EKONOMİ - 29 Mayıs 2025 Perşembe 17:29

Mersin Limanı’nın genişleme projesinin ilk etabı törenle açıldı

A
A
A
Mersin Limanı’nın genişleme projesinin ilk etabı törenle açıldı

Mersin Uluslararası Limanı (MIP) ’East Med Hub 2 (EMH2) Projesi 1. Faz Açılış Töreni’ gerçekleştirildi.


Mersin Limanı’ndaki tören, projenin özelliklerinin anlatıldığı video gösterimi ile başladı. Törende konuşan Mersin Valisi Atilla Toros, Mersin’in, uluslararası deniz taşımacılığı ve deniz yoluyla taşınan yüklerin kara, demir ve havayoluyla geniş bir hinterlanda ulaştırma kabiliyetine sahip olduğunu söyledi.


Mersin Uluslararası Limanı’nın Türkiye’nin dünyaya açılan en güçlü lojistik kapısı olduğunu dile getiren Toros, limanın tüm sektörlere katkı sunduğunu kaydetti. Bu nedenle Mersin’in, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Avrupa, Rusya ve Asya arasındaki ticaretin önemli bir kavşak noktası olduğunu vurgulayan Vali Toros, "Aynı zamanda Akdeniz, İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizin de dünyaya açılan en güçlü kapısıdır. İşte bu eşsiz coğrafyada yer alan Mersin Limanı, başta ticaret olmak üzere, tüm sektörlerin doğrudan ve dolaylı olarak gelişimini sürükleyen bir lokomotiftir" dedi.



"Liman büyüdükçe Mersin büyüdü"


Mersin Limanının temellerinin, 19. yüzyılda Çukurova bölgesindeki tarımsal ürünlerin batı pazarlarına taşınmaya başlamasıyla atıldığını kaydeden Vali Toros, "1927’de profesyonel anlamda çalışmaya başladı. 1942’de kamunun denetimine geçti. 1954’te modern altyapısıyla, yeniden inşa edilmeye başlandı. Ve 1962’de bütün bileşenleriyle işletmeye açıldı. 2007 yılında Mersin Limanı’nın işletme hakkı 36 yıl süreyle Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliğine verildi. Yıllar boyunca Mersin geliştikçe, liman gelişti, liman büyüdükçe, Mersin büyüdü. Mersin Limanı, dünyanın, en büyük 100 limanı arasında 91. sırada yer alarak, göğsümüzü kabartacak noktaya erişti. Konteyner kapasitesini 2,6 milyondan, 3,6 milyon TEU’ya yükseltecek bu yatırımla birlikte, inşallah çok kısa sürede çok daha yukarı seviyelere ulaşacaktır. Modern İpek Yolu’nun en stratejik duraklarından biri olma yolunda Mersin, artık çok daha güçlü, çok daha iddialı" ifadelerini kullandı.



"Mersin Limanı, Türkiye’nin dünyaya açılan en güçlü lojistik kapısıdır"


Mersin Limanı’nın, Türkiye’nin dünyaya açılan en güçlü lojistik kapısı olduğunu belirten Vali Toros, şöyle devam etti:


"Doğu ile batıyı buluşturan bu stratejik liman, tarımın, sanayinin ve ticaretin kalbinde yer alıyor. Türkiye ihracatının, konteyner yüklerde beşte biri, konvansiyonel yüklerde yüzde 7’si, bu limandan yapılıyor. Tüm liman hizmetlerini aynı alanda verebilen, 124 hektarlık sahasıyla Türkiye’deki çok amaçlı en büyük limandır. Bu rakamlar yalnızca bir istatistik değil, Mersin’in potansiyelinin ve Türkiye’nin dışa açılan vizyoner yüzünün açık bir kanıtı. Mersin Limanı, ilimizin küresel ticarette bir marka olmasının en önemli aktörlerinden biri. Liman, ayrıca 5 bin kişiye doğrudan, 30 bin kişiye de dolaylı olarak istihdam sağlamakta. Bu durum, limanın sadece ticari değil, aynı zamanda sosyo-ekonomik açıdan da önemli bir rol oynadığının göstergesidir."


