EKONOMİ - 05 Mayıs 2025 Pazartesi 12:32

Özdemir: "Gıda Koridoru Mersin üzerinden kurulmalı"

A
A
A
Özdemir: "Gıda Koridoru Mersin üzerinden kurulmalı"

Mersin Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Abdullah Özdemir, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın (WFP), Türkiye’yi ’stratejik stok merkezi’ olarak konumlandırma talebinin oldukça önemli olduğunu belirterek, Gıda Koridoru’nun Mersin üzerinden kurulması gerektiğini söyledi.


Özdemir, Türkiye’nin, uzun yıllardır WFP İcra Kurulu çalışmalarına düzenli ve aktif bir şekilde katıldığını, başta Suriye ve Irak olmak üzere çeşitli ülkelerdeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere, gıda alımlarının Türkiye’deki tedarikçilerden yapılması şartıyla WFP’ye gönüllü katkılarda bulunduğunu kaydetti. Bununla birlikte, Türkiye’nin, WFP’nin gerçekleştirdiği yardımların hedef ülkelere ulaştırılmasında kritik bir aktarma merkezi olarak önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Özdemir, Türkiye’nin WFP ile yürüttüğü iş birliğinde öne çıkan illerden birinin de Mersin olduğunu dile getirdi.


Mersin’in, başta liman olmak üzere kara, demir ve hava yolu gibi güçlü lojistik imkanları, serbest bölge ve gümrüklü antrepo imkanlarıyla, Türkiye’ye bu stratejik konumu kazandıran illerin başında geldiğini vurgulayan Özdemir, şöyle devam etti:


"Başta bakliyat, hububat ve mamulleri olmak üzere, WFP’nin gıda alımlarının önemli bir bölümünü Mersinli firmalar karşılamaktadır. Bu stratejik önem doğrultusunda, Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı tarafından yapılan ’WFP, bize Türkiye’yi bölgesel ve küresel bazda gıda stokları için bir stratejik stok merkezi olarak konumlandırma talebiyle geldi. Bütün değerlendirmeler tamamlanmış durumda. Ülkemizin stratejik stok merkezi olarak konumlanmasını bekliyoruz’ açıklaması, ülkemiz için olduğu kadar Mersin için de büyük önem arz etmektedir. Bize göre en uygun yer Mersin’dir. Mersin üzerinden kurulacak bir ’Gıda Koridoru’ ilimizi Akdeniz’in en büyük gıda lojistiği ve dağıtım merkezi haline getirecektir. Bu koridor, hem Türkiye’nin tarım ürünlerini hem de bölgesel gıda stoklarını Afrika, Orta Doğu ve Asya’ya hızlı şekilde ulaştıracak; aynı zamanda Mersin’i bir dağıtım üssüne dönüştürecektir."



"Önceliğimiz, işleme ve dağıtım üssü olmaktır"


Böyle stratejik bir yapılanmanın sadece dış ticaret kapasitesini artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda bölgesel kalkınmayı da hızlandıracağını vurgulayan Özdemir, "Bu çerçevede, modern soğuk hava depoları, gıda işleme tesisleri ve özel gümrük depolarına yönelik yatırımlar artacaktır. Ayrıca tarım, lojistik, gıda sanayi, paketleme, finans ve sigorta gibi alanlarda da yeni istihdam kapıları açılacaktır. Tarım ve gıda sektöründe önemli bir maliyet unsuru olan gıda güvenliği ve kalite standartlarına yönelik laboratuvar, sertifikasyon gibi merkezlerin sayısının artmasına katkı sağlayacaktır. Diğer yandan, eksikliğini hissettiğimiz katma değeri yüksek işlenmiş gıda ürünleri yatırımlarına da imkan tanıyacaktır.


Mersin ve bölge iller arasındaki karayolu, demiryolu ve liman entegrasyonunu daha etkin hale getirecek; böylece bölgesel lojistik altyapı güçlenecektir. Tüm bu gelişmeler, hem Türkiye hem de Mersin ekonomisi açısından önemli kazanımlar sağlayacaktır. Ayrıca, iklim değişikliği, bölgesel çatışmalar ve salgın gibi kriz durumlarında gıda arz güvenliği açısından stratejik bir teminat oluşturacaktır. Küresel aktörlerle koordinasyon halinde olmak ise gıda akışı açısından ülkemizin uluslararası arenada daha fazla söz sahibi olmasını sağlayacaktır" diye konuştu.


