POLİTİKA - 15 Şubat 2026 Pazar 12:14

Bakan Bayraktar: "Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak"

A
A
A
Bakan Bayraktar: "Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin, enerjide çok büyük bir iddia ortaya koyduğunu, çok büyük bir hedefle yola çıktığını belirterek, "Bizim hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, dışa bağımlılıktan kurtarabilmek. Bunun her alana yansıması olacak. Ekonomiye çok büyük bir yansıması olacak. Çünkü Türkiye her yıl 60 ila 70 milyar dolar enerji ithalatına para ödüyor" dedi.


Bakan Bayraktar, Taşucu Limanı’ndan Somali’ye gidecek 7. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi ‘Çağrı Bey’ için düzenlenecek uğurlama törenine katılmak üzere Mersin’e geldi. Mersin programına valilik ziyareti ile başlayan Bakan Bayraktar, Valilik Şeref Defterini imzalayıp Vali Atilla Toros ile bir süre görüştükten sonra AK Parti Mersin İl Başkanlığına geçti.


Burada partilileriyle bir araya gelen Bakan Bayraktar, yaptığı konuşmasında, Mersin’in, Türkiye’nin en önemli şehirlerinden bir tanesi olduğunu belirterek, "Çünkü her yönüyle büyük bir potansiyele sahip. Tarım deseniz öyle, sanayi deseniz öyle, lojistikte Türkiye’nin ekonomisine can veren şehirlerden bir tanesi. Limanıyla, diğer unsurlarıyla. Enerjisiyle inşallah dediğim gibi hem Türkiye’de, hem dünyada artık adı duyulacak bir şehir haline geliyor. Dolayısıyla bu anlamda bizim ülkemiz için göz bebeği şehirlerimizden, büyüyen ve çok daha büyük bir büyüme potansiyeli olan şehirlerimizden bir tanesi" diye konuştu.


Mersin’in, bu büyümenin getirdiği belli zorluklarla da karşı karşıya olduğunu söyleyen Bayraktar, "Yani nüfusumuz artıyor, ihtiyaçlarımız artıyor, özellikle altyapı ihtiyacımız, enerji altyapısındaki ihtiyaçlarımız artıyor. Bu anlamda da biz bu ihtiyaçların karşılanması için, sabah buraya ilk geldiğimiz dakikadan itibaren İl Başkanımız, il yönetimindeki arkadaşlarımız, vekillerimiz, zaten onlarla her zaman Ankara’da da burada da bir aradayız. Onlar şehrin sorunlarını, beklentilerini bizlere ifade ediyorlar. Biz de şehrimizdeki bu sorunları, sıkıntıları nasıl giderebiliriz, nasıl çözümler üretebiliriz onlarla ilgili özellikle bu sabahtan itibaren istişarelerimizi tekrar yaptık. Verimli toplantılar yaptığımızı düşünüyorum. İnşallah bunların neticelerini sizler de hissedeceksiniz" ifadelerini kullandı.


Yapılan bu işlerin, elektrik ve doğalgaz gibi aslında temel evrensel hizmetler olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, "Yani bunlarsız hayat, elektriksiz bir hayatı düşünmek mümkün değil. Tabii biz bir taraftan da bu hizmetleri sunarken, bunun arkasında neler yaptığımızı, yani enerjide Türkiye’nin hedeflerini, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonunda enerjideki hedeflerimizi de böyle özellikle dava ve yol arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde kısaca ifade ediyoruz" şeklinde konuştu.


"Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak"


Türkiye’nin, enerjide çok büyük bir iddia ortaya koyduğunu, çok büyük bir hedefle yola çıktığını belirten Bakan Bayraktar, şöyle devam etti; "Bizim hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, dışa bağımlılıktan kurtarabilmek. Bunun her alana yansıması olacak. Ekonomiye çok büyük bir yansıması olacak. Çünkü Türkiye her yıl 60 ila 70 milyar dolar enerji ithalatına para ödüyor. Diyebilirsiniz ki ’yapmayalım’. Ama yapmadan da bu sefer işte ihtiyacımız olan enerjiyi karşılama şansımız yok. Ve elektrik ihtiyacı özellikle başta büyük bir hızla artıyor. Şimdi Mersin’in altyapısıyla ilgili bu sabah yaptığımız toplantıda, temel öne çıkan şeylerden birisi, özellikle kırsaldaki ihtiyaçlar. Evet şebeke eskiyor, 30 yıllık 40 yıllık şebekemiz yaşlanıyor ama başka bir şey daha var. Kırsalda eskiden sadece belki aydınlatma amaçlı kullandığımız elektrik, bugün artık her beyaz eşyanın olduğu, klimaların olduğu, yakında elektrikli araçların olduğu bir ihtiyaç sürecine doğru gitmiş. Dolayısıyla bu talep artmış. Bu artan talebin önümüzdeki süreçte daha da artacağını öngörüyoruz. Onun için bizim enerji ithalatımız artabilir."