Mersin Uluslararası Limanı tarafından finanse edilen projenin Mersin’in ticaretine, ekonomisine ve istihdamına kazandırılmasının mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Toros, "Bu yatırımla birlikte Mersin Limanı, artık 2 mega konteyner gemisine aynı anda hizmet verebilecek kapasiteye ulaşıyor. Limanın genişlemesiyle beraber 500 kişiye doğrudan 5 bin kişiye ise dolaylı yoldan yeni iş imkanı sağlanıyor. Rıhtım genişletme yatırımı, sadece liman sahasını değil Mersin’in dört bir yanındaki üretim ve ticaret döngüsüne hız katıyor" dedi.


Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmetler Genel Müdürü Tarık Sönmez ise Mersin Uluslararası Limanı’nın Türkiye’nin dış ticaretinde önemli rol üstlendiğini belirterek, "Projeyle ihracatçılarımızın karşılaştıkları zaman kaybının önüne geçilecektir. Artan ölçeğe bağlı olarak zaman kaybıyla birlikte aslında maliyetlerinde bir miktar düşürülmesinin sağlanması durumunda ihracatçılarımız yurt dışında rekabetçiliğini daha da artırır pozisyonda olacaktır" diye konuştu.



"Bu sadece bir başlangıç. İkinci aşama bölgedeki standartları yeniden belirleyecek"


MIP Genel Müdürü Ajay Kumar Singh de projenin sadece genişleme projesi değil stratejik bir dönüşüm olduğunu dile getirdi. Teknolojik gelişmelerle kapasitelerini yükselttiklerini anlatan Singh, "Sadece bölgede birkaç limanın sunduğu imkanı sunuyoruz. Bu da müşterilerimiz, sektör ortaklarımız ve Türk ekonomisi için daha hızlı bağlantı, daha büyük verimlilik ve çok büyük güvenilirlik anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.


Rıhtımı sadece ölçek olarak değil amaç olarak da büyüttüklerini kaydeden Singh, şöyle devam etti:


"Bunu doğrudan ve dolaylı istihdam oluşturarak, düşük emisyon katkıları sağlayarak ve güneş enerji sistemlerine yatırım yaparak gerçekleştirdik. Çünkü sürdürülebilirlik sadece bir seçenek değil, zorunluluktur. Dijitalleşme, akıllı analitikler, gerçek zamanlı karar verme süreçleri ve artırılmış güvenlikle her metrekareyi optimize ettik. Bu sadece bir başlangıç. İkinci aşama bölgedeki standartları yeniden belirleyecek. Bizler Mersin’i dayanıklılık, inovasyon ve fırsatların merkezi haline getiriyoruz. Limanı, nesiller boyu hizmet edecek yer haline getiriyoruz."



"450 milyon doları aşan bir yatırımla limanın yıllık kapasitesini 1 milyon TEU artırıyoruz"


MIP Yönetim Kurulu Başkanı Vincent Ng ise Mersin’de yeni bir sayfa açtıklarını dile getirerek, kenti bölgesel güç merkezine dönüştürdüklerini ifade etti. Projenin sadece rakamlardan ibaret olmadığını anlatan Ng, "Toplam 450 milyon doları aşan bir yatırımla limanın yıllık kapasitesini 1 milyon TEU artırıyoruz. Bu da kapasitede yüzde 30’luk etkileyici bir büyümeyi temsil ediyor" dedi.


