ASAYİŞ - 05 Aralık 2025 Cuma 09:51

Mersin’de maaşlarını alamayan işçiler, adliye önünde açıklama yaptı

A
A
A
Mersin’de maaşlarını alamayan işçiler, adliye önünde açıklama yaptı

Mersin Serbest Bölge’de aylardır maaşlarını alamadıklarını öne süren yaklaşık 170 tekstil işçisi, işverenleri hakkında farklı bir suçtan görülen duruşma sırasında adliye önünde toplandı. İşçiler, geçtiğimiz aylarda mağduriyetlerini basına dile getiren bazı çalışanların müstehcen fotoğraflarla tehdit edildiğini de iddia etti.


Merkez Akdeniz ilçesi Serbest Bölge’de faaliyet gösteren bir tekstil atölyesinde çalışan yaklaşık 170 işçi, 7 aydır maaşlarını alamadıklarını, patronlarının üretim makinelerini gece yarısı götürerek ortadan kaybolduğu iddia ederek Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet dilekçesi verdi. İşçilerin şikayeti sürerken hakkında başka bir suçtan dava açılan işletme sahibi M.A.Ö.’nün duruşması görülürken, işçiler yaşadıkları mağduriyeti duyurmak için Mersin Adliyesi önünde bir araya geldi. Adliye önünde toplanan işçiler, basın açıklaması yaparak kendileriyle ilgili sürecin hızlandırılmasını talep etti.


Grup adına konuşan mağdurlardan Sevda Akpınar, Mersin Serbest Bölge’de bir tekstil atölyesinin patronunun mağdur ettiği 170 çalışandan biri olduğunu ifade ederek, "7 aydır maaşlarımızı alamadık. 5 ay önce bir basın açıklaması yaptık. O açıklamadan sonra, bizi mağdur eden firmaya iş sağlayan dağıtıcı firma ile görüştük. Görüşmede, M.A.Ö. ve eşi H.Ö.’nün kendilerinden 100 bin adet işin parasını aldıklarını, şirket hesaplarının bloke olduğunu söyleyerek ödemeyi H.Ö.’nün şahsi hesabına yönlendirdiklerini öğrendik" şeklinde konuştu.



"Müstehcen fotoğraflarla tehdit etti iddiası"


Akpınar, patronları tarafından tehdit edildiklerini de öne sürerek, "Daha önce atölye önünde basına verdiğimiz röportajlardan sonra M.A.Ö. ve eşi H.Ö. tarafından tehdit edildik. Röportaj veren arkadaşlarımızı içeri attırmakla tehdit ettiler. Bazı kadın arkadaşlarımı müstehcen fotoğraflarla tehdit etti. Bu fotoğrafları, 170 kişinin olduğu WhatsApp grubuna atarak şantaj yapmaya çalıştı. Çalışanları korkutmak için ifşa edeceğini söyledi" diye konuştu.


Mağdurların uzun süre şikayetçi olmaya çekindiğini belirten Akpınar, daha sonra topluca savcılığa başvurduklarını söyledi. Akpınar, "Biz mağdurlar olarak uzun bir süre şikayetçi olamadık çünkü diğer arkadaşlarımızın ifşa edilmesinden korktuk. Bir süre sonra Mersin Cumhuriyet Savcılığı’na toplu şekilde şikayette bulunduk. İşverenimizin kaçışı aylardır planladığını öğrendik. Aktif olarak kullandığımız üretim makinelerini aylar öncesinden satmış, faturalarını kesmiş. Bu bir iflas değil, bu bir dolandırıcılıktır" dedi.


Mağdurlardan Reyhan Sevim ise, M.A.Ö.’nün Mersin Adliyesi’nde duruşması olduğunu belirterek, "Bu dolandırıcının buradan elini kolunu sallayarak çıkmasını istemiyoruz. Dışarda herhangi bir bireyin bir lirası bile çalındığında hemen hırsızlıktan yakalanıp tutuklanırken, nasıl oluyor da 170 kişinin maaşlarını çalıp kaçan şahıs bir süredir elini kolunu sallayarak gezebiliyor" diye konuştu.


Öte yandan mağdur işçilerin, geçtiğimiz günlerde işveren M.A.Ö.’nün eşi H.Ö. ile sokakta karşılaştıkları ve alacaklarını talep etmeleri üzerine kısa süreli bir sözlü tartışma yaşandığı öğrenildi. O anlar, işçilerden birinin cep telefonu kamerasıyla kaydedildiği öğrenildi.



