GÜNDEM - 31 Ocak 2026 Cumartesi 11:09

Hızlı trenle ulaşımda yeni dönem: Mersin - Adana arası 25 dakikaya düşecek

A
A
A
Hızlı trenle ulaşımda yeni dönem: Mersin - Adana arası 25 dakikaya düşecek

Mersin’i İç Anadolu ve Güneydoğu’ya bağlayacak Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Yüksek Hızlı Tren (YHT) Projesi, yolcu ve yük taşımacılığında bölgenin çehresini değiştirmeye hazırlanıyor. Proje tamamlandığında Mersin-Adana arası 25 dakikaya, Mersin-Gaziantep arası ise 2 saat 15 dakikaya düşecek.


Yolcu taşımacılığının yanı sıra yük ve lojistik taşımacılığı açısından da stratejik öneme sahip olan proje; Mersin Limanı, serbest bölge ve organize sanayi bölgelerinin demiryolu entegrasyonunu güçlendirerek bölge ekonomisine önemli katkı sunacak. Çukurova Uluslararası Havalimanı ile entegre şekilde planlanan hat sayesinde, havalimanına demiryolu ile hızlı ve konforlu ulaşım sağlanması hedefleniyor.


AK Parti Mersin Milletvekili Ali Kıratlı, beraberinde Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, MTSO Meclis Başkanı Hamit İzol ve bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle birlikte Tarsus ilçesinde Yüksek Hızlı Tren Projesi kapsamında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Yetkililerden çalışmaların son durumu hakkında bilgi alan heyet, projenin belirlenen takvim doğrultusunda ilerlediğini gözlemledi.



"Mersin’i kara, hava ve demiryoluyla dünyaya bağlıyoruz"


İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Kıratlı, Mersin’in ulaşım altyapısının çok yönlü yatırımlarla güçlendirildiğini belirterek, "Biz Mersin’i otoyollarıyla, geçtiğimiz yıl açılan Çukurova Uluslararası Havalimanıyla, İç Anadolu bağlantı yolu, Akdeniz Sahil Yolu, Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu ve demiryolu ağıyla Türkiye’ye ve dünyaya bağlıyoruz" dedi.


"Mersin-Gaziantep arası 2 saat 15 dakikaya düşecek"


Yüksek Hızlı Tren Projesinin sağlayacağı zaman tasarrufuna dikkat çeken Kıratlı, "Bugün Mersin’den Gaziantep’e trenle yaklaşık 6 buçuk saate varan bir yolculuk söz konusu. Yüksek Hızlı Tren Projesi tamamlandığında bu süre 2 saat 15 dakikaya düşecek. Bu, bölge için çok ciddi bir kazanım" ifadelerini kullandı.



"Mersin-Adana hattı 2026 sonunda hizmete alınacak"


Projenin etaplarına ilişkin de bilgi veren Kıratlı, yetkililerden alınan bilgilere göre Mersin-Adana etabının 2026 yılı sonunda, 2027 yılı başı itibarıyla hizmete alınmasının planlandığını belirterek, "Memnuniyet duyduğumuz tarihleri arkadaşlarımız bizimle paylaştı. İnşallah 2026 yılı sonunda Mersinli ve Adanalı hemşerilerimiz yüksek hızlı tren konforuyla seyahat etmeye başlayacak" dedi.



"Mersin’den Adana’ya 25 dakikada ulaşılacak"


Yüksek Hızlı Tren Projesinin tamamlanmasıyla birlikte Mersin-Adana arasının 25 dakikaya düşeceğini vurgulayan Kıratlı, "Dünyada sayılı havalimanlarında bulunan bir sistemden bahsediyoruz. Yüksek hızlı tren ve banliyö hatlarının geçtiği entegre bir yapı ile Mersin’den havalimanına demiryolu ile ulaşım sağlanacak. Bu hem daha güvenli hem de vatandaşlarımız açısından daha ekonomik olacak" diye konuştu.



Sağlık yatırımları da yerinde incelendi


Yüksek Hızlı Tren sahasındaki incelemeleri öncesinde yapımı devam eden Mezitli Devlet Hastanesi inşaat alanında da incelemelerde bulunan Kıratlı, hastanenin kısa süre içerisinde hizmete açılacağını ve Mersin’in sağlık altyapısına önemli katkı sunacağını ifade etti.


