POLİTİKA - 13 Ekim 2025 Pazartesi 20:14

Seçer: "4 katlı kavşak yapacağız"

A
A
A
Seçer: "4 katlı kavşak yapacağız"

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, kent trafiği için son derece önemli noktalarda devam eden ve yapılacak çalışmalarıyla ilgili bilgi aktararak, Hal Katlı Kavşağının 2026 yılının ilk çeyreğinde açılışını gerçekleştireceklerini belirterek, 4 katlı kavşağın programda olduğu bilgisini verdi.


Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin 2025 Yılı Ekim Ayı Olağan Toplantısı 1. Birleşimi, Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında gerçekleştirildi. Kongre ve Sergi Sarayı Çok Amaçlı Salonda düzenlenen toplantıda, komisyonlara havale edilen 16 ve birimlerden gelen 29 madde olmak üzere toplam 45 madde görüşüldü.



"Öğrenim yardımı desteği için son başvuru tarihi 24 Ekim"


Başkan Seçer, gündem dışı konuşmalar bölümünde yaptığı konuşmasında, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından öğrencilere verilen ‘öğrenim yardımı desteği’ hakkında kamuoyunu bilgilendirip, başvuruların 24 Ekim tarihinde sona ereceğini aktardı. Mersin Büyükşehir olarak her yıl olduğu gibi bu yıl da üniversiteyi kazanan Mersinli gençlere geri ödemesiz öğrenim yardımı desteğini sürdürdüklerini belirten Seçer, "Gençlerimizin eğitim yolculuklarına katkı sunmak ve ailelerinin ekonomik yükünü hafifletmek amacıyla sağladığımız öğrenim yardımı miktarlarını meclisin desteği ve onayıyla bu yıl yüzde 40 oranında artırdık" ifadelerini kullandı.


2 yıllık bölümleri kazan öğrencilere 7 bin TL, 4 yıllık bölümleri kazanan öğrencilere 14 bin TL, 5 yıllık bölümleri kazanan öğrencilere 17 bin TL ve 6 yıllık bölümleri kazanan öğrencilere de 21 bin TL öğrenim yardımı yaptıklarını belirten Seçer, "Öğrenim yardımı başvuruları 24 Ekim tarihine kadar devam edecek. Öğrenim yardımları beyana tabi ve öğrencilerden herhangi bir puan ya da ailelerden gelir-gider belgesi istemiyoruz. Beyan eden, ailesi Mersin’de ikamet eden ve üniversiteye girme hakkı kazanan Mersinli her gencimiz bu eğitim desteğinden yararlanabilir" diye konuştu.



Seçer’den Gazze’deki ateşkes değerlendirmesi


Seçer, dünya gündemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, Gazze Şeridinde sağlanan ateşkes anlaşmasına dair de "Birkaç gün önce Gazze’de ateşkes ilan edildi. Orta Doğu bölgesi tarihi bir süreç yaşıyor" dedi. Gazze’de 2 yıldır bir katliamın devam ettiğini kaydeden Seçer, "Bu savaşın ötesinde bir şey ve bu başka saiklerle yapılan bir katliam. 70 bin insan öldü, 150 binden fazla insan ya sakat kaldı ya da yaralandı. Birçok insan evinden, yuvasından edildi. İnsanlar kıtlıktan öldü ve çoğunlukla mağdur olan da kadınlar, çocuklar ve bebekler oldu. Bu bir insanlık ayıbı ve insanlık suçudur" şeklinde konuştu.



"Türkiye her zaman bu bölgenin parlayan yıldızı oldu"


Bu durumun lanetlemekle geçiştirilecek bir tablo olmadığını dile getiren Seçer, "Umut ederim Türkiye, hem oradaki mazlum halkların geleceği hem de bizim için doğru yerde, doğru zamanda ve doğru müdahalelerde bulunur. Her şeyden önemlisi de bu yeni gelişmeler Orta Doğu’da Türkiye’nin konumunu ve durumunu güçlendirecek, bizi her zaman bu bölgede lider bir ülke yapacak. Biz her zaman bu bölgenin parlayan yıldızı olduk. Bunun da en önemli kısmını laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanı, yani Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu vizyon ortaya çıkarıyor" ifadelerine yer verdi.


