ASAYİŞ - 16 Haziran 2025 Pazartesi 10:15

Ölmeden ölüm ilanı verildi, duyunca şoke oldu

A
A
A

Mersin Erdemli’de 2 çocuk babası, kendi adına açılan sahte hesap üzerinden ölüm ilanı verilince şok yaşadı. İlanı verdiğini düşündüğü şahıs yüzünden bugüne kadar bir çok sıkıntı çektiğini belirten Mustafa Kurşun, "Şaştım nasıl cenaze ilanım verilir diye. Arkadaşlarım aradı, telefonum hiç susmadı. Annemi, babamı aradım herhangi bir rahatsızlık geçirmesinler diye. Biz ölmedik şükürler olsun ayaktayız" dedi.

Erdemli ilçesi Tozlu Mahallesi’nde yaşayan evli ve 2 çocuk babası Mustafa Kurşun, sosyal medya üzerinden kendi adına açılan sahte sosyal medya hesabından ölüm ilanı verilmesiyle büyük bir şok yaşadı. Yakınları ve arkadaşlarının aramasıyla durumdan haberdar olan Kurşun, ailesi ve anne babasını arayıp sağ olduğunu bildirdikten sora yapılan kötü şakayla ilgili suç duyurusunda bulundu. Kendisi hakkında defalarca olumsuz ve uygun olmayan paylaşımlar yapan şahsın A.Y.’nin olduğunu düşünen Kurşun, bir türlü bu kişiden kurtulamadığını söyledi. Hafriyat ve bahçe işleriyle uğraştığını belirten Mustafa Kurşun, "İş makinası olarak tarla imarı, örtü alanı yerlerin düzeltmesini yapıyorum. Bizim ölüm ilanımızı vermişler. Aşağı yukarı 4-5 gündür de veriyor. Kısacası bir çok yaptığı şeyler var. İnternetten mesajlar atıyor. Sosyal medyada hırsız diye beni paylaştı. Eşimi, çocuklarımın fotoğraflarını alıp, numaramı üzerine koyup görüşmek isteyen bu numaralardan arayabilir diye. Biz savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Sonradan baktık yüzde 80 engelli raporu olduğu için savcılıktan suç duyurusunu geri aldım. Ama çok ileri gittiği için tekrar mahkemeye verdim, avukat tuttum. 2 aydır süreç devam ediyor. Ama bizi daha ne kadar paylaşacak bu şekilde bilmiyorum. Ekranlarda görebiliyorsunuz aileme saldırı oluyor" diye konuştu.

Ölmeden ölüm ilanı verildi, duyunca şoke oldu

"Öldü diye paylaştı, şok yaşadım"

Kendisi ve ailesi ile ilgili şahsın bir çok paylaşım yatığına da değinen Kurşun, "En son öldü diye paylaştı. Şok yaşadım. Arkadaşlarının ’cenaze ilanın verildi’ diyerek beni aradı. Şaştım nasıl cenaze ilanım verilir diye. Telefonum hiç susmadı. Annemi aradım, babamı aradım herhangi bir rahatsızlık geçirmesinler diye. Kaç gün boyunca aradılar. Biz ölmedik şükürler olsun ayaktayız" dedi.

Ölmeden ölüm ilanı verildi, duyunca şoke oldu

"Bir türlü bu şahıstan kurtulamadım"

Şuanda bu kişiyi mahkemeye verdiğini aktaran Kurşun, "İnşallah mahkemede bu arkadaşın raporlarını incelerler. Sosyal medyada ben rahatsız oluyorum, eşimin, çocuklarımın tüm fotoğraflarını paylaştı. Bunları silemiyorum. Aynı bir hacker gibi. Yüzde 80 engelli ama her şeyi biliyor. Bir an önce buna müdahale edilmesini istiyorum. Her türlü paylaşımı yapıyor. Geçen yaz bizi hırsız diye paylaştı. Çocuklarımın fotoğraflarıyla görüşmek isteyen bu numaralardan arasın diye. Bu sene de ölüm ilanımı veriyor. Bir türlü kurtulamadım. Bundan biran önce kurtulmak istiyorum" ifadelerini kullandı. İş makinasıyla uğraştıkları için daha önce bu şahsın ’Ben çalışmak istiyorum’ diye geldiğini 15 gün deneme süreci yaptıklarını anlatan Kurşun, "Süreçte engelli raporlu olduğunu öğrendik. Çalışmasına izin vermedik. Artık ondan dolayı mı yaptı bilmiyorum. İş makine hastalığı var. Arkadaşlarımın sosyal medyasından baktım, bazı şirketlerde çalışıyor. İş makinası da kullanıyor, yani ehliyeti var mı bilmiyorum" diyerek yaşadıklarını özetledi.

