ÇEVRE - 05 Mayıs 2025 Pazartesi 10:46

Mersin’de AB destekli çevreci proje başarıyla tamamlandı

A
A
A
Mersin’de AB destekli çevreci proje başarıyla tamamlandı

Mersin Büyükşehir Belediyesinin Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen REMEDIES-2 programı kapsamında hibe almaya hak kazandığı ’Plastiksiz Mersin Sahilleri İçin Birleşiyoruz’ projesinin kapanış toplantısı gerçekleştirildi.


Büyükşehir Belediyesi, çevre dostu çalışmalarına bir yenisini daha eklediği ‘Plastiksiz Mersin Sahilleri İçin Birleşiyoruz’ projesinin kapanış toplantısını, Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde gerçekleştirdi. İki oturumda gerçekleştirilen programın ilk kısmında; kent paydaşlarını da içine alarak yürütülen proje kapsamında 8 ay boyunca gerçekleştirilen çalışmalar hakkında katılımcılara detaylı bilgiler verilirken, ikinci oturumda ise projeye katkı sunan kurum ve kuruluş temsilcileri, deneyimlerini ve proje hakkındaki görüşlerini aktardı. REMEDIES proje mentörlerinden Uros Novak ve proje koordinatörü Tadej Stepisnik Perdih de oturuma canlı bağlanarak proje kapsamında düşüncelerini paylaştı.


İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanı Arda Alp, mikroplastikleri önlemenin yolunun, tek kullanımlık plastik tüketimini azaltmak, geri dönüşümü teşvik etmek ve vatandaşların çevre bilincine sahip olmasından geçtiğini belirtti. Alp, "İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairemiz tarafından hazırlanan ’Plastiksiz Mersin Sahilleri İçin Birleşiyoruz’ projemiz, bu doğrultuda Avrupa Birliği Horizon programı REMEDIES konsorsiyomu tarafından en başarılı proje seçildi. Son yılların en önemli sorunlarından biri denizlerimizde giderek artan mikroplastik kirliliğidir. Bizim projemizdeki en önemli nokta; kağıt üstünde ve öneride kalmayıp somut uygulamalar yapmamız ve bu soruna doğrudan farkındalık oluşturarak sahada uygulamamızdır" dedi.



"Geri dönüşümü destekleyen modern bir proje"


Afet İşleri Dairesi Başkanı Dr. Kemal Zorlu da plastik atıkların doğada yok olma süresinin uzunluğuna dikkat çekerek, atık kullanımı azaltmak için kompost üretimine başladıklarını dile getirdi. Büyükşehir Belediyesi olarak, Akdeniz’in ve okyanusların korunması için pek çok projede yer aldıklarını ifade eden Zorlu, "Bunların hepsi bizi motive ediyor. Çünkü projemiz, REMEDIES konsorsiyumu tarafından desteklenen dünyadaki 3 projeden biri. Ve en yüksek puanla desteklendi. Çünkü tüm kurgusu itibariyle geri dönüşümü destekleyen modern bir proje. Buradaki hedefimiz aslında tek kullanımlık plastiklerin olabildiğince azaltılması" diye konuştu.


Sıfır Atık Yönetimi Şube Müdürü Selim Sazan ise REMEDIES projesini tanıttı. ’Plastiksiz Mersin Sahilleri İçin Birleşiyoruz’ projesinin Mersin’de plastik bilincine sahip bir toplum oluşturmanın yanı sıra plastik kullanımını önlemeyi ve azaltmayı amaçladığını belirterek, "REMEDIES, denizlerdeki mikroplastiği izlemek, toplamak, önlemek ve değerlendirmek için yenilikçi çözümler ve teknolojiler üretmeyi amaçlayan bir Horizon Europe inovasyon programıdır. Büyükşehir Belediyemiz, REMEDIES programının 2. Açık Çağrısı kapsamında hibe faydalanıcısı olarak seçildi. Projeyi başarılı bir şekilde tamamlamanın gururunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Projelerin sürdürülebilirliği en önemli unsurdur"