Mersin’in 2026 yılında yapılacak Kültür Yolu Festivali kapsamına alınmasıyla ilgili de değerlendirme yapan ve teşekkür ederek konuşmasını sürdüren Seçer, "Komşu iller bizden daha önce alındı. Gecikmiş olsa da bu da değerli bir şey. Onlar da bizim ilimiz ama 10 bin yıllık geçmişi olan Tarsus, Silifke, Mut ve Anamur var. Buraları görmemek olmaz. İsabetli olmuş, emeği geçenlere teşekkür ediyoruz ve devamını diliyoruz" dedi.



"4 adet katlı kavşak yapacağız"


Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesinin kent trafiği için son derece önemli noktalarda devam eden ve yapılacak çalışmalarıyla ilgili bilgi aktararak, Hal Katlı Kavşağının 2026 yılının ilk çeyreğinde yurttaşlarla açılışını gerçekleştireceklerini belirtti. 4 katlı kavşağın programda olduğunu ve her birinin önemle takip edilmesi gerektiğini söyleyen Seçer, "Akbelen Katlı Kavşağı çok önemliydi. Müjdeli bir haber aldık; buna müjde diyelim artık çünkü uzun süredir bekliyoruz, ihalesine çıkıldığını öğrendik. Bu bize memnuniyet veriyor" diye konuştu.



"İklim değişikliğine rağmen susuzluğa karşı her türlü önlemi aldık ve almaya devam ediyoruz"


İklim değişikliğinden en çok etkilenen bölgelerin başında gelen Akdeniz Bölgesinde azalan yağışlar nedeniyle 2 yıldır kuraklık yaşandığının altını çizen Seçer, "Küresel iklim değişikliğinin en yoğun hissedildiği yer Akdeniz Bölgesi, en üst tehlike kodunda. Çok derinden su sıkıntısı yaşanıyor ama Mersin’de yaylalar ve sahil kesimleri dışında su sıkıntısı yaşanmadı. Oralarda da minimize ettik su sorununu. Yani bir yaz boyu hepimiz teyakkuzdaydık. 2 tane barajımız var; Berdan Barajı ve Pamukluk Barajı. Onların sayesinde Tarsus ve Mersin merkezde su sorunu yaşamıyoruz. Şu anda bile baraj doluluk oranımız oldukça iyi durumda" diyerek, suyu gerekli olan her kesime ulaştırmak için çalıştıklarının altını çizdi.


Seçer, toplu konut projelerinin son durumu hakkında bilgi almak isteyen meclis üyesinin sorusuna yanıt vererek, "Bugüne kadar toplu konut projelerine başlayabilirdik ama hızlıca yapıp vatandaşlara teslim edebilmek adına ekonomik şartlar, banka faizleri, paraya ve krediye erişim konularının düzene girmesini istedik. Bu kapsamda Toroslar, Tarsus, Silifke ve Erdemli’de 1000 konut sözümüz var. Bunu da bu dönem sonuna kadar bitirmek istiyoruz ve yerlerimiz de hazır" dedi.


‘Müftü Deresi Yaşam Vadisi Projesi’nin son durumu hakkında da bilgi aktaran Seçer, projenin oldukça büyük olduğunu ve yurttaşların sosyal yaşama dair her şeyi projenin hayata geçmesiyle tek bir yerde bulabileceğini ifade etti. Seçer, projenin, bin 500 dönümlük bir alanda 4 yıldır süregelen çalışmaların sonucu hayata geçeceğini belirterek, "Mersin’e Değer Katanlar Kurulu’muz var. Orada siyaset yok. Her partiye gönül vermiş insanlar üye. Onların toplantıları sonucu 3 ayrı proje üzerinden seçim yaptık ve bunları harmanlayarak bu projeyi hayata geçirmeye karar verdik. Lunaparktan akvaryum alanına, otel alanından spor tesislerine, rekreasyon alanlarından kafe ve restoranlara kadar vatandaşın talep edebileceği her şey var" şeklinde konuştu.


