GÜNDEM - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 10:09

Güneşi gören denize girdi: Havalar ısındı, turizm sezonu başlıyor

A
A
A
Güneşi gören denize girdi: Havalar ısındı, turizm sezonu başlıyor

Hava sıcaklıklarının artması ve yağışlı havanın geride kalmasıyla birlikte Mersin’in gözde tatil merkezi Kızkalesi’ne gelerek denize girenler dikkat çekti. Plajlarda hareketlilik gözlemlenirken, Kurban Bayramı ile birlikte sezonun tamamen açılması bekleniyor. Kızkalesi Kültür ve Turizm Derneği Başkan Yardımcısı Mehmet Şirin Öztop, 2026 sezonunun önceki yıllara oranla çok daha verimli geçeceğinin gelen taleplerden belli olduğunu söyledi.


Türkiye’nin önemli turizm noktalarından Akdeniz’e 321 kilometre kıyısı bulunan Mersin’de sıcaklık 30 derecelere yaklaştı. Sıcak havayı değerlendirmek isteyen birçok kişi ise şimdiden denizin tadını çıkarmaya başladı. Erdemli ilçesinde bulunan UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki Kızkalesi başta olmak üzere diğer sahillerde Kurban Bayramı ile birlikte sezonu açacak olan turizmciler hazırlıklarını tamamladı. Tatil bölgelerindeki tesislerin bayramdan itibaren yoğun talep aldığı belirtildi. Geçen yıl iyi bir sezon geçiren turizmciler, bu yıl gelen talebe göre sezonun daha iyi olacağını kaydetti.


Havaların ısındığını belirten Kızkalesi Kültür ve Turizm Derneği Başkan Yardımcısı Mehmet Şirin Öztop, "Yağmurlardan sonra özellikle Türkiye’nin birçok noktasında hafta sonunu değerlendiren vatandaşlarımız şimdiden Kızkalesi’ni tercih etmeye denize girmeye başladılar. Bunun yanı sıra Kurban Bayramı çok yakın bir zamanda. Rezervasyonlar gelmeye başladı. Bizler işletmeciler olarak mutluyuz. Bayramı dolu dolu geçirip o enerjiyle devam edip sonuna kadar dolu dolu bir sezon geçeceğini tahmin ediyoruz. Özellikle 2025 sezonundan çok daha verimli bir sezon geçireceğimizi düşünüyoruz. Gelen rezervasyonlarımız o doğrultuda" dedi.



"Bir misafiri tatil noktasına getirebiliyor olmanın en önemli araçlarından bir tanesi ulaşım"


Yurt dışından gelen bir çok tatilcinin olduğunu da aktaran Öztop, "Yurt dışından gelen bir misafir öncelikle evinden çıktığı zaman dilimiyle otele ve konaklayacağı noktaya giriş yapacağı zaman dilimini baz alıyor. Biz de Mersin olarak özellikle Uluslararası Çukurova Havalimanı’nın faaliyete geçmesiyle beraber dünyanın birçok noktasına farklı rotalar konuldu, farklı uçuşlar konuldu. Bu bizim için çok önemli ve rezervasyonlarımızın özellikle yurt dışı bağlantılı gelmeleri bizi mutlu ediyor. Bir misafiri tatil noktasına getirebiliyor olmanın en önemli araçlarından bir tanesi ulaşım. Uluslararası Çukurova Havalimanı’nın faaliyete geçmesiyle beraber akabinde Mersin-Antalya D-400’ün yoğunluğunu hepimiz biliyoruz. Otoban yıl sonu, temmuz ayında Erdemli’nin doğusu açılıyor olacak ve yıl sonunda tamamı açılıyor olacak. Bu bizim için çok önemsediğimiz bir konu. Zaman çok kıymetli ve değerli. Misafirler havaalanından çıktıklarında bölgemize, bu denizin tadını çıkartmaya, birbirinden kıymetli kültür noktalarını görmeye geleceklerdir. Biz de heyecanla otobanın da bir an önce bitmesiyle beraber çok daha farklı ülkelerden misafir ağırlıyor olacağız" ifadelerini kullandı.



"Mersin’de her şehrin sahip olmadığı özellikler var"


Mersin’in 321 kilometre kıyı şeridine sahip çok güzel bir şehir olduğuna dikkat çeken Öztop, "Bünyesinde birbirinden fazla her destinasyona hitap eden noktalar var. Yani bugün siz kuş cennetine gitmek isterseniz gidebilirsiniz, rafting yapabilirsiniz, dalış yapabilirsiniz ve en önemlisi önümüzdeki Toros Dağları’nın Yörük kültüründen yararlanabilirsiniz. Bunlar çok kıymetli ve özel, her şehrin sahip olmadığı özellikler" şeklinde konuştu.


Devam eden Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Mersin’de başlamasıyla farklı illerden ziyaretçiler geldiğine de dikkat çeken Öztop, "Bu da son derece bizim için çok değer verdiğimiz ve önemsediğimiz bir konu. Mersin turizm anlamında hak ettiği yere gelecektir. Ulaşımdaki sıkıntı çözülüyor, çözülmek üzere. Bunun yanı sıra yeni tesisler açılıyor. Her bireyin, vizyonuna ve destinasyonuna hitaben birçok nokta var" diyerek sözlerini tamamladı.



