POLİTİKA - 14 Ekim 2025 Salı 14:15

17. İyilik Gemisi, Bakan Yerlikaya’nın katıldığı törenle Gazze’ye uğurlandı

A
A
A
17. İyilik Gemisi, Bakan Yerlikaya’nın katıldığı törenle Gazze’ye uğurlandı

Mersin limanından ’17. İyilik Gemisi ’Akdeniz’i uğurlayan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya," Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, İsrail’in Gazze’ye yönelik soykırımın son bulması, sivillerin korunması ve insani yardımların kesintisiz olarak ulaştırılması için, yoğun bir diplomasi yürütmüştür, yürütmeye de devam etmektedir. Türkiye olarak biz, işgalin ilk anından itibaren tarihin doğru tarafında yer aldık, Gazzeli kardeşlerimizin yanında dimdik durduk. Bizim devlet geleneğimizde taraf bellidir. Biz, mazlumun yanında, zalimin karşısındayız" dedi.


AFAD koordinasyonunda, 17 sivil toplum kuruluşunun desteğiyle hazırlanan insani yardım malzemelerini Gazze’ye ulaştıracak olan 17. İyilik Gemisi, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın katıldığı törenle Mersin Limanı’ndan uğurlandı. Bakan Yerlikaya’nın yanı sıra Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Mersin Valisi Atilla Toros, AK Parti Mersin Milletvekili Ali kıratlı, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda davetlinin katıldığı törende dualar eşliğinde uğurlanan Akdeniz isimli gemide 50 tırlık yaklaşık 900 ton gıda ve hijyen malzemelerinin yer aldığı belirtildi. Yardım malzemelerinin Gazze’ye ulaştıktan sonra AFAD ve Kızılay koordinasyonunda dağıtılacağı bildirildi.



"Dünya çoğu zaman sadece izledi "


Törende konuşan Bakan Yerlikaya, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek, Türkiye’nin mazlumların yanında olmaya devam edeceğini söyledi.


Mersin Limanı’ndan, merhametin, vicdanın ve insanlığın yükünü taşıyan, ’Akdeniz’ adlı gemiyi uğurladıklarını belirten Bakan Yerlikaya, "900 ton hızlı tüketilebilir gıda malzemesini, Gazze’ye ulaştırılması için Mısır’ın El Ariş Limanı’na götürecek. Filistin halkının çilesi sadece son 2 yıldan ibaret değil.15 Mayıs 1948 Nekbe sabahından bu yana, Filistin’de şehirler yağmalandı, haritalar değişti. Kalpler parçalandı, hayatlar bir gecede yıkıldı. İsrail, zulmüyle Filistin topraklarını açık bir cezaevine çevirdi. Dünya ise çoğu zaman sadece izledi. Ve cezasız kalan her zulüm, yeni bir zulmün kapısını araladı.7 Ekim 2023’ten bu yana ise ne yazık ki, dünya yeni bir utanç çağına sürüklendi. İsrail, tüm cihanın gözleri önünde soykırım yaparak, insanlık suçu işledi. Bebek, çocuk demeden, kadın, yaşlı demeden, sivillerin üzerine yağan bombalar, savaşta bile dokunulmaması gereken ancak yerle bir edilen hastaneler, camiler. Ama tüm bunlara rağmen Filistin direndi. Gazze, ‘sumud’un yani kök salmış sabrın, direncin, kararlılığın adı oldu. Gazze yıkılmadı, teslim olmadı, umut etmeyi hiç bırakmadı" diye konuştu.



"Gazze yalnız değildi"


Bu süreçte vicdan sahibi insanların durdurulamadığına dikkat çeken Yerlikaya," Madrid’den Dublin’e, Ankara’dan İstanbul’dan Kuala Lumpur’a, Paris’ten Karakas’a kadar. Dünyanın dört bir yanında milyonlar meydanlara aktı ‘Bu zulüm dursun!’ diye haykırdı. ’Gazze yalnız değildir, Nehirden denize özgür Filistin’ dedi. Bu güçlü irade, bugün ateşkes kapılarını aralayan en kıymetli etkenlerden biri oldu. Evet, Gazze yalnız değildi.Dünya halklarının vicdanı Gazze için ayaktaydı. Ablukayı denizde delen iyilik filoları, karanlığı yaran beyaz yelkenler, bugün bu ateşkesi mümkün kılan direncin adı oldu" ifadelerini kullandı.