Ng, projenin gelecek nesiller için kalıcı bir değer oluşturduğunu, ithalatçı ve ihracatçıların küresel pazarlara erişimini sağlayan Mersin’in ekonomik büyümedeki rolünü güçlendirdiklerini söyledi. Ng, terminali daha akıllı, çevreci ve geleceğe hazır olarak tasarladıklarını belirterek, "İleri otomasyon ve dijital teknolojileri entegre ederek, sürdürülebilir ekipman ve enerji uygulamalarını benimseyip, geleceğin zorluklarına karşı operasyonel zekayla müşterilerimizin, ortaklarımızın ve Mersin’in iddialı planlarını destekleyeceğiz" şeklinde konuştu.


Konuşmaların ardından katılımcılara projenin maketinin yer aldığı tablo hediye edildi, rıhtıma ilk yanaşan geminin kaptanına plaket verildi. Ardından protokolün katılımıyla butonlara basılarak projenin açılışı yapıldı.


Açılışa, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Kamu-Özel Sektör İşbirliği Dairesi Başkanı Ali Kamil Özmen, Singapur’un Ankara Büyükelçisi Li Peng Kok, il protokol üyeleri ve diğer ilgililer katıldı.



Mersin Limanı’nın genişleme projesinin ilk etabı törenle açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Osmangazi Belediyesi’nden Anadolu’nun kahramanlık Türkülerine yolculuk Osmangazi Belediyesi’nin kültürel mirası yaşatmak ve Anadolu’nun hafızasında yer eden ezgileri yeni kuşaklarla buluşturmak amacıyla düzenlediği "Anadolu’nun Türkü Yolları" programı, ‘kahramanlık türküleriyle’ dinleyicileri buluşturdu. Asırlardır dilden dile aktarılarak günümüze ulaşan, kimi zaman gurbeti, kimi zaman hasreti, kimi zaman da kimsesizliği anlatan türküler, Osmangazi Belediyesi’nin titizlikle hazırladığı "Anadolu’nun Türkü Yolları" programında yeniden hayat buldu. Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz ve Osmangazi Belediyesi meclis üyeleri ile Bursalı sanatseverler katıldı. Saz sanatçısı Selçuk Oruç’un ahengiyle bezenen, Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emir İlhan’ın hikaye anlatımlarıyla zenginleşen etkinlikte, kahramanlık türkülerinin ezgileri bir kez daha gönüllere dokundu. Yüzyılların biriktirdiği duyguların sözlerde ve melodilerde yeniden yeşerdiği etkinlik çerçevesinde her bir türküde, vatan sevgisi, fedakarlık ve milletin hafızasında iz bırakan mücadeleler yeniden can buldu. Sazın teline dokunan her nağme, dinleyenleri geçmişin izlerine götürürken, anlatılan hikayeler Ördekli Kültür Merkezi’ni dolduran sanatseverlere duygu dolu anlar yaşattı. "Dertlerle yoğurulmuş Türkülerin, Milli Mücadele Türkülerini nasıl ortaya çıkardığını dinledik" "Anadolu’nun Türkü Yolları" programı kapsamında daha önce kadın ve garip temalarını işlediklerini, ezgileri bu kez kahramanlık ve milli mücadele etrafında bütünleştirdiklerini dile getiren Doç. Dr. M. Emir İlhan, "Kahramanlık ve milli mücadele türkülerini dinledik, anlattık. Sadece milli mücadeleyi inşa eden, o dönemde çıkmış milli türküler değil, önceki zaferlerle, direnişlerle, dertlerle bir araya gelmiş, yoğurulmuş türkülerin, milli mücadele türkülerini nasıl ortaya çıkardığını dinledik, anlattık. Mart ayı hem İstiklal Marşı’nın, hem İstanbul’un işgalinin resmi ayı, hem Çanakkale zaferinin, hem de devrim yasalarının ayı, bu yüzden çok önemli. Duygu dolu, keyifli bir program oldu, dinleyicilerimizden de bu duyguyu hissettik. Osmangazi Belediyesi’ne desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz." ifadelerini kullandı. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ve CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Saz sanatçısı Selçuk Oruç’a ve Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emir İlhan’a teşekkür plaketi takdiminde bulundu.
