ASAYİŞ - 23 Aralık 2025 Salı 14:20

Hiranur’un ölümüne neden olan 3 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı

A
A
A
Hiranur’un ölümüne neden olan 3 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı

Mersin’de 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar’ın hayatını kaybettiği olayla ilgili tutuklu sanıklar ilk kez hakim karşısına çıktı.


Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Mersin 5’inci Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede; sanık Hüseyin Arda Şark’ın (19) ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ ve ‘ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından, M.Z. (27) ile Nazmi Ç.’nin (20) ise ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçlarından cezalandırılması talep edildi.



İlk duruşma görüldü


Davanın ilk duruşması Mersin 5’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanıklar, bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Hiranur’un anne ve babası ile taraf avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu.


Savunma yapan tutuklu sanık Hüseyin Arda Şark, olay günü arkadaşlarıyla birlikte asker eğlencesine gittiklerini belirterek, "Eğlencede havaya ateş etmek için silahı yanıma aldım. Daha sonra silahı bir arkadaşım aldı. Şarjörü kontrol ettiğimde boştu. Düğün sonrası bir büfeye gittik, alkol aldık. Daha sonra dışarıda sigara içtiğim sırada silahı Hiranur’a uzattım. Şakalaşıyorduk. ‘Sıkayım mı’ dedi. ‘Silahla şaka olmaz’ diyerek geri almak istedim. O sırada silah ateş aldı. İçinde mermi olmadığını sanıyorduk. Panikledim, korktum. Hiranur’u dere kenarına bıraktım, eve gittim. Sonra ağabeyime anlattım ve tekrar giderek Hiranur’u alıp hastaneye götürdük" dedi.


‘Suç delillerini yok etme’ suçlamasıyla yargılanan tutuklu sanıklardan M.Z. ise savunmasında, "Delilleri karartmadık. Olay sırasında Hiranur arka koltuktaydı, Hüseyin araç dışındaydı. Hüseyin, ‘Sıkayım mı’ diye sordu, Hiranur da gülerek ‘Sık’ dedi. Silah bir anda ateş aldı. Hiranur’u hastaneye götürmesini söyledik ancak Hüseyin’i ikna edemedik. Daha sonra tekrar gidip Hiranur’u alarak hastaneye götürdük" diye konuştu.


Tutuklu sanık Nazmi Ç. de üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, suç delillerini yok etme suçunu işlemediklerini savundu.



Aile sanıklardan şikayetçi oldu


Hiranur’un annesi Gülten Tan, sanık Hüseyin Arda Şark ile kızının yaklaşık 2 aylık bir birlikteliği olduğunu ifade ederek, "Kızıma bu kişiden uzak durmasını söylemiştim. Kızımı hayattan kopardılar. Bu bir şaka ya da kaza değil, bu olay cinayettir" dedi.


Baba Murat Aygar da sanıklardan şikayetçi olduğunu belirterek, "Benim kızımın hayatı kimsenin şaka konusu olamaz. Türk adaletine güveniyorum" ifadelerini kullandı.


Mahkeme heyeti, tanıkların ve avukatların beyanlarının ardından eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi.



Olay


1 Eylül tarihinde meydana gelen olayda, merkez Toroslar ilçesi Akbelen Mahallesi’nde, 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar, park halindeki otomobilde tabanca ile vurularak hayatını kaybederken, polis, Hiranur’un erkek arkadaşı Hüseyin Arda Şark (19), M.Z. (27) ile Nazmi Ç.’yi gözaltına almış, 3 şüpheli de sevk edildikleri mahkemece tutuklanmıştı.



