ASAYİŞ - 15 Mayıs 2026 Cuma 17:12

Mersin’de motor kısmından alev alan otomobil paniğe neden oldu

A
A
A
Mersin’de motor kısmından alev alan otomobil paniğe neden oldu

Mersin’de gece saatlerinde park halindeki bir otomobilin çalıştırıldığı sırada motor kısmında meydana gelen patlama paniğe neden oldu. Kaldırımda yemek yiyen vatandaşlar alevlerin yükselmesiyle panikle kaçarken, araçta bulunan 2 kişi son anda kurtuldu.


Olay, gece saatlerinde merkez Akdeniz ilçesi Çankaya Mahallesi İstiklal Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kaldırım kenarında park halinde bulunan 33 TY 912 plakalı Toyota marka otomobile binerek hareket etmek isteyen 2 kişi, aracı çalıştırdıkları sırada motor kısmında aniden patlama meydana geldi. Patlamayla birlikte alevler bir anda otomobilin ön kısmını sararken, kısa süre sonra yangın motor bölümünde yoğunlaştı.


Bu sırada kaldırım üzerinde bulunan restoranın masalarında yemek yiyen vatandaşlar büyük panik yaşadı. Aracın hemen yanında bulunan masada oturan vatandaşlar da alevlerin yaklaşması üzerine hızla bulundukları yerden uzaklaştı. Araçta bulunan kadın ve erkek de son anda otomobilden inerek muhtemel bir faciadan kurtuldu.


Çevredeki esnaf ve vatandaşlar yangın söndürme tüpleriyle alevlere müdahale ederek yangını kontrol altına aldı. Yaşanan panik ve patlama anı ise çevrede bulunan bir iş yeri ile arkadaki başka bir aracın güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.



Mersin’de motor kısmından alev alan otomobil paniğe neden oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Akçaabat’ta GastroFest rüzgarı Trabzon’un Akçaabat ilçesinde bu yıl ikincisi düzenlenen Akçaabat GastroFest Sahil Park’ta gerçekleştirilen açılış programıyla kapılarını ziyaretçilere açtı. Karadeniz’in köklü mutfak kültürünü, yöresel üretim değerlerini ve gastronomi turizmini ön plana çıkaran festivalin açılışına Akçaabat Kaymakamı Yusuf Cankatar, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Faruk Kanca, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, jüri üyeleri, yarışmacılar, şefler ve vatandaşlar katıldı. Festival alanında kurulan yöresel ürün stantları, gastronomi atölyeleri, şef sunumları ve kültürel etkinlikler ziyaretçilerden büyük ilgi görürken; Akçaabat’ın köklü mutfak kültürü bir kez daha ön plana çıktı. Festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Akçaabat’ın sahip olduğu gastronomik değerlerin yalnızca yöresel yemeklerden ibaret olmadığını, aynı zamanda şehrin kültürel hafızasını taşıyan önemli bir miras olduğunu ifade etti. Başkan Ekim "Akçaabatımız doğal güzellikleriyle, kültürüyle, sanatıyla olduğu kadar güçlü mutfak kültürüyle de Karadeniz’in önemli şehirlerinden biridir. Yüzyıllardır aynı sofralarda yoğrulan lezzetlerimiz bugün bizlere sadece bir tat değil aynı zamanda bir kimlik sunmaktadır. Akçaabat Köftemizden un helvamıza, kuymaktan ekşi tarhanamıza kadar her ürünümüz bu toprakların emeğini, bereketini ve kültürünü taşımaktadır" dedi. Coğrafi işaret çalışmalarına da değinen Başkan Ekim, "Akçaabat Köftesi ve Akçaabat Un Helvası’nın coğrafi işaretleri alınmıştır. Bunun yanında Akçaabat Ekşi Tarhanası, Akçaabat Güz Fasulyesi, Akçaabat Haşlaması, Akçaabat Kabaklı Mısır Ekmeği ve Akçaabat Sülfanı için de coğrafi işaret başvurularımız yapılmış olup süreçler devam etmektedir. Çünkü biz biliyoruz ki coğrafi işaret yalnızca bir belge değildir; o ürünün hikâyesini, emeğini, geçmişini ve geleceğini koruyan çok önemli bir değerdir" diye konuştu. Kuymak show "Kuymak Adam" olarak bilinen Serhat Kasap tarafından canlı kuymak yapımı ve ikram programı festival alanında büyük ilgi gördü. Vatandaşlar dev kazanlarda hazırlanan kuymağın tadına bakarken festival alanında renkli görüntüler oluştu. Festival kapsamında şefler tarafından gerçekleştirilen uygulamalı sunumlarda Karadeniz mutfağının yöresel lezzetleri ve modern sunum teknikleri vatandaşlarla paylaşıldı. Festivalin ilk gününde düzenlenen Genç Şefler Yarışması da ziyaretçiler tarafından ilgiyle takip edildi. Akçaabat GastroFest, 16 Mayıs Cumartesi günü de Akçaabat Sahil Park’ta lezzet ve kültür dolu etkinliklerle devam edecek. Festivalin ikinci gününde de workshoplar, gastronomi söyleşileri, yöresel lezzet sunumları, sahne etkinlikleri ve çeşitli yarışmalar vatandaşlarla buluşacak.