Bursa Bursa’da kadın dayanışması aynı sofrada buluştu Bursa’da iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarında aktif rol alan kadınlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen "Kadın Dayanışmasıyla Aynı Sofrada Ramazan" iftar programında bir araya geldi. Organizasyondan elde edilen gelirle ihtiyaç sahipleri için bin kişilik iftar sofrası kurulacağı ve mühendislik eğitimi alan kız öğrencilere destek verileceği belirtildi. Bursa Ticaret Borsası koordinasyonunda faaliyet gösteren TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu, Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD), Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD), Bursa Soroptimist Kulübü ve Uludağ Soroptimist Kulübü iş birliğiyle düzenlenen iftar programı, kadın dayanışmasının güçlü bir örneği oldu. Villa Verde’de gerçekleştirilen organizasyonda Ramazan ayının paylaşma ve yardımlaşma ruhu kadınların birlikteliğiyle buluşturuldu. Programda konuşan Bursa Soroptimist Kulübü Başkanı Sedef Sinoplu, kadınların ve kız çocuklarının hayatını iyileştirmeyi amaçlayan gönüllü bir hareket olduklarını söyledi. Kız çocuklarının eğitiminin toplumun geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Sinoplu, "Bir kız çocuğu eğitim aldığında sadece kendi hayatı değil, bir toplumun geleceği de değişir. Kadınlar birlikte hareket ettiğinde şehirler gelişir, üretimde yer aldığında ekonomi güçlenir. Biz bugün sadece bir günü kutlamıyoruz, kadınların gelecekteki yolculuğunu daha güçlü kılmak için bir araya geliyoruz" dedi. Geceden elde edilen gelirle ihtiyaç sahiplerine yönelik iftar organizasyonlarının yanı sıra, mühendislik eğitimi gören kız öğrencilerin eğitimine katkı sağlanacağı öğrenildi.
Muğla Muğla Büyükşehir Para-Okçuluk takımından Türkiye üçüncülüğü Muğla Büyükşehir Belediyesi sporcuları 18 Mart Çanakkale Şehitleri Para Okçuluk Türkiye Kupasından Türkiye üçüncülüğü ile döndü. 09-10 Mart 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen 18 Mart Çanakkale Şehitleri Para Okçuluk Türkiye Kupası’nda (TSP-1) mücadele eden Muğla Büyükşehir Belediyesi sporcuları bireysel ve takım kategorilerinde Türkiye üçüncüsü oldu. Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Para-Okçuluk Sporcuları Semray Taş Özer ve İsa Umut Antalya 100. Yıl Okçuluk Tesislerinde 21 farklı spor kulübü ve 56 sporcu katılımı ile gerçekleştirilen 18 Mart Çanakkale Şehitleri Para Okçuluk Türkiye Kupası’nda (TSP-1) mücadele ettiler. Büyükşehir Belediyesi sporcusu Semray Taş Özer, Para Makaralı Yay kategorisinde Türkiye üçüncüsü olarak bronz madalya kazandı. Para Makaralı Yay Mix Takım kategorisinde de Semray Taş Özer ve İsa Umut rakiplerini geride bırakarak Türkiye üçüncüsü olarak bronz madalya kazandılar. Başkan Aras; "Muğla’mızı ve ülkemizi başarıyla temsil eden sporcuların yetişmesini amaçlıyoruz" Birçok branşta Muğla’yı başarıyla temsilden sporcularımızla grur duyduklarını belirten Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Antalya’da düzenlenen turnuvada Türkiye üçüncülüğüyle gururlandıran Büyükşehir Belediyesi okçularını tebrik ederek şunları ifade etti: "Her yaştan hemşerimizin ve özellik gençlerimizin spor yapabilmesi, yeteneklerini keşfetmesi, kötü alışkanlıklardan uzak durması ve sağlıklı bir ömür sürmesi için spora yatırımımız sürüyor. Okçuluktan masa tenisine, voleyboldan taekwondoya her branşta Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü olarak varız. Muğla’mızı, yeri geldiğinde Milli takımda ülkemizi başarıyla temsil eden sporcuların yetişmesini amaçlıyoruz. Antalya’da düzenlenen 18 Mart Çanakkale Şehitleri Para Okçuluk Türkiye Kupası’nda Muğla’mızı başarıyla temsil eden okçularımızı ve antrenörleri Alpaslan Özer’i kutluyorum"