"Ne yapıyoruz bunun için?" diyerek konuşmasını sürdüren Bakan Bayraktar, şu ifadeleri kullandı; "Türkiye denizlerinde ve karalarında doğalgaz arıyor, petrol arıyor. Yurt içinde arıyor, yurt dışında arıyor. İnşallah bugün öğleden sonra çok özel bir törene Taşucu’nda şahitlik yapacağız. Dolayısıyla petrolünü, doğalgazını arayan, üreten, Gabar’da Türkiye’nin en kaliteli petrolünü üreten, Karadeniz’in derinliklerinden kendi doğalgazını çıkarıp 4 milyon haneye sunan bir Türkiye haline geldi ülkemiz. Çok kısa bir süre içerisinde. İnşallah daha da üretimimiz artacak ve bu alandaki dışa bağımlılığımızı günden güne azaltacağız.


İşte yenilenebilir enerji yapıyoruz, diğer santrallerimiz inşallah Akkuyu, biraz önce ifade ettiğim gibi Türkiye’nin elektrik ihtiyacını tek başına yüzde 10’nu karşılayacak. Mersin’le ilgili raporlara bakıyordum; Mersin şu anda net ithalatçı bir şehrimiz. Yani ürettiği elektrikten daha çoğunu tüketiyor. Ama Allah’ın izniyle Akkuyu devreye girdiği gün itibariyle Mersin, elektrik ihracatçısı bir şehrimiz haline geliyor. Yani Türkiye’nin enerjisine enerji katacak. İnşallah ekonomisine güç kattığı gibi bu alanda da gerçekten örnek önemli illerimizden biri haline gelecek. Ve bunun etrafında da tabii inşallah sanayi, özellikle üretim, istihdam bu anlamda da gençlerimize çok farklı iş kapıları da burada açılmış olacak. Hakikaten uluslararası evsafta bir şehir, daha da o özelliğine sahip olacak."


"Türkiye bu enerjideki dışa bağımlılığı kırdığı anda, bölgesinde ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek"


