EKONOMİ - 20 Mayıs 2026 Çarşamba 09:58

Yeşil Kart yanılgısı gurbetçileri maddi riskle karşı karşıya bırakıyor

A
A
A
Yeşil Kart yanılgısı gurbetçileri maddi riskle karşı karşıya bırakıyor

Avrupa’dan Türkiye’ye yabancı plakalı araçlarıyla gelen gurbetçiler için ’sıla yolu’ sezonu başlarken, sigorta uzmanları sürücülerin en sık yaptığı hataya dikkat çekti. Uzmanlar, ’Yeşil Kart’ ya da sınırda yaptırılan standart trafik sigortasının sanıldığı gibi tam koruma sağlamadığını belirterek, eksik sigorta kapsamının ciddi maddi sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu.


Gurbet Kasko Kurucusu Abdulcelil Alkış, birçok gurbetçinin ’Yeşil Kartım var, kaza olursa tüm masrafları sigorta karşılar’ düşüncesiyle hareket ettiğini ifade ederek, bu algının yanlış olduğunu söyledi.



"Yeşil Kart kendi aracınızı değil karşı tarafı korur"


’Yeşil Kart’ın uluslararası bir sorumluluk sigortası olduğunu vurgulayan Alkış, "Bu poliçe, kusurlu olduğunuz bir kazada karşı tarafa verdiğiniz zararı belirli limitler dahilinde karşılıyor. Ancak kendi aracınızda oluşan hasarı kasko yoksa karşılamıyor. Vatandaşlarımız Türkiye’ye girişte yasal zorunluluğu yerine getiriyor ama kendi araçlarını güvence altına almış olmuyor" dedi.



Hasar maliyetleri hızla yükseliyor


2026 yılı itibarıyla standart trafik sigortasında maddi hasar teminatının araç başına 400 bin TL, kaza başına ise 800 bin TL seviyesinde olduğunu belirten Alkış, yeni nesil araçlarda oluşan hasar maliyetlerinin bu limitleri aşabildiğini kaydetti.


Far sistemleri, radarlar, sensörlü tamponlar, elektronik sürüş destek sistemleri ve ithal yedek parçaların maliyetleri artırdığına dikkat çeken Alkış, "Basit görünen bir kazada bile yetkili servis ve orijinal parça maliyetleri yüz binlerce liraya ulaşabiliyor. Standart sigorta limiti yetersiz kalırsa aradaki fark kusurlu sürücüden talep ediliyor" ifadelerini kullandı.



"Borç Avrupa’da da takip edilebilir"


Türkiye’de oluşan tazminat dosyalarının yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayabileceğini belirten Alkış, Avrupa’da yaşayan gurbetçilerin bu konuda daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.


Hukuki süreç sonunda borcun sürücünün yaşadığı ülkeye taşınabileceğini ifade eden Alkış, "Bu durum yalnızca tatil bütçesini değil, Avrupa’daki banka hesabını, maaşı ya da mal varlığını da etkileyebilir. Yıllarca çalışılarak oluşturulan birikimler yanlış sigorta algısı nedeniyle risk altına girmemeli" diye konuştu.



Uzmanlardan ek güvence önerisi


Uzmanlar, sıla yoluna çıkmadan önce yalnızca araç bakımının değil, sigorta kapsamının da detaylı şekilde kontrol edilmesi gerektiğini belirtiyor. ’Yeşil Kart’ın hangi ülkelerde geçerli olduğu, Türkiye’deki teminat limitleri, kendi araç hasarını kapsayıp kapsamadığı ve limit üstü zarar durumunda sorumluluğun kimde olduğu konularının mutlaka incelenmesi gerektiği ifade edildi.


Alkış ayrıca, yabancı plakalı araç sahiplerinin kısa süreli kasko, yüksek limitli ihtiyari mali mesuliyet sigortası ve yol yardım hizmetlerini değerlendirmesi gerektiğini belirterek, "Gurbetçilerimiz genellikle yol planına ve araç bakımına odaklanıyor. Oysa olası bir kazada belirleyici olan poliçenin içeriğidir. Kendi aracınızı, karşı tarafın zararını ve yolda kalma riskini birlikte düşünmek gerekiyor" dedi.


Sektör temsilcileri ise özellikle yaz aylarında sınır kapılarında yoğunluk yaşanmadan önce poliçe işlemlerinin online tamamlanmasının zaman kaybını önlediğini ve sürücülere daha bilinçli karar alma imkanı sunduğunu kaydetti.