Bursa Nilüfer’de "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" semineri Nilüfer Belediyesi, Engelliler Haftası çerçevesinde düzenlenen "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" seminerinde, engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımı ve kalitesinin artırılması konuşuldu. Nilüfer Belediyesi’nin Engelliler Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" semineri, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirildi. Seminere katılan uzmanlar; rehabilitasyondan ağız sağlığına, spordan toplumsal katılıma kadar pek çok başlıkta bilgi paylaştı. Bursa Uludağ Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Öğretim Görevlisi Dr. Sevda Demir Türe, rehabilitasyon sürecinin sadece hastane ile sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Kişiye egzersiz eğitimi vermeyi amaçladıklarını belirten Türe, "Engelli bireylerimiz evde egzersizlerini yapmadığında kazanımları geri kaybediyor. O yüzden biz bunu aşılamaya çalışıyoruz. Eğitimi verip evde devam etmelerini istiyoruz. Engelli bireylerin takipte olmaları çok önemli" dedi. Özel ihtiyaçlı bireylerde sıklıkla ihmal edilen koruyucu diş hekimliği konusuna değinen Uzman Diş Hekimi İsra Ezgi Yalçın, "Hareket kısıtlılığı varsa şarjlı diş fırçaları; yutkunma güçlüğü varsa macunsuz kuru fırçalama; fırçalamada güçlük varsa ise at nalı şeklinde diş fırçaları tercih edilebilir" diye konuştu. Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nimet Haşıl Korkmaz ise konuya bütüncül yaklaşılması gerektiğini söyledi. Önce bedeni güçlendirme, arkasından özgüveni artırma ve topluma katılım geldiğini vurgulayan Korkmaz, "Sporu sadece bir yarışma, müsabaka olarak değil, hayatta kalma şekli olarak ifade etmek gerekiyor. Spor yapın, hayatta kalın diyorum" dedi.
Bursa TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş: "Dünyanın yeni ekonomik mimariye ihtiyacı var" Bursa Uludağ Üniversitesi ’Küresel Adalet Arayışı’ konferansına katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, küresel adalet arayışının insanlığın ortak meselesi olduğunu belirterek, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerin dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklediğini söyledi. Kurtulmuş, özellikle gelir dağılımındaki uçurumun, savaş ekonomisinin ve uluslararası kurumların işlevsiz hâle gelmesinin insanlık için ciddi tehdit oluşturduğunu ifade etti. Bursa Uludağ Üniversitesi’nde öğrencilerle bir araya gelen TBMM Başkanı Kurtulmuş, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerden bahsetti. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde salonu dolduran öğrencilere seslenen Kurtulmuş, her dönemde insanlığın ortak arayışlarından birisinin adalet olduğunu belirterek "Her dönemde, her devirde adalet arayışı, haksızlıkların, tutarsızlıkların, çift standartların, zulümlerin, baskıların var olmasına inat, mahşeri vicdan tarafından ortak bir duygu olarak gelişmiş, geliştirilmiş ve zaten bu sayede de insan onuru korunarak bugüne kadar gelebilmiştir. İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hâle getirmek ve buna da öncülük etmek Türkiye olarak, Türkiye’nin aydınları olarak, Türkiye’nin insaf ve vicdan sahibi insanları olarak hepimizin ortak vazifesi olmalıdır" dedi. "Nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü görüyoruz" Konuşmasında ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, gelir dağılımındaki uçurumun giderek büyüdüğünü söyledi. Küresel iklim krizleri, kuraklık ve açlık gibi sorunların yoksulluğu daha da derinleştirdiğini ifade eden Kurtulmuş, dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetin yüzde 50’sine sahip olduğunu belirtti. Böylesine bir eşitsizliği hiçbir dönemde görmediklerini belirten Kurtulmuş, "Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir. Sekiz milyarlık dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10’u mutlak yoksulluk içinde yaşamaktadır. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında piyasalarda yaşanan dalgalanmaları hepimiz görüyoruz. Hürmüz Boğazı ile ilgili söylenen iki çift lafın acaba vahşi kapitalizmin elinde ne büyük bir araca dönüştürüldüğü, korktuğumuz nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü maalesef çok ciddi bir şekilde görüyoruz" diye konuştu. Birleşmiş Milletler’in işlevsiz kaldığını ifade eden Kurtulmuş, "Dünyanın neresinde hangi savaşı önlemiş, hangi mazlumun elinden tutmuş, hangi garibin hakkını alabilmiştir? Gazze’de yaşananlar, insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biridir. Böyle bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır" dedi. Lamine Yamal’ın FC Barcelona’nın şampiyonluk kutlamalarında Filistin bayrağı taşımasına değinen Kurtulmuş, "Mazlumların yanında olduğunu ilan etmesi insanlık için bir şeref meselesidir. Lamine Yamal’ı ve arkadaşlarını tebrik ediyorum. Baskıyı kurun. İstediğiniz gücünüz olsun. Durdurun bakalım Lamine Yamal’ı. Çocuğun sözleşmesini iptal edebilirsiniz. Siyonist lobi baskı yaparak büyük kulüplerde oynamasına engel olabilir. Ama zaten bunu göze alarak Filistin bayrağını sallayan Lamine Yamal daha şimdiden insanlığın gelmiş geçmiş en büyük futbolcusudur. En iyi oyuncusudur. Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur, gözbebeğidir. Hadi önleyin bakalım insanlığın vicdanını. Hadi önleyin, hadi önleyin bakalım hakkın ve hakikatin birleştiği ortak hakikat arayışını, adalet arayışını" diye konuştu. "Biz her zaman mazlumun yanında olduk" ’Biz millet olarak Allah’ın izniyle her zaman mazlumun yanında olduk’ diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Her zaman zalimin karşısında durduk. Hiçbir zaman Allah’tan başka hiçbir gücün karşısında eğilmedik, hiçbir kimseye eyvallah etmedik. En zor zamanlarımızda bile büyük mücadeleler içerisinde bağımsızlığımızı kazandık. İşte bunun örneği Bursa’dır. Velhasıl biz hiçbir zaman emperyalizmin önünde eğilmediğimiz gibi, hiçbir zamanda güçlülerin boyunduruğu altında olan milletlere duyarsız kalmadık. Dolayısıyla bundan sonra da ilmi anlamda, entelektüel anlamda, siyasi anlamda küresel adalet arayışının merkezine Allah’ın izniyle Türkiye olacaktır. Bildiğiniz gibi beylikler döneminde Osmanlı en büyük, en güçlü beylik değildi. Şurada, Oylat’ın üstünden Domaniç Yaylası’na kadar uzanan orada, hani Kuruluş Ertuğrul dizileri var ya, aynen öyle. Beş yüz tane kıldan çadırı olan bir obaydı. Şehir devleti bile değildi. Kıl çadırlardan müteşekkil küçük bir obaydı. Niye Osmanlı Cihan Devleti oldu da diğerleri olmadı? Diğerlerinin hepsi birbirleriyle uğraşırken, birbirlerini azledip birbirleri üzerinde hakimiyet kurmaya gayret ederken, Osmanlı inanın ki bunların hiçbirisiyle uğraşmadı. Gözünü Rumeli’ye dikti. Gözünü Avrupa’ya dikti. Şimdi Türkiye olarak da bizim öyle bir noktada olduğumuzu hiç abartısız söylüyorum. Osmanlı cihan devletinin Domaniç’teki, Oylat’taki durumu neyse Türkiye olarak da bugünkü vaziyetimiz odur." "Türkiye küresel adalet arayışının öncüsü oldu" Kurtulmuş, "Türkiye’nin en çok mesafe aldığı alan bana sorarsanız arkada yazılı olandır. Türkiye küresel adalet arayışının öncüsü oldu. Allah’ın izniyle bu sesi yükseltmeye devam edecek ve bütün insanlığa ortak çözümleri sunacak bir büyük gelişmenin öncülüğünü yapacaktır. Allah yardımcımız olsun. Sözümüzün her geçen gün daha da kuvvetlendiğini, Türkiye’nin gücünün her geçen gün daha da etkili bir hale geldiğini görüyor, bundan iftihar ediyoruz" diye konuştu. Konuşma sonrası protokol ve salonu dolduran öğrenciler hatıra fotoğrafı çekindi.
