ÇEVRE - 19 Kasım 2025 Çarşamba 10:29

Balıkçıların dostu: Göç etmeyen caretta carettalar limanı mesken tuttu

A
A
A
Balıkçıların dostu: Göç etmeyen caretta carettalar limanı mesken tuttu

Mersin’de Akdeniz’in simgesi caretta carettalardan bazıları göç etmeyerek balıkçı barınağını mesken tuttu. Balıkçıların yolunu gözleyen deniz kaplumbağaları, onların çevresinde gezerek beslenmesi dikkat çekti.



Dünyada iribaş deniz kaplumbağası (Caretta caretta) ile yeşil deniz kaplumbağalarının (Chelonia mydas) en önemli üretim merkezleri arasında Mersin de yer alıyor. Haziran ayından itibaren bölgeye gelen anaç kaplumbağalar, Ağustos ayı sonuna kadar 5 yuvalama alanında yumurtalarını bırakarak tekrar göç ediyor. Bu süre içirisinde 200 binden fazla yavruda yumurtadan çıkarak denizle buluşarak uzun yolculuklara çıkıyor. Nadirde olsa bazı kaplumbağalar ise bölgeyi terk etmiyor. Bunlardan bazıları da Erdemli Balıkçı Barınağı’nda balıkçıların yolunu gözlüyor. Sabahın erken saatlerinde ağlarını toplayarak dönen balıkçılara eşlik eden deniz kaplumbağaları onları bıraktıkları ıskarta balıklarla besleniyor. Özellikle balıkçıların ağlarını temizleme ve çıkarma esnasında ortaya çıkan büyüklü küçüklü kaplumbağalar renkli görüntüler oluşturuyor.


"Kaplumbağalar limanımızın maskotu seviyoruz"


Balıkçılar ise kaplumbağaların adeta limanın maskotu olduğunu belirterek, onlarla birlikte olmaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Balıkçılardan Soner Dipli "Yaşım 61, 12 yaşında başladım bu işe. Genelde bizler karidese gidiyoruz, içinde beyaz balıkta çıkıyor, mercan çıkıyor, Halili çıkıyor, gümüş çıkıyor. Satıyoruz, değerlendiriyoruz. İşimize yaramayan balıkları kaplumbağalara atıyoruz, onlarda yiyor. Besliyoruz yani kaplumbağaları. Limanımıza güzellik katıyor" dedi.


Özellikle yabancıların gelerek fotoğraf çektiğini de aktaran Dipli, kaplumbağaların limanın maskotu olduğunu ve kendilerinin de sevdiklerini kaydetti.


"Caretta carettalar 12 ay bizim misafirimiz"


