YEREL HABERLER - 21 Mart 2012 Çarşamba 11:30

YÖRESEL OYUNLAR YAŞATILIYOR

A
A
A
YÖRESEL OYUNLAR YAŞATILIYOR

Mersin`in Erdemli ilçesi Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü, bünyesinde açtığı halk oyunları kursuyla yöresel oyunlara, kıyafetlere ve kültürel değerlere sahip çıkmayı hedefliyor. Çalışmalar kapsamında kursa katılan ve tamamı çocuklardan oluşan 80 kişilik ekibe düğünlerdeki yöresel oyunlar aslına uygun olarak öğretiliyor.
Anadolu`nun tarihi kültürel bakımdan çok zengin bir yapıya sahip olduğunu belirten Erdemli Halk Eğitim Merkezi Müdürü Ömer Okur, "Bu değerlerin birçoğu unutulmaya yüz tutmuş durumda. Halk Eğitim Merkezi olarak, değerlerimizi gün yüzüne çıkarmayı, onları çocuklarımıza sevdirip öğretmeyi ve bu sayede gelecek nesillere aktarma gibi bir çalışma içerisindeyiz" dedi.
Çalışmalar kapsamında halk oyunları kursu açtıklarını ve katılımın 80 kişiyi bulduğunu ifade eden Okur, "Dolayısıyla kurs sayesinde tamamı çocuklardan oluşan 80 kişilik büyük bir ekip kuruldu. Bu ekibin öncelikli görevi kültürel değerlerimizi en iyi şekilde yansıtmak ve standardına uygun şekilde yaşatmak olacaktır" diye konuştu.
Çalışmalar hakkında bilgi veren kurs usta öğreticisi Mustafa Ada ise ``Haftanın 3 günü çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ekibin ritm uyumunu geliştirmek için de canlı müzik eşliğinde çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalarımızın amacı yöremizin oyunlarını çocuklarımıza sevdirmek ve doğru olarak öğretmek`` dedi.
Bu yıl halk oyunlarına ilginin hayli yüksek olduğunu dile getiren Ada, "Ayrıca düğünlerimizde oynanan yöresel oyunlarımıza bir standart getirip, oyunlarımızı bozulmamış haliyle aslına uygun olarak ekibimize öğretiyoruz`` diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Glütensiz beslenme trendine profesörden uyarı: Teşhis yoksa sağlık riski var Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münir Anıl, glütensiz beslenmenin son yıllarda moda haline geldiğini belirterek, herhangi bir hastalık teşhisi olmadan bu şekilde beslenmenin ilerleyen süreçte bazı vitaminler, mineral ve besin eksikliklerine yol açabileceğini söyledi. Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münir Anıl, glütensiz beslenmenin son yıllarda bir trend haline geldiğini belirterek, bunun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Glütensiz beslenmesi gereken bireylerin büyük bir bölümünü çölyak hastalarının oluşturduğunu ifade eden Anıl, "Fbromiyaljide, bağırsak sendromlarında, otizmin bazı gruplarında, haşimatonun bazı durumlarında, glüten alerjilerinde ve sebebi açıklanmayan bazı özel durumlarda glütensiz beslenme gerekiyor. Ancak son dönemde sadece moda veya trend olduğu için glütensiz beslenmek isteyenleri duymaya başladık. Glüten, buğdayın içinde bulunan bir proteindir ve teşhis konulan kişilerin tüketmemesi gerekir, aksi halde rahatsızlık verir" dedi. "Teşhis olmadan glütensiz beslenmek ileride sorunlara yol açabilir" Yaklaşık 15 yıldır glütensiz beslenme üzerine bilimsel çalışmalar yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Anıl, bilinçsiz glütensiz beslenmenin