SAĞLIK - 18 Mayıs 2023 Perşembe 16:09

Muğla EAH’ta tek kadavran iki hastaya aynı anda böbrek nakli

A
A
A
Muğla EAH’ta tek kadavran iki hastaya aynı anda böbrek nakli

Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesinde aynı gün tek kadavradan yapılan böbrek nakli iki hastaya umut oldu.

Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesinde aynı gün tek kadavradan yapılan böbrek nakli iki hastaya umut oldu.


Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesinde organ nakil sorumlu hekimi Doç. Dr. Önder Özcan ve ekibi tarafından tek kadavradan aynı anda gerçekleştirilen iki böbrek nakli iki cana umut oldu. Geçirdiği trafik kazası sonrası beyin ölümü gerçekleşen vericinin organları ailesinin de rızası üzerine bağışlandı. Yapılan operasyonla hayatını kaybeden vericinin iki böbreği Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesinde nakil bekleyen 53 yaşında, 8 yıldır böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyalize giren A.E ve 6 yıldır tedavi gören 41 yaşındaki S.C’ye yapılan gerekli tetkikler sonrasında, eş zamanlı olarak alındıkları ameliyatla bağışlanan böbrekler nakledildi.


Doç. Dr. Önder Özcan, “Başarılı geçen ameliyat sonrası hastalarımızın genel durumu iyi olup artık şifa ile evlerine taburcu edilecek ve kendi yaşamlarını aktif olarak devam ettirebilecekle” dedi.


Genel Cerrahi AD’ndan Doç. Dr. Ilgaz Kayılıoğlu, Dr. Öğretim Üyesi Özcan Dere’nin yer aldığı nakil ameliyatlarında, Nefroloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Bülent Hudam, Anesteziyoloji AD’ndan Doç. Dr. Başak Altıparmak, Tıbbi Biyokimyadan Uzm. Dr. Alim Özgür Durmaz, organ bağışı birimi organ ve doku nakil koordinatörü Nazlı Tepeli ve İsmail Çatal olmak üzere ameliyathane ekibi, ameliyat sonrası yoğun bakım takibi ve genel cerrahi kliniğinde hemşireler tarafından takipleri yapılan hastalar için olağanüstü bir ekip çalışması sergilendiği açıklandı.