Manisa Vatandaşların talepleri dinlenip çözüm üretiliyor Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, ziyaret programları kapsamında aynı gün içerisinde İlyasçılar, Maldan, Akçaköy ve Küçükbelen olmak üzere 4 mahalleyi ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşların taleplerini dinleyen Başkan Balaban, çözümleri vatandaşlarla birlikte üretmenin çok değerli olduğunu söyledi. Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, günün erken saatlerinde başlayan programlar kapsamında İlyasçılar, Maldan, Akçaköy ve Küçükbelen sakinleriyle buluştu. Mahalle muhtarları Kamil Coşkun, İsa Keskin, Harun Coşkun, Feyzullah Can’ın yanı sıra vatandaşlarla da bir araya gelen Belediye Başkanı Balaban, mahallelerin ihtiyaçlarını yerinde dinleyerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Belediye Başkan Yardımcısı Emine Özge Arslan ve Muhtarlık İşleri Müdürü Gizem Yıldız’ın da eşlik ettiği ziyaretlerde mahalle sakinleri taleplerini doğrudan Belediye Başkanı Balaban’a iletme fırsatı buldu. Vatandaşlarla sohbet eden Belediye Başkanı Balaban, Yunusemre Belediyesi’nin kırsal mahallelere yönelik hizmetlerini sürdüreceğini kaydetti. Balaban, yaptığı değerlendirmede mahalle ziyaretlerinin önemine dikkat çekerek "Yunusemre’nin her mahallesine eşit hizmet götürme anlayışıyla çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın taleplerini yerinde dinlemek ve çözümleri birlikte üretmek bizim için çok değerli" dedi. Mahalle sakinleri de ziyaretinden dolayı Başkan Balaban’a teşekkür ederek mahallelerine gösterilen ilgiden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.
Antalya Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde iki daire başkanlığı kaldırıldı Antalya Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin Mart ayı olağan toplantısında alınan kararla Esnaf ve Sanatkar İşleri Dairesi Başkanlığı kaldırılırken, Güvenlik Hizmetleri Dairesi Başkanlığı da kaldırılarak bu birime bağlı Koruma ve Güvenlik Şube Müdürlüğü, Zabıta Dairesi Başkanlığı bünyesine bağlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesi ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 21 ve 28’inci maddelerine dayanılarak "Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik" yayımlandı. 12 Eylül 2025 tarihli ve 33015 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle büyükşehir belediyelerinde bulunan "Güvenlik Hizmetleri Dairesi Başkanı" ve "Esnaf ve Sanatkar İşleri Dairesi Başkanı" kadroları norm kadro cetvellerinden çıkarıldı. Ayrıca belediyelerin norm kadro cetvellerini yönetmelik değişikliğinden itibaren en geç 6 ay içinde yeni düzenlemeye uygun hale getirmeleri zorunlu tutuldu. Bu doğrultuda mevzuata uyum sağlanması amacıyla hazırlanan düzenleme, Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 9 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen Mart ayı olağan toplantısında kabul edildi. Karar çerçevesinde belediye teşkilat yapısında yer alan Esnaf ve Sanatkar İşleri Dairesi Başkanlığı kaldırıldı, Güvenlik Hizmetleri Dairesi Başkanlığı da kaldırılarak bu birime bağlı Koruma ve Güvenlik Şube Müdürlüğü, Zabıta Dairesi Başkanlığı bünyesine bağlandı.
