GÜNDEM - 25 Kasım 2025 Salı 10:13

Mersin Büyükşehir Belediyesinin 2026 bütçesi 32,7 milyar TL oldu

A
A
A
Mersin Büyükşehir Belediyesinin 2026 bütçesi 32,7 milyar TL oldu

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Kasım ayı 3. birleşiminde, 2026 yılı bütçesi 32 milyar 700 milyon TL olarak oy birliğiyle kabul edildi. Başkan Vahap Seçer, mali disiplini koruyan yönetim anlayışıyla belediyenin borç yükünün ciddi oranda azaltıldığını ve yatırımların kararlılıkla sürdüğünü söyledi.


Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2025 Yılı Kasım Ayı Olağan Toplantısı 3. Birleşimi, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında gerçekleştirildi. Kongre ve Sergi Sarayı’nda bulunan Etkinlik ve Nikah Salonu’nda düzenlenen toplantıda, komisyonlara havale edilen 6 madde görüşüldü.


Meclis toplantısında gündem dışı konuşmaların ardından, Komisyonlardan Gelen Maddelerin görüşülmesine geçildi. Burada söz alan Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesinin 2026 yılı için ön görülen bütçesinin 32 milyar 700 milyon TL olduğunu söyleyerek sunumuna başladı. Bütçenin içerisine dahil olan gider kalemlerini tek tek aktaran Seçer, gelir bütçelerini oluşturan kalemleri de paylaştı.


Belediyelerin iki önemli gelir kalemi olduğunu söyleyerek sunuma devam eden Seçer, "Belediyelerimizin gelirlerinin önemli bir kısmı merkezi bütçeden gelen vergi payları ve İller Bankası’ndan gelen gelirler. Bu iki kalem temel olarak bizim gelirlerimizdir. Merkezi vergi gelirlerinden alınan pay bütçemizin yaklaşık olarak yüzde 87,5’ini oluşturuyor. Kalan yüzde 12,5’lik dilimi ise vergi gelirlerinden sermaye gelirlerine, teşebbüs ve mülkiyet gelirlerinden alınan bağışlar oluşturuyor" sözlerine yer verdi.



"Büyükşehir’in 2025 gider bütçesinin yüzde 80 üzerinde tutmasını bekliyoruz"


Birimlere göre bütçelerin ayrıldığına değinen Seçer, 2026 yılı için toplamda 32 milyar 700 milyon liralık gider bütçesi hesapladıklarını söyledi. Büyükşehir Belediyesinin 2025 yılı gider bütçesi gerçekleşme oranının yüzde 80 üzerinde beklendiğini söyleyen Seçer, bütçe gerçekleşmesinin doğru olabilmesi için tabloda yer alan gelir ve gider hesaplamalarının yüzde 100 doğru olması gerektiğini söyledi. Göreve geldiği 2019 yılı bütçesinin 2018 yılında belirlendiğini ve bu yüzden 2020’yi baz alarak konuştuğuna dikkat çelen Seçer, "Pandemiye denk gelen 2020-2021 yıllarında yatırımları daha çok sosyal politikalara yaptık. Bütçemizi dönemsel olarak insanların ihtiyacını gidermeye harcadık. Bu yüzden birden bire bütçe gerçekleşme oranımız yüzde 71,83’e kadar düştü. 2021’de pandeminin kapanmalarından çıktık ve bütçe gerçekleşme oranımız yüzde 99,7’ye yükseldi. Bizim yüzde 100’ü aştığımız bir yıl da var" diyerek, en kötü senaryoya göre hareket ettiklerini belirtti.