Dış İlişkiler ve Projeler Şube Müdürü Elif Tanburoğlu, Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği projeler sonucunda Mersin’in yalnızca bölgesel değil, uluslararası ölçekte de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunan bir kent pozisyonunda olduğunu kaydetti. Proje ile plastik atık kullanımının azaltılmasının yanı sıra her kesimi kapsayan büyük bir farkındalık çalışmasına da imza attıklarını belirten Tanburoğlu, "Projelerin sürdürülebilirliğinin en önemli unsur olduğunu düşünüyoruz. Bu vesileyle de bu toplantı bir kapanış değil, yepyeni bir sayfa açmıştır. Buradaki en önemli unsur ise sürdürülebilir olmak. Bundan sonra yapacağımız tüm hizmet alanlarında plastiksiz Mersin sahilleri ve daha sürdürülebilir bir kent olmak için sadece Türkiye’de değil, uluslararası ölçekte örnek bir kent olacağımızı düşünüyorum" şeklinde konuştu.


Dr. Öğr. Üyesi Yasin Özay da çevre bilincini aşılarken öğrencilere derslerde genellikle Avrupa’nın gelişmiş kentlerinden örnekler verdiklerini, ‘Plastiksiz Mersin Sahilleri İçin Birleşiyoruz’ projesi ile de kentte Avrupa’da yapılan uygulamaların benzerlerini gördüklerini kaydetti. Özay, "Bu gerçekten mutluluk verici bir durum. Çünkü çevre koruma bilincini anlattıktan sonra öğrencilerin bu bilgileri aldıktan sonra uygulaması ve hayat tarzı olarak benimsemesi gerekiyor. Öğrenciler de bu proje sayesinde derste öğrendiği bilgileri rahatlıkla uygulayabilecekler ve bir plastiğin geri dönüşüm süreçlerini görebilecekler. Bu atıkların geri dönüşüm süreçlerine dahil olmasına katkı sunabilecekler" diye konuştu.


Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Mersin Şube Başkanı Dr. Sinan Can ise projenin Mersin için oldukça elzem olduğunu ve kentin hem karasal hem deniz kirliliği ile ilgili sorun yaşadığını ifade ederek, "REMEDIES projesi, denizlerde ya da karada plastik kirliliğini azaltmaya yönelik önemli bir HORIZON projesidir. Birçok sahil etkinliği ve eğitim çalışması gerçekleştirildi. Birden fazla kamu kurum ve kuruluşu, sivil toplum örgütü ve meslek odaları bir araya geldi. Multidisipliner çalışılan bir proje ortamı sağlandı. Proje ile vatandaşların plastik kullanımını azaltmaya yönelik davranış değişikliğini sağlamak ve içme suyunu çeşmelerden edinilebileceğine yönelik önemli bir uygulama deneyimi kazandırdı"diyerek sözlerini tamamladı.