Bursa Yenişehir’de tarımda dijital dönüşüm Yenişehir tarımında dijitalleşme dönemini başlatacak olan ve Avrupa Birliği’nden 464 bin Euro fon desteği alan "İklime Dirençli ve Sürdürülebilir Tarım: Yenişehir’de Yenilikçi ve Kooperatifçi Çözümler" projesinin lansmanı gerçekleştirildi. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Yenişehir’in tarımda dijital dönüşüm sürecine öncülük edeceğini belirterek, "Yenişehir artık sadece bereketli topraklarıyla değil, teknolojiyle desteklenen üretim modeliyle de örnek bir tarım kenti olacak" dedi. Yenişehir Belediyesi, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde ilçenin tarımsal geleceğini kökten değiştirecek vizyoner bir projenin lansmanını gerçekleştirdi. Lansmana AK Parti Bursa İl Başkan Vekili Cem Kürşat Hasanoğlu, Özyeğin Üniversitesi’nden akademisyen ve öğrenciler, AK Parti İlçe Başkan Vekili Kamil Aydoğdu, Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş, Muhtarlar Derneği Başkanı İsmail Yüksel, muhtarlar ve çok sayıda üretici katılım sağladı. Programda konuşan Başkan Ercan Özel, Yenişehir’in tarım potansiyeline dikkat çekti. İlçe nüfusunun büyük bölümünün geçimini tarım ve hayvancılıkla sağladığını ifade eden Başkan Özel, "Yenişehir bir tarım kentidir. Biz de bu bilinçle üreticimizin yanında olmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Başkan Özel, Yenişehir Belediyesi’nin tarıma yönelik çalışmalarının hem akademik çevrelerde hem de uluslararası platformlarda ilgi gördüğünü belirterek, Özyeğin Üniversitesi ile kurulan iş birliğinin de bu çalışmalar sayesinde başladığını söyledi. 464 bin Euro’luk dev proje Avrupa Birliği ve Türkiye iş birliğiyle hazırlanan, Özyeğin Üniversitesi’nin bilimsel desteğiyle yürütülecek projenin toplam bütçesinin 464 bin Euro olduğunu açıklayan Başkan Ercan Özel, projenin Yenişehir tarımı için tarihi bir dönüşüm anlamı taşıdığını vurguladı. "İklime Dirençli ve Sürdürülebilir Tarım: Yenişehir’de Yenilikçi ve Kooperatifçi Çözümler" projesi çerçevesinde tarımda dijitalleşme sürecinin başladığını ifade eden Özel, kurulacak Yeşil ve Dijital Tarımsal Dönüşüm Koordinasyon Merkezi ile çiftçilerin teknoloji ve bilimle buluşturulacağını söyledi. "Çiftçimiz tarlasını telefonundan takip edebilecek" Proje çerçevesinde kurulacak dijital sistemlerle üreticilerin anlık verilerle üretim yapabileceğini belirten Başkan Özel, "Toprağın nem durumu anlık takip edilecek. Don riski, hastalık riski ve zararlı tehditleri önceden görülebilecek. Çiftçimiz ne zaman sulama yapacağını, ne kadar gübre kullanacağını telefonundan öğrenebilecek. Böylece daha az maliyetle, daha doğru ve verimli üretim mümkün olacak" dedi. "Maliyetler düşecek verim artacak" Projeyle birlikte; gübre ve ilaç kullanımının azaltılması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması, tarımsal maliyetlerin düşürülmesi ve verimin artırılmasının hedeflendiğini belirten Başkan Özel, "Toprağı korumak geleceği korumaktır. Çiftçiyi korumak ise ülkenin yarınını korumaktır. Biz günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir anlayışla çalışıyoruz. Bugün attığımız bu adımın yarın Türkiye’ye örnek gösterilecek bir başarı hikâyesine dönüşeceğine inanıyorum" diye konuştu. Başkan Özel, projede emeği geçen belediye çalışanlarına, Özyeğin Üniversitesi’ne, kooperatiflere, teknik ekiplere ve üreticilere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Başkan Özel ve ekibine akademik teşekkür Özyeğin Üniversitesi Proje Koordinatörü Orkun Doğan da Yenişehir’in yalnızca verimli topraklarıyla değil; bilinçli üreticileri, güçlü kooperatifleri ve üreticinin her zaman yanında duran başta Yenişehir Belediyesi ve Belediye Başkanı Ercan Özel olmak üzere tüm tarım paydaşlarıyla Marmara Bölgesi’nin örnek tarım merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Bu projenin Türkiye genelinde 718 proje arasından hibe almaya hak kazandığını vurgulayan Doğan, bu başarının en önemli nedenlerinden birinin Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel ve ekibinin tarımı sahiplenen yaklaşımı, üreticinin yanında duran güçlü iradesi olduğunu söyleyerek başta Belediye Başkanı Ercan Özel olmak üzere tüm ekibe teşekkür etti. Yerelde koordinasyon ve hizmet noktasında belediyenin büyük bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden Doğan, Yenişehir Belediyesi’nin bu sorumluluğu başarıyla yerine getirdiğini söyleyerek, "Önümüzde zorlu ama heyecan verici bir süreç var. Yenişehir’de yeni bir hikâye yazmaya hazırız" dedi ve programın gerçekleşmesinde emeği geçenlere ve katılım sağlayan tüm protokole teşekkürlerini sundu.
Adana Şehit Eren Kızıldağ’ın ismi köyündeki okula verildi Irak’ın kuzeyinde Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde şehit olan Uzman Çavuş Eren Kızıldağ’ın adı memleketinde Adana’nın Feke ilçesindeki okula verildi. Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde bölücü terör örgütü mensuplarınca açılan taciz ateşi şehit olan Uzman Çavuş Eren Kızıldağ’ın adı memleketi Adana’nın Feke ilçesindeki okula verildi. Feke Kaymakamlığı’nın kararıyla Ormancık Ortaokulu’nun adının "Ormancık Şehit Eren Kızıldağ Ortaokulu" olarak değiştirildi. Kararın ardından okulda tabela değişim töreni gerçekleştirildi. Tören Kozan İlçe Müftüsü Mustafa Kaya’nın dua etmesiyle başladı. Ardından okulun tabela değişim töreni gerçekleştirildi. "Oğlumun adını yaşatan devletimize teşekkür ediyorum" Şehit babası Ali Kızıldağ, oğlunun adının okulda yaşatılmasının hem gururunu hem de özlemini yaşadığını belirterek, "Oğlumun vatan uğruna şehit olması bizlere büyük gurur yaşattı. İsminin çocuklarımızın eğitim gördüğü okulda yaşatılması çok anlamlı. Burada okuyan çocuklarımızın vatanını seven evlatlar olarak yetişeceğine inanıyorum. Oğlumun adını yaşatan devletimize teşekkür ediyorum. Vatan bölünmez, şehitler ölmez" dedi. "Şehidimizin ismi milletimizin gönlünde daima yaşayacaktır" Feke Kaymakamı Feyza Yılmaz ise şehitlerin milletin gönlünde daima yaşayacağını ifade ederek, "Erenimiz yaklaşık 1,5 yıl önce şehit oldu. Onun adını yaşatmak bizlerin görevidir. Şehidimizin ismi milletimizin gönlünde daima yaşayacaktır" diye konuştu. Konuşmaların ardından kurdele kesilerek okulun açılışı gerçekleştirildi. Okunan duaların ardından şehit Eren Kızıldağ anısına okul bahçesine ağaç dikildi.