Meclis toplantısı, maddelerin oylanmasının ardından sona erdi.



Seçer: "4 katlı kavşak yapacağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir Bahar ayları, uzun ve soğuk kış sonrası ortaya çıkan polen seviyelerinin yükselmesi sebebiyle alerjiye yatkın insanlar için rahatsız edici olabildiğini belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Bu dönemde alerjik bünyede olan pek çok kişi gözlerinde kırmızılık, sulanma, batma ve kaşınma yaşayabiliyor ve bu durumun kısa sürede geçeceğini düşünüyor. Ancak, sıradan gibi görülen bu durum görme bozukluğu ya da görme kaybına neden olabiliyor" dedi. Bahar aylarında en çok görülen hastalıklar arasında başı çeken göz alerjileri, alerjik bünyedeki kişileri olumsuz etkilediğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Adnan İpçioğlu, bahar aylarında yoğunlaşan polenlerin ve gözle görülmeyen tozların gözlerde alerjiye yol açtığını belirterek, bunun tedavi edilmediğinde görme kaybına kadar uzanan ciddi sorunlara sebep olabileceğini söyledi. Göz alerjilerinden korunmak için birkaç püf nokta olduğunu belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Öncelikle alerjik bünyesi olan kişilerin tozlu ortamlardan uzak durması gerekir. Bu süreçte, gözlerde yanma, batma ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Özellikte gözdeki meydana gelen kaşınma, bazı kimselerde gözün önündeki saydam tabaka olan korneanın yapısında bozulmalara sebep olur. Kesinlikle kaşıntı durumunda göze dokunulmamalıdır. Çünkü basit bir kaşıntının neden olduğu en ciddi sorun, görme kaybına yol açan keratokonustur" diye konuştu. Güneşin de gözdeki alerjiyi tetiklediğine dikkat çeken Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Güneşteki ultraviyole, yanmayı, batmayı, kızarıklığı artırır. Bunun için güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması, çıkmak gerekiyorsa da korunmak gerekir. UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak, alerjik konjonktivitlerden ciddi bir şekilde korumaktadır" dedi. Göz alerjisinin tedavisinin başlarda hafif ilaçlarla yapıldığını belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Daha ciddi vakalarda yoğun ilaç kullanımı da gerekebilir. Onun için doktor kontrolü bu noktada çok önemlidir. Kişilerin göz alerjisini anladığı anda göz hekimine başvurması büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi.
Eskişehir 20 Yıl önce kaybolan adamın izi tüfekteki DNA’dan çıktı ESKİŞEHİR(İHA) – Eskişehir İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Dedektif Timi ekipleri (JASAT), 42 yaşında kaybolan ve 20 yıldır kendisinden haber alınamayan şahsın izini bir tüfek dipçiğindeki DNA’da buldu. Yaşanan olayda kullanıldığı öngörülen bir tüfeği dipçiğinden alınan DNA’nın kayıp şahsla uyuşması sonrası derinleştiren araştırma sonucunda 12 şüpheli gözaltına alındı. Edinilen bilgileri göre 17 Temmuz 2005 yılında Hamdi Karakuş 41 yaşındayken Günyüzü ilçesine bağlı Çardaközü Mahallesinden husumetlisi olduğu iddia edilen şahıslarca kovalandıktan darp edildi ve sonra atılan taş sonrası bir gözünden görme kaybı yaşadı. Olayın devamında, iddiaya göre aynı şahıslar kendilerini jandarma olarak tanıtıp 23 Ağustos 2005 günü gece saat 01.00’da ise Çardaközü Mahallesideki kahvehaneden evine dönen Hamdi Karakuş’u elleri, ayakları ve gözlerini bağlandıktan sonra Ankara’nın Mamak ilçesine götürdü. Burada darp edilen Karakuş, kendi imkanları ile köyüne geri döndü. 