İstanbul FETÖ davasında Nazlı Ilıcak’a 3 yıl 9 ay hapis cezası FETÖ’nün medya yapılanmasına ilişkin bozma kararının ardından yeniden görülen davada sanık gazeteci Nazlı Ilıcak hakkında karar çıktı. Mahkeme, Ilıcak’ı ‘terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. FETÖ silahlı terör örgütünün medya yapılanmasına ilişkin haklarındaki karar 3. kez bozulan sanıklar Ayşe Nazlı Ilıcak ve Ahmet Hüsrev Altan’ın yeniden yargılandıkları dava karara bağlandı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuksuz sanıklar Ayşe Nazlı Ilıcak ve Ahmet Hüsrev Altan hazır bulundu. Duruşmaya sanık avukatları da katıldı. Nazlı Ilıcak’a 3 yıl 9 ay hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme sanık Ayşe Nazlı Ilıcak’ı, örgüt üyeliği için zorunlu hiyerarşik bağ, çeşitlilik, yoğunluk, süreklilik boyutlarına vardığının tam olarak tespit edilemediği gerekçesiyle ‘terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek’ suçundan takdiri indirim de uygulayarak 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Ahmet Altan’a takdiri indirim uygulanmadı Heyet, sanık Ahmet Hüsrev Altan’ı ise aynı gerekçe ile aynı suçtan, yargılamadaki tutum ve davranışları gözetildiğinde pişmanlık göstermediğini ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu bir kanaat oluşturmadığını da dikkate alarak 4 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırdı. Davanın geçmişi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Şükrü Tuğrul Özşengül, Yakup Şimşek ve Tibet Murat Sanlıman hakkında Fetullahçı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz darbe girişimini önceden bildikleri iddiasıyla dava açılmıştı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 16 Şubat 2018 tarihinde davayı karara bağlamış, tutuklu sanıklar Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Fevzi Yazıcı, Şükrü Tuğrul Özşengül ve Yakup Şimşek, "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Tutuksuz sanık Tibet Sanlıman hakkında ise beraat kararı verilmişti. Daha sonra itirazlar üzerine Yargıtay, Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu 6 sanığa, "anayasayı ihlal" suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını bozmuştu. Yeniden yargılama yapan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 4 Kasım 2019’da Ahmet Altan’ı, "üye olmamakla birlikte silahlı terör örgüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan 10 yıl 6 ay, Nazlı Ilıcak’ı da 8 yıl 9 ay hapisle cezalandırmıştı. Mehmet Altan’ın, cezalandırılmasına yeterli, kesin, inandırıcı ve şüpheden uzak delil elde edilememesi, suç işlendiğinin sabit olmaması gerekçeleriyle beraatine yönelik hüküm kuran heyet, "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan sanıklar Fevzi Yazıcı ve Yakup Şimşek’in 11 yıl üçer ay, Şükrü Tuğrul Özşengül’ün ise 12 yıl hapisle cezalandırmıştı. Yeniden itiraz üzerine Yargıtay, Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak hakkındaki hükmü, Türk Ceza Kanunu’nun 220/7’nci maddesinde belirtilen indirim uygulanmadığı gerekçesiyle bozmuştu, Fevzi Yazıcı ve Yakup Şimşek hakkındaki hükmü ise onamıştı. Sanıkların Adalet Bakanlığına yaptığı "kanun yararına bozma" başvurusu üzerine dosya Yargıtay tarafından incelenmiş, bazı tanıklar dinlenilmeden karar verildiği için sanıklar hakkındaki hüküm bozulmuştu. Dosya yeniden İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilirken, sanıklardan Şükrü Tuğrul Özşengül 2022 yılında kalp krizi geçirdiği cezaevinde hayatını kaybetmiş, Mehmet Altan hakkındaki beraat kararı ise onanmıştı. Sanıklar Ayşe Nazlı Ilıcak ve Ahmet Hüsrev Altan hakkındaki karar Yargıtay tarafından yeniden bozulmuştu.