"2025 gelir bütçesi gerçekleşme oranını yüzde 95 seviyelerinde beklemekteyiz"


Bu yıl gelir bütçesi gerçekleşme oranlarında yüzde 95’e ulaşmayı ön gördüklerini belirten Seçer, 2020 yılı ve sonraki yılların gerçekleşme oranlarına değindi. Geçtiğimiz yılın değerlendirmelerini aktaran Seçer, gerçekleşme oranlarının yüksekliğine dikkat çekti. ihtimal değişikliklerin ekonomi kaynaklı olduğuna değinen Seçer, "Bu küçük düşüşler ve artışların hepsi ekonomi temelli nedenlerden ve vergi tahsilatıyla ilgili durumlardan kaynaklanıyor. ÖTV’ler, KDV’ler, liman gelirleri, gümrük vergileri Mersin’in velinimeti bu vergilerdir. Bunlar, aynı zamanda direkt kaynağından kesilen vergilerdir. Şu anda da yüzde 74-75 seviyelerinde ama bu minimum 80-85 üzerine çıkar. 90-95 seviyelerinde gerçekleşeceğini ön görüyoruz" sözlerini kaydetti.



Seçer, Büyükşehir’in 2019-2026 bütçe ve yatırım verilerini değerlendirdi


Kurumun 2019-2026 yılları bütçe ve yatırım verilerini değerlendiren Seçer, Büyükşehir Belediyesinin 32 milyar 700 milyon TL’lik bütçesinden zorunlu giderler çıktıktan sonra kalan kısmı yatırıma dönüştürdüklerini ve yol, köprü, kavşak, altyapı, üstyapı ve sosyal hizmetler gibi alanlarda yatırım yaptıklarını kaydetti. 2025 yılı sonunda yatırımların bütçeye oranının yüzde 32 olacağını beklediklerini ifade eden Seçer, "Yarım, 1 puanlık bir artış ama 2026 yılı için yaptığımız projeksiyonlar, yatırım programına aldığımız yatırımlar, yaptığımız bütçelemelerde biz yine yüzde 34’leri yakalayacağız. Umarım Mersin daha gelişir, daha çok iş alanları açılır, daha çok vergi ödenir, bizim öz gelirlerimiz artar. O zaman yatırımlar da artar" ifadelerine yer verdi.



"400 milyon dolar borçla devraldığımız kasa şu anda 115 milyon dolar borç gösteriyor"


Büyükşehir Belediyesinin iç finans kurumlarına toplamda 907 milyon 292 bin TL’lik borcu olduğunun bilgisini paylaşan Seçer, "Mersin Büyükşehir Belediyesinin toplamda 4 milyar 831 milyon TL borcu var. 2019’da 400 milyon dolar borçla devraldığımız kasa şu anda 115 milyon dolar borç gösteriyor. Belediyemizin mali tablosu ve vizyonu budur" ifadelerini kullandı. Seçer, mali tabloyu şeffaf bir şekilde her zaman paylaştıklarını sözlerine ekleyerek, "Neyse onu söyleriz. Ne abartırız ne eksik söyleriz. Biz seçim kazanma uğruna asla yalan söylemedik, söylemeyiz" dedi.


Meclis toplantısında Başkan Seçer’in soruları yanıtlamasının ardından 2026 Mali Yılı Bütçesi oy birliği ile kabul edildi. Oylamanın ardından Meclis toplantısını sonlandıran Seçer, "Başta Meclisimize, bürokratlarımıza, emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. 2026 yılında bütçemiz doğrultusunda Mersin halkına hizmetlerimizi en iyi şekilde yapmaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.