20 yıl önce ortadan kayboldu, bir daha kimse haber alamadı Daha sonra 1 Nisan 2006 tarihinde gece saatlerinde ortadan 42 yaşında kaybolan Hamdi Karakuş görgü şahitlerinin beyanına göre mahalle camisinin yanında kaçırıldı. O tarihten sonra yakınları bir daha Karakuş’tan haber alamadı. DNA’sı tüfek dipçiğinde bulundu Karakuş’un akıbeti hakkında araştırma için Eskişehir İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Dedektif Timi (JASAT) tarafından dosya tekrar açıldı. Başlatılan geniş çaplı çalışma neticesinde JASAT timleri, olay esnasından son kaçırma olayında kullanıldığı tespit edilen tüfeğin dipçiğinde kırık plastikten alınan DNA’dan yola çıktı. Alınan DNA Hamdi Karakuş ile eşleşti. 20 yıllık kayıp dosyada çalışmalarını derinleştiren JASAT timleri, 12 şüpheliyi gözaltına aldı. Kayıp olan Hamdi Karakuş’un cesedine henüz ulaşılmazken, Sivrihisar Cumhuriyet Savcısı Köksal Yurduseven tarafından dosyanın açılmasına izin verildiği öğrenildi. "Bir mezarı olsun istiyoruz" Hamdi Karakuş’un kız kardeşi Semra Dönmez (59) ağabeyinin başından geçenlerle alakalı şunları dile getirdi; "Abim 2005’te bir kaçırıldı, dövüldü. Sonra Ankara Mamak tarafında bir köprü altına atıldı. Kendi imkanlarıyla oradan kurtulup köye gelmiş. Bu insanlar abimi 1 Nisan 2006’da tekrar kaçırılıyor ve ondan sonra biz kendisinden haber alamadık. Köyde tekrar bunlarla bir tartışma yaşamış, o nedenle kaçırıldığını duyduk. Artık bir mezarı olsun istiyoruz. Evdeki yaşlı annem 90 yaşında, her gün dua eder, ağlar, ’Bir mezarı yok oğlumun’ der. Gözaltına alınan kişiler inşallah cezasını çeker. Artık olayın ortaya çıkmasını çok istiyoruz, bir mezarı olsun istiyoruz. Evet, kendilerini jandarma diye tanıtmışlar. ’Biz jandarmayız’ diyerekten 5-6 kişi gelip elini ayağını bağlayıp başına torba geçirip götürmüşler. Cumhuriyet Savcısı ve JASAT’a çok teşekkürler ederiz, 3 yıldır mücadele ettiler, bu duruma gelindi." "Annesi 90 yaşında, 20 yıldır kayıp olan çocuğunun mezarını istiyor" Müşteki avukatı İsmail Doğancan Çıra ise konuyla ilgili olarak, "Müvekkilimin abisi Hamdi Karakuş 20 yıldır kayıp, kendisinden haber alınamıyor. Bununla alakalı müvekkilim abisinin bulunması için 20 yıl boyunca birçok kez girişimde bulunmuş, birçok mercieye müracaat etmiş, soruşturmalar takipsizlikle kapanmış. Yaklaşık 2 yıldır Cumhuriyet Savcımızın talimatıyla JASAT ekipleri bir çalışma yürüttüler. 2006’da husumetli kişilerle olan kavga neticesinde bir tüfek dipçiği bulunuyor. Bu tüfek dipçiği de JASAT ekibi tarafından adli emanete alınmış o dönemde. Tüfek dipçiğindeki DNA’nın müvekkilin abisine ait olduğu tespit edildi. Biz müvekkiller adına haklı hukuk mücadelemize devam ettireceğiz. Faillerin cezalandırılmasını talep ediyoruz. Türk yargısına güveniyoruz, takdir yüce Türk yargısında olacak. Müvekkilin annesi 90 yaşında, 20 yıldır kayıp olan çocuğunun mezarını istiyor. Yakalanan 12 kişi gözaltında. Önümüzdeki Perşembe günü adliyeye sevk edileceğinin haberini aldık. Dosyada gizlilik var, bilgimiz bundan ibaret. Türk yargısına güveniyoruz" diye konuştu.