ÇEVRE - 14 Şubat 2026 Cumartesi 14:04

Tarsus’ta 8 bin dönüm tarım arazisi sular altında kaldı

A
A
A
Tarsus’ta 8 bin dönüm tarım arazisi sular altında kaldı

Mersin’in Tarsus ilçesinde iki gündür aralıksız etkili olan sağanak yağış, özellikle alçak kesimlerdeki tarım arazilerinde su baskınlarına yol açtı. Dere ve kanalların taşmasıyla birlikte çok sayıda sera ile meyve bahçesi sular altında kalırken, ilçe genelinde yaklaşık 8 bin dönüm ekili alanın zarar gördüğü bildirildi.


Yağışların etkili olduğu Egemen, Akarsu, Kelahmet ve Halitağa mahallelerinde sera alanları ve açık tarım arazileri suyla kaplandı. Nektarin ve limon bahçeleri ile sebze ekili alanlarda büyük hasar oluştu. Ayrıca bölgede çalışan tarım işçilerinin kurduğu 40 çadırın da su baskınından etkilendiği öğrenildi. Üreticiler, zarar gören arazilerde inceleme yapılmasını ve destek sağlanmasını bekliyor.


Yaklaşık 300 dönüm nektarin ve limon bahçesinin sular altında kaldığını belirten üretici Mehmet Akbulut, ağaçların ciddi zarar gördüğünü söyledi. 65 dönüm alanda biber ve patlıcan eken Ferdi Afşin ise ürünlerinin tamamen suya gömüldüğünü belirterek mağdur olduklarını dile getirdi.


Egemen Mahallesi azası Kamber Şahin yaptığı açıklamada, "Zararımız çok büyük. 8 bin dönüm tarım arazisi sular altında kaldı. Seralarda kabak, patlıcan, kavun ve biber bulunuyor. Ayrıca nektarin ve limon ağaçları da sular altında kaldı" dedi.


Yağışlardan Akarsu Mahallesi, Kelahmet Mahallesi ve Halitağa Mahallesi başta olmak üzere birçok kırsal mahalledeki sera alanları zarar gördü.


Bölgede hasar tespit çalışmalarının yapılması ve üreticilere destek sağlanması bekleniyor.



