KÜLTÜR SANAT - 17 Mayıs 2025 Cumartesi 17:35

550 kilometrelik ’Tarihi Kilikya Yolu’ yürüyüşe açıldı

A
A
A
550 kilometrelik ’Tarihi Kilikya Yolu’ yürüyüşe açıldı

Mersin’de yaklaşık 5 yıllık çalışma sonucu tamamlanan 550 kilometrelik ’Tarihi Kilikya Yolu’ yürüyüşe açıldı. Uluslararası standartlar gözetilerek yapılan güzergah boyunca ören yerlerinin yanı sıra 55 köyden geçen Kilikya Yolu 4 rotadan oluşuyor.


Mersin Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Mersin Zirve Dağcılık Spor Kulübü ve Kilikya Yolu Koruma ve Yaşatma Derneğinin işbirliğinde yaklaşık 5 yıl süren çalışma sonucu yürüyüşe açılan 550 kilometrelik ’Tarihi Kilikya Yolu’nun lansmanı MBB Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirildi.


Kilikya Yolu Koruma ve Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Durukan, sportif organizasyonlar ve kültürel amaçlı geziler için kullanılacak Kilikya Yolu projesinin 550 kilometrelik etabının 5 yıllık zorlu bir çalışma süresinin ardından resmen açıldığını söyledi. 550 kilometrelik yolun tespiti sırasında yaklaşık 55 köyden geçmek ve yardım almak durumunda kaldıklarını anlatan Durukan, "Burada birer rakama dönüşmüş olan bu ifadeler aslında uzun ve yorucu bir çalışmanın kısa bir özeti, memlekete sağlayacak bir projenin istatistiki dökümüdür" dedi.



Hermes, projenin logosu olarak seçildi


Projenin teknik detayları hakkında kısa bilgiler veren Durukan, şöyle devam etti:


"Hermes logosu mitolojiden seçildi. Hermes, mitolojide yolun ve yolcuların tanrısıdır, aynı zamanda tüccarların tanrısıdır. Antik yazarlardan Oppianos bize ’Korikos (Korykos) Hermes’in kentidir’ der. Korikos, Kızkalesi’nin Antik Çağ’daki ismidir. Ve bütün bunların bileşkesi olarak biz Hermes’i bu projenin logosu olarak tercih ettik. 550 kilometrenin tamamı uluslararası standartlarda işaretlendi, doğayla uyumlu bilgi ve yön levhaları ile tanımlandı, internet ortamında da bilgi servisi yapıldı. Proje ile ilgili bilgileri ve görüntüleri ’kilikyayolu.mersin.bel.tr’ internet sayfasından temin etmeniz mümkün. Ayrıca Kilikya yolunun bu bölümüyle ilgili ayrıntılı bilgi içeren bir rehber kitap şu an baskıda. Birkaç hafta içinde erişilebilir hale gelecek. Bu kitap aynı zamanda belediyemizin web sayfasında e-kitap olarak meraklıların kullanımına sunulacak, ücretsiz indirilebilecektir."



Proje 4 bölümden oluşuyor


Proje kendi içinde 4 bölümde değerlendirilebileceğini vurgulayan Durukan, "Tarsus’tan başlayıp Gülek Kalesi’ne kadar uzanan Doğu kanadı İpekyolu olarak tanımlandı. Gülek Kalesi’nden Erdemli’nin kuzeyindeki Kızılgeçit’e kadar olan bölge Toros yolu olarak tanımlandı. Üçüncü bölüm Olba yolu olarak tanımlandı. Ve Silifke’den Tisan’a kadar olan coğrafya da Afrodit yolu olarak tanımlandı. Her ne kadar bir yol projesi olarak tanımlansa da aslında bunun çok ötesinde içeriğe sahiptir. Erdemli, Olba, Silifke, Kızkalesi arasında kalan bu coğrafya son derece zengin bir kültürel miras birikimine sahiptir. Kilikya Yolu projesi bu kültürel potansiyeli vitrine taşımayı amaçlayan çok önemli bir projedir" diye konuştu.


Yürüyüş yollarının hem dünyada hem de Türkiye’de örnekleri olan yaygın organizasyonlar olduğunu vurgulayan Durukan, "Kilikya yolu projesi kültürel mirasın, doğal zenginliklerin ve hatta yerel lezzetlerin tanıtılmasına katkı sağlayacak bir katalizördür. Mersin içinden veya dışından bu güzellikleri deneyimlemek isteyen ziyaretçilerin ihtiyaçlarına yönelik bir turizm, zaman içinde canlanacaktır. Bu açıdan Kilikya Yolu projesi ekonomiyi de tetikleyecek olan bir projedir. Tarım dışı dinamiklerin faaliyete geçirilmesini yani ekonominin çeşitlendirilmesini hedeflemektedir. Bu nedenle Kilikya yolu projesinin sadece bir yol projesi gibi değerlendirmek eksik olur. Kültürel ve doğal zenginliğimiz Mersin’in yumuşak gücü yani Soft Power olarak değerlendirdiğimiz yumuşak gücüdür. Bu yönüyle Kilikya yolu projesi kırsal kalkınmaya sosyo-ekonomik boyutta katkı sağlayacak bir projedir" dedi.



