POLİTİKA - 13 Şubat 2026 Cuma 19:32

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye Yüzyılı’nda teröre yer yok"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye Yüzyılı’nda teröre yer yok"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Yüzyılı’nda teröre yer olmadığını belirterek, "Terörsüz Türkiye’nin başarılı olmasıyla birlikte, demokraside ve kalkınmada yeni bir döneme geçeceğiz. 2 trilyon doların üzerinde bir kaynak, bu terör yüzünden heba edildi. Şimdi o kaynaklar ülkemizin kalkınması için kullanılacak. Demokrasimizin gücü artacak" dedi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Mersin programı kapsamında AK Parti Mersin İl Danışma Meclisi Toplantısına katıldı. Yılmaz, burada yaptığı konuşmada 28 Şubat sürecine, AK Parti’nin icraatlarına, ekonomiye ve ’Terörsüz Türkiye’ hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, 28 Şubat sürecine değinerek, "Bazıları hala içine sindiremiyor. O 28 Şubat zihniyeti fırsat bulduğundan hemen hortluyor. Bunu bir kez daha gördük. Allah böyle zihniyetlere fırsat vermesin inşallah. Milletimiz de basiretiyle, ferasetiyle bu 28 Şubat zihniyetine bir daha asla geçit vermeyecektir. 28 Şubat’ta ne demişlerdi? Bin yıl sürecek demişlerdi. Çok şükür 5 sene bile sürmedi. Ve asla Türkiye artık o günlere geri dönmeyecek, bu aziz millet o zihniyetleri tarihin çöp tenekesine atmıştır. Bir daha oradan geri çıkmayacaklar inşallah" ifadelerini kullandı.



"AK Parti özgürlük demektir"


23 yıldır iktidarda olduklarını ve bu süreçte binlerce, on binlerce kilometre duble yol yaptıklarını, hava limanları inşa ettiklerini, üniversiteler yaptıklarını, kentlere, köylere hizmetler götürdüklerini ve garip, gurabaya sahip çıktıklarını söyleyen Yılmaz, "Hizmetler anlatmakla bitmez. Fakat bütün bunların ötesinde, ‘AK Parti ne demektir’ derseniz. AK Parti özgürlük demektir, başörtüsüne özgürlük demektir, insanların ana diline özgürlük demektir, fikir hürriyeti demektir. AK Parti, bu milletin kendi değerleri ile savaşmaması, tam tersine tarihten getirdiği, medeniyetinden getirdiği değerleri ile bütünleşmesi, geleceğe yürümesi demektir" diye konuştu.



"Devlet ile millet aynı yöne bakıyor"


Geçmişte devlet ile milletin farklı yönlere baktığını ve bunun kalkınmayı engellediğini belirten Yılmaz, "Bir toplumda devlet farklı bir yöne, millet farklı bir yöne bakıyorsa, o toplum kalkınamaz. Enerjisini boş yere harcar. Yıllarca bizi o durumda tuttular. Devlet ile milleti bir birinden ayırdılar. Şimdi AK Parti döneminde neyi başardık derseniz? Artık devlet ile millet aynı yöne bakıyor. Aynı değerlere sahip. Dolayısıyla Türkiye Yüzyılı’nı, devletimizle, milletimizle birlik, beraberlik içerisinde başaracağız. Bir daha devlet ile milletin karşıya getirilmesine izin vermeyeceğiz Allah’ın izni ile. AK Parti, aynı zamanda geçmiş ile geleceği bütünleştiren bir siyasi harekettir. Uzun yıllar, geçmiş değerlerimizi, kalkınmanın, modern bir toplum, modern bir devlet olmanın önünde bir engel gibi göstermeye kalktılar. Biz buna inanmıyoruz. Bir toplum, geçmişine, tarihine, medeniyetine ne kadar çok sahip çıkarsa o kadar sağlam bir zemin üzerinde geleceğe yürür. Modern bir toplum olur, gelişmiş bir toplum olur. Bizim geçmiş değerlerimiz, kalkınmanın, gelişmenin önünde bir engel değil, tam aksine gelişme, modernleşme adı altında bu toplumda özgürlükleri yok edenler, bu ülkenin gelişmesine engel oldular" şeklinde konuştu.