Hastane Başhekimi Prof. Dr. Turhan Togan organ nakil ekibini yapmış oldukları başarılı hizmetler dolayısıyla tebrik ederek hastalara acil şifalar diledi. Yönetim olarak fedakarlık isteyen bu özellikli çalışmaları her zaman destekledik ve destekleyemeye devam edeceklerini belirten Başhekim Togan, “Nakil ameliyatı olan hastalar, uzun diyaliz seansları sonrası zorlu geçen yıllarının ardından vericinin ve ailesinin, organ bağışları sayesinde yeniden hayata umutla bağlanıyorlar. Hastanemizde gerçekleştirilen eş zamanlı nakil sonrası hastalarımız taburcu edildiler. Emeği geçen tüm hekimlerimize ve yardımcı personelimize teşekkür ediyorum” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık: "Hilalin tespitinde yetkili mercilerin kararı esastır" Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık, Ramazan ayının başlangıcında hilalin görülmesine ilişkin değerlendirme yaptı. Şık, İslamiyet’e göre ayın farklı bölgelerde farklı zamanlarda görülebileceğini belirterek, bu konuda yetkili mercilerin verdiği kararın esas alınması gerektiğini söyledi. Diyanet İşleri Başkanlığı açıklamasına göre, On Bir Ayın Sultanı Ramazan 19 Şubat’ta başlayacak. Bazı kesimlerin "hilal göründü" yönündeki söylemleri üzerine Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık açıklamalarda bulundu. Konuya ilişkin konuşan İl Müftüsü Şık, hilalin tespiti meselesinin hem fıkhi hem de bilimsel yönü bulunduğunu belirtti. Ayın hareketlerinin uzman heyetler tarafından takip edildiğine dikkat çeken İl Müftüsü Şık, "Dolayısıyla bulunduğumuz bölge itibarıyla yetkililerimiz, bu işin uzmanları olan kişiler, ayın hareketlerini gözetleyerek; bir taraftan şer’i kriterleri göz önünde bulundurup diğer taraftan bilimsel verilerden yola çıkarak bir karar vermişler ya da bir tespitte bulunmuşlarsa, o bölge halkının bu tespite uymasında herhangi bir sakınca yoktur. Hatta olması gereken de budur. Nitekim Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu konudaki yetkili uzmanları tarafından oluşturulan heyet marifetiyle zaman zaman rasathanelerle yapılan görüşmeler çerçevesinde; hem bilimsel veriler hem de şer’i kaynaklar esas alınarak Ramazan ayının bu yıl ayın 19’unda başlayacağına dair bir tespit yapılmıştır. Dolayısıyla Türkiye olarak bu tespite uygun hareket etmemizde herhangi bir sakınca yoktur. Olması gereken budur" dedi. "Yetkili mercilerin vereceği hüküm ve karar herkesi bağlar" Dini konularda ihtilaf yaşanmasının toplumda kafa karışıklığına yol açabileceğini dile getiren Şık, "Diğer taraftan şu hususun altını çizmekte fayda var, eğer bir memlekette sadece bu konuda değil, herhangi bir dini meselede ihtilaf ve tartışma söz konusuysa, her ağızdan farklı bir söz çıkıyorsa, bu tür ihtilaflı meselelerde yetkili mercilerin vereceği hüküm ve karar herkesi bağlar. Bu nedenle böyle bir karar verilmişse, istisnai olarak kendi görüşünü sosyal medya mecralarında ya da kişisel hesaplarında ortaya koyan kimselere itibar etmekten ziyade, yetkili mercilere göre hareket etmek daha isabetli bir davranış olacaktır" diye konuştu. "Ramazan’a dair güzel faaliyetler gerçekleştirilecektir" Bu sene Ramazan’ın canlılığını artırabilmek adına farklı etkinliklerin planlandığını da sözlerine ekleyen Şık, Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokol çerçevesinde özellikle anaokullarında Ramazan şuurunu çocuklara hissettirebilmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleneceğini kaydetti. Şık, "Yavrularımıza Ramazan’a ilişkin eğlenceli oyunlar ve aktiviteler sunularak dikkatleri bu mübarek aya çekilecektir. Diğer taraftan pansiyonlarda görevlendirilecek kardeşlerimiz vasıtasıyla hem teravih namazlarının kılınması sağlanacak hem de teravih sonrasında çay ve sohbet ortamları oluşturularak Ramazan’a dair güzel faaliyetler gerçekleştirilecektir. Ramazan ayının bir manevi kamp olduğunu herkesin bilmesinde fayda vardır. Bu kampa girerek bir taraftan takva derecesine ulaşmayı hedefleyecek, diğer taraftan hem Rabbimize hem de halkımıza karşı sorumluluklarımızı yerine getirme gayreti içinde olacağız" şeklinde konuştu. "Ramazan’ı en güzel şekilde idrak etmenin yollarını arayacağız" Ramazan ayının sadece yemeden içmeden kesilmek olmadığına dikkat çeken Şık, bu ayda ruhla, kalple, zihinle, gözle kulluk şuuruna ulaşmayı hedeflemek gereltiğini kaydederek, "Çünkü biz orucu tuttuğumuzu zannediyoruz. Oysa asıl olması gereken, orucun bizi tutmasıdır. Yani kalbimize hâkim olacağız, gözümüze hâkim olacağız, dilimize hâkim olacağız. Hatta zihnimizden geçenlere dahi hâkim olacağız ki biz orucu tutalım ve o da bizi tutsun."