Uzmanlar, sıla yoluna çıkacak gurbetçilere "Yeşil Kart önemli bir belge olsa da tek başına tam koruma sağlamıyor" uyarısında bulunarak, küçük görünen kazaların dahi yüksek maliyetli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Perre Antik Kenti’nde ’Müzeler Haftası’ etkinlikleri yoğun katılımla başladı Adıyaman’da 18-24 Mayıs Müzeler Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikler, Perre Antik Kenti’nde gerçekleştirilen programla başladı. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte tarihi ve kültürel mirasın korunmasına dikkat çekilirken, çocuklara yönelik uygulamalı arkeoloji çalışmaları da büyük ilgi gördü. Programın açılışında konuşan Vali Yardımcısı Mehmet Tığlı, Müzeler Haftası’nın kültürel mirasın tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Katılımcılar daha sonra Perre Antik Kenti’ni gezerek bölgede yürütülen arkeolojik çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yetkililer tarafından antik kentte sürdürülen kazı, restorasyon ve koruma faaliyetleriyle ilgili sunum yapıldı. Etkinlik kapsamında sergilenen bazı tarihi eserlerin açılışı gerçekleştirildi. Protokol üyeleri tarafından yapılan kurdele kesimiyle eserler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Tarihi eserlerin yoğun ilgi gördüğü programda katılımcılar bol bol fotoğraf çekti. Müzeler Haftası etkinliklerinde çocuklar da unutulmadı. Programa katılan minik öğrenciler için oluşturulan özel alanda temsili kazı çalışması yapıldı. Uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar, arkeolojik kazıların nasıl yapıldığı konusunda uygulamalı eğitim aldı. Kazı çalışmasına katılan öğrencilerin heyecanı renkli görüntüler oluşturdu. Program kapsamında hafta boyunca düzenlenecek sergiler, eğitim faaliyetleri ve kültürel etkinliklerle ilgili katılımcılara bilgi verildi. Adıyaman Müze Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen programa Adıyaman Vali Yardımcısı Mehmet Tığlı, İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken, Müze Müdürü Mehmet Alkan, kurum amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Adana Sunar Yatırım Ar-Ge merkezi, mısırın potansiyelini geleceğe taşıyor Sunar Mısır, stratejik bir hammadde olan mısırı katma değerli ürünlere dönüştürerek gıda başta olmak üzere tekstil, ambalaj, kağıt ve kimya gibi birçok sektöre yönelik özel çözümler sunuyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı, sektöründe ilk ve tek olan Ar-Ge Merkezine yatırımlarını her geçen gün artırarak inovasyon çalışmalarını sürdüren şirket, üretim tesisine giren her mısır tanesini yüzde 100 değerlendirerek, ürettiği mısır nişastası ve türevleriyle gıda sektörü dışında da ürünün kullanımını destekliyor. Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu konuya ilişkin açıklamasında; "İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor" dedi. Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyor Tarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor. Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücü Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürütüyor. Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor. 2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldı Ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç eden Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı. Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyor Sunar Mısır’ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezi bir rol oynuyor. Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor.
Bursa Dereceye giren sporcular, ödüllerine kavuştu Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği Masa Tenisi Turnuvası, genç sporcuların çekişmeli mücadelelerine sahne oldu. İki gün süren organizasyonda başarılı raketler şampiyonluk için mücadele ederken, dereceye giren sporcular kupa ve madalyalarına düzenlenen törenle kavuştu. Osmangazi Belediyesi’nin gençleri sporla buluşturmak amacıyla organize ettiği 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Masa Tenisi Turnuvası’na, Bursa genelinden 14-29 yaş arası 48 erkek ve 16 kız sporcu katılım sağladı. Dikkaldırım Kapalı Spor Salonu’nda 18 Mayıs’ta eleme maçlarıyla başlayan organizasyon, 19 Mayıs’ta oynanan final karşılaşmalarıyla tamamlandı. Heyecan dolu karşılaşmalarda genç raketler, başarılı olabilmek için tüm hünerlerini sahaya yansıttı. Eleme maçlarını geçerek finale yükselen sporcular arasından birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü olan isimler, düzenlenen törenle kupa ve madalyalarını aldı. "19 Mayıs Haftası Boyunca Birçok Etkinlik Gerçekleştirdik" 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla gençlere yönelik birçok etkinlik gerçekleştirdiklerini belirten Osmangazi Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Ersel Nallar, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Dikkaldırım Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen ‘19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Masa Tenisi Turnuvası’, 18 Mayıs’ta başlayan eleme maçlarının ardından 19 Mayıs’taki final müsabakalarıyla sona erdi. 19 Mayıs haftası boyunca birçok etkinlik gerçekleştirdik. Masa tenisi turnuvası da bunlardan biriydi. Bizlere bu imkanları sağlayan Belediye Başkanımız Erkan Aydın ve tüm yöneticilerimize çok teşekkür ediyorum. Yaz boyunca etkinliklerimiz aralıksız devam edecek. Amacımız, sporla gelişen ve sporla büyüyen bir Osmangazi." Konuşmaların ardından Osmangazi Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Ersel Nallar, kızlar ve erkekler kategorilerinde dereceye giren sporculara kupa ile madalyalarını takdim etti.