Hiranur’un ölümüne neden olan 3 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı tanımladı, "Veteriner hekimler gıda zincirinin temel taşı konumundadır" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Atalay Uslu, 25 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, veteriner hekimlerin gıda zincirir temel taşı olduğunu söyledi. Veteriner hekimliğin toplum sağlığı ve gıda güvenliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çeken Prof. Dr. Uslu yaptığı açıklamada, "Her yıl Nisan ayının son cumartesi günü kutlanan Dünya Veteriner Hekimler Günü, yalnızca hayvan sağlığını değil, aynı zamanda insan sağlığını ve gıda güvenliğini de koruyan, veteriner hekimlerin önemini hatırlatan özel bir gündür. Günümüzde gıda, sadece bir tüketim unsuru değil; ülkelerin ekonomik, sosyal ve hatta politik dengelerini etkileyen stratejik bir ürün haline gelmiştir. Bu nedenle güvenli, sürdürülebilir ve yeterli gıda üretimi her zamankinden daha kritik bir öneme sahiptir." ifadelerini kullandı. Gıda Zincirinin Temel Taşı: Veteriner Hekimler Veteriner hekimliğin gıda üretim sürecindeki kritik rolüne değinen Prof. Dr. Uslu, "Veteriner hekimler, hayvansal üretimin her aşamasında aktif rol alarak gıda zincirinin temel taşı konumundadır. Çiftlikten sofraya uzanan süreçte hayvan sağlığını koruyan, hastalıkları önleyen ve üretim standartlarını denetleyen veteriner hekimler, sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmanın güvencesidir. Özellikle hayvanlardan insanlara bulaşabilecek hastalıkların kontrolünde üstlendikleri rol, halk sağlığının korunmasında ne kadar kritik bir görev üstlendiklerini açıkça göstermektedir." dedi. Sürdürülebilir Üretimde Veteriner Hekimlerin Önemi Veteriner hekimliğin gıda üretimindeki rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Uslu, artan dünya nüfusu ve değişen tüketim alışkanlıklarının gıda üretiminde verimliliği artırma ihtiyacını beraberinde getirdiğini ifade etti. Bu noktada veteriner hekimlerin; bilimsel bilgi, teknoloji ve etik sorumluluk çerçevesinde üretimin sürdürülebilirliğini sağladığını belirten Prof. Dr. Uslu, antibiyotik kullanımı, hijyen standartları ve hayvan refahı gibi alanlarda yürüttükleri çalışmaların hem gıda kalitesini yükselttiğini hem de toplum sağlığını güvence altına aldığını vurguladı. Dünya Veteriner Hekimler Günü Mesajı Son olarak Dünya Veteriner Hekimler Günü’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Uslu, insanlığın sağlıklı geleceği için büyük bir özveriyle görev yapan tüm veteriner hekimlerin bu özel gününü kutladığını ifade etti. Veteriner hekimlerin gıda güvenliği, halk sağlığı ve sürdürülebilir yaşam açısından vazgeçilmez bir meslek grubu olduğunu bir kez daha dile getirdi.
Mersin Mersin’de edebiyat buluşması: Dr. Nedim İnce okurlarıyla bir araya geldi Mersin’de hekimliği ve yazarlığıyla tanınan Toros Devlet Hastanesi eski Üroloji Uzmanı Op. Dr. Nedim İnce, 6’ncı kitabı ’İnsan Dediğin Derya Deniz’ için düzenlenen tanıtım, imza ve söyleşi gününde okurlarıyla buluştu. İçel Sanat Kulübünde gerçekleştirilen etkinlik, sanatseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Gazeteci Kıymet Gökçe’nin moderatörlüğünde düzenlenen programda İnce, yazarlık serüvenini ve Mersin ile olan bağını anlattı. Okurlarıyla birebir sohbet etme fırsatı bulan İnce, kitabını imzalayarak katılımcılarla samimi anlar yaşadı. İnce, konuşmasında Mersin’e ilk geldikleri yıllarda kimseyi tanımadıklarını belirterek, tanıştıkları kişilerin hayatlarında önemli etkiler bıraktığını söyledi. Yazarlık sürecinin Yelken Kulübünde başladığını ifade eden İnce, daha sonra yerel gazete sahibi Ahmet Leventyürü’nün ısrarı ile köşe yazarlığına yöneldiğini ve ilk kitabı ’Sağlık Olsun’un bu süreçte ortaya çıktığını dile getirdi. Mersin’de geçirdiği yılların hayatında özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan İnce, "Bir insanın en büyük ihtiyaçlarından biri kabul edilmek ve değerli olduğunu hissedebilmektir. Burada bunu fazlasıyla hissediyorum. İyi ki Mersin’e gelmişim" dedi. Ayvalık’ta yaşamasına rağmen gönlünün Mersin’de olduğunu ifade eden İnce, sağlığı el verdiği sürece yazmaya devam edeceğini kaydetti. Programda İnce’nin dostları da söz alarak yazarla ilgili düşüncelerini paylaşırken, eserlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Etkinlik, imza töreninin ardından sona erdi.
İstanbul Atila Gerin: "Kümede kalmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz" Eyüpspor Teknik Direktörü Atila Gerin, Gaziantep FK maçının ardından yaptığı açıklamada, "Kümede kalmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. hafta maçında Eyüpspor, konuk ettiği Gaziantep FK’yı 3-0 mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Eyüpspor Teknik Direktörü Atila Gerin, "Çok önemli bir düzlüğe girdik. Son 4 final maçımızın kaldığını söylemiştik. Bu müsabaka, onun ilk ayağıydı. Geçen hafta galip gelerek buraya moralli gelen bir Gaziantep vardı. Bizim için artık her maç zor. her maç zor ve önemli. Ona göre hazırlanıyoruz. Ona göre planlamalar yapıyoruz. Bugün oyunu ne kadar sabırlı tutabilirsek, blokta kalarak pas yapıp onları baskıdan uzak tutabilirsek bize avantaj olacağını düşündük. Planımız da işledi. İkinci yarıda birçok pozisyona girdik. Maçı hak ettik. Bundan sonra her puan bizim için önemli. Kümede kalmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Çocuklarıma çok teşekkür ediyorum. İnanılmaz mücadele ettiler ve özveri koydular ortaya. Sınırlarını zorladılar. Hepsini yürekten kutluyorum. Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. Önümüzde çok önemli bir Kayserispor maçı var. Direk rakibimiz. Kayserispor ile oynayacağımız müsabaka bizim için alt sıraların bir finali gibi olacak. Alt tarafın Kayserispor ile çok büyük bir final oynayacağız. Ona göre hazırlanacağız. Yarından itibaren çalışmalara başlayacağız. Takımımızı, semtimizi sahada en iyi şekilde temsil edip Süper Lig’de kalmak istiyoruz" diye konuştu. "Umut Bozok, benim Suarez’im" Umut Bozok’un performansı hakkında konuşan Gerin, "Umut Bozok muhteşem oynuyor. Bizim sistemimizin en önemli parçası. Ondaki yetenek Türkiye’de kimsede yok bana göre. Biz de olması büyük kazanç. Zaten bu ligde gol kralı olmuş bir oyuncu. Umut benim Suarez’im. İnşallah daha iyi olur. Bu performansına biraz daha erken başlayabilseydi, santrfor sıkıntı yaşadığımız bu süreçte milli takımın geniş kadrosunda yer alabilecek bir oyuncuydu. Montella hocamızın da bana göre oyun sistemine uygun bir oyuncu. Fizik ve mental olarak çok hazır olduğunu düşünüyorum. İyi ki bizim takımımızda" şeklinde konuştu.