EKONOMİ - 24 Mart 2026 Salı 10:11

Arıcılar teknolojiyi yakından takip ediyor: Devlet desteğiyle modern tesis kurdu, 40 kişiye istihdam sağladı

A
A
A
Arıcılar teknolojiyi yakından takip ediyor: Devlet desteğiyle modern tesis kurdu, 40 kişiye istihdam sağladı

Mersin’de yaylalarda doğal olarak üretilen bal, devlet desteğiyle kurulan ve 40 kişiye istihdam sağlayan modern tesiste hazırlanarak el değmeden vatandaşlara ulaşıyor. Hasat ve analizlerin ardından hijyenik bir ortamda ürünler hazırlanırken, sipariş verenler de tüm aşamalarda bilgilendiriliyor.


Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Mersin’de binlerce arıcı her sezon yoğun mesai harcıyor. Sıfır rakımdan 2 bin rakıma kadara bal üretmek için kovanlarını mevsim şartlarına göre gezdiren arıcılar, hasat döneminde ise emeklerinin karşılığını alıyor. Atalarından öğrendiği arıcılığı sürdüren Celal Çay da başta Eğriçayır yaylası olmak üzere bir çok bölgede arılarıyla Total Anti Mikrobiyal Aktivite (TA) değeri 10 ve üzerinde bal üreterek ülke genelinde müşterilerine ulaştırıyor. Daha önce 15 kişilik ekiple çalışan Çay, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu aracılığıyla devletten aldığı destekle ürüne el değmeden paketlenmesini sağlayan son teknoloji ve hijyenik tesisle 40 kişiye istihdam sağladı. Çay, kurduğu tesiste kendi arılıklarından ve 100’e yakın arıcıdan gelen balı tesiste ilgili kurumlar tarafından analizleri yaptırarak el değmeden hazırlanmasını sağlıyor. Arı ürünleri siparişi veren vatandaşlar ise tüm süreçte mesajla bilgilendiriliyor.



40 personel mesai yapıyor


Babasının ürettiği balı satarak işe başladığını anlatan arıcı Celal Çay, "Sonra firmamıza hem müşterimiz arttı hem arıcı sayımız arttı. Ve bugün işletmemizde yaklaşık 40 kişi çalışıyor. Bu yeni işletmemizi IPARD projesiyle yaptık. Burada Avrupa Birliği ve devletimizin desteği var. O destekle 2 senede bu modern tesisimizi yaptık. Eski fabrikamıza artık sığmıyorduk, işlerimiz büyümüştü. Oradaki çalışan sayımız 15-20 kişiydi ve birbirimizin ayağının üzerine basıyorduk, ürün koyacak depomuz yoktu. Ama bugün yaklaşık 100’e yakın arıcımızla, 40 personelimizle burada hem arı ürünlerini paketliyoruz, hem de arı ürünleri içeren takviye edici gıdalar üretiyoruz" dedi.



Geleneksel üretim teknolojiyle buluştu


Arı sütü, propolis, polen gibi arının tek bir ürünü değil, birçok ürünü olduğuna değinen Çay, "Hepsinden takviye edici gıda üreterek tüketicilerimize ulaştırıyoruz. Her ne kadar doğayla geleneksel bir üretim de yapsak, üretmiş olduğumuz arı ürünlerini modern tesislerde paketleyip tüketicilerimize ulaştırma gibi bir ihtiyacımız da var. Böyle modern bir tesiste, yaylalarda üretmiş olduğumuz arı ürünlerimizi paketleyip tüketicilerimize ulaştırıyoruz.


Teknolojiyi hem doğada hem işletmemizde takip ediyoruz. Yeni çıkan makinalardan alıyoruz ve verimli, daha hijyenik şekilde nasıl yapabiliriz diye işimizi geliştirmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.


Üretimle ile ilgili hem Tarım Bakanlığı’nın denetimleri hem de ürün verilen marketlerin tedarikçi denetimleri olduğuna da dikkat çeken Çay, yeni tesiste bu denetimleri çok kolay bir şekilde, rahatlıkla geçip ürünlerini satabildiklerini anlattı.



Ürün müşteriye gidene kadar 3-4 bilgilendirme mesajı gidiyor


Satışlarının yüzde 80’ini internetten yaptıklarına değinen Çay, "Web sayfamızdan gelen siparişlerin faturasını içeride yazıcıdan yazdırıyoruz. Ondan sonra paketleme noktasına geliyoruz. Burada kargo kırılmayacak şekilde paketleniyor. Buradan paketlendiği an bilgisayardan barkodu okutuyoruz ve müşterimize mail gidiyor ’Sizin siparişiniz paketlendi’ diye. Sonra kargo teslim aldığında bir mail daha gidiyor ’Kargo teslim aldı’ diye. Yola çıktığında bir daha. Böylelikle tüketici son derece memnun oluyor ve adım adım kendisine ulaşana kadar 3-4 tane bilgilendirme mesajı veya maili geliyor. Bu da sipariş veren tüketiciyi çok mutlu ediyor diyor. Tüm bu süreci tüketicimiz yaşıyor ve tekrar sipariş vermesini sağlıyor. Biz de mutlu bir şekilde onlara ürünlerimizi ulaştırmış oluyoruz" diye konuştu.