AK Parti’nin, ’Ben diyenlerin değil, biz diyenlerin partisi’ olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bir kesimin, bir grubun menfaatini veya bir şahsın menfaatini ön plana koyup hareket eden bir parti değildir AK Parti. AK Parti, ‘Neyi başardıysak, hep birlikte başardık’ diyenlerin partisidir. AK Parti ve Cumhur İttifakı, bu toplumun ana damarıdır. Konjöktüre göre farklı havalar oluşabilir ama bu toplumun, ‘milletin adamları’ diyoruz ya, kim var geçmişe baktığınızda, rahmetli Menderes var, taş üstüne taş koyan. ‘Milletin adamı’ sıfatını yakıştırdığımız rahmetli Menderes var ve onun çizgisinde siyaset yapan önemli siyasetçiler var. Rahmetli Özal var. Şimdi milletin adamı kim? Recep Tayyip Erdoğan. Adam gibi adam" dedi.



"Liderimizin kıymetini bilmemiz lazım"


Liderlerin özellikle zor dönemlerde daha da önemli olduğunu ifade eden Yılmaz, "Ama özellikle fırtınalı zamanlarda, dünyanın, bölgemizin karışık olduğu dönemlerde, sağlam, güçlü bir iradeye milletin ihtiyaç duyduğu anlarda, liderler bir kat daha önemli. Bu çerçevede, Türkiye Cumhuriyeti olarak şanslıyız. Bazı şeyler varken insan değerini yeterince bilmiyor. Güçlü lideri olmayan toplumlar, şimdi ne haldeler görüyoruz. Tecrübeli, dirayetli, milletin seven, gece gündüz çalışan bir liderimiz var. Allah’a şükrediyoruz ve bu liderimizin kıymetini bilmemiz lazım. Büyük bir afet yaşadık. Böyle bir lider olmasa, bu siyasi istikrar olmasa, Cumhur İttifakı olmasa, 3 yılda bunun altından kalkabilir miydik? En gelişmiş dediğimiz ülkeler bile kalmazdı. 90 milyar dolardan fazla kaynak aktarıldı bu bölgelere. Geçtiğimiz günlerde 455 bininci konutumuzu hak sahibine teslim ettik. Ne derlerse desinler. Gölgelemek için ne yaparlarsa yapsınlar. Halep orada ise arşın burada" dedi.



"Türkiye artık farklı bir ligde"


Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, şöyle devam etti:


"AK Parti iktidara geldiğinde bütün ekonomisi 238 milyar dolardı. Türkiye’nin 1 yılda ürettiği tüm malların, hizmetlerin değeri bu kadardı. Geçen yıl ilk defa 1,5 milyon doları aştı ekonomik büyüklüğümüz. Dünyanın 21. büyük ekonomisiydik 2022’de, bugün 16. büyük ekonomisiyiz. Satın alma gücüne göre ise dünyanın 11. büyük ekonomisiyiz. Geçen sene 270 milyar doları aşan ihracat yaptık. 2022’de sadece 36 milyar dolardı. Toplam mal ve hizmet ihracatımız ise 396 milyar doları aştı. Gelecek yıl inşallah 400 milyar doların üzerinde olacak. Türkiye artık farklı bir ligde. Sorunlarımız yok mu? Hangi ülkenin sorunu yok. Son yıllarda dünya üst üste büyük sıkıntılar yaşadı. Finansal krizlerin etkileri hala devam ediyor, üstüne bir de pandemi geldi. O bitti üstüne deprem geldi. O bitti savaşlar çıktı. Bölgemiz ateş çemberi. Ama bunun içinde Türkiye, istikrarlı ve güçlü bir şekilde yoluna devam ediyor."



"Amacımız bu yıl sonunda enflasyonu yüzde 20’nin altına düşürmek"


Hayat pahalılığıyla mücadele programını kararlılıkla uyguladıklarını belirten Yılmaz, "2024 Mayıs ayında yüzde 75,5 çıkmıştı enflasyon. O tarihten bugüne 45 puana yakın düşüş sağladık. Yıl sonunu 30’un biraz üzerinde tamamladık. Bizim hesabımız aslında 30’un altındaydı. Fakat geçen yıl tarımda hem kuraklık hem de don yaşadık. Bu nedenle büyümemiz olumsuz etkilendi, gıda enflasyonu etkilendi. Ama bu sene inşallah çok bereketli olacak. İnşallah amacımız bu yıl sonunda enflasyonu yüzde 20’nin altına düşürmek. Vatandaşımıza kalıcı sosyal refah üreteceğiz" ifadelerini kullandı.