Mersin Büyükşehir Belediyesinin 2026 bütçesi 32,7 milyar TL oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’daki hastanede yeni tedavi dönemi Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, modern tıbbın en güncel cerrahi yöntemlerinden biri olan HoLEP (Holmium Lazer Enükleasyon Prostatektomi) yöntemini bünyesine katarak üroloji alanında yeni bir dönem başlattı. Halk arasında "iyi huylu prostat büyümesi" (BPH) olarak bilinen rahatsızlığın tedavisinde altın standart olarak kabul edilen bu yöntemle ilk başarılı operasyon gerçekleştirildi. Özellikle büyük prostat hacmine sahip hastalar için geleneksel olarak uygulanan açık cerrahi, yerini tamamen kapalı (endoskopik) bir yöntem olan HoLEP’e bırakıyor. Prof. Dr. Hüseyin Tarhan ve Doç. Dr. İlker Akarken öncülüğünde gerçekleştirilen ilk ameliyatla birlikte, hastanenin teknolojik altyapısındaki güçlenme de gözler önüne serildi. Operasyon sonrası açıklamalarda bulunan Üroloji Klinik Sorumlusu Prof. Dr. Hüseyin Tarhan, HoLEP yönteminin hastalara sunduğu kritik avantajları şu şekilde özetledi: "Karın bölgesinde hiçbir kesi yapılmadan, doğal idrar yollarından girilerek operasyon tamamlanır. Minimum Kanama Riski: Lazer teknolojisi, dokuyu ayırırken aynı anda damarları mühürlediği için kanama riski yok denecek kadar azdır. Bu durum, özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalar için büyük bir güvenlik sağlar. Hastalar genellikle operasyondan sadece bir gün sonra taburcu edilir; sonda kullanım süresi ise minimuma iner. Tekrarlama riski ortadan kalkıyor. Prostat dokusu kapsülünden tamamen sıyrılıp çıkarıldığı için geride parça kalmaz ve hastalığın nüksetme ihtimali neredeyse sıfırlanır" dedi. Hastanenin teknolojik gelişimine vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, "Hastanemizin teknolojik altyapısını güçlendiren bu önemli cihazın temininde desteklerini esirgemeyen Sağlık Bakanlığımıza teşekkürlerimizi sunarız" açıklamasında bulundu. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetimi ise, başarılı geçen ilk operasyonun ardından emeği geçen tüm sağlık ekibini tebrik ederek, bölge halkına sunulan sağlık hizmeti kalitesinin artarak devam edeceğini belirtti.
Erzurum Atatürk Üniversitesi ATA-AÖF’te dijital dönüşüm rüzgârı: "ATA-AÖF’e bahar geldi" Atatürk Üniversitesi Açık ve Uzaktan Öğretim Fakültesi (ATA-AÖF), Bahar dönemiyle birlikte eğitim teknolojileri ve pedagojik tasarımı bütüncül bir yaklaşımla yeniden ele alarak Öğrenme Yönetim Sistemini (ÖYS) kapsamlı biçimde yeniledi. "ATA-AÖF’e Bahar Geldi" sloganıyla duyurulan yeni sistem; teknik altyapısı, kullanıcı deneyimi ve içerik mimarisi bakımından modernize edilerek öğrencilerin erişimine açıldı. Eğitimde yeni bir eşik: Etkileşim, derinlik ve ölçülebilirlik Yenilenen ÖYS, uzaktan eğitimi yalnızca içerik aktarımına dayalı pasif bir model olmaktan çıkararak; öğrenciyi merkeze alan, etkileşimli ve ölçülebilir bir öğrenme ekosistemine dönüştürüyor. Sistem; bilişsel kalıcılığı artırmayı, eleştirel düşünmeyi teşvik etmeyi ve öğrenme çıktılarını somut verilerle izlenebilir kılmayı hedefliyor. Bu kapsamda geliştirilen yeni öğrenme araçları arasında: Aktif Hatırlama Modülleri: Hafıza kartları, kavram sözlükleri ve eşleştirme etkinlikleri ile temel kavramların uzun süreli bellekte kalıcılığı destekleniyor. Analitik Düşünme Araçları: Vaka analizleri ve neden-sonuç ilişkisine dayalı uygulamalar sayesinde öğrenciler teorik bilgiyi gerçek yaşam senaryolarına uyarlama fırsatı buluyor. Zenginleştirilmiş İçerik Tasarımı: Podcast yayınları, metafor temelli anlatımlar ve yapay zekâ destekli video içerikleri ile öğrenme süreci görsel ve işitsel boyutta güçlendiriliyor. Anlık Ölçme ve Değerlendirme: Ünite sonu özetleri ve kısa cevaplı sorular aracılığıyla öğrenciler kendi akademik gelişimlerini eş zamanlı olarak takip edebiliyor. Bu bütüncül yapı, pedagojik derinliği yüksek, veri temelli ve sürdürülebilir bir uzaktan eğitim modelini hayata geçiriyor. 