WFP’nin Türkiye’yi ’stratejik stok merkezi’ olarak konumlandırma talebinin oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Özdemir, "Ancak önceliğimiz, bunun da ötesine geçerek sadece bir stok merkezi olmak değil; katma değer üreten bir işleme ve dağıtım üssü olmaktır. Bu potansiyel Mersin’de fazlasıyla mevcuttur. Bu doğrultuda beklentimiz, devletimizin Mersin merkezli bir ’Gıda Koridoru’ politikası oluşturması ve bunu hayata geçirecek etkin bir teşvik sistemiyle desteklemesidir. Belirlenecek politikalar istikrarlı ve kararlı bir şekilde uygulandığı takdirde, mevcut 32,6 milyar dolarlık tarımsal ihracat hacmimizi kısa vadede 50 milyar dolara taşıyabiliriz"diyerek sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Miniklere geri dönüşüm bilinci aşılanıyo Muğla Büyükşehir Belediyesi Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi bünyesinde hizmet veren Emin Eller Gündüz Bakımevinde, çocuklara geri dönüşüm bilincini kazandırmak amacıyla eğitici ve eğlenceli bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte miniklere geri dönüşümün önemi ve atıkların ayrıştırılması uygulamalı olarak anlatıldı. Etkinlik kapsamında çocuklar ilk olarak geri dönüşüm ve atık ayrıştırma konularını anlatan kısa bir çizgi film izledi. Ardından, kendileri için hazırlanan atık potalarına geri dönüştürülebilir malzemeleri atarak öğrendiklerini pekiştirdi. Programın devamında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Origami Topluluğundan gönüllü olarak etkinliğe katılan öğrenciler, çocuklara atık kâğıtlardan origami yapmayı öğretti. Minikler, hem el becerilerini geliştirdi hem de atıkların yeniden değerlendirilebileceğini eğlenceli bir şekilde deneyimledi. Eğitici olduğu kadar keyifli anlara da sahne olan etkinlik, çocukların dans edip şarkılar söylemesiyle sona erdi. Düzenlenen etkinlikle çocuklarda erken yaşta çevre bilinci oluşturulması hedeflendi. Üniversite öğrencisi Muhammet Özmen, çocuklarla birlikte origami yapmak amacıyla etkinliğe katıldıklarını belirterek, "Eski kâğıtlardan kedi, köpek yaparak atıkları nasıl değerlendirebileceklerini, çizdikleri resim kağıtları nasıl değerlendirebileceklerini göstermiş olduk. Çok güzel bir etkinlik oldu" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Kontrol Dairesinde görevli Çevre Mühendisi Hadi Özer, "Çocuklarımıza çevreyi korumanın günlük hayatın doğal bir parçası olduğunu göstermeyi ve bu bilinci erken yaşlı kazandırmaya hedefliyoruz. Çünkü biliyoruz ki bugün bilinçlenen çocuklar yarının doğaya duyarlı bireyleri olacak" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, düzenlenen etkinliğin önemine dikkat çekerek, Çevreyi korumanın ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin yolunun bu bilinci çocuklara küçük yaşta kazandırmaktan geçtiğini, Emin Eller Gündüz Bakımevinde gerçekleştirilen bu anlamlı etkinliğin çocukların hem eğlenerek öğrenmesine, hem de çevreye karşı duyarlı bireyler olarak yetişmesine katkı sağladığını açıkladı.
Eskişehir Gebelikte grip aşısı anneyi de bebeği de koruyor Özel Ümit Batıkent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Melih Arslan, gebelikte grip aşısının gerekliliğini ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için alınması gereken önlemleri anlattı. Özel Ümit Batıkent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Melih Arslan, gebelik döneminde bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve bebeğin büyümesine bağlı olarak annenin akciğer kapasitesinin azaldığını belirterek, bu durumun üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini artırdığını söyledi. Arslan, hamilelikte enfeksiyonların hem daha kolay bulaştığını hem de daha ağır ve şiddetli seyredebileceğini vurguladı. Bu nedenle gebelerde grip aşısının mutlaka yapılması gerektiğini ifade eden Arslan, grip aşısının gebeliğin her döneminde güvenle uygulanabildiğini belirtti. Arslan, "Grip aşısı, gebelikte enfeksiyona yakalanılsa bile hastalığın daha hafif seyretmesini sağlar. Pnömoni gibi daha ağır klinik tabloların gelişmesini engeller" dedi. Grip aşısının yalnızca anneyi değil bebeği de koruduğuna dikkat çeken Arslan, aşı sonrası oluşan antikorların plasenta yoluyla bebeğe geçtiğini ve doğumdan sonra da koruyuculuk sağladığını ifade etti. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için alınacak önlemler Op. Dr. Melih Arslan, gebelikte enfeksiyonlardan korunmak ve bağışıklık sistemini desteklemek için günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken noktaları da paylaştı. Kalabalık, havasız ve kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durulması gerektiğini belirten Arslan, bu tür ortamlara girilmesi zorunluysa maske takılmasının önemli olduğunu söyledi. Hijyenin enfeksiyonlardan korunmada temel unsur olduğunu vurgulayan Arslan, sık sık ellerin yıkanmasını ve çantada dezenfektan bulundurulmasını önerdi. Uyku düzeninin bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade eden Arslan, gebelikte uyku saatlerinin düzenli olmasının önemine dikkat çekti. Meyve ve sebze tüketimi artırılmalı Beslenmenin de bağışıklığı güçlendiren bir diğer önemli faktör olduğunu belirten Arslan, "Meyve ve sebze tüketimi artırılmalı, günde en az 10 bardak sıvı alınmalıdır. Gebelik döneminde hekim tarafından verilen multivitaminlerin düzenli kullanılması da bağışıklık sistemine destek sağlar." şeklinde konuştu. Op. Dr. Melih Arslan, alınacak bu önlemlerle gebelik sürecinde annenin sağlığının korunacağını, aynı zamanda bebeğin de enfeksiyonlara karşı daha güçlü bir şekilde hayata başlamasının sağlanacağını vurguladı.