Arıcılar teknolojiyi yakından takip ediyor: Devlet desteğiyle modern tesis kurdu, 40 kişiye istihdam sağladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Mimarlar ve tasarımcılar için üretim sürecini hızlandıran teknoloji Excalibur, G920 modeliyle yüksek performanslı donanım çözümlerini mimarlık, 3D modelleme ve görsel tasarım dünyasının profesyonelleriyle buluşturuyor. Excalibur G920, proje süreçlerinde üretim akışını hızlandırarak kullanıcıların beklemeye değil üretmeye odaklanmasını sağlıyor. Günümüzde mimari projeler, üretkenliğin yanı sıra yüksek işlem gücüne de ihtiyaç duyuyor. Büyük ölçekli BIM dosyaları, karmaşık 3D sahneler ve yüksek çözünürlüklü video içerikleri, cihazların sınırlarını zorluyor. Bu noktada performans hızın ötesine geçerek süreklilik anlamına geliyor. Excalibur G920, RTX50 serisi ekran kartı seçenekleri ve yapay zeka destekli DLSS 4 teknolojisiyle, özellikle render ve görselleştirme süreçlerinde geçen süreyi minimize ediyor. Bu da kullanıcıların daha fazla üretime, daha az beklemeye odaklanmasını sağlıyor. Üst düzey donanım, sahada gerçek bir avantaj sağlıyor 14. nesil Intel Core i9 işlemci ve 64 GB’a kadar DDR5 RAM desteği sayesinde, büyük proje dosyalarıyla çalışırken yaşanan donma ve gecikmeler ortadan kalkıyor. Bu da özellikle yoğun teslim dönemlerinde iş akışının kesintisiz devam etmesini sağlıyor. Yüzde 100 DCI-P3 renk doğruluğu sunan ekran ise tasarım süreçlerinde kritik bir rol oynuyor. Malzeme, ışık ve renk detaylarının gerçeğe en yakın şekilde görüntülenmesi, yapılan işin kalitesini doğrudan etkiliyor. Sürdürülebilir performans ve geniş çalışma alanı Yüksek performansın sürdürülebilir olması ise en az gücü kadar önemli. Gelişmiş soğutma mimarisi sayesinde Excalibur G920, uzun süren render işlemlerinde performansını koruyarak zaman kaybını minimize ediyor. 2.5 kilogram hafifliği ve ince yapısıyla cihaz, ofisle sınırlı kalmadan farklı çalışma alanlarına kolayca uyum sağlıyor. Böylece kullanıcılar, güçlü bir masaüstü performansını mobil olarak deneyimleyebiliyor. Excalibur G920, yüksek performansı mobiliteyle birleştirerek, mimar ve tasarımcıların üretim süreçlerini daha hızlı, daha akıcı ve daha verimli hale getiriyor.
Gaziantep Gaziantep’te nakliye sektörü alarm veriyor Gaziantep Nakliyeciler Esnaf Odası Başkanı Ahmet Kaya, özellikle akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin sektör üzerinde büyük baskı oluşturduğunu belirtti. Kaya, sektörün doğrudan yakıta bağlı olduğunu ifade ederek, yapılan zamların yalnızca maliyetleri artırmadığını, aynı zamanda hizmetin sürdürülebilirliğini de tehdit ettiğini söyledi. Kaya, yakıtın yanı sıra araç bakım, yedek parça, sigorta ve personel giderlerindeki artışların da işletmeleri ciddi şekilde etkilediğini dile getirdi. Artan maliyetlere rağmen navlun fiyatlarının aynı oranda güncellenemediğini belirten Kaya, bu durumun özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri zorladığını ve sektörün en büyük çıkmazlarından biri haline geldiğini ifade etti. Nakliye sektörünün üretimden tüketime kadar ekonomik zincirin en önemli halkalarından biri olduğuna dikkat çeken Kaya, yaşanacak muhtemel bir daralmanın sadece sektör esnafını değil, ticaret ve sanayiyi de olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Kaya, sektör temsilcileri olarak beklentilerinin daha dengeli ve öngörülebilir bir fiyat politikası oluşturulması olduğunu belirterek, küçük ve orta ölçekli işletmeler için destek mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini söyledi. Artan maliyetler karşısında birçok işletmenin faaliyetlerini sonlandırma riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Kaya, bunun istihdam kaybına ve lojistik zincirde aksamalara yol açabileceği uyarısında bulundu.