"Türkiye Yüzyılı’nda teröre yer yok"


Suriye’deki gelişmelere ve terörle mücadeleye de değinen Yılmaz, "Şimdi Suriye yeniden imar ediliyor. Suriye’nin istikrarı, Türkiye’nin istikrarıdır. Biz kapsayıcı bir milliyetçilik anlayışına sahibiz. Türk de bizim, Kürt de bizim. Alevisi de bizim, Sunnisi de bizim. Arabı da bizim, Çerkez de bizim, Laz da bizim. Hep birlikte biz Türkiye’yiz. Bu çerçevede ‘Terörsüz Türkiye’ konusu çok önemli. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu ‘Türkiye Yüzyılı, huzurun ve kardeşliğin yüzyılı olacaktır’ anlayışı, bunun temelini oluşturuyor. ‘Türkiye Yüzyılı’nda teröre yer yok’ diyoruz. Birlik, beraberlik içinde gideceğiz diyoruz" dedi.


Yılmaz, "Mecliste bir komisyon kuruldu. Komisyonun çalışmaları son aşamaya gelmiş durumda. Yakında inşallah komisyon raporunu yayınlayacak, ondan sonra inşallah terörün kalıcı bir şekilde sona ermesi, bir daha bu ülkenin bu belalarla uğraşmaması için ne adımlar atılması gerekiyorsa, meclisimiz bunu ortak bir irade ile belirleyecek. Bizim buna ihtiyacımız var. Türkiye’nin kavgalara ihtiyacı yok. Kavganın kimseye faydası yok" şeklinde konuştu.



"Terörsüz Türkiye ile demokrasimizin gücü artacak"


Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:


"Terörsüz Türkiye’nin başarılı olmasıyla birlikte, demokraside ve kalkınmada yeni bir döneme geçeceğiz. 2 trilyon doların üzerinde bir kaynak, bu terör yüzünden heba edildi. Şimdi o kaynaklar ülkemizin kalkınması için kullanılacak. Terörün ortadan kalktığı bir ortamda, demokratik standartlarımız daha da yükselecek. Demokratik bir yarış olacak, kimse silahların gölgesine sığınmadan, kimin ne söyleyeceği varsa söyleyecek, kim milleti ikna ederse, milli irade nasıl şekillenirse o yönde politikalar izlenecek. Dolayısıyla demokrasimizin gücü artacak."