"İşgalin ilk anından itibaren tarihin doğru tarafında yer aldık"


Dün, Mısır’da tarihi bir gün yaşandığını da anlatan Yerlikaya, "Dünya liderleri barış için bir araya geldi. Cumhurbaşkanımız,‘Barış için Şarm El-Şeyh Zirvesi’ne katılarak, liderlerle birlikte ’Niyet Beyanı’nı imzaladı. Ülkemiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, İsrail’in Gazze’ye yönelik soykırımın son bulması, sivillerin korunması ve insani yardımların kesintisiz olarak ulaştırılması için, yoğun bir diplomasi yürütmüştür, yürütmeye de devam etmektedir. Türkiye olarak biz, işgalin ilk anından itibaren tarihin doğru tarafında yer aldık, Gazzeli kardeşlerimizin yanında dimdik durduk. Bizim devlet geleneğimizde taraf bellidir. Biz, mazlumun yanında, zalimin karşısındayız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, insanlığın acılar içinde kıvrandığı bu çağda, Hakk’ın ve hakikatin sesi insanlığın vicdanı, mazlumların nefesi oldu. Birleşmiş Milletler Kürsüsünden, ’Biz bugün, bu kürsüde kendi vatandaşlarımızla birlikte, sesi kısılmak istenen Filistin halkının hissiyatına, tercüman olmak için bulunuyoruz’ dedi. Çocukların çocukları büyüttüğü Gazze’ye karşı, insanlık görevinizi yerine getirin’ dedi" diyerek sözlerini sürdürdü.



"Filistin için 2 milyar 352 milyon lira bağış toplandı"


Türkiye’nin Gazze’ye yönelik insani yardım seferberliğini ilk günden itibaren kararlılıkla sürdürdüğünün altını çizen Bakan Yerlikaya: Devletimizin tüm kurumları, sivil toplum kuruluşlarımız ve aziz milletimiz tek yürek, tek bilek olmuştur.7 Ekim 2023’te başlayan saldırıların hemen ardından ülkemizin yardım yüklü ilk askeri kargo uçağı 13 Ekim’de Mısır’ın El Ariş şehrine ulaştı. O tarihten bugüne, AFAD Başkanlığımızın koordinasyonunda 14 uçak ve 16 gemiyle, gıda, barınma, hijyen ve sağlık malzemelerinden oluşan toplam 102 bin ton insani yardım malzemesi Gazze için gönderildi. 27 Temmuz 2025 itibarıyla, İsrail’in kısmi izinleri sonrasında 333 tır dolusu yaklaşık 4 bin 500 ton gıda malzemesi Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze’ye ulaştırıldı. Hâlen Mısır El Ariş depolarında 427 tırlık , yaklaşık 4 bin 500 tonluk insani yardım malzememiz, geçiş için beklemektedir. Bakanlığımız tarafından 7 Ekim 2023 tarihinden itibaren, Filistin için düzenlenen tüm yardım kampanyalarında, toplam 2 milyar 352 milyon lira bağış toplandı. Bunun 1 milyar 998 milyonu Filistin ve Gazze’ye yardım için kullanıldı, kullanılmaya devam ediyor. Ve bugün, ’İyilik Gemisi Gazze Yolunda’ diyoruz.900 ton gıda, konserve ve bebek maması yüklü Akdeniz gemisi, Gazze için yola çıkıyor. Filistin, zeytin ağaçlarının gölgesinde büyüyen çocukların, ezanların, ilahilerin ve şiirlerin yankılandığı o günlere, inşallah kavuşacaktır. Evet, biz inanıyoruz, O Filistin yeniden dirilecek. Adaletin, kardeşliğin, barışın yurdu olacak" diyerek sözlerini tamamladı.


İyilik gemisi konuşmalardan sonra İl Müftüsü Aydın Yığman tarafından edilen duanın ardından yola çıktı. Bakan Yerlikaya ve beraberindekiler gemiyi el sallayarak uğurladı.



17. İyilik Gemisi, Bakan Yerlikaya’nın katıldığı törenle Gazze’ye uğurlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.