ÇEVRE - 14 Kasım 2025 Cuma 10:12

Başkan Seçer: "Mersin’i ve ülkemizi kalkındıralım istiyoruz"

A
A
A
Başkan Seçer: "Mersin’i ve ülkemizi kalkındıralım istiyoruz"

Mersin’de küçük ölçekli balıkçılar, Büyükşehir Belediyesinin yüzde 100 hibeli malzeme desteğiyle ekipmanlarını yenileyerek daha güvenli ve verimli şartlarda avlanma imkanına kavuştu. Başkan Seçer, üreticiden balıkçıya tüm kesimlere yönelik desteklerin artarak süreceğini vurguladı.


Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından, ‘Destek Büyükşehir Belediyesinden kısmet denizden’ sloganıyla düzenlenen ‘Küçük Ölçekli Balıkçılara Malzeme Dağıtım Töreni’ne katıldı. Törende, destek sağlanan 160 balıkçının yanı sıra tarımsal yetiştiriciler de unutulmadı, 46 yetiştiriciye mısır flake ve 27 yetiştiriciye güneş paneli dağıtımı da gerçekleştirilerek üretime çok yönlü destek verildi.


Karaduvar Balıkçı Barınağında gerçekleşen törende küçük ölçekli balıkçılara, ekipmanlarının yenilenmesine yönelik yüzde 100 hibeli malzeme desteği verildi. Program kapsamında dağıtılan malzemeler arasında tutya, balıkçı tulum takımı, polar ceket, çizme, can yeleği gibi çeşitli balıkçılık malzemeleri yer aldı. Mersin Büyükşehir Belediyesinin bu desteği sayesinde geçimini denizden sağlayan balıkçılar, ciddi bir gider bütçesi olan malzeme masrafından kurtularak hem daha güvenli hem de daha verimli şartlarda avlanma imkânına kavuştu.



"Mersin’i ve ülkemizi kalkındıralım istiyoruz"


Başkan Seçer törende yaptığı konuşmasında, Büyükşehir Belediyesinin üretenin ve emek verenin yanında olduğunu dile getirerek, çalışmaların Mersin’i ve ülkeyi kalkındırmak amacıyla ilerletildiğini vurguladı. Mersin’in her geçen gün geliştiğinin altını çizen Seçer, "Mersin’de güzel şeyler oluyor. Anamur’dan Tarsus’a, Çamlıyayla’dan Mut’a kadar her yerde çalışmalarımız takdir ediliyor" dedi.



"2019’dan bugüne, tarıma olan desteklerimizi artırarak sürdürüyoruz"


Yapılan dağıtımlarla Akdeniz ilçesinde 160 balıkçının desteklerle buluştuğunu belirten Seçer, 27 yetiştiricinin güneş paneli, 46 yetiştiricinin ise yem desteğinden faydalandığını söyledi. Desteklerin Akdeniz ilçesi ile sınırlı kalmadığını vurgulayan Seçer, "Silifke, Erdemli, Anamur, Bozyazı, Aydıncık ve Akdeniz ilçemizde toplam 400 balıkçımıza bu malzeme desteğini yapıyoruz. Bunun da mali tutarı 3 milyon 396 bin TL. Ancak güneş paneli ve yem desteği ile birlikte 3 projenin toplam maliyeti 23 milyon 159 bin TL. Güneş panelleri ve yemlerimizin yarısını vatandaş, yarısını biz karşılıyoruz. Biz tarımı, 2019’dan bu yana hiç durmadan, miktarı artırarak desteklemeyi sürdürüyoruz" diye konuştu.



"Tarımsal İnovasyon Merkezi’nin temelini 2026’da atacağız"


Seçer, Halkkent’te yapacakları Tarımsal İnovasyon Merkezi ile ilgili de bilgi verdi. Merkezde üretim binası, sera, çocuk tarım alanı, hidroponik tarım alanı ve açık üretim alanı, tarım eğitim merkezi, tarımsal hizmetler dairesi hizmet binası, toprak analiz birimi, tarım akademisi olacağını ifade eden Seçer, "Halkkent’te 3 bin 800 metrekare üzerine yapılacak. Bunun da projesi tamamladı. 2026’da temelini atacağız. Kısa sürede bitiririz. Oraya çocuklarımız gelsin, tarımı anlatalım, tarımla tanışsınlar, ilgileri olsun, toprak analizleri yapılsın, eğitimler verilsin, seracılık öğretilsin istiyoruz" diye konuştu.



"Vatandaşın parası bize emanet"


İmar planlarına takılan Karaduvar Sosyal Yaşam Merkezi’nin yapımı için 4 yıldır uğraştıklarını kaydeden Seçer, projenin kısa süre içerisinde hayata geçeceğini söyledi. Sosyal Yaşam Merkezi’nin içerisinde bulunacak alanları sıralayan Seçer, "İçerisinde çok amaçlı salon, kadın çocuk atölyeleri, okuma salonu, çocuklar için Survivor park alanı var. 1 yılda bu tesisleri sizlere kazandırabiliriz" ifadelerine yer verdi. Seçer, vatandaşa verdikleri sözleri tutmak için gece gündüz çalıştıklarını ifade ederek, "Vatandaşın parası bize emanet. Sizlere daha fazla hizmet edebilmek, sizleri mutlu edebilmek, hayır duanızı ve teşekkürünüzü alabilmek için uykularımız kaçıyor" dedi.



"Mersin, tüm tarihlerin en yoğun yatırım yapıldığı süreci yaşıyor"


Hal Katlı Kavşağının çalışmalarına başladıklarını söyleyen Seçer, Kuyuluk, Sayapark, Mersinli Ahmet Caddesi Katlı Kavşağı ve kuzey tüp geçit projelerini de bir bir hayata geçireceklerini söyledi. Bu projelerin 2029 yılı sonuna kadar tamamlanacağını dile getiren Seçer "Köy yolları, Büyükşehir Belediyesine ait olan ana caddelerle ilgili son 5 yılda devrim yaptık. Bunun aksini kimse söylemiyor. Köylere de gidiyoruz ve üreticilerimiz hakkımızı veriyor, memnunlar. Yol yapım çalışmalarından, altyapı çalışmalarına muazzam bir çalışma düzenimiz var. Mersin, Büyükşehir Belediyesi tarafından tüm tarihlerin en yoğun yatırım yapıldığı süreci yaşıyor" şeklinde konuştu.



"Büyükşehir Belediyemiz borçlanma ve kredi bulma konusunda bir sorun yaşamıyor"


Mersin’de yapılacak raylı sistem için ekonomik konjonktürü de göz önüne alarak mantıklı ve rasyonel bir karar alacaklarını belirten Seçer, "Artık raylı sistemler dönemine gireceğiz. Mevcut ekonomik konjonktürü de hesap ederek çok hızlı yapabilmek adına ‘tramvay mı yoksa metro mu yapalım’ ayrımı içerisindeyiz. Mersin Büyükşehir Belediyemiz borçlanma ve kredi bulma konusunda bir sorun yaşamıyor. Mali tablomuz iyi olduğu için borçlanma hususunda bakanlık da sıcak bakıyor. Biz de Mersin’in hayrına olan konu için herkesle görüşüyoruz" diye belirtti.


Üreticiler, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne sağladığı destekler ve Başkan Seçer’e balıkçılık kültürüne verdiği değeri destekleriyle gösterdiği için teşekkürlerini iletti. Program, projelerden faydalanan balıkçılara temsili malzeme takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.



Başkan Seçer: "Mersin’i ve ülkemizi kalkındıralım istiyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.