ASAYİŞ - 04 Şubat 2026 Çarşamba 08:41

Motosikletler çarpıştı:2 yaralı

A
A
A
Motosikletler çarpıştı:2 yaralı

Mersin’in Tarsus ilçesinde iki motosiklet karıştığı kazada 2 kişi yaralandı.


Kaza, ilçeye bağlı Bağlar Mahallesi Gazipaşa Bulvarı üzerinde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, İ. M.A. (24) idaresindeki 33 MC 6236 plakalı motosiklet ile sürücüsü öğrenilemeyen başka bir motosikletle çarpıştı. Kazada iki motosiklet sürücüsü de yola savrularak yaralandı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan yaralılar ambulanslarla ilçe devlet hastanesine kaldırıldı.


Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.



Motosikletler çarpıştı:2 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Kanser tedavisinde kişiye özel yaklaşım Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İdris Yücel, kanser tedavisinde kişiye özel yaklaşımların ön plana çıktığını belirterek, "Artık aynı kansere sahip iki hastaya aynı tedaviyi uygulamıyoruz" dedi. Kanser tedavisinde geçmişte belli kalıplar üzerinden ilerlendiğini ifade eden Medicana International Samsun Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yücel, bilgi birikiminin özellikle moleküler düzeyde büyük ölçüde arttığını söyledi. Kanser hücresinin mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasıyla birlikte her kanser türü için farklı biyolojik yolların ortaya konduğunu vurgulayan Yücel, bu gelişmelerin kişiye özel tedavilerin önünü açtığını kaydetti. "Hastaya ait biyolojik özellikleri ileri moleküler düzeyde tespit ediyoruz" diyen Prof. Dr. Yücel, hastanın kanserinin hangi profilde öne çıktığının belirlendiğini ve buna uygun özgün ilaçlarla tedavi planlandığını aktardı. Bu tedaviler arasında akıllı ilaçların da yer aldığını belirten Yücel, kişiselleştirilmiş tedavi kapsamında hastaya özgü ilaçların devreye sokulduğunu ifade etti. Her kanser türü için kişiselleştirilmiş tedavi çalışmalarının yürütüldüğünü dile getiren Prof. Dr. Yücel, erken teşhisin önemine de dikkat çekerek, "İnsanlar vücutlarında en ufak bir değişiklik hissettiklerinde gecikmeden hekime başvurmalı" diye konuştu. Onkoloji uzmanlarına erişimin geçmişe göre çok daha kolay olduğunu vurgulayan Yücel, "Eskiden onkoloji uzmanı sayısı azdı ve ulaşmak zordu. Günümüzde ülkemizde yeterli sayıda onkoloji uzmanı bulunuyor. Vatandaşlarımız mutlaka onkologlara başvursun" şeklinde konuştu.
Van Van’da riskli glomus tümörü ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi Türkiye’de en çok Van ve çevre illerde görülen glomus (şah damarı tümörü), Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başarıyla gerçekleştirilen ameliyatlarla tedavi ediliyor. Van’ın İpekyolu ilçesinde yaşayan 4 çocuk babası ve Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi personeli olan Şahyeddin Şabu (66), rahatsızlığı nedeniyle görev yaptığı hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerde glomus teşhisi konulan hasta, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Murat Sezgin ve ekibi tarafından ameliyata alındı. Riskli ve özellikli olarak değerlendirilen operasyon, uzman ekip tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Ameliyat sonrası hastanın sağlık durumunun iyi olduğu, kısa süre içinde taburcu edilmesinin planlandığı bildirildi. Öte yandan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bugüne kadar glomus tanısıyla toplam 32 hastanın başarıyla ameliyat edildiği belirtilirken, hastanenin bu alanda bölgenin önemli merkezlerinden biri haline geldiği vurgulandı. Konuya ilişkin konuşan Hastane Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, glomus tümörünün bölgede endemik olarak sık görüldüğünü belirtti. Kalp merkezine Türkiye’nin dört bir yanından hastaların operasyon için geldiğini ve bu cerrahilerin güvenli bir şekilde başarıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Başhekim Sarıkaya, "Bugün tedavi ettiğimiz hastamız aynı zamanda kurumumuzda görev yapan bir çalışma arkadaşımızdır. Bir çalışanın kendi kurumunu tercih etmesi, sağlık hizmetinin kalitesi açısından son derece kıymetlidir. Çünkü burada görev yapan bir kişi, sunulan hizmetin kalitesine birebir tanıklık etmektedir. Kendi tedavisini de bu merkezde yaptırmayı tercih etmesi bunun en somut göstergelerinden biridir. Çalışanlarımızın kendi sağlık süreçlerinde de merkezimize güven duyması, sunduğumuz hizmet kalitesinin önemli bir göstergesidir. Bu vesileyle ameliyatı gerçekleştiren ekibimize teşekkür ederiz" dedi. "Bölgemizde glomus tümörü maalesef oldukça sık görülmektedir" Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Murat Sezgin ise glomus tümörünün şah damarının çatal bölgesinde yerleşen iyi huylu bir tümör türü olduğunu dile getirerek, "Bu hastalıkla sıklıkla karşılaşmaktayız. Bugün ameliyatını gerçekleştirdiğimiz hastamız, aynı zamanda ameliyathanede birlikte çalıştığımız değerli bir çalışma arkadaşımızdır. Ameliyatı başarıyla tamamladık ve bugün ameliyat sonrası üçüncü gününde hastamızı taburcu ettik. Bölgemizde glomus tümörü maalesef oldukça sık görülmektedir. Bu ameliyatla birlikte merkezimizde gerçekleştirdiğimiz 32’nci glomus tümörü ameliyatıdır. Yıllık ortalama 10-12, bazı yıllarda ise 13’e kadar bu tür ameliyatları başarıyla gerçekleştirmekteyiz. Bu tümörlerde nüks oranı genellikle yüzde 1 ile 3 arasında değişmekte, nadiren yüzde 5’e kadar çıkabilmektedir. Tümör en sık sağ tarafta görülmekle birlikte hem sağ hem de sol tarafta yerleşim gösterebilmektedir. Bölgemizde sık görülmesinin; yüksek rakım, hipertansiyon ve bazı genetik faktörlerin birlikte etkili olabileceğini düşünüyoruz" diye konuştu. "32’nci ameliyatımızı da başarıyla gerçekleştirdik" Glomus tümörlerinin iyi huylu ve genellikle tek bir ameliyatla tamamen tedavi edilebildiğini ifade eden Sezgin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Herhangi bir yayılım özelliği göstermemektedir. Ancak sinir ve damar yapılarına çok yakın yerleşim göstermesi nedeniyle cerrahisi oldukça zordur. Tümör; ses telleri, ses sinirleri ve şah damarlarıyla iç içe yerleştiği için bu yapıların korunarak çıkarılması büyük önem taşımaktadır. Bu alanda edindiğimiz tecrübe sayesinde 32’nci ameliyatımızı da başarıyla gerçekleştirdik. Hastamızın genel durumu iyi, şu anda stabil ve herhangi bir komplikasyon söz konusu değildir." "Ameliyatım son derece başarılı geçti" 66 yaşındaki Şahyeddin Şabu isimli hasta da, "Bu ameliyatı nerede olmam gerektiği konusunda farklı yerlerde araştırmalar yaptım. Görüştüğüm kişiler bana, ‘Böyle bir değer varken başka bir yerde tedavi olmanın bir anlamı yok’ dediler. Dr. Murat Sezgin’i yakından tanıyan biri olarak, bu ameliyat için en doğru adresin burası olduğuna karar verdim. Doktorumuz gerçekten çok güzel bir süreç yönetti. Ameliyatım son derece başarılı geçti. Kendisine ve emeği geçen tüm ekibe teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Konya Türkiye’de her 10 kişiden biri dernek üyesi Konya’da Türkiye’de kamu hizmetlerinin sunumunda sivil toplum kuruluşlarının rolünün masaya yatırıldığı toplantıda konuşan İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Fahrettin Kaya, Ülkemizde ki 102 bin dernek ve 10 milyon dernek üyesi olduğunu söyledi. Hacettepe Üniversitesi ve Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü İş birliğiyle yürütülen, Türkiye’de Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolünün Araştırılması ve Geliştirilmesi Projesi, Konya Çalıştayı gerçekleştirildi. Türkiye’de sivil toplum kuruluşları (STK) faaliyetlerinin kamusal hizmet bağlamında rollerinin analiz edilmesi, kamusal hizmetler ekseninde kamu-STK iş birliği modellerine ilişkin yurtdışı iyi uygulama örnekleri ile mukayeseli araştırılması ve sivil toplum temsilcilerinin ve kamu kurumu temsilcilerinin bu konuda algı ve farkındalık seviyelerinin ölçülerek karar alıcılara kanıta dayalı politika üretilmesi için model önerilerinin sunulmasının amaçlandığı çalıştaya; Konya Vali Yardımcısı Vali yardımcısı Fatmagül Dalmış, Hacettepe Üniversitesi Proje Koordinatörü Prof Dr. Pelin Varol iyidoğan, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Fahrettin Kaya, STK temsilcileri, akademisyenler ve kamu kurumlarının temsilcileri katıldı. "Türkiye’de 10 milyon dernek üyesi var" Çalıştayda konuşan İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Fahrettin Kaya, Türkiye’de 102 bin dernek ve 10 milyondan fazla dernek üyesi bulunduğunu belirtip, STK’ların ulaştığı gücü şu sözlerle ifade etti. "Ülkemizde 102 bin dernek, 10 milyon derneklere üye vatandaşımız var. STK’larda 50 bin istihdamla 100 milyarın üstündeki para hareketliye güçlü ve dinamik bir yapıya sahibiz. 2025 yılında 630 derneğe 422 milyon proje desteği verdik. Konya’da 2 bin 770 dernek 143 bin üye var. 100’e yakın derneğimiz uluslararası yardım organizasyonu yürütmektedir" dedi. STK’lar depremde önemli görev yüklendi Kaya, STK’ların depremde önemli bir görev yüklendiğini sözlerine ekleyerek şunları söyledi. "Asrın felaketinde deprem bölgesinde3584 sivil toplum kuruluşumuz, 105 bin gönüllüyle inisiyatif almış, büyük felakette aziz milletimizin yanında olmuştur. Sivil toplum kuruluşlarımız, dünyanın neresinde afet, savaş, iç karışıklık varsa, mazlumun- mağdurun yanında olmuştur. İnsani yardımında gayrisafi hasılaya göre dünyanın en çok insanı yardımı yapan devleti durumundayız. Hacettepe üniversitesiyle bu projede; kamu hizmetlerinin hangi alanlarını sivil toplum eliyle yönetilebileceğini inceleyeceğiz. Bu toplantının sonuçlarıyla geniş katılımlı istişareler yaparak, sonuçları raporlayıp, uygulanabilir olanları karar vericilere sunarak, örnek bir çalışmaya imza atmış olacağız"
Gaziantep Depremde hasar gören tarihi Zincirli Bedesten yeniden cıvıl cıvıl Asrın felaketinde büyük hasar alan ve yaklaşık 3 yıl süren restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılan Gaziantep’in simgelerinden Zincirli Bedesten, tekrar eski günlerdeki gibi hareketliliğe kavuştu. 6 Şubat 2023’te 11 ili etkileyen büyük depremlerde çok ciddi zarar gören Zincirli Bedesten, yaklaşık 3 yıl süren restore çalışmalarının ardından yeniden şehre ve turizme kazandırıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce restorasyonu yapılan Zincirli Bedesten, Gaziantep’in en kıymetli ve önemli mirasları arasında yer alıyor. Binlerce yıllık geçmişe sahip Zincirli Bedesten, restore çalışmalarının ardından ziyarete açılarak yerli ve yabancı turistleri ağırlamaya başladı. Depremlerin yaralarının sarılmaya başlandığı Zincirli Bedesten’de kısa sürede başlayan hareketlilik 3 yıl boyunca iş yerlerinden uzak kalan esnafın yüzünü yeniden güldürdü. Daha çok hediyelik eşyaların ve kente ait yöresel ürünlerin satıldığı Tarihi Zincirli Bedesten Yöneticisi Uğur Kolukısa, 3 asırdır Gaziantep’in ticaretine ve turizmine hizmet eden bedestenin, 2 yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katıldığı törenle 10 Eylül 2025’te yeniden hizmete açıldığını söyledi. 6 Şubat depremlerinin bedestende büyük hasara yol açtığını belirten Kolukısa, "Allah bir daha ülkemize deprem yaşatmasın. Depremden sonra çok sıkıntılı süreçler yaşadık. Yaklaşık 3 yıl boyunca iş yerlerimiz kapalı kaldı. Zor ve üzücü günlerden geçtik. Allah’a şükürler olsun, yaklaşık 3 yıl süren restore çalışmalarının ardından bedestenimiz açıldı. Bedestenimiz tekrar hareketlendi. Bedesteni ziyaret edenlerin sayısı arttı" dedi. Deprem sonrası tekrar açılan Zincirli Bedesten’de hareketliliğin yeninden başladığını ve vatandaşların alışveriş için çarşıya geldiğini belirten esnaf Ümran Güler ise "6 Şubat depremini Allah bir daha kimseye yaşatmasın. Çok kötü bir depremdi. Çok kötü acılar çektik. İş yerlerimiz yıkıldı. Yaklaşık 3 yıl boyunca işsiz kaldık. Çarşımız depremde ciddi zarar gördü. Çok şükür bugün yeniden işimizin başındayız ve çarşımız tekrar cıvıl cıvıl oldu" şeklinde konuştu. Zeki Ecim ve Fatih Gökgüz de yerli ve yabancı turistlerin yoğun olarak ziyaret ettiği, kültürel zenginlik açısından da oldukça güçlü olan Gaziantep’in kalbinde yer alan Zincirli Bedesten’in depremden sonra ziyarete açılmasıyla birlikte tekrar eski günlerdeki gibi hareketliliğe kavuştuğunu dile getrdi. Turistlerin gözde mekanları arasında yer alan ve kentin en işlek tarihi çarşılarından biri olan Zincirli Bedesten, geçmişte olduğu gibi günümüzde de ticari hayatın merkezi konumundan dolayı büyük ilgi görüyor. Darendeli Hüseyin Paşa tarafından 1718 yılında L biçiminde yaptırılan, kurulduğu günden itibaren de ticaret ve turizm merkezi konumunda bulunan Zincirli Bedesten, 1957 yılında yangın ve 2008 yılında da onarım nedeniyle restore edilmişti.