TEKNOLOJİ - 30 Ekim 2025 Perşembe 16:35

Başkan Seçer: "İyi ki cumhuriyet var"

A
A
A
Başkan Seçer: "İyi ki cumhuriyet var"

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Türkiye’nin dünyada söz sahibi ülkeler arasına girebilmesi ve uluslararası rekabette güçlü olabilmesi için bilim insanı, şair, sanatçı ve alanında rüştünü ispatlamış insanlar yetiştirmesi gerektiğini söyledi.


Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, eşi Meral Seçer ile birlikte Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı tarafından Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde düzenlenen ‘2. Mercan Bilim Şenliği’ne katılarak, geleceğin mühendisleri, doktorları, astronotları, yazılımcıları ve bilim insanları ile dolu dolu bir gün geçirdi. İlk ve ortaokul düzeyindeki 17 okuldan yaklaşık bin öğrencinin katıldığı 2. Mercan Bilim Şenliği’nde, 28 farklı atölye çadırı, bilim show gösterisi, robot kostüm animatör gösterisi, planetaryum gösterimi, yarışma sunumu ve yarışma ödül töreni yer aldı.



"İyi ki Cumhuriyet var"


Merkezde öğrencilerle buluşan Başkan Seçer, çocuklara ‘Cumhuriyet deyince aklınıza ne geliyor?’ sorusunu sordu. Çocuklardan ‘Atatürk’ yanıtını alan Seçer, "Cumhuriyet deyince benim de aklıma Mustafa Kemal Atatürk; eğitim, çağdaş bireyler, gelecek vadeden çocuklar, özgür kadınlar, bilim, kültür, sanat ve hayata dair iyi olan ne varsa geliyor. İyi ki cumhuriyet var" dedi. Mustafa Kemal Atatürk’ün; ‘Çocuklarımız geleceğimizin güvencesi ve bizim yaşama sevincimizdir’ cümlesini hatırlatan Seçer, "Size çok güveniyoruz ve inanıyoruz. Sizler bizim geleceğimizsiniz. Sizler ülkemizi daha iyi noktalara getireceksiniz" ifadelerini kullandı.



"Mercan 2 yılda 167 bin 500 ziyaretçi ağırladı"


Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nin hizmete açıldığı tarihten itibaren geçen 2 yıl içerisinde 167 bin 500 ziyaretçiye ev sahipliği yaptığını belirten Seçer, velilerin de merkezden oldukça memnun olduğunu söyledi. Mercan’da 119 interaktif deney düzeneği, 13 farklı temada deney atölyeleri, 120 kişilik Türkiye’nin en büyük planetaryumu olduğunu kaydeden Seçer, "Gözlem evimiz ve uzay dürbünümüz var. Oradan gökyüzünü izleyebiliyoruz. Günde 6 farklı seansta bilim turlarımız oluyor ve her seansta 120 kişi oluyor. Bugüne kadar 3 bin 75 okul grubu burada ağırlandı. İlkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik robotik kodlama atölyesi var. Haftada 1 gün toplam 6 saat süren programlarımız oluyor. Güneş gözlem etkinliklerimiz de var" diye konuştu.



"Bilim merak ve araştırma işidir"


Çocukların bilime olan merakını keşfedebilmeleri adına okul öncesi gruplara yönelik gezi ve atölyelerin olduğunu da belirten Seçer, "Minik bilim meraklıları atölyemiz var. Bilim bir merak ve araştırma işidir. Bilim insanı araştırmayı sever, merak eder, ‘bu nasıl oluyor?’, ‘bunu nasıl böyle yapabilirim?’ der. Bilim insanı olmak için bu merakın olması gerekir" şeklinde konuştu.



"Diğer ülkelerle rekabet için bilim insanı, şair ve sanatçı yetiştirmek gerekir"


Türkiye’nin dünyada söz sahibi ülkeler arasına girebilmesi ve uluslararası rekabette güçlü olabilmesi için bilim insanı, şair, sanatçı ve alanında rüştünü ispatlamış insanlar yetiştirmesi gerektiğini vurgulayan Seçer, "Çocuklarımızı bilim insanı olarak yetiştirebiliriz. Dünyada 200’e yakın ülke var. Türkiye’nin bu ülkelerle rekabet etmesinin yolu bağırmaktan, çağırmaktan geçmez. Ülke olarak; dünyaya mal olmuş bilim insanı, şair ve sanatçı yetiştirirseniz bu ülkelerle rekabet edebilir, saygın ülke olabilirsiniz. İstediğiniz kadar çalışın, eğer bilimde bir adım atamıyor, bir gelişme sağlayamıyor; çağı takip eden, çağın ruhunu bilen iyi bireyler yetiştiremiyorsanız dünyayla rekabet edemezsiniz" sözlerine yer verdi.



