YEREL HABERLER - 08 Mart 2012 Perşembe 12:10

3. MİLAS GIDA TARIM VE HAYVANCILIK FUARI MODERN TARIMA GEÇİŞ SAĞLADI

A
A
A
3. MİLAS GIDA TARIM VE HAYVANCILIK FUARI MODERN TARIMA GEÇİŞ SAĞLADI

Milas Gıda Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nda 4 günde 300 zeytin silkme makinesi satıldı. İlçe tarımının modernize olmasında yüzde 88’lik bir geçiş sağlandığı açıklandı.
113 bin 200 kişinin katıldığı fuar önümüzdeki yıl 10 bin metrekare alanda gerçekleşecek.
Milas’ta 1-4 Mart tarihleri arasında bu yıl üçüncüsü yapılan Güney Ege Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı Milas Fuar Alanında, bu yıl fuara katılmayı düşünen bazı firmaların yoğun talebine karşılık verilemediği belirtildi. Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat önümüzdeki yıl fuar alanının 10 bin metre kareye çıkarılacağını kaydetti. İlki 2009 yılında gerçekleşen Güney Ege Gıda Tarım ve Hayvancılık Fuarı sayesinde modern tarıma geçişte yüzde 88’lik bir artışın sağlandığını açıklayan Expolink Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Erdoğan, bu yıl 113 bin 200 kişinin fuara katıldığını bunların bir kısmının da yurtdışından geldiğini söyledi.
Önümüzdeki sezon için çalışmaların şimdiden başladığını kaydeden Erdoğan, "Fuar sayesinde sadece 4 günde devlet destekli 300’ün üzerinde zeytin silkme makinesi satıldı. Fuar sayesinde zeytine yapılan şiddeti önlemiş olduk. Bu yıl yer darlığı yüzünden çok sayıda firmamızın talebine karşılayamadık. İlçe Kaymakamı M. Bahattin Atçı, Belediye Başkanı Muhammet Tokat’la çalışma yaparak fuar alanının 10 bin metrekareye çıkarılmasını sağlıyoruz. Bu yıl fuara katılan firmaların yüzde 80’i ile rezervasyon sözleşmesi imzaladık. Fuar ilçede ekonomik ve sosyal bir hareketlenme sağlamakla birlikte özellikle yurtdışından ve yurt içinden çok sayıda firma ile ilçede üretilen zeytinyağı, bal ve balıkçılık sektörlerinde bayilik sözleşmeleri gerçekleştirildi. Özellikle yurtdışından gelen yabancı yatırımcılar, bölgedeki kamu kurum ve kuruluşlarıyla doğrudan temas kurarak bölgenin tarım potansiyeline yatırım yapacaklarını söyleyip ciddi taahhütler bulundular. Biz Expolink Fuarcılık olarak, ikisi Ziraat Yüksek Mühendisi olmak üzere bünyemiz dahilinde beş Ziraat Mühendisi ile çalışıyoruz. Ülkemizin modern tarıma geçmesi için üreticilerimizle sık sık bir araya gelerek uzman arkadaşlarımızın desteği ile üretime katkı sağlamak için büyük çabalar sarf ediyoruz.
Milas’ta ilk gerçekleştirdiğimiz fuara kadar 5 beldesi 114 köyü ve 140 bine yakın nüfusu ile tarıma dayalı ekonomisi bulunan ve Balıkesir, Aydın’dan sonra en çok zeytin ağacına sahip ilçede sadece 15 üreticinin makine ile zeytin hasadı yaptığını tespit ettik, bu sayı şimdi binli rakamlara dayanıyor. Bu da çiftçimizin bilinçlenmesini sağlayarak veriminde artırmasını sağlıyor. Bu gelişmeleri görmek bizlerin ne kadar faydalı bir iş yaptığımızı gösteriyor."
Yöre çiftçisinin fuar sayesinde bilgi ve görgüsünün arttığını kaydeden Expolink Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Erdoğan, "Fuar süresince çeşitli üretime teşvik edecek aktiviteler gerçekleştirdik. Düzenlediğimiz en iyi kadın çiftçi yarışmamıza Muğla ve ilçelerinden finale kalan 12 yarışmacı katıldı. Zeytinyağı yarışmaları düzenledik.
Üç yıl içinde markalaşmada büyük atılımlar gerçekleştirdiğimizi görüyoruz. Ankara’daki İstanbul’daki büyük alış veriş mağazalar zincirinin bilbortlarında markalaşan Milas’ın zeytinini, balını, balığını görüyoruz." dedi.
MİLAS FUARI AMACINA ULAŞTI