Mersin’de AB destekli çevreci proje başarıyla tamamlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce Üniversitesi’nde en iyi narkotik polisi anne konferansı Düzce Üniversitesi mensuplarına yönelik "En İyi Narkotik Polisi: Anne" başlıklı konferans düzenlendi. Düzce İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görev yapan polis memurunun konuşmacı olarak yer aldığı program, Rektörlük Çalıştay Salonu’nda gerçekleştirildi. Konferansta konuşan polis memuru, uyuşturucu kullanımının günümüzün en önemli toplumsal sorunlarından biri haline geldiğine dikkat çekerek, özellikle gençlerin korunmasında ailelere büyük sorumluluk düştüğünü ifade etti. İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen "En İyi Narkotik Polisi: Anne" projesinin temel amacının, ebeveynleri bilinçlendirerek bağımlılığın erken belirtilerinin fark edilmesini sağlamak olduğunu belirten Polis Memuru, erken müdahalenin hayat kurtarıcı rolüne vurgu yaptı. Katılımcılarla interaktif şekilde gerçekleştirilen söyleşide; bağımlılığın oluşum süreci, gençlerin madde kullanımına yönelmesinde etkili olan sosyal çevre baskısı, merak duygusu ve dışlanma korkusu gibi etkenler ele alındı. Bağımlılığın yalnızca bireyi değil aileyi ve toplumu da etkileyen ciddi bir sorun olduğunu ifade eden Polis Memuru; fiziksel, psikolojik ve sosyal belirtiler hakkında bilgi verdi. Bağımlılık sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli işaretlerden bahseden Polis Memuru; gözlerde kızarıklık, davranış değişiklikleri, ani duygu durum geçişleri, sosyal çevreden uzaklaşma, maddi harcamalarda artış gibi belirtilerden bahsetti. Madde kullanımının birey üzerinde oluşturduğu fiziksel ve psikolojik yıkımlara ilişkin örnekler paylaşan Polis Memuru, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen UYUMA mobil ihbar uygulaması hakkında katılımcılara bilgi verdi.
Düzce Geçmişten geleceğe Türkiye’de özel eğitim DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü ve Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "Engelleri Birlikte Aşmak: Geçmişten Geleceğe Türkiye’de Özel Eğitim" adlı program gerçekleştirildi. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda ki programa; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Onur Er, Milli Eğitim Müdürü Gülşen Demirkol Özer, 22. ve 23. Dönem İstanbul Milletvekili, Türkiye Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva, öğretim elemanları, öğrenciler ve davetli misafirler katıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Onur Er, özel eğitimin bir toplumun; vicdanını, kapsayıcılığını ve insani merkezli bakış açısını en güçlü ve en güzel şekilde ortaya koyan alanlardan birisi olduğunu ifade etti. Bireysel farklılıkların toplumsal zenginliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Tüm bireylerine eşit imkanlar sunan toplumların gelişmiş toplumlar olduğunu dile getiren Er, Türkiye’de özel eğitimin önemli bir gelişme gösterdiğini ve önemli bir farkındalık oluşturulduğunu belirtti. "Üniversitemiz özel eğitim bölümü en fazla proje üreten bölümler arasında" Konuşmasını yapmak için kürsüye davet edilen Rektör Nedim Sözbir, etkinliğin önemine değinerek, Düzce Üniversitesi’nin özel eğitimde önemli bir yere sahip olduğunu, bu alanda çalışma yürüten akademisyenlerin yurt dışı tecrübelerinin yanı sıra, en fazla proje üreten bölümler arasında yer aldığını ifade etti. Türkiye Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva ile bir araya gelmekten dolayı duyduğu memnuniyetini dile getiren Rektör Sözbir, Lokman Ayva’nın özel eğitim alanında Türkiye’de çalışmalar yapan örnek bir isim olduğunun altını çizdi. Üniversitelerin görevlerinin sadece akademik bilgi aktarmak olmadığını söyleyen Sözbir, toplumsal farkındalığı artırmanın da önemli olduğunu ifade ederek, konferansın yararlı geçmesi temennisinde bulundu. Gerçekleşen açılış konuşmalarından sonra moderatörlüğünü Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Aktan’ın yaptığı panel oturumuna geçildi. "Bilimsel araştırmalar eğitimin kalitesinin düşmediğini gösteriyor" Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Kart, "Teoriden Pratiğe Kaynaştırma Ekosistemi" başlıklı sunumunda; özel eğitimde, özel birey çocukları sınıfa koymakla kaynaşma olamayacağını hatırlatarak, diğer öğrencilerin tutum ve davranışları ile ailelerin davranışlarının da doğru ve bilinçli olması gerektiğini vurguladı. Sınıf ortamının gerçek dünyanın bir simülasyonu olduğunu söyleyen Kart, burada karşılaşılan durumların gerçek dünyaya hazırlık olduğunu dile