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye Yüzyılı’nda teröre yer yok"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Büyükçekmece Belediyesi kurban satış ve kesim tesisi hizmete hazır Büyükçekmece Belediyesi Kurban Satış ve Kesim Tesisi, Kurban Bayramı öncesinde tüm hijyen tedbirleri alınarak Kurban Bayramı’nda vatandaşlara hizmet vermeye hazır hale getirildi. Karaağaç Mahallesi’nde yer alan Büyükçekmece Belediyesi Kurban Satış ve Kesim Tesisi, modern donanımı ve hijyenik şartlarda bayram süresince hizmet verecek. Büyükçekmece Belediyesi, Kurban Bayramı süresince vatandaşların herhangi bir sorun yaşamaması için Kurban Satış ve Kesim Tesisi’nde tüm hazırlıklarını tamamladı. Modern donanıma sahip Kurban Satış ve Kesim Tesisi, kurbanlık hayvanların satış ve kesim işlemlerinin sağlıklı şartlarda yapılabilmesi için titizlikle hazırlanırken alanda temizlik, bakım ve ilaçlama çalışmaları aralıksız devam ediyor. Büyükçekmece Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü Veteriner Şefliği ekipleri denetlemeler yaparak, kurbanlıkların sağlık durumlarını yakından takip ediyor. Vatandaşların konforu ve güvenliği için alanda otopark, sağlık kabini, mescit, duş alanları, kafeterya, soğuk hava deposu, tuvaletler ve idari hizmet binası tesis içerisinde hizmet verecek. Çalışmalar yerinde incelendi Kurban Satış ve Kesim Tesisi’nde Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, İBB Meclis Üyesi ve Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Rıza Can Özdemir, Büyükçekmece Belediyesi Başkan Yardımcısı Muzaffer Cive, Büyükçekmece Belediyesi Başkan Yardımcısı Özkan Saka, Büyükçekmece Belediyesi Koordinatörü Dr. Seçkin Özdemir, Büyükçekmece Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri ve Sağlık İşleri Müdürlüğü Veteriner Şefliği ekipleri, bayram süresince vatandaşların kurban ibadetlerini sağlıklı, güvenli ve düzenli bir ortamda gerçekleştirebilmeleri adına tesiste yürütülen çalışmaları yerinde değerlendirerek hazırlıkları denetledi.
Yozgat Yozgat’ta bahar şenliğiyle komşular kaynaştı, çocuklar geleneksel oyunlarla tanıştı Yozgat’ta mahallede organize edilen bahar etkinliğinde hem çocuklar hem de aileler keyifli vakit geçirdi. Çapanoğlu Mahallesi Güneykent Evleri sakinlerince düzenlenen bahar şenliği, renkli görüntülere sahne oldu. Mahalle sakinlerinin birlik ve beraberliği güçlendirmek, çocuklara eski sokak oyunlarını tanıtmak amacıyla organize ettiği etkinlikte hem çocuklar hem de aileler keyifli vakit geçirdi. Şenlik kapsamında ip çekme, çuval yarışı, yumurta taşıma yarışı gibi geleneksel oyunlar oynanırken, vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunuldu. Çocukların bilgisayar ve telefonlardan uzaklaşıp sosyal etkinliklerle vakit geçirmesi amacıyla düzenlenen organizasyon mahalle sakinlerinden yoğun ilgi gördü. Etkinliğin organizatörlerinden Aynur Koçak, yaklaşık beş yıldır bölgede oturduklarını belirterek, "Bu bizim ilk bahar şenliğimiz oldu. Daha önce iftar programları yapıyorduk ancak bu yıl havaların etkisiyle etkinliği bahar şenliğine çevirdik. Çok güzel bir ortam oluştu. Birbirini tanımayan komşular tanıştı, çocuklar eski oyunlarla tanıştı. Çocuklar ilk defa gördükleri oyunlara büyük ilgi gösterdi. Hem büyükler hem çocuklar çok mutlu oldu" dedi. Mine Küçükaslan ise amaçlarının çocukları ekran başından uzaklaştırmak olduğunu ifade ederek, "Komşularımızla bir araya gelip eski çocukluk oyunlarımızı çocuklara öğretmek istedik. Güzel bir birliktelik oluştu" diye konuştu. Mahalle sakinlerinden Emel Yıldız da etkinlikle eski mahalle kültürünü yaşatmayı hedeflediklerini belirterek, "İnsanlar birbirinden uzaklaştı. Biz de komşularımız kaynaşsın, çocuklar eğlensin istedik. Hem geleneklerimizi yaşatmak hem de insanları bir araya getirmek amacıyla bu etkinliği düzenledik" ifadelerini kullandı. Sakine Babayiğit ise organizasyonun özellikle çocuklar için hazırlandığını belirterek, "Çocuklarımız bilgisayardan uzak kalsın, mahalle kültürünü öğrensin istiyoruz. Etkinlikler onların da çok hoşuna gidiyor" şeklinde konuştu. Şenliğe katılan çocuklardan Yusuf Cevizli, yarışmalarda birinci olduğunu söyleyerek, "Yumurta yarışları ve çuval yarışı yaptık. Hepsinde birinci oldum. Şimdi de uçurtma uçuracağız" dedi. Ömer Cevizli ise arkadaşlarıyla oyun oynadığı için mutlu olduğunu belirterek, "Buraya geldiğim için çok mutluyum. Arkadaşlarımla oyun oynuyor, bisiklet sürüyor, top oynuyorum" ifadelerini kullandı.