Kratlı, "Mersin’de geldiğimiz noktada kamu ve kamu-özel işbirliği ile birlikte toplamda yatak sayımız 5 bin 350’ye ulaşmış durumda. Hemen hemen her ilçemizde devlet hastanesi yaptık. Devlet hastanesi olmayan ilçelerimizden bir tanesi de Mezitli’ydi. İnşallah çok yakın zamanda hizmete alarak Mezitli Devlet Hastanemizi de Mersin’imizin hizmetine sunmuş olacağız" şeklinde konuştu.


Kratlı, 2026 yılı kamu yatırım programı kapsamında Mersin’in sağlık altyapısının daha da güçlendirileceğini belirterek, "2026 yılı kamu yatırım programına da yaklaşık 800 yeni ek yatak alarak Mersin’imizin sağlık altyapısını güçlendirmeye, vatandaşımızın sağlık hizmetine daha kolay, daha hızlı, daha konforlu bir şekilde ulaşımını sağlamak adına Mersin’imize sağlık yatırımlarımızı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde devam ettiriyoruz" ifadelerine yer verdi.



"İhtiyaç halinde 200 yatağa kadar kapasitesi arttırılabilen bir yapı"


Mezitli Devlet Hastanesinin fiziki ve teknik özelliklerine ilişkin bilgi vererek, hastanenin yüksek kapasitesi, donanımı ve ulaşım imkanlarıyla Mersin’in önemli sağlık yatırımlarından biri olacağını söyleyen Kratlı, "Mezitli Devlet Hastanemiz fiziki olarak 150 yataklı ama ihtiyaç halinde 200 yatağa kadar kapasitesi arttırılabilen bir yapı. Yanında 50 ünitelik Ağız Diş Sağlığı Hastanesinin de olduğu bir kompleks içerisindeyiz. İçerisinde 10 ameliyathanesi, palyatif servisleri ve acil müdahale odaları bulunuyor. Cihazlar da geldiğinde günümüzün en modern cihazlarıyla donatılmış bir yaşam merkezi olacak. 500 araçlık otoparkı ve yeni bağlantı yollarıyla Mersin için marka projelerden biri" dedi.


Mersin’in 2026 yılı itibarıyla sağlık yatırımları açısından Türkiye genelinde öne çıkan illerden biri olacağını belirten Kıratlı, kent genelinde birçok yeni hastane ve sağlık tesisinin yatırım programına alındığını söyledi.



