GÜNDEM - 13 Mart 2026 Cuma 14:50

Seçer: "Denetleme yetkisi bize ait değil, biz mağduruz"

A
A
A
Seçer: "Denetleme yetkisi bize ait değil, biz mağduruz"

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, belediye aşhanesinde ‘tek tırnaklı et çıktığı’ iddialarına ilişkin, "Denetleme yetkisi bize ait değil, biz mağduruz" dedi.


Başkan Seçer, belediye aşhanesinde ‘tek tırnaklı et çıktığı’ iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısında konuşan Seçer, denetim yetkisinin belediyede olmadığını belirterek kendilerinin de mağdur olduğunu söyledi. Seçer, belediyenin yüksek miktarda et tüketimi olduğunu ifade ederek, "Biz mağduruz. Denetleme yetkisi bize ait değildir. Bizim vatandaştan farkımız; vatandaş kilo kilo et alıyor, biz günde 500 ile bin 200 kilo arası et tüketiyoruz. Yılda yaklaşık 170 ton et ihtiyacımız var. Bu alımları usulüne uygun açık ihale yöntemiyle gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.


İhale sürecinde belirlenen şartnamelere dikkat çeken Seçer, ürünlerin mevzuata uygun olması için gerekli belgelerin talep edildiğini vurguladı. Seçer, "Şartnamemizde ürünlerin 3285 sayılı kanunun 101. maddesine uygunluğu, Türk Gıda Kodeksi Et ve Et Ürünleri Tebliği hükümlerine uygunluğu, işletme kayıt belgesi, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ile kesim raporu belgeleri istenmektedir" diye konuştu.


Etlerin aşevine teslim sürecinde de kontrol yapıldığını belirten Seçer, teslimatların kameralar eşliğinde ve tutanak düzenlenerek gerçekleştirildiğini ifade etti.


Denetim yetkisinin belediyede olmadığını dile getiren Seçer, "Benim şartnamem bu. Sonuç olarak bu konuda denetim yetkisi ve sorumluluğu Mersin Büyükşehir Belediyesinde değildir. Biz burada mağdur sıfatındayız. Bu işin sorumlusu da biz değiliz" ifadelerini kullandı.



Seçer: "Denetleme yetkisi bize ait değil, biz mağduruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir: "Çankaya Otoparkı’nın kapatılması keyfi değil zorunlu" İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çankaya Katlı Otoparkı’nın yasal zorunluluk gerekçesiyle hizmete kapatıldığını açıkladı. Bu konuda bazı kesimlerce gerçek dışı beyanlarda bulunulduğu belirtilen açıklamada, söz konusu uygulamanın keyfi değil, zorunlu bir işlem olduğu ifade edildi. Açıklamada, Çankaya Katlı Otopark ve Alışveriş Merkezi binasının yer aldığı taşınmazda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hissesinin yüzde 46,5 oranında olduğu kaydedildi. Geriye kalan yüzde 53,5 çoğunluk hissesinin ise Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Ziraat Bankası’na ait olduğu açıklandı. Söz konusu binada yaptırılan inceleme sonrası 7 Ocak 2021 tarihinde tapu siciline "6306 Sayılı Kanun Gereğince Riskli Yapı" şerhinin işlendiği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün 26 Mayıs 2022 tarihli yazısı ile de söz konusu taşınmazdaki riskli yapı tespitinin kesinleştiğinin bildirilmiş olduğu hatırlatıldı. Açıklamanın devamı şöyle: "Bu süreçte riskli yapı tespitine ve yapının yıkımına itiraz edilerek dava açılmış ancak İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin 08.03.2023 tarihli kararı ile itiraz reddedilmiştir. Son olarak taşınmazın riskli yapı tespitine karşı açılan davanın İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Dava Dairesi’nin 30.11.2023 tarihli kararı ile reddedilmesiyle birlikte temyiz yolu kapanmıştır. Sonraki aşamada ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl Müdürlüğü’nün 29.07.2025 tarihli yazısı ile söz konusu taşınmazın ilgili kurumlarca elektrik, su ve doğal gaz hizmetlerinin durdurulması ve yıkım işlemlerine başlanılması gerektiği bildirilmiştir." Bu kapsamda elektrik dağıtım şirketi tarafından yapıya bağlantı hattının 08.09.2025 tarihinde iptal edileceği duyurusunun asıldığının belirtildiği açıklamada, "6306 Sayılı Kanun ve uygulama yönetmeliği kapsamında riskli yapı kararı kesinleştikten sonra maliklerce yapının yıkımı yerine güçlendirilmesi yönünde karar alınsa dahi gerek can ve mal güvenliği yönünden gerekse de yasal olarak yapının tahliye edilmesinin zorunluluğu tartışmasızdır. Ayrıca riskli yapının tapu kaydında yer alan ’riskli yapı şerhi’ yapı yıkıldıktan veya güçlendirildikten sonra kaldırılmaktadır. Bu doğrultuda yapının güçlendirilip ruhsat işlemleri tamamlandıktan ve tapudaki şerhin terkininden sonra kullanıma açılacağı da 6306 sayılı kanunda hüküm altına alınmıştır. Kamuoyunda sık sık gündeme gelen mahkemece riskli olduğu kesinleşmiş yapıda yürütülmekte olan otopark hizmetinin durdurulma nedeni yasal zorunluluktur. Binanın tapusundan riskli yapı şerhi kalkmadıkça, tekrar otopark işletmesi yapılması mümkün değildir. İzmir Büyükşehir Belediyesinin bu şartlar altında şerhi kaldırma yetkisi bulunmamaktadır." denildi.