Mersin Su Ürünleri Kooperatifi Bölge Birliği 2. Başkanı Yalçın Sakın ise "Balıkçı barınağımızın içi temiz olduğu için, caretta carettalar 12 ay bizim misafirimiz. Onlar bizim maskotumuz gibi oldu. Ağaları temizliyoruz, onlarda burada besleniyorlar. Gelenler gidenler seyrediyor, hoşuna gidiyor. Elimizden geldiği kadar caretta carettalara sahip çıkmaya çalışıyoruz. Çünkü onlar denizlerimizin olmazsa olmazları. O yüzden herkesin caretta carettalara karşı duyarlı olmasını istiyoruz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Karabük’te doğal gaz patlaması sonrası hasar gören bina 3 yıl sonra yıkılıyor Karabük’te 3 yıl önce meydana gelen doğal gaz patlaması nedeniyle çökme tehlikesi oluşan ve risk teşkil eden 4 katlı binanın yıkımına başlandı. Yeşil Mahalle Özgür Sokak’ta bulunan Sarıipek Apartmanı’nda 2022 yılı Ekim ayında yaşanan doğal gaz patlamasının ardından ağır hasar alan iki apartman boşaltılmış ve yol ulaşıma kapatılmıştı. Karabük Belediyesi, güvenlik riski oluşturduğu ve görüntü kirliliğine neden olduğu gerekçesiyle binanın yıkılmasına karar verdi. Bölgeye sevk edilen iş makineleri eşliğinde gerekli güvenlik önlemleri alınarak yıkım çalışmaları başlatıldı. Bina sahibi İbrahim Sarıipek, sürecin üç yıldır sürdüğünü belirterek şunları söyledi: "Üç yıldır uğraşıyorduk. Bina tehlikeliydi. İçeride ne olacağı belli değildi. Gerekli önlemleri kendimizce almaya çalıştık ama o süreçte bize yardımcı olmaya çalıştılar; yine de çok bir destek görememiştik. Sonrasında sağ olsun Özkan Başkan bize yardımcı olmak adına elinden gelen her şeyi yaptı. Bu noktaya geldik, şükür." "Yıkılacağı için aslında biraz üzgünüz ama sonuçta mahalle ve semt için tehlike arz ediyordu" diyen Sarıipek, "O yüzden şu anda inşallah yıkılacak, temizlenecek. Sonrasında bakacağız. Süreç belki biraz uzun sürdü ama kazasız belasız bir güne geldik. Bugünden sonrası da inşallah bu şekilde devam eder" ifadelerine yer verdi.
Trabzon Prof. Dr. Ersan Başar: "Antarktika dünyanın kara kutusu" Prof. Dr. Ersan Başar, Antarktika’nın dünyanın kara kutusu olduğunu belirterek "Eğer dünyanın geçmişini, insanlığın tarihini öğrenmek istiyorsanız Antarktika’yı çözmeniz gerekiyor. Bu buzun her katmanındaki yapıyı tespit etmeniz gerekiyor" dedi. 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne de katılan Prof. Dr. Ersan Başar, Avrasya Üniversitesi’nde "Küresel Isınma ve Kutuplar" konulu söyleşi programına katıldı. Ömer Yıldız Yerleşkesi konferans salonunda gerçekleşen programda konuşan Prof. Dr. Ersan Başar, "Antarktika öyle bahtsız bir yer ki 2 milyon yıldır yağmur yağmamış kuru bir kıta. Antarktika o kadar büyük bir yer ki Türkiye’nin 17 katı ve Avrupa’nın yaklaşık bir buçuk katı büyüklüğünde bir kıtadan bahsediyorum. Siz dünya haritasına baktığınızda ülkenizin 17 katı büyüklüğünde bir kıtanın dünyanın altında bulunduğunu fark ettiniz mi? Öyle bir kıta ki üzerinde bulundurduğu yapı itibariyle 2 bin metre ortalama yer kürenin üzerinde buz var ve bu buz yaklaşık 24 milyon kilometreküplük bir buzula tekabül ediyor. Dünya tatlı su rezervi burası; dünyadaki tatlı suyun yüzde 92’sine karşılık geliyor. Antarktika bir kara kutu, dünyanın kara kutusu. Eğer dünyanın geçmişini, insanlığın tarihini öğrenmek istiyorsanız Antarktika’yı çözmeniz gerekiyor. Bu buzun her katmanındaki yapıyı tespit etmeniz gerekiyor" diye konuştu. "Yukarıda yani kuzey kutbunda ise buzul yok; yukarıda deniz buzu var, kıta yok" diyen Başar "Orada deniz donuyor ve buz oluşuyor. Arktik ve Antarktika’yı karşılaştıracak olursak, Antarktika var olduğundan beri hiçbir zaman bir halk yaşamamıştır. Hâlen yaşayan kimse yok; burada sadece bilim insanları ve lojistik personeli var. Türkiye’nin 17 katı büyüklüğünde bir kıtada maksimum yaz döneminde 4 bin, kış döneminde ise bin kişi bulunuyor. Arktik’te ise İnuitler, Eskimolar gibi çeşitli halklar yaşamaktadır. Penguen Antarktika’nın olmazsa olmazıdır. Penguenlerle kutup ayıları arasında ilginç bir denge vardır: Penguenler yukarı çıkmıyor, kutup ayıları aşağı inmiyor. Antarktika çok ciddi mineraller, birçok element ve maden barındırıyor. Uzaydan elde edebileceğimiz bazı madenleri Antarktika’da bulabiliyoruz. Bunlar uzay çalışmalarında, askeri çalışmalarda ve elektronikte çok önemli malzemeler. Arktik’e baktığımızda ise burada kıyıdaş devletler var. Bu devletlerin kıta sahanlıkları, ekonomik münhasır alanları bulunuyor. Bu bölgede buzun altında çok ihtiyaç duyulan madenlere ulaşabiliyorlar. Ayrıca çok ciddi petrol ve doğalgaz yatakları mevcut ve bunlara ulaşabiliyorlar. Antarktika’da ise nükleer çalışmalar, hidrokarbon, petrol ve doğalgaz faaliyetleri, madencilik çalışmaları ve araştırmaları tamamen yasaktır" ifadelerini kullandı.
Kayseri Mesleğini yaşatacak çırak bulamıyor Kayseri’de ahşap oymacılığı yaparak ürettiği oyuncaklarla çocukları sevindiren Mehmet Can Leblebici; mesleğini kendisinden sonra yaşatacak çırak bulamıyor. Kayseri’de 5 yıldır 15 metrekare dükkânda ahşap oymacılığı yapan 75 yaşındaki Mehmet Can Leblebici; ilk başlarda çocuk oyuncakları üretmek için başladığı işinde taleplere yetişemediğini söyledi. Mesleği için yetiştirebileceği bir çırağının olmadığını belirten Lelebici, gençlerin teknolojiden sıyrılarak mesleklere yönelmesi gerektiğini söyledi. Leblebici; teknoloji ile çok fazla zaman harcayan gençlere, ahşap oymacılığının en azından hobi olarak da yapılabileceğini belirterek; "Bu işe başlamadan önce temizlik aparatları ve temizlik maddeleri üretmekteydik. Pandemi döneminde bu işe başladım. İlk başlarda çocuk oyuncakları üretmek için başladım ama şuanda çok farklı yerlere ulaştı. Siparişlere yetişemiyorum. Bunun yanı sıra çırak, yardımcı bulamıyorum. Arkamızdan çırak yetişmiyor ve gençliği teknolojinin bağlı prangasından kurtarmak istiyorum. Çocukları plastiklerden kurtarmak için oyuncaklar yapmaya başladım. Çocuklara yönelik oyun alanları, kreşlere gerekli malzemeleri imal ediyorum" dedi. "Teknolojiden kurtulun, en azından hobi olarak bu işi yapın" Gençlerin teknoloji ile fazla vakit geçirdiğini, en azından hobi olarak da olsa bir mesleğe yönelmeleri gerektiğini ifade eden Leblebici; "Gençliğe veya emeklilere kim olursa olsun bu iş öneriyorum. Getirisi güzel fakat işin üzerine eğilmek gerekiyor. Gençlerin okul döneminde bizim çocukluğumuzdaki gibi bir zamanları kesinlikle yok, beton yığınları arasındalar. Kendilerini telefona, bilgisayara vermişler, hiçbir işle ilgilenemiyorlar. En azından hobi olarak dahi yapılabilir ve zamanın nasıl geçtiğini de bu işte anlamaları mümkün değil" şeklinde konuştu.