Seçer, Büyüksehir Belediyesinin ‘çocuk dostu’ projelerini anlattı


Mersin Büyükşehir Belediyesinin kadınlar ve çocuklar için etkin çalışmalar yürüttüğünü hatırlatan Başkan Seçer, "Kadına ve çocuğa ne kadar önem verdiğimizi göstermek, çok daha etkin çalışmalar yapabilmek için özel bir daire oluşturacağız dedik ve bunu gerçekleştirdik. Çocuklarımızın iyi yetişmeleri, geleceğe umut vaat etmeleri, birikimli bireyler olmaları için katkı sunmayı sürdüreceğiz" dedi. Otizm Aile Danışma Merkezi, Engelsiz Yaşam Merkezi ve Engelsiz Park, Kadın ve Çocuk Atölyelerinin faaliyetlerinin süreceğine değinen, El Bebek Gül Bebek ile Yeni Doğan Destek Paketi, okul sütü ve kuruyemiş dağıtımı projelerinin de devam edeceğini belirten Seçer, Çocuk Kampüslerinin de tüm ilçelerde açılacağını kaydetti. Çocukların, Büyükşehir Belediyesi Çocuk Meclisi aracılığıyla demokrasi ile tanıştığını belirten Seçer, "Demokrasisi olmayan bir ülkede hukuk da barış da refah da olmuyor. Çocuk Meclisimiz yaptığı toplantılar sonucu kente dair bize tavsiye niteliğinde fikirler sunuyor. Çocuk Meclisi üyelerimize buradan teşekkür ediyorum" diye konuştu.



"Çocuklarımızı seviyor ve önemsiyoruz"


Çocuklara ve gençlere yönelik verdikleri eğitim desteklerine değinen Başkan Seçer, "Hem YKS hem LGS’de eğitim ve öğretimi destekleme kurslarımız devam ediyor. LGS kurslarımıza devam eden öğrencilerimize öğle yemeği desteği de veriyoruz. Hello Mersin ile çocuklarımızın ve gençlerimizin yabancı dil öğrenmelerini istiyoruz. Mersin’de her yıl yaklaşık olarak 36 bin evladımız ilköğretime başlıyor. Her iki çocuktan birinin ilk çantasını ve ilk kırtasiye malzemesini Mersin Büyükşehir Belediyesi hediye ediyor. Çok beğeni toplayan yeni nesil kütüphanelerimizin sayısını da artıracağız. Her alanda çalışmalarımız devam edecek. Çocuklarımızı seviyor ve önemsiyoruz" dedi.


Projelerin merkez ilçeler kadar kırsal mahallelere de ulaştığının altını çizen Seçer, "Kırsal mahallelerde yaşayan çocuklarımız buraya gelemiyorsa, biz onların ayağına gidiyoruz. Köylere gidiyoruz; şenlikler, tiyatrolar, oyun grupları, konserler, eğlenceler yapıyoruz. Çocuklarımız için muazzam etkinlikler oluyor ve bunları devam ettireceğiz" ifadelerini kullandı.


Başkan Seçer konuşmasının ardından çocuklarla birlikte ‘Bilim Show’ izledi. Çocukların neşeli kahkahaları arasında geçen ‘Bilim Show’ miniklerden de yetişkinlerden de büyük alkış aldı. Başkan Seçer ve Meral Seçer ayrıca çocuklarla birlikte alanda yer alan atölyeleri gezdi ve atölyelerdeki etkinlikleri tek tek deneyimleyerek, program sonunda çocuklarla birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.



Şenlikte toplam 28 atölye yer aldı


2. Mercan Bilim Şenliği’nde toplam 28 atölye yer aldı. Güneş Gözlemi, Mikrodünya, Fosil Atölyesi, 3D Kalem ile Modelleme, Ben Maker ile Ahşap Şekillendirme, Kumaş Tablo Boyama, Rüzgar Gülü ve Periskop Atölyesi, STEAM Atölyesi, Volkanizma Deneyi, İstilacı Balık Türleri, Mercan Sergisi, Mercan Robosergi ve masa oyunlarından astrotabu ile satrancın yer aldığı şenlikte, Büyükşehir Belediyesinin farklı daire başkanlıklarının etkinlikleri ve diğer kurum, kuruluşların aktiviteleri de yer aldı.