Tokat Almus Barajı’ndaki ada, yağışlarla birlikte sular altında kaldı Tokat’ın Almus ilçesindeki Almus Barajı’nda ’Malkayası’ olarak bilinen ada tamamen sular altında kaldı. Edinilen bilgilere göre, bölgede etkili olan yoğun yağışların ardından Almus Barajı’nda su seviyesi dikkat çekici şekilde yükseldi. Barajın doluluk oranının yüzde 98,5’e ulaşmasıyla birlikte yıllardır su yüzeyinde görülen ve bölge halkı tarafından simge olarak kabul edilen Malkayası ile üzerindeki bayrak direği gözden kayboldu. Baraj çevresinde oluşan manzara ise vatandaşların ilgisini çekti. "Gelen suyumuz haddinden fazla" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Almus Belediye Başkanı Bekir Özer, son yılların en yüksek su seviyesine ulaşıldığını belirterek, "Şu anda burada karşıda gördüğümüz bizim Malkayası dediğimiz bir kayamız vardı. Üstünde de bayrak direğimiz vardı. Şu anda Malkayası kayboldu. Direğimiz de suya gömüldü. Normalde 1993 yılından bu yana 33 yıldır Almus’a bu şekilde bir su gelmiyordu. Lakin bu sene bir bolluk oldu. Allah’ım yağmurları biraz karımızı, yağmurumuzu fazla yağdırdı. Şu anda gelen suyumuz haddinden fazla" dedi. "Baraja göl değil deniz diyoruz" Barajın Almus için ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Özer, vatandaşların bölgeyi göl yerine "deniz" olarak adlandırdığını söyledi. Özer, "Biz zaten buraya göl demiyoruz. Biz Almuslular deniz diyoruz. ‘Nereye gidiyorsun? Denize gidiyorum’ diyoruz. Burası deniz gibi zaten baktığınız zaman. Su haznesi de çok yüksek. Bir milyar 60 milyon metreküp su haznemiz var" ifadelerini kullandı. "29 ülkeye ihracat yapılıyor" Yükselen su seviyesinin balıkçılık faaliyetlerine de olumlu yansıdığını belirten Özer, "Balıkçılar şu anda çok mutlu. Çünkü su seviyesi yükseldi. Sudaki oksijen seviyesi arttı. Buradan dünyanın 29 ülkesine ihracat yapılıyor. Ondan dolayı balıkçılarımız da mutlu" diye konuştu.
Diyarbakır DİKO Başkanı Sanal: "Kuyumculuk sektörü sahipsiz değildir" Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası (DİKO) Başkanı Özer Sanal, geçtiğimiz günlerde yeni açılacak kuyumcu esnafına hizmet vermeyeceklerini söylemişti. Sanal, bu kelimelerinin çarpıtıldığını dile getirerek açıklamalarda bulundu. DİKO Başkanı Özer Sanal, son günlerde şahsı ve oda üzerinden yürütülen kasıtlı linç kampanyasını ibretle takip ettiklerini söyledi. Sanal, "Açık ve net söylüyorum, kuyumculuk sektörü sahipsiz değildir. Bu meslek; herkesin istediği gibi, hiçbir ölçü, denetim, yeterlilik ve sorumluluk aranmadan çoğaltılabilecek sıradan bir alan değildir. Kuyumculuk güven mesleğidir. Vatandaşın alın teriyle biriktirdiği altını, emeğini ve tasarrufunu ilgilendiren bu sektörde başıboşluğa, kayıt dışılığa, haksız rekabete ve ehliyetsizliğe sessiz kalmayacağız. ’Kuyumcu açılmasına dur diyoruz’ sözümüzün arkasındayız. Bu ifade, kimsenin ekmeğine göz dikmek değildir. Bu ifade, mesleğin itibarını koruma iradesidir. Bu ifade, vatandaşın güvenli alışveriş hakkını savunmaktır. Bu ifade, yıllardır vergisini veren, istihdam sağlayan, kurallara uyan dürüst esnafın emeğine sahip çıkmaktır" dedi. "Hiç kimse bu açıklamayı çarpıtarak bizi esnaf düşmanı, girişimci karşıtı veya keyfi yasakçı gibi göstermeye çalışmasın" diyen Sanal, "Bizim derdimiz şahıslarla değil; denetimsizlikle, plansızlıkla, mesleki yeterlilikten uzak uygulamalarla ve sektörü itibarsızlaştıran anlayışladır. Diyarbakır Kuyumcular Odası olarak görevimiz sadece alkışlamak değil; gerektiğinde uyarmak, gerektiğinde itiraz etmek, gerektiğinde de sektörümüz adına güçlü bir duruş ortaya koymaktır. Bu duruşumuzdan geri adım atmayacağız. Eleştiri başımızın üzerinedir. Ancak küfür, hakaret, tehdit, iftira ve sosyal medya linçi asla kabul edilemez. Şahsımı, ailemi, kurumumuzu ve meslektaşlarımızı hedef alanlarla ilgili hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızın bilinmesini isteriz. Kuyumculuk sektöründe kalite, güven, denetim, mesleki yeterlilik, kayıtlı çalışma ve haksız rekabetle mücadele kırmızı çizgimiz. Oda olarak mesleğimizin itibarını, vatandaşımızın güvenini ve dürüst esnafımızın emeğini korumaya kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu.