GENEL - 14 Aralık 2019 Cumartesi 23:14

Mersin Büyükşehir Meclisi toplantısında prezervatif tartışması

A
A
A
Mersin Büyükşehir Meclisi toplantısında prezervatif tartışması

MERSİN (İHA) – Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nde belediyenin kampüste stant açarak prezervatif dağıtması tartışma konusu oldu.

MERSİN (İHA) – Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nde belediyenin kampüste stant açarak prezervatif dağıtması tartışma konusu oldu.


Mersin Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanlığı ve Mersin Üniversitesi ile birlikte Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezlerine yönelik düzenlediği çalıştay kapsamında, kampüste stant açarak prezervatif dağıttı. Üniversitede prezervatif dağıtılması, Mersin Büyükşehir Belediyesinin aralık ayı toplantısında gündeme taşındı. AK Partili Meclis Üyesi Mehmet Emin Kurt, gezici sağlık taramasına ilişkin yapılan tartışmalar sırasında söz alarak, Büyükşehir Belediyesinin prezervatif dağıtmasına tepki gösterdi. Kurt, “Bizim anlaşamadığımız nokta sağlığa bakış açımız. Sağlık Daire Başkanlığımız gitti Mersin Üniversitesinin içinde prezervatif dağıttı. Bu, bizim toplumumuzun örf ve adetlerine uygun mudur?” dedi.



“Sağlık Bakanlığı ile birlikte yürütülmüş bir proje”


Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise, “Sağlık Bakanlığına soracaksın onu, bana değil. Sağlık Bakanlığı ile birlikte yürütülmüş bir proje. Sağlık Bakanlığı ile ilgili varsa sorunun, ona sor. Beraber yürütmüşüz” ifadelerini kullandı.


Konunun çok speküle edildiğini, çok polemik nedeni olduğunu ve gereğinden farklı amaçlara yöneldiğini belirten Seçer, Büyükşehir Belediyesi Engelliler ve Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanı Dr. Hülya Atila’dan konuya ilişkin açıklama yapmasını istedi.



“Sağlık Bakanlığı bizimle protokol imzaladı. Materyaller bize hibe olarak geldi”


Sağlık Bakanlığı ile Büyükşehir Belediyesi arasında yapılan protokolü meclis üyelerine okuyan Dr. Atila, 23 Mart 2018 tarihinde Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ile Mersin Büyükşehir Belediyesi arasında HIV/AIDS alanında işbirliği protokol imzalandığını söyledi. Atila, “Tüm dünyada HIV azalıyor ama maalesef Türkiye’nin de aralarında bulunduğu üç ülkede bu konuda artış var. Mersin ise Türkiye genelinde ikinci en büyük artış gösteren iller arasında yer alıyor. Mersin Üniversitesi ve Sağlık Bakanlığı bizimle işbirliği yaptı. Mersin Üniversitesi, Birleşmiş Milletler ve özellikle de Sağlık Bakanlığı bizimle protokol yaptı. Burada kullanılan tüm materyaller, Mersin Büyükşehir Belediyesinin dışında bize hibe olarak geldi” diye konuştu.


Atila, 9-10 Aralık’ta Birleşmiş Milletler yetkilileri, Mersin Üniversitesi ve çeşitli belediyelerden gelen temsilcilerle birlikte HIV Test ve Gönüllü Danışmanlık ile ilgili bir çalıştay yapıldığını, bu çalıştayda yerel yönetimlerden özellikle destek beklendiğinin ifade edildiğini söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu’da yıkılma tehlikesi bulunan tescilli tarihi konak için yıkım kararı Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde bulunan yaklaşık 250 yıllık olan tescilli Hüseyin Bey Konağı’nın, tehlike arz etmesi sebebiyle yıkımına başlandı. Kastamonu’nun Hanönü ilçesine bağlı Yenice köyünde yaklaşık 250 yıllık tarihi geçmişe sahip Hüseyin Bey Konağı için yıkılma tehlikesi sebebiyle yıkım kararı verildi. Kastamonu İl Kültür ve Turizmi Müdürlüğü tarafından daha önce tescillenen tarihi konağın kararla birlikte yıkımına başlandı. Yenice köyünde yaşayan ve emekli öğretmen ve yazar Muhittin Göksoy, Yenice köyünün kurucusu Hacı Ahmetoğulları’ndan Hüseyin Bey tarafından yaptırılan konağın bugüne kadar mirasçılarının aralarındaki anlaşmazlık sebebiyle onarılamadığını ifade etti. Konağın ikinci derecede korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmesinin ardından köy muhtarlığı ve Yenice köyü Çevre Güzelleştirme Derneği olarak konağın restorasyonu için çabaladıklarını, ancak sonuç alamadıklarını belirten Muhittin Göksoy, "Tarihi konağın çatısı, duvarları, pencereleri yıkılmış durumda. Bu haliyle çevreden geçenlere de zarar verebilir. Tarihi konağın bir an önce restore edilerek turizme kazandırılması gerekirken, fakat en son yıkım kararı verildi ve yıkım çalışmalarına da kararla birlikte başlandı" dedi. Göksoy, 2 katlı konakta 7 oda bulunduğunu ve odaların birinin tavanında işleme ve süslemelerin olduğunu ifade ederek, "Konağın tavanında duran ağaç süslemeleri hala güzelliğini koruyordu. Kastamonu mimarisinin örneklerinden biri olduğu göz önüne alınan konağın yıkılması bizleri çok üzdü" diye konuştu.