Hızlı trenle ulaşımda yeni dönem: Mersin - Adana arası 25 dakikaya düşecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Türkiye’de 13 öğretmen biri oldu DÜZCE(İHA) – Düzce İl Milli Eğitim Müdürlüğü Bahçeşehir Bilim ve Sanat Merkezi öğretmeni Emine Sarı Türkiye genelinde 13 öğretmeden biri olarak Star Öğretmen bursunu kazandı. Bahçeşehir BİLSEM Öğretmeni Emine Sarı, TÜBİTAK Star öğretmen bursu kazandı. Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BIDEB) tarafından yürütülen Stajyer Araştırmacı Burs Programı (STAR) 2025 Yılı ikinci dönem başvuru sonuçları açıklandı. Program kapsamında Türkiye genelinde 13 öğretmen destek almaya hak kazandı. Açıklanan sonuçlara göre, Bahçeşehir Bilim ve Sanat Merkezi öğretmeni Emine SARI, STAR Öğretmen bursunu kazanan 13 öğretmenden biri oldu. Sarı, program kapsamında Düzce Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü bünyesinde Doç. Dr. Pınar Sevim Elibol yürütücülüğünde akademik ve araştırma çalışmalarına katılarak bilimsel üretime katkı sunacak. Star Öğretmen Programı; öğretmenlerin üniversitelerde yürütülen araştırma geliştirme faaliyetlerine aktif olarak katılmalarını, bilimsel bakış açılarını güçlendirmelerini ve akademi-okul iş birliğini artırmayı amaçlıyor. Programda yer almak isteyen öğretmenlerin başvuru yapabilmesi için TÜBİTAK tarafından düzenlenen 2204 A-B proje yarışlarında ve olimpiyatlarda Türkiye geneli derece yapmış öğrenciler yetiştirmiş olması gerekiyor. Bu önemli başarıyla Bahçeşehir BİLSEM, ulusal düzeyde yürütülen bilimsel destek programlarında bir kez daha adından söz ettirirken, öğretmenlerin bilimsel araştırmalarda ki etkin rolünü de gözler önüne serdi.
Ankara Dışişleri Bakanlığı: "BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken Kıbrıs Türk tarafının rızasının bu defa da alınmaması, BM’nin yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırıdır" Dışişleri Bakanlığı tarafından "BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken Ada’daki egemen eşit iki halktan biri olan Kıbrıs Türk tarafının rızasının bu defa da alınmaması, BM’nin yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırıdır" açıklamasında bulunuldu. Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Adası’nda konuşlu Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü’nün görev süresinin, 30 Ocak 2026 tarihli ve 2815 (2026) sayılı BM Güvenlik Konseyi kararıyla bir yıl daha uzatılma kararına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada KKTC tarafından yapılan açıklamanın desteklendiği belirtilerek, "BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken Ada’daki egemen eşit iki halktan biri olan Kıbrıs Türk tarafının rızasının bu defa da alınmaması, BM’nin yerleşik uygulama ve ilkelerine aykırıdır. Barış Gücü’nün KKTC topraklarındaki faaliyetlerini KKTC makamlarının iyi niyetli yaklaşımı sayesinde sürdürebilmekte olduğunun altını çiziyoruz" denildi. Açıklamada, söz konusu faaliyetlerin devamı için hukuki bir zeminin en kısa sürede tesis edilmesinin elzem olduğunu vurgulanırken, gerçekleşmeme durumunda KKTC makamlarınca atılacak adımlar, Anavatan ve Garantör Türkiye’nin tam desteğine sahip olacağı ifade edildi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Anılan kararda, Ara Bölge’deki Pile köyündeki Kıbrıslı Türklerin vatanları KKTC’ye doğrudan erişebilmesini hedefleyen insani bir proje olan ve BM’nin Kıbrıs Türk tarafıyla vardığı mutabakatın bu konuda herhangi bir söz sahibi olmayan Rumların baskısı sonucunda Barış Gücü tarafından uygulanmaması nedeniyle halen tamamlanmayı bekleyen Yiğitler-Pile yolu yapım çalışmalarına, tarafsızlıktan uzak bir dille atıf yapılmaya devam edilmektedir. Aynı zamanda kararda, Kıbrıs Rum tarafının başta Astromerit-Evrihu otoyolu ve Pile bölgesinde inşa edilen üniversite gibi her geçen gün sayısı artan ve BM Barış Gücü tarafından ısrarla göz yumulan Ara Bölge ihlallerine yer verilmemesini esefle kınıyoruz. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin egemenliğinin Ada’nın kuzeyine uzanmadığı gibi Ara Bölge’yi de herhangi bir şekilde kapsamadığına dikkat çekiyoruz. Kıbrıs Adası’nda yarım asırdır barışı temin eden unsurun BM Barış Gücü değil, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mevcudiyeti ve Türkiye’nin etkin garantisi olduğu dikkate alındığında, idaresi altında bulunan Ara Bölge’de iki tarafa adil ve dengeli bir yaklaşım dahi sergilemeyen BM Barış Gücü’nün varoluş gerekçesi hakkında zihinlerde ciddi soru işaretleri oluşmaktadır. Güvenlik Konseyi’nin kararında Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik olarak on yıllar boyunca denenmiş ve başarısızlığı her defasında görülmüş yöntemlere atıfta bulunulmaya devam edilmesi çözüm çabalarına hiçbir fayda sağlamamaktadır. Dahası, meseleye Ada’daki gerçekler temelinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözüm bulunabilmesini geciktirmektedir. BM Güvenlik Konseyi’ni, Ada’daki iki tarafa eşit muamele sergilemeye ve çözüm için artık samimiyetle çaba sarf etmeye çağırıyoruz." "BM Güvenlik Konseyi’ni Ada’daki iki komşu devletin refahın ileri taşınacağı bir geleceğin önünü açmaya davet ediyoruz" Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümünün, Ada’daki iki devletin bir arada var olmasından geçmek olduğu ifade edilirken, "BM Güvenlik Konseyi’ni ve uluslararası toplumu bu gerçeği kabul etmeye, Kıbrıslı Türklerin özden gelen hakları olan egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünü tescil etmeye ve Ada’daki iki komşu devletin yakın iş birliğiyle şekillenecek, bölgesel istikrar, kalkınma ve refahın ileri taşınacağı parlak bir geleceğin önünü açmaya davet ediyoruz" denildi.