7/24 Dijital Rehber: AÖFCAN Yeni sistemin dikkat çeken unsurlarından biri de dijital rehber (tutor) olarak tasarlanan AÖFCAN uygulaması oldu. Öğrencilerin içerik yoğunluğu içerisinde yön bulmalarını kolaylaştıran AÖFCAN; çalışma planı oluşturma, içerik önerileri sunma ve öğrenme araçlarını etkin kullanma noktasında destek sağlıyor. Böylece öğrenciler, kişiselleştirilmiş ve disiplinli bir öğrenme süreci deneyimliyor. ATA-AÖF, pedagojik dönüşümün yanı sıra teknolojik erişilebilirliği de güçlendirdi. Güncellenen mobil uygulama altyapısı ve yenilenen Online Kitap Satış sayfası sayesinde öğrenciler, akademik materyallere hızlı ve kesintisiz biçimde ulaşabiliyor. Sistem, farklı cihaz ve platformlarda uyumlu çalışacak şekilde optimize edilerek kullanıcı deneyimi üst seviyeye taşındı. Rektör Hacımüftüoğlu: "Dijital dönüşüm, stratejik vizyonumuzun temel bileşenlerinin başında gelmektedir" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ahmet Hacımüftüoğlu, dijital dönüşümün üniversitenin stratejik vizyonunun temel bileşenlerinden biri olduğunu vurguladı. Rektör Hacımüftüoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Açık ve uzaktan öğretimde kaliteyi artırmak, erişilebilirliği güçlendirmek ve öğrencilerimize çağın gerekliliklerine uygun bir öğrenme ortamı sunmak temel önceliğimizdir. ATA-AÖF bünyesinde hayata geçirdiğimiz bu yenilikçi Öğrenme Yönetim Sistemi, yalnızca teknik bir güncelleme değil; pedagojik yaklaşımımızın da yeniden yapılandırılması anlamına gelmektedir. Amacımız, öğrencilerimizin bilgiyi ezberleyen değil; analiz eden, yorumlayan ve üreten bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamaktır." Rektör Hacımüftüoğlu ayrıca, dijitalleşmenin üniversitenin kurumsal gelişiminde kritik bir rol oynadığını belirterek, "Uzaktan eğitimi sürdürülebilir, ölçülebilir ve nitelikli bir geleceğin öğrenme modeline dönüştürme kararlılığımız devam edecektir" dedi.
İstanbul AKRA Gran Fondo Antalya’da pedallar ‘Yeşil Gelecek’ için dönecek AKRA Gran Fondo Antalya, bu yıl 11-12 Nisan 2026 tarihlerinde sekizinci kez Antalya’nın Kemer ilçesinde düzenlenecek. AKRA Gran Fondo Antalya, bu yıl da Kemer’de bisiklet tutkunlarını bir araya getirecek. İki gün sürecek organizasyon, amatör sporculara hem rekabet hem de keyif dolu bir yarış deneyimi sunacak. "Yeşil Gelecek" temasıyla start alacak yarış, Batı Toroslar’ın eteklerinden Akdeniz kıyılarına uzanan parkuruyla katılımcılara eşsiz manzaralar eşliğinde pedal çevirme imkanı sunacak. 2018 yılından bu yana düzenlenen AKRA Gran Fondo Antalya, her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden Kemer’e gelen bisikletçilere doğayla iç içe bir gran fondo deneyimi sunmayı hedefliyor. 2 gün boyunca yarış heyecanı Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) ve Türkiye Bisiklet Federasyonu kurallarına uygun olarak düzenlenecek AKRA Gran Fondo Antalya, farklı zorluk seviyelerine sahip parkurlarıyla 2 gün boyunca her seviyeden bisikletçiye hitap edecek. 11 Nisan Cumartesi günü, tırmanış performansının ön planda olduğu tırmanış etabı koşulacak. Kemer Olbia Parkı’ndan saat 16.00’da başlayacak parkur, Olympos Teleferik’te sona erecek. Toplam 17.81 kilometrelik parkurda sporcular 806 metrelik bir tırmanışla mücadele edecek. 