Başkan Seçer: "İyi ki cumhuriyet var"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Ölmek üzereyken buldu, evinde bebek gibi besledi Sivas’ta apartman boşluğuna düşerek ölümün eşiğine gelen, yerde nadir nadir görülen ebabil kuşu, duyarlı bir vatandaşın çabasıyla yeniden hayata tutundu. Sivas’ta yaşayan Ferda Üredi, evinde oturduğu sırada komşusu kapısını çaldı. Komşusunun apartman boşluğuna bir kuş düştüğünü söylemesi üzerine hemen zemin kata indi. Üredi, havalandırma boşluğunda hareketsiz halde yatan kuşu fark etti. Kuşu eline aldığında yorgun, bitkin ve yaralı olduğunu gören Üredi, hayvanın uçamayacak halde olduğunu ve ayağını da kullanmakta zorlandığını fark etti. Ölmek üzere olan kuş için zaman kaybetmeyen Üredi, hemen bir veterinere götürerek, tedavi altına alınmasını sağladı. Veterinerde yapılan kontrolde ise kuşun, yerde nadir görülen ve yaşamlarının büyük bölümünü havada geçiren ebabil kuşu olduğu anlaşıldı. Tedavi sürecinin ardından kuşu sahiplenen Üredi, evinde büyük bir özenle bakımını üstlendi. Ebabil kuşunu adeta bir bebek gibi elleriyle besleyen Üredi, özel mama hazırlayarak hayatta kalması için yoğun çaba sarf etti. Ebabil kuşu bakımın ardından yeniden güç kazananak doğal yaşal alanı olan gökyüzüne bırkakıldı. "Kuşa kıyamadım" Kuşu elleriyle beslediklerini söyleyen Ferda Üredi, "Komşum zili çaldı ve apartman boşluğuna bir kuş düşmüş dedi. Gidip baktıktan sonra ben ilk başta kırlangıç zannettim. Kuşu bulduğumuzda uçamıyordu. Kuşu alıp hemen veterinere götürdüm. Veteriner ise bu kuşun bana ‘ebabil kuşu’ olduğunu ve bunların çok değerli olduğunu söyledi. İlk bulduğumuzda ölmek üzereydi ve ben de kıyamadım. Mama ve şırınga ile beslemeye başladık. Bugün diğer güne göre çok daha canlı durumda. Çok mutluyum" dedi. "Çok nadir görülen kuşlardır" Veteriner Hekim Pelin Karaköse ise kuşun kendisine geldiğinde ölmek üzere olduğunu belirterek, "Bu kuşu bir hasta sahibim getirdi. Çok nadir yere inen kuşlar bunlar. Birazda yabani ve hırçın yapılı kuşlardır. Ama bizim elimizdeki kuş çok sakin yapılı bir hayvan. Bize ilk geldiği zaman çok daha kötü bir durumdaydı. Burada tedavisini uyguladık. Kanat yapısı da zarar görmemiş. Özgür bir şekilde doğaya salınmayı bekliyor" diye konuştu. Ömrünün büyük kısmını uçarak geçiriyor Ebabil kuşları ömürlerinin neredeyse tamamına yakın bir kısmını havada uçarak geçirmeleriyle biliniyor. Beslenme, uyuma ve çiftleşmelerini de havada gerçekleştiriyorlar. Genelde yumurtlayacakları dönem yere inen bu kuşlar, ayakları omdukça kısa olduğu için yeniden havalanmakta güzlük çekiyor. Bir havalanışta yaklaşık 200 bin kilometre uçabilen ebabil kuşları sürü halinde hereket ederler.
Eskişehir Yunus Emre’nin hatırası Eskişehir’de yaşatılıyor Eskişehir’de bulunan Yunus Emre Türbesi, her yıl farklı illerden gelen birçok kişi tarafından ziyaret ediliyor. Şiirleriyle insanlığa sevgi ve hoşgörüyü öğütleyen halk şairi Yunus Emre’nin türbesi, Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy Mahallesi’nde bulunuyor. 1240-1320 yılları arasında yaşadığı ve Almanların tren yolu inşaatı nedeniyle 6 Mayıs 1949’da kabri taşındığı belirtilen Yunus Emre’nin türbesi, her yıl farklı illerden gelen birçok vatandaş tarafından ziyaret ediliyor. Türbenin manevi atmosferinde bir araya gelerek dualar eden ziyaretçiler, Yunus Emre’nin hatırasını yaşatmaya devam ediyor. "Yoğun olarak Bursa, Ankara ve İstanbul gibi illerimizden ziyaretçi geliyor" Türbenin geçmişiyle ilgili bilgiler paylaşan belediye görevlisi Hami Secit, "Hazretler, burayı dergah olarak kullanmıştır. 1240-1320 yılları arasında yaşamıştır ve 627 yıl yattığı kabir burasıdır. 1940 yılında Almanlar tren yolu yaparken Hazret bundan rahatsız olduğunu dile getiriyor. Tabii bu yaklaşık 7 yıl sürüyor, en son 5 metre ileriye almayı onaylıyorlar. Oraya alınıyor ama yine de Hazret rahatsız olduğunu belirtiyor ve 28 Haziran 1947 tarihinde kabr-i şerifleri açılıyor. Biyolojik inceleme de yapılmıştır, 80-82 yaşlarında bir Türkmen’e ait olduğu kesinleşmiştir. Devlet görevlileri burayı tescillemişler. Hazretler sağ yanına yatmış vaziyette ve sol elinin mahrem yerini örttüğü vaziyette çıkarılıyor. İslami şartlara göre gömülü olduğu görülüyor ve 2 yıl sandukada kaldıktan sonra ikinci kabr-i şeriflerine alınıyor. Yoğun bir katılım oluyor, çeşitli illerden yaklaşık 30-40 bin kişinin geldiği rivayet edilir. 1947’deki şartlardan bahsediyoruz, teknoloji yok. Halim Baki Kunter’in ’Hatıralarım’ diye bir kitabı vardır, orada bahseder zaten. Böyle bir yoğun katılımla 6 Mayıs 1949 yılında ikinci kabr-i şeriflerine alınmıştır. Hafta sonu kalabalığız, çeşitli illerimizden gelenler oluyor. Yoğun olarak Bursa, Ankara ve İstanbul gibi illerimizden ziyaretçi geliyor" dedi.