getirdi. Özel çocukların destek almadığı zaman, yani süreç olması gerektiği gibi işlemediği zaman; sadece çocuğun değil ailenin de bu durumdan zarar göreceğini ifade eden Mehmet Kart, kaynaştırılmış sınıftaki çocukların ailelerinin de olumsuz bir tepki göstermemesi gerektiğini vurguladı. Kaynaştırılmış sınıfta eğitim kalitesinin düşmediğini bilimsel araştırmalarla ortaya konulduğunu hatırlatan Mehmet Kart, aksine zenginleştirilmiş anlatımla herkesin çok kolay anlayabileceği bir eğitim süreci geçirdiklerini söyledi. "Hak yaklaşımı bilincini yerleştirmeliyiz" Düzce İl Milli Eğitim Müdürü Gülşen Demirkol Özer ise "Gerçeklik ve İdeal Arasında Özel Eğitim Uygulamaları" başlıklı sunumunda, ülkemizdeki çalışmaların tarihine vurgu yaparak, bugün gelinen noktanın çoğu Avrupa ülkesinden daha ileri olduğunu ifade etti. Özel eğitim alanında çok fazla iyileştirme çalışmaları yapılmasına rağmen, kullanılan dilin gelişmesi gerektiğini hatırlatan Gülşen Demirkol Özer, özel bireylere merhamet anlayışı ile yaklaşılmasının yerine hak yaklaşımı algısının oluşturulması gerektiğini vurguladı. "Geleceğin mesleğini icra eden kişiler" Panelin son sunumunu gerçekleştiren 22. ve 23. Dönem İstanbul Milletvekili, Türkiye Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva, özel eğitimcilerin geleceğin mesleğini icra eden en önemli kişiler olduğunu söyleyerek, özel eğitim alanında çalışma yapacak kişilerin bir dünya vatandaşı olması gerektiğini vurguladı. Özel eğitimcilerin her ferdin farklı bir özelliği olduğunu bildiğini ve asla kategorize etmeyeceğini söyleyen Lokman Ayva, özel eğitimin alt yapısında; vizyon, proje yazma-yönetme-raporlama, lisan ve yapay zeka olması gerektiğinin altını çizdi. Program, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir’in yaptıkları başarılı sunum ve çalışmalarından dolayı konuşmacılara çiçek ve hediye takdimi ile sona erdi.
Düzce Düzce’de çiftçilere yem bitkisi tohumu dağıtıldı DÜZCE(İHA) – Düzce’de 70 üreticiye, toplam bin 165 dekar alanda kullanılmak üzere 17 bin 500 kilogram dörtlü karışım yem bitkisi tohumu dağıtımı yapıldı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, dörtlü karışım yem bitkileri tohumu dağıtımı İl Müdürlüğü bahçesinde gerçekleştirildi. Programda konuşan Düzce Vali Mehmet Makas, Düzce’nin üretim gücüne, çiftçilerin alın terine ve tarımsal desteklerin önemine vurgu yaptı. Mehmet Makas, üretime katkı sunan çiftçilere, projeye destek sağlayan kurumlara ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teşkilatına teşekkür etti. AK Parti MKYK Üyesi ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir ise Düzce’nin tarım ve hayvancılık açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, üreticilerin desteklenmesi ve Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında yürütülen çalışmaların önemine değindi. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun konuşmasında, Düzce’nin verimli toprakları, uygun iklim yapısı ve bir yılda iki ürün alma potansiyeliyle önemli bir tarım ili olduğunu ifade etti. Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında münavebe uygulamalarının önemine dikkat çeken Uzun, yem bitkileri üretiminin artırılmasıyla hayvancılığın kaba yem ihtiyacına katkı sağlanacağını, toprak verimliliğinin korunacağını ve sürdürülebilir üretimin destekleneceğini belirtti. Esra Uzun, projenin hayata geçirilmesinde AK Parti MKYK Üyesi ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir’in önemli katkıları olduğunu belirterek, "Tarımsal Üretim Planlaması kapsamında iki yıl üst üste mısır ekimi yapan üreticilerimize alternatif ürün imkanı sunulması amacıyla milletvekilimizin girişimleri ve Bakanımızla gerçekleştirdiği görüşmeler neticesinde bu destek ilimize kazandırılmıştır. 2026 yılı programında yer almamasına rağmen, bu destek sayesinde projeyi üreticilerimizle buluşturmuş bulunuyoruz" dedi. Program kapsamında, Merkez ve 5 ilçede 70 üreticiye, toplam bin 165 dekar alanda kullanılmak üzere 17 bin 500 kilogram dörtlü karışım yem bitkisi tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. Projenin toplam bütçesinin 1 milyon 333 bin TL olduğu, bunun 1 milyon TL’sinin Bakanlık bütçesinden, 333 bin TL’sinin ise çiftçi katkısından karşılandığı belirtildi. Törende ayrıca üreticiler adına manda yetiştiricisi ve manda sütü üreticisi Fatma Mutlu ile genç çiftçi Ömer Bilir konuşma gerçekleştirdi. Üreticiler, tarımsal üretimde emeğin, sabrın, kadın emeğinin ve gençlerin üretime katılımının önemine dikkat çekerek desteklerinden dolayı kurumlara teşekkür etti.