Güneşi gören denize girdi: Havalar ısındı, turizm sezonu başlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin OSB Başkanı Tekli: "SAHA2026’da gurur duyduk" Mersin Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Sabri Tekli, SAHA EXPO 2026’ya Mersin Pavilyonu çatısı altında 16 firma ve bağımsız stant açan 4 Mersin firmasıyla katılım sağladıklarını belirterek, "Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayi hamlesinde ulaştığı noktadan dolayı gurur duyduk" dedi. Savunma sanayinin yalnızca bir üretim alanı olmadığını, aynı zamanda ülkelerin bağımsızlık vizyonunu şekillendiren stratejik bir güç olduğunu ifade eden Tekli, Mersin OSB olarak şehrin sanayi potansiyelini savunma sanayi ile entegre etmek için kararlı adımlar attıklarını söyledi. 1993 yılında kurulan Mersin OSB’nin, 2022 yılında başlatılan savunma sanayi sürecini sistematik şekilde yönettiğini kaydeden Tekli, "Firmalarımızla birlikte savunma sanayinin en önemli organizasyonlarında aktif olarak yer alıyoruz. SAHA EXPO ve IDEF gibi ulusal ve uluslararası fuarlarda Mersin’i tek çatı altında temsil ederek hem görünürlüğümüzü artırdık hem de firmalarımızın sektörel ağlara dahil olmasını sağladık" diye konuştu. Savunma sanayine entegrasyon sürecinin yüksek kalite standartları ve disiplinli üretim kültürü gerektirdiğini vurgulayan Tekli, firmaların teknik yeterliliklerini artırmaları, sertifikasyon süreçlerini tamamlamaları ve doğru iş birliklerine ulaşmaları için yoğun çalışma yürüttüklerini belirtti. Mersin’i yalnızca tedarikçi konumunda değil, ana yüklenicilerin yatırım yaptığı bir merkez haline getirmeyi hedeflediklerini ifade eden Tekli, başta Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu olmak üzere ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, ASPİLSAN ve Baykar Teknoloji gibi kuruluşları Mersin’de görmek istediklerini söyledi. Mersin’de savunma sanayine üretim yapabilecek potansiyele sahip 38 firma bulunduğunu aktaran Tekli, bunların 22’sinin OSB bünyesinde yer aldığını ifade etti. "Firmalarımıza yol haritası oluşturuyoruz" Savunma sanayine dahil olmak isteyen firmalara yol haritası sunduklarını kaydeden Tekli, özellikle EYDEP ve YETEN gibi kritik süreçlerde firmalara aktif destek verdiklerini belirtti. Ana yüklenici firmalarla gerçekleştirilen tedarikçi buluşmalarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Tekli, "MKE, ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ, STM, ASPİLSAN ve HAVELSAN gibi kuruluşlarla firmalarımızı bir araya getiriyoruz. Bu temaslar firmalarımız için gerçek anlamda sıçrama noktası oluyor" ifadelerini kullandı. 2022 yılında SAHA EXPO’ya 7 firmayla ilk kez katıldıklarını anımsatan Tekli, 2026 yılında ise 16 firmanın yer aldığı Mersin Pavilyonu ile fuarda güçlü şekilde temsil edildiklerini söyledi. Tekli, "5-9 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen SAHA EXPO’ya 16 firmamızla birlikte Mersin Pavilyonu çatısı altında katıldık. Bunun yanında bazı firmalar da bireysel stantlarıyla fuarda yer aldı. Artık fuarlarda sadece görünür olan değil, dikkat çeken ve iş birlikleri geliştiren bir Mersin var" dedi. Mersin’in artık savunma sanayi sektörünün dışında kalan bir şehir olmadığını ifade eden Tekli, "Attığımız adımlar, kurduğumuz iş birlikleri ve ortaya koyduğumuz vizyon ile bu sektörün güçlü bir parçası haline geliyoruz. Hedefimiz, Mersin’i savunma sanayinde söz sahibi, rekabetçi ve sürdürülebilir bir üretim merkezi haline getirmektir" diye konuştu.
Diyarbakır Anneler Günü’nde kan davasına son verdiler Diyarbakır’da kavga sonucu yaralıların olmasıyla başlayan kan davası, iş adamı ve kanaat önderi Mustafa Çubuk’un tarafları bir araya getirmesiyle Anneler Günü’nde barışla sonuçlandı. Diyarbakır’ın Karacadağ bölgesinde, yaklaşık 5 ay önce Polat ve Korkut aileleri arasında farklı nedenlerden dolayı yaşanan kavgada yaralananlar oldu. Olayın kan davasına dönüşmemesi için iş adamı ve kanaat önderi Mustafa Çubuk başta olmak üzere kanaat önderleriyle ailelerin büyükleriyle görüşmeler gerçekleştirerek barış sağlanması talep edildi. Taraflar, olumlu görüş belirterek olayın barışla sonuçlanmasını kabul etti. Bir düğün salonunda bir araya gelen taraflar, Kur’an-ı Kerim’in altından geçerek barıştı. Burada konuşan Çubuk, Karacadağ bölgesinin aşiretler bölgesi olduğunu, Doğu ve Güneydoğu’da aşiretler arasındaki en ufak kavganın ölüm ve büyük olaylarla sonuçlandığını söyledi. Dedesinin ve babasının kanaat önderliği yaparak barışı sağladığını belirten Çubuk, "Biz de elimizden geldiği kadar olayların büyümemesi için barışı sağladık. Polat ve Korkut ailesi arasında kargaşa çıktı, bundan dolayı yaralılar oldu. Biz de araya girerek bu barışı sağladık. Allah, herkesten razı olsun. Gelen herkese çok teşekkür ediyorum. Barışla sonuçlandı. Bölgemizde artık kavga, olay istemiyoruz. Bölgemizde huzur gelsin, kan davalarının yaşanmasını istemiyoruz. Anneler Günü’nde barışı sağladık. Çok mutluyum" dedi.