tehlikelerine dikkat çekerek, "20 miligramlık glüten bile bu bireylerde zor anlar yaşatabiliyor ve hastalığı ilerletebiliyor. Ancak diyet yapmak isteyen bazı kişiler ‘glütensiz besleniyorum’ diyerek bunu bir trend haline getirdi. Bu çok sıkıntılı bir durumdur. Eğer herhangi bir hastalık teşhisi konulmadan glütensiz beslenmeye devam edilirse, bazı vitaminler, mineral ve besin bileşenleri gıdalardan alınamaz. Bu da uzun vadede sağlığa zarar verir" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Anıl, Samsun’un Atakum ilçesinde açılan özel glütensiz kafeterya ile Büyükşehir Belediyesinin glütensiz kafesinin ise teşhisli bireyler için önemli ve olumlu gelişmeler olduğunu söyledi. Bilimsel çalışmalar teşhisli bireyler için sürüyor Glütensiz ürün geliştirme çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Anıl, "Bilim durmuyor. Bazı baklagillerden ve mısır unundan iki farklı tarhana geliştirdik. Glütensiz ürünlerde aynı lezzeti yakalamak zordur ama biz bunu bilimsel ortamda aslında uygun hatta daha üstün özelliklerde geliştirdik. Özellikle çocuklar için glütensiz cips ürettik. Ayrıca fonksiyonel özellikleri yüksek bir ürün elde ettik. Tatlı ihtiyacına yönelik olarak da bakla şekeri üzerinde çalışıyoruz. Bakla şekeri üzerine yüksek lisans tezinin tamamladık. Patent aşamasındayız. 9 farklı bakla şekerini bu hastaların faydasına sunacağız" diye konuştu.
Samsun Lavanta kadınların elinde çeşitli ürünleri dönüşüyor: Yağ, mum, kolonya Samsun’un Kavak ilçesinde lavanta yetiştiriciliği, kadınlar arasında rağbet görüyor. Kadınlar lavantayı işleyip yağ, kolonya, çay ve mum gibi ürünlere dönüştürüyor ve çeşitli etkinliklerde pazarlıyor. Samsun’un Kavak ilçesinde lavanta yetiştiriciliği, kadınlar arasında ilgi görmeye devam ediyor. Kadınlar, lavantayı işleyerek yağ, mum, kolonya ve çay gibi ürünlere dönüştürüyor, ürettikleri ürünleri çeşitli etkinliklerde ve fuarlarda satışa sunuyor. Kavak Kadın Kooperatifi Başkanı Hümeyra Çelik Uyanık, "Kavak’ta şu an 600 dönüm arazide lavanta yetiştiriliyor. Lavanta yağları yine mahallede çıkartılıyor. Bu tür fuarlarda ve çeşitli etkinliklerde pazarlanıyor. Kozmetikte kullanılabiliyor, çay olarak da değerlendirilebiliyor. Özellikle Kavak’ın iklimi Isparta bölgesine benzetildiği için çok verimli şekilde yetiştiriliyor. Şu anda yağı, çiçeği ve tonikleri üretiliyor. Kolonya da üretiliyor" dedi. "Lavantadan mumlar üretiyorum, lavanta çayı olarak satış yapıyorum" Lavanta üreticisi Melike Kurtoğlu, "Büyükşehir Belediyesinin hibe desteği ile bu işe başladım. Şu anda yağlık üretim yapıyorum. Lavanta yağlarını Kavak’ta yetiştiriyoruz. 11 dönümlük bir arazim var ve orayı değerlendiriyorum. Lavantadan mumlar üretiyorum, lavanta çayı olarak satış yapıyorum" diye konuştu. "Kavak’ta lavanta, kadınlara istihdam sağladı" Özden Özçelik ise, "5 senedir lavanta işi yapıyoruz. Hem turizme açık bir yer. Ziyaretçiler gelerek fotoğraf çekimi yapıyor. Bunun yanı sıra kendi ürünlerimizin üretimini yapıp satışını gerçekleştiriyoruz. Kavak’ta lavanta, kadınlara istihdam sağladı. Öncelik olduk. 5 senedir devam ediyoruz" şeklinde konuştu.