12 Nisan Pazar günü ise organizasyonun ana yarışları gerçekleştirilecek. Bu kapsamda sporcular, 98 kilometrelik parkurda 2 bin metre irtifa kazanımıyla zorlu bir mücadele verirken, 48 kilometrelik parkur ise daha kısa mesafede yarışmak isteyen bisikletçilere keyifli bir alternatif sunacak. Her iki parkur da Kemer Olbia Parkı’ndan start alacak ve aynı noktada sona erecek. 98 km’lik parkur saat 08.00’de, 48 km’lik parkur ise saat 08.30’da start alacak. Organizasyonun ödül töreni de aynı gün saat 14.00’te Kemer Olbia Parkı’nda düzenlenecek. Kayıtlar sürüyor Yarışlara katılmak isteyen sporcular için kayıt süreci devam ediyor. Tüm parkurlar için son kayıt tarihi 7 Nisan 2026 olarak açıklandı. Organizasyonla ilgili detaylı bilgi ve kayıt işlemleri akragranfondoantalya.org adresinden yapılabiliyor.
Kocaeli Cinayete kurban gittiği değerlendirilen kadının komşuları konuştu Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yatalak annesine yemek hazırladığı sırada evinin mutfağında kanlar içinde ölü bulunan Gül Dağ’ın komşuları olayın şokunu yaşıyor. Cinayete kurban gittiği değerlendirilen Dağ’ın yaşlı annesini bakmak için 6 ay önce yanına aldığını belirten bir arkadaşı, "Boğazının kesildiğini biliyorum. Çok iyi biriydi, kendi halindeydi ve kimseye kolay kolay kapı açmazdı" dedi. Olay, 27 Şubat’ta saat 17.30 sıralarında Mimar Sinan Mahallesi Çağlayan Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yaşlı annesine bakan 63 yaşındaki Gül Dağ, mutfakta yemek hazırladığı sırada yere yığıldı. Sesler üzerine Dağ’ın annesi bağırarak yardım istedi. Yardım çığlığının ardından olay yerine gelen Dağ’ı kanlar içinde bulan komşular durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde Gül Dağ’ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirledi. Boğazında kesik olduğu belirlenen kadının cenazesi otopsi işlemleri için morga kaldırıldı. Yapılan otopsi sonucunda olayın cinayet olabileceği şüphesi ağırlık kazanınca, soruşturma dosyası İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerine devredildi. Başsavcı evde inceleme yaptı Soruşturma kapsamında polis ekiplerince mühürlenen evde, Körfez Cumhuriyet Başsavcısı ve nöbetçi savcı nezaretinde detaylı inceleme yapıldı. Polis, şüpheli veya şüphelilerin tespiti ve yakalanması amacıyla çevredeki güvenlik kameralarının kayıtlarını mercek altına aldı. "Boğazının kesildiğini biliyorum" Olayın ardından büyük üzüntü yaşayan mahalle sakinleri, Gül Dağ’ın sakin bir hayat sürdüğünü ve ailenin maddi durumunun iyi olduğunu anlattı. Maktulün arkadaşı olduğunu söyleyen Zehra Karaca, "Gül’ün eşi bildiğim kadarıyla pandemi döneminde öldü. Gül’ün ilk eşinden zihinsel engelli bir çocuğu varmış ancak yanında yaşamıyor. Bir sene olmadan daha yeni Gül annesini bakmak için yanına getirdi. Nasıl vefat ettiğini bilmiyorum ancak boğazının kesildiğini biliyorum. Çok iyi biriydi. Kendi halindeydi, kimseye kolay kolay kapı açmazdı, sosyal biri değildi" dedi. "Gül’ün ikinci evliliğiydi" Bir diğer komşu ise "Gül’ün ikinci evliliği olduğunu biliyorum. Eşi hastaydı, bir sene kadar önce vefat etti. Yakın zamanda da annesini yanına aldı. Annesinin yatalak olduğunu biliyorum. Dostu, düşmanı var mıydı bilmiyorum" şeklinde konuştu. Komşu Kenan Çekiç ise "İftar zamanında bir şüphelinin zile bastığını ve kadına darbelerle vurduğunu komşulardan duyduk. Kadının da eşinin de ikinci evlilikleri. Eşinin çocukları vardı ancak kadının var mıydı bilmiyorum. Gül Hanım yaşlı annesine bakıyormuş. Mahallemizde böyle bir olay olduğu için üzgünüz. Varlıklı bir ailelerdi" ifadelerini kullandı.