Bu anlamda yapılan çalışmaların hem Mersin’e hem Türkiye’ye faydalı hizmetler olması temennisinde bulunan Bayraktar, "Bu anlamda biz gece gündüz demeden, yorulmadan, durmadan mücadeleye devam edeceğiz. Ve şuna inanıyorum; Türkiye bu enerjideki dışa bağımlılığı kırdığı anda, işte o zaman Türkiye hakikaten çok daha güçlü bir ekonomiye sahip, çok daha bölgesinde ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek. Biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir ısrarla, inatla, güçlü bir kararlılıkla onun liderliğinde bu hedefe erişeceğimize yürekten inanıyorum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Mahşeri yalnızlık, raflarda Erzurumlu genç şair Adem Güneş’in ilk şiir kitabı "Mahşeri Yalnızlık", okurlarla buluştu. Pikap Yayınları etiketiyle yayımlanan kitapta 200’e yakın şiir yer alıyor. Eser, Kitapyurdu başta olmak üzere dijital satış platformlarında okurun ilgisine sunuldu. Erzurumlu genç şair Adem Güneş’in ilk şiir kitabı raflardaki yerini aldı. Manevi derinliği ve vicdan merkezli yaklaşımıyla dikkat çeken eser, adalet arayışını ve insanın Yaratan’a yönelişini güçlü imgelerle işliyor. Genç şairin; adaletsizliğin rüzgarına karşı tek limanın hakikat olduğunu vurgulayan dizeleri, mazlumun duasından, yetimin gözyaşından besleniyor. Adem Güneş, şiirlerinde sahte alkışların gölgesinde kaybolan insanı, sahnenin tozundan sıyrılıp özüyle yüzleşmeye davet ediyor. Dünya telaşının gürültüsünde duyulmayan sessiz çığlığı, mahşeri bir yalnızlık duygusuyla harmanlayan kitap; yaşam ile ölüm arasındaki ince sızıyı, ruhun ağırlığını ve insanın iç hesaplaşmasını şiire dönüştürüyor. Zalim ile mazlum arasındaki ezeli davayı, öksüz kalplerin sızısını ve kulun Yaratan’a sığınarak bulduğu sarsılmaz gücü fısıldayan "Mahşeri Yalnızlık" modern dünyanın karmaşasında iç sesini arayanlar için başucu niteliğinde bir eser. Pikap Yayınları tarafından çıkarılan kitapta 200’e yakın şiir yer alıyor. Kitap Yurdu gibi tüm dijital platformlarda satışa sunulan "Mahşeri Yalnızlık" kitabının yazarı Adem Güneş, acının izini sürerek kaleme almış şiirlerini. İlham kaynağı yerli ve milli yazarlarımız Hakikatin değersizleştirildiği, gücün ve zorbalığın baş tacı edildiği bir düzende aşk ve tabiat şiirlerinin yerine keleminin kanayan yaralara yöneldiğini ifade eden Güneş, kitabın hikayesini söyle dile getiriyor: "Şiirle tanışmam, zihnimde ilk kıvılcımın çaktığı günlere uzanır. Bu yolculuk İlkokulun ilk yıllarında istiklal marşıyla başladı. Ardından Arif Nihat Asya’nın bayrak şiiriyle devam etti. Zamanla Faruk Nafiz’in memleket dizeleri, Allaha ısmarladık şiiri ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ne içindeyim zamanındaki o derin ürperti ruhuma dokundu. İlerleyen yıllarda Vaktinde gönderemediğim için mektubu, geriye dönen bir mektubum olmayacaktı haliyle. Fakat yine de Nihal Atsız’ın geri gelen mektup şiirinin beni derinden etkileyeceğini o yıllarda henüz bilmiyordum. Ortaokul yıllarımda Üstat Necip Fazıl şiirleriyle tanıştım. Onun büyük çığlıkları kalbimde yankılandı. Attila ilhan, Nevzat Çelik, Ahmet Arif, Cemal Safi’nin dizeleriyle şiirin farklı iklimlerini soludum. Usta Şair Nurullah Genç’in Çiçekler Üşümesin kitabı, şiire olan ilgimi daha da artırdı. Çağımızın politik manipülasyonları sebebiyle olsa gerek Sezai Karakoç ve İsmet Özel ile tanışmam çok sonradan dostum Tamer Coşkun’un tavsiyesiyle olmuştur. Yabancı şairler yüreğine dokunmadı Yabancı şairlerden Shakespeare, Dante, ve Goethe’yi okudum. Kendi yurdumun şairleri kadar yüreğime dokunanı olmadı. Onların dizeleri içimde yankı bulsa da, bu toprağın sesi insanın ruhunu başka türlü titretiyor. Sonra Yunus Emre’nin, Karacaoğlan’ın Rumi’nin engin dünyasına açıldım. Onların hakikate, aşka çağıran ve hoş görünün dorukluğunda ki eşsiz dizeleriyle büyülendim. Eski Türkçe’ye tam anlamıyla vakıf olmamama rağmen Şirazi’nin, Nabi’nin, Nefi’nin mısralarına hayran kaldım. Dert ortağım şair, şifam şiir oldu Henüz on beş yaşımdayken kalbimde ince bir sızı hissettim. O sızı kelimelere dönüştü ve ilk şiirimi yazdım. İlk şiirimi yazdıktan sonra artık hiçbir şeye yüzeysel bakamadığımı fark ettim. Ne