Ölmeden ölüm ilanı verildi, duyunca şoke oldu

Hüseyin Yıldız 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize Ekrem Hayyam Dağ: "Beşiktaşlı oyuncular bile şaşırdı bu gol nasıl iptal olur diye" Çaykur Rizespor Yardımcı Antrenörü Ekrem Hayyam Dağ, Beşiktaş maçının ardından, "Beşiktaşlı oyuncuların yüzüne baksanız bile onlar bile şaşırdı yani bu gol nasıl iptal olur diye" dedi. Tredyol Süper Lig’in son haftasında Çaykur Rizespor, sahasında Beşiktaş ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısına teknik direktör Recep Uçar’ın kırmızı kart görerek cezalı duruma düşmesinin ardından yardımcısı Ekrem Hayyam Dağ katıldı. Çaykur Rizespor’un 90+2’de Halil İbrahim Dervişoğlu ile bulduğu ancak ofsayt gerekçesiyle iptal edilen gole çok şaşırdıklarını idile getiren Dağ, "Sezonun son maçını oynadık. En önemlisi kazasız belasız yani sakat vermeden iyi bir maç oldu. Onu düşünüyorum. Hedefimizde burada evimizde mutlaka kazanmamız arzumuz zaten vardı, gözüküyordu. Birinci devre zaten özellikle çok iştahlı bir takımımız vardı. Kazanmaya ve taraftarımızı mutlu etmeye, evimizde 5’te 5 galibiyetle 6.’yı kovalıyorduk. Maalesef o olamadı ama 90. dakikada attığımız golün iptali, ona harbiden yani ben şaşırdım. Hakem nasıl iptal etti o golü? Yani Beşiktaşlı oyuncuların yüzüne baksanız bile onlar bile şaşırdı yani bu gol nasıl iptal olur diye. Yani gerçekten çocuklar bugün emeğinin karşılığını alamadı diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Kırmızı kartlık bir itiraz değildi" Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar’ın yediği kırmızı kartın kendilerini çok üzdüğünü ifade eden Dağ, "Birinci devre zaten başlangıçtan beri çok iştahlı, önde baskılı, istediğimiz plan aslında ortaya çıktı. Pozisyonları yakaladık üst üste. Ali Sowe’un 4-5 tane pozisyonu var. Daha erken maçı koparabilirdik. 30’dan sonra özellikle de biraz daha fazla git gel oldu. Çok pozisyona girdik, geçiş fırsatları vardı ama geri dönüşümüz olmadığı için de fırsatları rakibe verdik. İkinci devreye de geçince tabii ki biraz daha riskli hamleler geldi Beşiktaş tarafından. Onları da tebrik ediyorum, iyi mücadele ettiler. Maçı çevirmeye yakınlardı, pozisyon ürettiler onlar da. Gol iptali bizi bozdu ama bizi daha çok üzen hocamızın kırmızı kart görmesi. İnanılmaz. Ali Sowe’un orada belki birinci devreden 4, 5, 6 tane ona yapılan faul var ama hiçbirisi verilmedi. Hocanın yediği kırmızı kartta da yan hakem müdahale ediyor ’faul var’ diye ki faulle alakası yok. Orada müdahale etmemesi gerekiyor böyle düşünüyorum. Hoca orada tabii ki maçı yaşadığı için biraz itiraz etti ama o itiraz kırmızı kartlık bir itiraz değildi. Ona üzülüyoruz" dedi.
Amasya Üniversitelilerden ‘Melek Filo’ ile nefes kesen tatbikat Amasya’da düzenlenen UMKE tatbikatında paramedik eğitimi alan üniversite öğrencileri, felaketlerde hayatlar kurtaran ‘Melek Filo’ bünyesindeki askeri helikoptere sedyede hasta taşıyıp zamanla yarıştı. 4 ilden ekiplerin yer aldığı tatbikat nefes kesti. Amasya, Samsun, Çorum ve Ordu’dan toplam 240 sağlık personelinin görev aldığı 5. bölge illeri Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tatbikatına Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan 20 öğrenci de katıldı. 2 yıl boyunca aldıkları eğitimin ardından bir ay sonra mezun olacak öğrenciler, Türk Hava Kuvvetleri’nin hayat kurtaran kanatları ‘Melek Filo’ ile işbirliği yaptı. Kanatların çıkardığı hava akımına karşı Merzifon 5’inci Ana Jet Üs Komutanlığı bünyesinde zorlu şartlarda hayatlar kurtarmak için 7 gün 24 saat görev yapan filoya bağlı askeri helikopter havalanarak senaryo gereği acil çağrı bildirilen alana iniş yaptı. Helikopterin kanatlarının çıkardığı hava akımına karşı hareket eden öğrenciler ve UMKE ekipleri zamanla yarışıp deneyim kazandı. "Helikoptere yaklaşmak bambaşka heyecandı" Amasya İl Sağlık Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde gerçekleşen tatbikatı değerlendiren öğrencilerden İlk ve Acil Yardım (Paramedik) Bölümü 2. sınıf öğrencisi Sıla Naz İstifoğlu, "Helikoptere yaklaşmak bile bizim için bambaşka heyecandı" dedi. "Melek Filo hayatlar kurtarıyor" Batı Karadeniz’de 2021 yılında yaşanan sel felaketi ve 6 Şubat 2023’teki asrın felaketi depremlerde tahliye çalışmalarında aktif görev alan ‘Melek Filo’ ekibiyle aynı tatbikatta yer almanın heyecanını yaşadıklarını değinen Alya Doğan da, "Melek Filo hayatlar kurtarıyor. Tatbikat için çağırsalar koşa koşa giderim" diye konuştu. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde görev alacak teknik personellerin yetiştiği okullarından mezun olduktan sonra sağlık ordusuna katılmayı hedeflediklerine değinen Tuğba Akça ise, "Bizde mezun olup atanınca onlarla beraber hayat kurtarmayı, insanların en zor anında yanlarında olmayı çok isteriz" şeklinde konuştu.
Antalya Antalya’da yabancı uyruklu şahıs kedinin üzerine bastı, köpeği tekmeledi Antalya’da yabancı uyruklu bir şahıs mahalledeki esnafın beslediği kediyi ayağıyla ezip ardından bir köpeği tekmeledi. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine şahıs gözaltına alınırken sokak hayvanlarına yapılan eziyet tepki çekti. 10 Mayıs tarihinde Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Sarısu Mahallesi 144 Sokak’ta meydana gelen olayda, Rus uyruklu Andria İ. isimli şahıs, sokak üzerinde bulunan bir zincir market şubesinin önüne geldi. İş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde şahıs burada yer alan merdivenlerde yatmakta olan kediyi ayağıyla ezdi. Kedinin can havliyle kaçmasının ardından, merdivenlerden inen Andria İ. bu kez merdivenlerin alt kısmında bulunan sokak köpeğini tekmeledi. Kediyi ayağıyla defalarca ezdi İki sokak hayvanı da Andria İ.’nin darbelerinin ardından bölgeden hızla uzaklaştı. Güvenlik kamerasına da yansıyan görüntülerin sosyal medya hesaplarında yayılmasının ardından hayvanseverler, kimliği belirsiz şahsa tepki gösterdi. Kendi hallerinde marketin önünde yatmakta olan kedi ve köpeğe yapılan eziyete tepki gösteren bazı vatandaşlar görüntülerle birlikte polis merkezine giderek şahıs hakkında şikayetçi oldu. Yapılan başvuru üzerine yakalanıp gözaltına alınan Andria İ.’nin emniyet ve savcılık ifadesi sonrası deport edilmek üzere Geri Gönderme Merkezî’ne teslim edildiği bildirildi. "Görüntüleri görünce çok üzüldüm" Şahsın hayvanlara yaptığı eziyeti canice olarak nitelendiren vatandaşlardan Esen Peksoy, "Şahsı tanıyoruz, ancak samimiyetimiz yok. Gelir alışverişini yapan ve gider. 1 yılı aşkın süredir Türkiye’de kalıyor. Buraya savaştan dolayı kaçıp gelmiş. Ama buraya gelip bu hayvanlara zulüm etmesi çok üzücü. Görüntüde hayvanın kafasına basarak, ardından tekme vuruyor. Ondan sonra da aşağıda bir köpeğe tekme vuruyor. Hayvanlar can havli ile kaçıyorlar. Kamerada görünce ben çok üzüldüm. Hayvana zarar veren insana da verir. Böyle insanların cezasını çekmesini tabi ki istiyorum" dedi. "Kediyi olaydan sonra görmedik" Olayın ardından şahsın ayağı ile ezdiği kediyi birkaç gündür görmediklerini belirten Peksoy, "Şu anda kedinin durumunu bilmiyorum. Geçen gün ayağı topallıyordu, mama aldık verdik. Ondan sonra kayboldu gitti. Biz de çalıştığımız için onu takip edemedik. Büyük ihtimale hayvan büyük bir darbe aldığından ölmüş olabilir. Ben olayı kameradan gördüm. Ben çok üzüldüm, o hayvana öyle eziyet etmesi, kafasını ezmesi, vurması, hayvanın bacağını sakatlaması. Sadece bir tek kediye değil, köpeğe de şiddetin her türlüsüne karşıyız. Ama bunlar Allah’ın sessiz kulları doğru değil. Başka bir ülkeden gelip benim ülkemde malıma, canıma, hayvanıma zarar vermesi etik bir durum değil" ifadelerini kullandı.