"Proje 55 köye köyden geçiyor"


Kilikya Yolu projesinin sosyal açıdan da önemli bir amaç güttüğüne işaret eden Durukan, "Proje yaklaşık 55 köye köyden geçiyor. Uzak olduğu sanılan yerlerin ulaşılabilir hale gelmesine, değerlendirmesine ve sahip çıkılmasına katkı koyacak bir projedir. Köylerin cazibesi hakkında farkındalık oluşturarak, köyden kente yaşanan göçün tersine çevrilmesinde etkili olabilecek projelerden bir tanesidir. Kısacası bilim, sanat, kültür, turizm ve sporun iç içe geçtiği kompleks bir projeden bahsediyoruz. Bu projeyi kalkınma programıyla ilişkili bir altyapı Projesi olarak tanımlamanın anlamlı ve uygun olduğunu düşünüyorum. Projenin en önemli özelliklerinden biri de Mersin’in en kronik sorunlarından bir tanesi olan tanıtıma ilaç olmasıdır" diye konuştu.


Mersin Zirve Dağcılık Spor Kulübü ve Kilikya Yolu Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ali Rıza Demir de hazırlık süreci boyunca yaptıkları çalışmaları anlattı.



"Şehrin tanıtımına önemli destek verecek çalışmalardan biri"


Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise Mersin’in kadim medeniyetlere ev sahipliği, farklı semavi dinlere mensup insanların yaşadığı, farklı kültürlerin bir arada olduğu muazzam bir kent olduğunu söyledi. Önemli bir tarihi kültürel mirasın üzerinde olduklarının unutulmaması gerektiğini belirten Seçer, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir bölgede yaşadıklarını ifade etti.


Yapılan çalışmanın 5 yıl önce karara bağlandığını hatırlatan Seçer, "Ama bir ekip çalışması, ’ben bilirim, ben en iyisini bilirim, benim dediğim doğru’ anlaşıyı değil. 2019’dan sonra Mersin’in en büyük kazanımı ne diye sorarsanız? Mersin katılımcı demokrasiyi öğrendi. Bu kentin yönetimine herkes dahil oldu. Onun için zenginlik çıkıyor. Herkes burada bir aradayız. Herkes burada, herkes kenti sahipleniyor" dedi.


Mersin’in en büyük sorunlarından birinin tanıtım olduğuna dikkat çeken Seçer, Tarihi Kilikya Yolu projesinin şehrin tanıtımına en önemli destek verecek çalışmalardan biri olduğunu vurgulayarak, "Sizin tarihi doğal güzellikleriniz var. Ama bunu kimse bilmiyor. Sizin elinizde muazzam ürünler var ama arka tarafta depoya saklamışsınız. Tarihi Kilikya Yolu ile bu coğrafyada 10 binlerce yıl önce yaşayan kültürleri, tarihi ve aynı zamanda hala bütün saldırılara rağmen kendini koruyan doğayı tanıtma imkanı sunuyoruz. Bunu vitrine getiriyoruz" diye konuştu.


Kilikya Yolu projesinin bölge insanı ve kent ekonomisine sağlayacağı katkılara değinen Seçer, yaptıkları ve devam eden projelerden de bahsetti.



550 kilometrelik ’Tarihi Kilikya Yolu’ yürüyüşe açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri BBP Kayseri İl Başkanlığı Olağan Genel Kurulu yapıldı Büyük Birlik Partisi (BBP) Kayseri İl Başkanlığı Olağan Kongresi’nde konuşan Genel Başkan Yardımcısı Nihat Gürbüz, Süper Lig’e çıkan Amedspor ile ilgili olarak; "Buradan açıkça söylüyorum, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kürdistan diye bir bölge, coğrafya, siyasi yapı yoktur" dedi. Kadir Has Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen BBP Kayseri Olağan İl Kongresine BBP Genel Başkan Yardımcısı Tevfik Eren, Genel Başkan Yardımcısı Nihat Gürbüz, Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Satılmış, İl Başkanı Mustafa Dirmen, Sivaslılar Konfederasyonu Başkanı İsa Gün katıldı. Kuran tilaveti, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından divan başkanlığına seçilen Genel Başkan Yardımcısı Tevfik Eren ile Kongre başlatıldı. Açılış konuşmalarını gerçekleştiren İl Başkanı Mustafa Dirmen; "Bugün burada sadece bir kongre gerçekleştirmiyoruz. Bugün burada beraberliğimizi güçlendiriyor, davamıza olan sadakatimiz bir kez daha hayırlıyoruz. Büyük Birlik Hareketi inancın, ahlakın, vatan sevgisini, millet sevdasının ve dik duruşun adıdır. Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlunun bize bıraktığı bu emaneti taşımaktan onur duyuyoruz. Bizler makam için değil millet için siyaset yapan bir hareketin temsilcileriyiz. Kayseri’miz kadim bir Türk-İslam şehridir. Bizle bu şehrin evlatları olarak birlik içerisinde çalışacak, vatandaşlarımızın dertleriyle dertlenmeye devam edeceğiz, kapımız herkese açık olacak" dedi. BBP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Gürbüz ise kongrede yaptığı konuşmada Süper Lige yükselen Amedspor’a tepki gösterdi. Gürbüz; "Bu milletin sabrını hiç kimse test etmeye kalkışmamalıdır. Bugün sadece güvenliğimiz değil, milli birliğimiz de hedef alınmaktadır. Bazı ocaklar çıkıp Türkiye’nin spor kulübünü ’kürdistanın’ takımı olarak tanımlayacak kadar pervasızlaşmıştır. Buradan açıkça söylüyorum, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ’kürdistan’ diye bir bölge, coğrafya, siyasi yapı yoktur. Türkiye’nin takımı Türkiye’nindir. Bu bayrağın altına oynayan herkes bu bayrağa saygı göstermek zorundadır. Eğer ki birileri bu ülkenin bayrağını ve adını kabul etmiyorsa, kendilerini ait hissettikleri yerde var olmaya çalışsınlar. Türkiye Cumhuriyeti kimliğini inkar edenlerin değil sahip çıkanların devletidir. Bu mesele bir spor meselesi değildir, doğrudan milli egemenlik meselesidir. Biz bu konuda ger adım atmayız. Bu adımlar ihaneti normalleştirme adımlarıdır. Bu konuda gaflete düşenler olsa da Büyük Birlik ailesi olarak biz mili değerlerimizi, duruşumuzu ve irademizi korumaya bu konudaki saldırı ve tacizleri bertaraf etmeye kararlıyız" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından yapılan oylamada, tek liste ile genel kurula giren Mustafa Dirmen, BBP Kayseri İl Başkanlığı’na seçildi.
Osmaniye Osmaniye’de Lezzet Festivali coşkusu: 20 bin litre toyga çorbası ikram edildi Osmaniye’de bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Lezzet Festivali, renkli kortej yürüyüşü ve birbirinden özel lezzetlerin tanıtıldığı etkinliklerle başladı. Festivalde Türkiye’nin en büyük kazanında hazırlanan 20 bin litre Toyga çorbası vatandaşlara ikram edildi. Osmaniye Belediyesi, Osmaniye Gastronomi Geliştirme Tarih Sanat ve Doğa Koruma Derneği (OSGAD) ile Türkiye Aşçılar Federasyonu (TAFED) iş birliğinde Atatürk Caddesi’nde düzenlenen festivale, Türkiye’nin dört bir yanından gelen 100’ün üzerinde ünlü şef katıldı. Renkli görüntülere sahne olan kortej yürüyüşüyle başlayan festival, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Festival kapsamında kurulan alanda Türkiye’nin En Büyük Kazanı’nın kapağı ünlü şefler tarafından açıldı. Osmaniye’nin geleneksel lezzetlerinden Toyga çorbası, 20 bin litre olarak hazırlanıp yaklaşık 30 bin kişiye ikram edildi. Etkinlikler de üniversite öğrencileri de Osmaniye yer fıstığını kullanarak yemek yarışmaları düzenledi. Ünlü şefler sahnede gerçekleştirdikleri yemek şovlarıyla dikkat çekerken, stant açan Osmaniyeli kadınlar ise yöresel ürünlerini sergileyerek satış yaptı ve aile bütçelerine katkı sağladı. Festival de Osmaniye yer fıstığıyla hazırlanan kömbe, fıstıklı revani, narlı ve havuçlu yer fıstıklı cezeryeler ile ızgaralarda pişirilen Osmaniye kıyma kebapları ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Öte yandan festival alanında Türkiye’nin farklı şehirlerine ait yöresel lezzetlerin yer aldığı stantlar da vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Festivalin, kentin gastronomi turizmine katkı sağlaması hedefleniyor. Başkan Çenet, "Osmaniye gastronomide de marka bir şehir olsun istiyoruz" Bugün, bahar ayıyla birlikte Osmaniye’mizi Türkiye mutfağıyla buluşturuyoruz diyen Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, "Osmaniye Gastro Osmaniye Lezzet Festivali’ne on binlerce konuğumuz gelmeye başladı. Üçüncüsünü düzenlediğimiz bu festivalde, gerçekten Türkiye’nin 81 ilinden şeflerimiz burada, gastronomi okullarımızdan öğrencilerimiz burada ve tabii ki Osmaniye’mizin lezzetlerini gün ışığına çıkaran kadın kooperatiflerimiz burada. Bugün, bahar ayıyla birlikte Osmaniye’mizi Türkiye mutfağıyla buluşturuyoruz. Osmaniye aslında gastronominin de önemli merkez şehirlerinden biri. Neden? Çünkü kültür yolu ve İpek Yolu üzerinde yer alıyor. Biz istiyoruz ki Osmaniye, bu sentezi gastronomide kendi özgün ürünleriyle, annelerimizden gelen o eşsiz lezzetlerle birlikte yeni Türkiye yüzünü de taşısın. Bunlara ekonomik bir katma değer kazandırsın ve Osmaniye gastronomide de marka bir şehir olsun istiyoruz." Dedi.