Tarsus’ta 8 bin dönüm tarım arazisi sular altında kaldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak BEUN’da, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı toplantısı gerçekleştirildi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN) düzenlenen "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Zonguldak Sağlık Yöneticileri Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıda BEUN’un ve Zonguldak’ın sağlık alanındaki mevcut kapasitesi ile gelecek dönem hedefleri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Bir dizi program kapsamında Zonguldak’ta bulunan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, toplantı dolayısıyla BEUN’u ziyaret etti. Farabi Kampüsü Rektörlük Binası önünde Bakan Memişoğlu için karşılama töreni düzenlendi. Törenin ardından Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Bakan Prof. Dr. Memişoğlu’nu Rektörlük makamında ağırladı. Ziyarette; Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, AK Parti Zonguldak Milletvekilleri Ahmet Çolakoğlu, Muammer Avcı ve Saffet Bozkurt, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan ile Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün de yer aldı. Toplantı kapsamında değerlendirmelerde bulunan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ise şu ifadeleri belirtti: "Zonguldak’ta ve ülkemizin en köklü akademik kurumlarından biri olan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Üniversitemizin mühendislikten eğitime, sağlıktan sanata ve spora kadar pek çok alanda ortaya koyduğu çalışmalar, yükseköğretim kurumlarımız arasında önemli bir konumda olduğunu açıkça göstermektedir. Özellikle sağlık alanındaki altyapı gücü, akademik birikimi ve bölgesel katkısı oldukça kayda değerdir. Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda şehirlerimizin sağlık kapasitesini daha da güçlendirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Zonguldak’ta yürütülen hizmetleri yerinde değerlendirmek, ihtiyaçları tespit etmek ve çözüm odaklı adımlar atmak amacıyla bir aradayız. Bu vesileyle Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde yürüttüğü değerli çalışmaları hasebiyle Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkür ediyorum. Üniversitemizin kıymetli akademik ve idari kadrosuna, fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarımıza ve BEUN ailesinin değerli öğrencilerine çalışmalarında başarı ve kolaylıklar temenni ediyorum." Ziyaret kapsamında Bakan Memişoğlu, üniversitenin anı defterini de imzaladı. Ziyaret kapsamında açıklamada bulunan Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesini teşriflerinden duyduğu mutluluğu dile getirerek şu sözleri dile getirdi: "Bakanımızı üniversitemizde ağırlamaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak ulusal ve uluslararası düzeyde elde ettiğimiz akademik başarılarımızı her geçen gün daha ileriye taşıyoruz. Bilimsel üretkenliğimizin yanı sıra kamu kurumları ve özel sektörle iş birliği içerisinde hayata geçirdiğimiz sosyal, kültürel, tarihi, sanatsal ve sportif projelerle öğrencilerimizin çok yönlü gelişimine katkı sağlıyoruz. Batı Karadeniz’in sağlık üssü konumundaki Üniversite Hastanemizde sunduğumuz nitelikli sağlık hizmetleri, gerçekleştirdiğimiz yenileme çalışmaları ve son teknoloji tıbbi cihaz yatırımlarımızla bölgemize güçlü bir sağlık altyapısı sunuyoruz. Tıp Fakültemizin akademik başarılarında hem Hastanemizin hem de Fakültemizin sağlık alanındaki gelişim sürecinde her daim bizlere destek olan Sayın Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve kıymetli Sağlık Bakanlığı ailesine en derin şükranlarımı sunuyorum." Rektörlük makamındaki görüşmenin ardından Senato Salonu’nda Bakan Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun başkanlığında "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Zonguldak Sağlık Yöneticileri Toplantısı"na geçildi. Toplantıya; Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal ve Prof. Dr. Servet Karasu, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hande Aydemir, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Baran Can Sağlam, BEUN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Burak Bahadır, BEUN Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Murat Koçak, BEUN Obezite ve Diyabet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu, hastane başhekimleri ve il genelindeki sağlık yöneticileri katıldı. Toplantıda; Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde ve il genelindeki hastanelerde yürütülen faaliyetler, altyapı çalışmaları, bakım ve onarım süreçleri, sağlık hizmet kapasitesi, hasta ve hekim sayıları ile planlanan projeler kapsamlı şekilde değerlendirildi. "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Zonguldak Sağlık Yöneticileri Toplantısı" karşılıklı iyi dileklerin iletilmesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.
İstanbul Yat turisti 10 kat daha fazla harcıyor Kitle turizmine kıyasla, yat turizmiyle gelen turistlerin harcamaları 8-10 kat daha fazla oluyor. Yat ve tekne sektörü temsilcileri İstanbul’da 21-28 Şubat tarihlerinde bir araya gelecek. Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği Başkanı Murat Bekiroğlu, 500’ün üzerinde marka, 500’den fazla tekne ve 200’ü aşkın katılımcının İstanbul’da ağırlanacağını belirterek, "Tekneye dair her şeyin bir arada bulunacağı, sezon öncesi ihtiyaçların karşılanıp insanların hayallerindeki tekneyi alabileceği büyük bir buluşma gerçekleşecek. Hem deniz fuarımızı orada düzenliyoruz hem de kara fuarında teknelerin transfer işlemlerini birlikte gerçekleştiriyoruz. Yerli üreticilere ciddi imtiyazlar sunduk. Amacımız, sektörümüzün sesini duyurmak ve deniz severlere coşkulu bir hafta yaşatmak" dedi. Bekiroğlu, "2025 yılına ait verilere göre, toplam ihracat 2 milyar doların üzerinde gerçekleşti. Bu rakam, tekne refit hizmetleri ve bakım-onarım çalışmalarını kapsayan ‘refit’ projelerinden elde edilen gelirle desteklendi. 2025 yılında yapılan refit işlemleri yaklaşık 2 milyar dolara ulaşırken, Avrupa pazarında, en büyük rakipler Polonya ve Norveç olarak öne çıkıyor. Türkiye, yat sektöründe Avrupa’da önemli bir oyuncu. Türkiye’deki marina yetersizliği, özellikle yat turizminin gelişimi açısından engel. Marina yatırımları, ülke ekonomisine hem doğrudan hem de dolaylı olarak ciddi katkılar sağlıyor. Orta ölçekli bir marina yatırımının maliyeti 100 milyon doların üzerinde ve bu yatırımlar büyük altyapı çalışmaları gerektiriyor. Kitle turizmine kıyasla, yat turizmiyle gelen turistlerin harcamaları 8-10 kat daha fazla oluyor. Mega yatlarla gelen turistlerin harcamaları ise çok daha yüksek. Ayrıca, uygun marina fiyatları ve altyapı ile yatçılar, Türkiye’de kış aylarını geçirebilir, bu da bakım-onarım işlerinin artmasına ve yerli ekonominin farklı sektörlerinde olumlu etkiler oluşturmasına imkan tanıyor. Türkiye’deki marinalarda yapılan yatırımlar, tüm ekonomi ekosistemine dokunarak berber, manav ve kasap gibi sektörel alanlara kadar yayılıyor" dedi.