Mersin’de maaşlarını alamayan işçiler, adliye önünde açıklama yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Başkan Çetinkaya’dan üretim hamlesi: Belediye marangozhanesinin kapasitesi 3 kat arttı Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’nın öncülüğünde belediye hizmetlerinde üretim gücünü artıracak önemli bir yatırım daha hayata geçirildi. Modernize edilerek 800 metrekarelik yeni alanına taşınan belediye marangozhanesi, artırılan makine parkuru ve genişleyen üretim kapasitesiyle daha güçlü bir üretim merkezine dönüştürüldü. Daha önce sınırlı bir alanda faaliyet gösteren marangozhane, yapılan düzenlemelerle modern ve yüksek kapasiteli bir üretim tesisine dönüştürülürken, belediyenin kendi imkanlarıyla hizmet üretme kapasitesinde de önemli artış sağlandı. Teknik altyapıyı güçlendirmek amacıyla marangozhaneye çizgi yatar makinesi, freze makinesi, planya makinesi ve kalınlık makinesi olmak üzere toplam 4 yeni makine kazandırıldı. Yeni makineler sayesinde ahşap malzemelerin hassas kesimi, yüzey düzeltme, kalınlık ayarlama ve detaylı şekillendirme işlemleri daha hızlı ve kaliteli şekilde yapılmaya başlandı. Yatırımla birlikte park ve yeşil alanlarda kullanılan bank, kamelya ve çeşitli kent mobilyalarının üretimi ile bakım-onarım çalışmalarının daha kısa sürede tamamlanmasının hedeflendiği belirtildi. Böylece belediyenin hem daha ekonomik hem de daha etkin hizmet üretmesi amaçlandı. Çalışmaları yerinde inceleyen Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, belediyenin birçok ihtiyacını artık kendi bünyesinde karşılayabildiğini ifade ederek, "Kendi ürünümüzü kendimiz üretiyoruz. Kapılardan kent mobilyalarına kadar birçok ihtiyacı belediyemiz bünyesinde karşılıyoruz. Kazandırdığımız makinelerle üretimimiz iki üç kat arttı. Artık daha seri üretim yapabiliyoruz" dedi. Vatandaşların yenilik ve çeşitlilik beklentilerine önem verdiklerini kaydeden Çetinkaya, taleplerin dikkate alınarak üretim süreçlerinin buna göre şekillendirildiğini söyledi. Çalışanlara da teşekkür eden Çetinkaya, "Ben çok beğendim, hepinizin ellerine sağlık. Rabbim kaza bela vermesin" ifadelerini kullandı. Yapılan yatırımla Karabük Belediyesinin üretim odaklı hizmet anlayışını güçlendirdiği ve öz kaynaklarla hizmet kapasitesini artırmayı sürdürdüğü bildirildi.
Bolu Bebek cinayetinde kan donduran telefon: "Bebeğe bir şey oldu, ben gidiyorum" Bolu’nun Gerede ilçesinde 2 aylık bebeğini boğazını keserek öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan annenin, olayın hemen ardından eşini arayarak, "Bebeğe bir şey oldu, ben evden gidiyorum" dediği ortaya çıktı. Korkunç manzarayla karşılaşan acılı babanın cenaze sonrası fenalaşarak hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. Olay, 25 Nisan Cumartesi günü Gerede ilçesine bağlı Kitirler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 aylık Ela C. evde boğazı kesilmiş halde ölü bulundu. Cinayet şüphelisi olan anne Serpil C. (30), evden çıkarak D-100 kara yolu üzerinden Yeniçağa ilçesi istikametine kilometrelerce yürüdükten sonra polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki ilk sorgusunda, "Bebeğimi kesinlikle ben öldürmedim, onu kimin öldürdüğünü de bilmiyorum" diyerek suçlamaları reddeden şüpheli kadın, buradaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Gerede İlçe Adliyesi’ne sevk edildi. Serpil C., çıkarıldığı mahkemece "Canavarca hisle kasten öldürme" suçundan tutuklandı. Minik Ela’nın cenazesi ise dün Demircisopran Köyü Camisinde öğle namazını müteakip kılınan namazın ardından köy mezarlığına defnedildi. C. çiftinin 2024 yılında dünyaevine girdiği, Serpil C.’nin ev hanımı, eşi Selahattin C.’nin fabrika işçisi olduğu öğrenildi. Korkunç manzarayla baba karşılaştı Olayın hemen ardından, cinayet şüphelisi anne Serpil C.’nin eşi Selahattin C.’yi telefonla aradığı belirlendi. Annenin eşine, "Bebeğe bir şey oldu, ben evden gidiyorum" diyerek telefonu kapattığı öğrenildi. Bu sözler üzerine paniğe kapılarak hızla evine giden baba, 2 aylık kızı Ela’nın boğazı kesilmiş haldeki cansız bedeniyle karşılaştı. Doktordan "psikiyatri" uyarısı iddiası Mart ayının başında doğum yapan Serpil C.’nin, olaydan yaklaşık 1 ay önce rutin kontrol için gittiği ilçe hastanesinde durumu gözlemleyen doktor tarafından psikiyatri servisine görünmesi yönünde uyarıldığı öne sürüldü. Bu tavsiye üzerine ailenin Bolu’daki özel bir hastaneye başvurduğu ifade edildi. Acılı baba hastaneye kaldırıldı Dün Gerede ilçesine bağlı Demircisopran köyünde gözyaşları içinde toprağa verilen minik Ela’nın cenazesinde ayakta durmakta güçlük çeken acılı baba Selahattin C. ise törenin ardından fenalaştı. Sinir krizi geçirdiği belirtilen baba, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.