zaman öfkelensem, hüzünlensem, içime kapansam, kalemi elimde, kağıdı önümde buldum. O yıllar gençliğimin en sert ve kırılgan hatta kavgacı zamanlarıydı. Kalbim her sıkıştığında dert ortağım şair, şifam şiir oldu. Gençlik rüzgarları dinerken hayata ve dünyaya bakış açım değişti. Çocukluğumdan beri şahit olduğum haksızlıklar, vahşet ve zulüm artık beni sık sık düşünceli, ağır başlı hatta bazı zaman patlamaya hazır bir volkan haline getirdi. Benim de sayısız defa maruz kaldığım adaletsizlikler içimde sessiz bir mücadele başlattı. Güçlünün güçsüze zulmettiği, dünyanın bir köşesi bolluk içindeyken diğer köşesinin sefaletle sınandığı hakikati yüreğimi sızlattı. Zorbalığa ve zalimliğe karşı içimde büyüyen isyan, zamanla kelimelere dönüştü. Kafiyelerle süslendi, ve bunlara şiir dendi. Şiirin kıymeti bilinmiyor Ne yazık ki ülkemizde şiire gereken değer verilmiyor. Okuyucusu pek az. Kıymeti çoğu zaman bilinmiyor. Şair denilince çoğu kişinin zihninde narin, naif, boynunda fuları, elinde piposu olan figür canlanır. Oysa hakikat bambaşkadır. Benim nazarımda şair ise maddeye değil manaya yaslanır. Mazluma şefkatli, zalime dirayetli duruş sergiler. Didaktiktir, uyarıcıdır, geleceğe ışık tutar. Dert edinir, adeta yüreğinde cehennem ateşi taşır. Dertsiz olan şair olsa olsa kafiye avcısıdır, cümle hırsızıdır. Şair odur ki hakikatin izini sürer. Süsün değil özün, gösterişin değil derinliğin peşindedir. Şiir yazarken hiçbir zaman kusursuz bir metin ortaya koyma kaygısı taşımadım. Edebi mükemmelliğin peşine düşmekten ziyade, ruhumun bana fısıldadıklarını kağıda emanet ettim. Beğenilmek ya da takdir edilmek arzusu değil sahicilik ve özgünlük oldu benim için esas olan. Katledilen, zulmedilen, kaderine terk edilen insanların ve milletlerin hali beni derli bir insan kıldı. Hakikatin değersizleştirildiği, gücün ve zorbalığın baş tacı edildiği bir düzende aşk ve tabiat şiirleri pek yazamadım. Kalemim hep yaraya gitti, hep acının izini sürdü. Bu yüzden şiirlerim biraz dertlidir. Kalabalıklar içerisinde yaşayan Her insanın mahşeri bir yalnızlık içinde kayıp olduğunu biliyorum. Çünkü bende onlardan biriyim. Şair ve şiir dostlarıyla aynı cümlede buluşmak ümidi ile" Hakikat arayışını ve adalet duygusunu merkeze alan "Mahşeri Yalnızlık", modern dünyanın gürültüsünde iç sesini arayan okurlar için raflardaki yerini aldı.
Balıkesir Balıkesir Büyükşehir’in özel bireylere nakdi desteği hesaplara yattı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda hayata geçirdiği özel ve dar gelirli vatandaşlara yönelik 5 bin TL’lik nakdi destek ödemeleri hak sahiplerinin Yakın Kart hesaplarına yatırıldı. Sosyal belediyecilik anlayışıyla toplumun her kesiminin ihtiyaçlarına yönelik destekleri her geçen gün artıran Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın öncülüğünde hayata geçirilen uygulama kapsamında, yoğun ilgi gören başvurular sosyal inceleme uzmanları tarafından titizlikle değerlendirildi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda belirlenen hak sahiplerine 5 bin TL’lik destek ödemeleri yatırıldı. Yakın Kart hesaplarına yatırılan destekler, https://yakinkart.balikesir.bel.tr/Iletisim internet adresinde belirtilen üye iş yerlerinden yapılacak alışverişlerde kullanılabilecek. Böylece hem ihtiyaç sahibi özel vatandaşların temel ihtiyaçları karşılanırken yerel esnafın da desteklenmesi hedefleniyor. "Hiçbir vatandaşımızı geride bırakmıyoruz" Engelsiz bir şehir hedefiyle özel bireylerin hayatını kolaylaştırmak için birçok önemli projeyi hayata geçiren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, sözünü verdiği destekleri birer birer hayata geçiriyor. Türkiye’ye örnek bu çalışmayla hemşehrilerinin yanında olan Başkan Akın, "Balıkesir Benim Ailem diyerek çıktığım bu yolda hiçbir vatandaşımı geride bırakmıyorum. Sosyal desteklerimizi artırarak her zaman hemşehrilerimizi önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Söz verdiğimiz gibi dar gelirli hemşehrilerimize 5 bin TL nakdi desteğimizi Yakın Kart hesaplarına yatırdık. Hayırlı uğurlu olsun. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman yanınızdayız" ifadelerini kullandı.