise “Ben Rus vatandaşıyım. Şunu anlıyoruz ki, ne Rusya’ya ne Ukrayna’ya savaş gerekiyor. Rusya Putin değil, Putin de Rusya değil. Savaşın hemen bitmesini çok istiyoruz. Bize barış gerek. Herkese barış gerek. Bütün dünyaya barış gerek” ifadelerini kullandı.


Ukraynalılar, açıklamaların ardından bir süre ‘savaşa hayır’ sloganı atarken, Mersin polisi de geniş güvenlik önlemi aldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum "Köyün neşesi" engelli genç herkesi gözyaşlarına boğdu: İmam ayakta durmakta güçlük çekti Çorum’da "köyün neşesi" olarak bilinen zihinsel engelli gencin cenaze namazını kıldıran cami imamı ve vatandaşlar gözyaşlarına hakim olamadı. Sosyal medyada paylaşılan o anlara ait görüntüler herkesi hüzne boğdu. Çorum’un Merkez ilçesi Üyük köyünde yaşayan 33 yaşındaki zihinsel engelli Dursun Karatepe, 17 Nisan’da rahatsızlanarak hayatını kaybetti. Köyün neşesi olarak bilinen Karatepe’nin cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Cenaze namazını kıldıran köy camisinin imamı Mustafa Yıldırım ve vatandaşlar gözyaşlarına boğuldu. İmam Yıldırım, 13 yıl boyunca kendisini hiç yalnız bırakmayan engelli gencin tabutunun başında gözyaşı dökerek, kendisinden helallik istedi. Herkes tarafından çok sevilen Dursun Karatepe’nin cenazesi gözyaşları arasında toprağa verildi. Köy imamının cenaze namazından önce tabut başında ayakta durmakta güçlük çektiği anlar ise bir vatandaş tarafından cep telefonuyla kaydedildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler, binlerce kişiyi hüzne boğdu. "Karşılık beklemeden herkesin yardımına koşardı" İhlas Haber Ajansı muhabirine konuşan Üyük Köyü Camii İmam Hatibi Mustafa Yıldırım, Dursun Karatepe’nin 13 yıl boyunca camide kendisine eşlik ettiğini ve köydeki tüm vatandaşların yardımına koştuğunu belirterek, "Dursun kardeşim 13 yıldır görev yaptığım bu köyde benim dostumdu, kardeşimdi. Cenaze namazını kıldırdığım esnada duygulandım. Sebebi de Dursun kardeşimiz köyün sokaklarında gezerken zihinsel engelliydi, konuşamıyordu ama bedenen çok güçlü biriydi. Bu vesileyle de köydeki herkese yardım ederdi. Hiç kimseden karşılık beklemeden onlara yardım ederdi. Yazları Kur’an kursu için camiye gelirdi. Okuma-yazma bilmemesi halinde sürekli benimle camide olurdu. Camide bir iş olduğunda bana yardım ederdi. Bunları da karşılık beklemeden yapardı. Dursun kardeşimiz sadece benim tarafımdan değil, bütün köylü tarafından sevilen, sayılan bir insandı. Dursun kardeşimizin bu köyde hiç kimseye zararı, kötülüğü olmamıştır" dedi. "Cenaze namazında ağlamayan hiç kimse kalmadı" Engelli gencin vefatının herkesi çok üzdüğünü dile getiren Yıldırım, "Çevre köylerden de onu tanıyan çok kişi vardı. Bu sebeple onun vefatının ardından sadece köyümüzdeki vatandaşlar değil, onu tanıyan herkes üzüldü. Cenaze namazını kıldırdıktan sonra Mevlana’nın ‘İnsan doğarken ağlar, yakınları gülerler. Öyle bir hayat sür ki sen öldükten sonra sen sevin, insanlar arkandan ağlasın’ sözü aklıma geldi. Bu tam Dursun’a göre bir söz. Dursun vefat ettiğinde onun cenaze namazında ağlamayan hiç kimse kalmadı. Bu da Dursun kardeşimizin ne kadar çok sevildiğini, sayıldığını ve insanlarımızın engellilere karşı bakış açısını ortaya koymuştur" diye konuştu.
İstanbul Sanık Karaoğlu: "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 24. oturumunda, İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu savunma yaptı. İddianamede örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ifade edilen Karaoğlu, "Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 24. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada geçtiğimiz cuma günü savunma yapan Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Akyüz’ün çapraz sorgusu yapıldı. Sanık avukatının savunmasının ardından İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu’nun savunmasına geçildi. İddianamede Karaoğlu’nın örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı ve sosyal yardım adı altında rüşvet olarak temin edilen hediye çeklerinin organizasyonunu yürüttüğü belirtilmişti. Karaoğlu’nun rüşvet alınması muhtemel iş adamlarının dosyalarını resmi görevi olmayan ve doğrudan örgüt lideri adına hareket eden Yakup Öner’e gönderdiği de aktarılmıştı. İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Karaoğlu, savunmasında görevi boyunca alnının akıyla çalıştığını belirterek, "Bu sürede imar müdürü olmamın ötesinde bir üst yönetimde yer almadım. Kimsenin adamı olmadım, kimsenin torpili ve referansıyla bir yerlere gelmedim. Ben siyasetçi değilim, kamu görevlisiyim. Alnıma leke sürecek en küçük bir hususla karşı karşıya kalmadım. Böylesine asılsız suçlamalarla, iftiralarla karşı karşıya bırakıldığım Boğaziçi İmar Müdürlüğümle ilgili hiçbir ihmali ve suçlamayı kabul etmiyorum. Aksine görevim boyunca dönem dönem tehdit edildim, 7 yaşındaki kızımla tehdit edildim. Benim ve müdürlüğümün yaptığı işlemlerde hiçbir eksiklik, ihmal veya yanlış bir durum yoktur. Örgüt üyesi olduğum ileri sürülüyor, kimseden talimat almadım, örgüt üyesi değilim. Talimatı ilgili yasadan aldım. Örgüt denilen yapılanma nedir açıkçası burada onu da anlamadım. 26 yıl görev aldığım belediye teşkilatları mıdır suç örgütü? Belediye personeli midir?" dedi. Duruşma, sanık avukatının savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.