01-04 Mart 2012 tarihleri arasında düzenlenen organizasyonun, başta Türk Tarım sektörünün ilerlemesi adına yeni teknolojilerinin tanıtılmasını, ürünsel bazda yeni alıcılarla buluşturulmasını, teknik ekipman ve makine konusunda yeniliklerin sektör temsilcileri ile bir araya getirilmesini amaçladığını ve bu amacın fazlasıyla gerçekleştiğini belirten Expo Link Fuarcılık Organizasyon ve Tanıtım Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan, tarım planlamaları ile Türkiye’de öne çıkan bölgelerinden biri olması, bölgenin farklı iklim özelliklerine sahip olması nedeniyle birçok tarımsal ürünün yetiştirilebiliyor olması, bölge
ekolojisi ürün çeşitliliğine ve ikinci ürün yetiştiriciliğine uygun olması, zeytin, bal ve kültür balıkçılığı üretimi konusunda ülkemizde ciddi bir potansiyele sahip olması, başlıca ürünleri ile dünyada ismini duyurmuş olduğundan, yurt dışı pazarlarda da adından söz ettiriyor olması, özellikle su ürünleri, bal, narenciye, turfanda sebze gibi ürünlerin ihracatının her yıl artıyor olması, bölge faal nüfusunun % 80’ninin tarım ve hayvancılık ile uğraşıyor olması, yeniliklere, teknolojik gelişmelere açık ve alt yapıya önem veren bir il olması, özellikle tarım, gıda, hayvancılık sektörlerindeki özel yatırımlarla hızla büyüyen bir ekonomiye sahip olması, doğada yetişen tıbbi ve aromatik bitkilerin ihraç şansının olması, tarımsal anlamda üretim çeşitliliği, farklı üretim şekilleri ve ufku geniş anlayışıyla ülkemizde gelecekte çok daha önemli bir konuma sahip olması nedenleriyle Milas’ta Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nı her geçen yıl artan başarıyla gerçekleştirdiklerini belirtti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı "vatandaşa hakaret" davası düştü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun bir vatandaşa yönelik sözleri nedeniyle ‘hakaret’ suçundan yargılandığı davada mahkeme, suçun ön ödeme kapsamında kaldığı, Ekrem İmamoğlu’nun ise müştekiye ön ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın düşürülmesine hükmetti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun, 26 Ekim 2024 tarihinde katıldığı Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı (SAHA EXPO 2024) alanında dolaştığı sırada, Serkan Şahin (25) isimli vatandaşa yönelik sözleri nedeniyle yargılanmasına başlandı. Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmaya, ‘yolsuzluk’ ve ‘casusluk’ suçundan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu katılmazken, avukatı hazır bulundu. Müşteki avukatı ise duruşmaya mazeret dilekçesi sunarak katılmadı. Duruşmada savunma yapan Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Kemal Polat, davanın düşürülmesini talep etti. Davada düşme kararı verildi Kararını açıklayan mahkeme, Ekrem İmamoğlu’nun üzerine atılı suçun ön ödeme kapsamında kaldığı ve söz konusu ödeme miktarı olan 12 bin 690 liranın İmamoğlu tarafından avukatları aracılığıyla yatırıldığı gerekçesiyle davanın düşürülmesine hükmetti. İddianameden: Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu ‘şüpheli’, Serkan Şahin ise ‘müşteki’ sıfatıyla yer aldı. İddianamede, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda müşteki ile İmamoğlu’nun tesadüfen karşılaştığı, müştekinin İmamoğlu’na 3-5 metre mesafedeyken bir başkasıyla "Burada geziyor da, şehit oldu askerimiz ne olacak şimdi? Dün makamında ağırladı Zeydan’ı" şeklinde konuştuğu, İmamoğlu’nun bu sözleri duyması üzerine, "Sakinleş, konuşuruz seninle zamanı gelince. Sen siyaset yapmaya devam et aslanım. Çirkin siyasetine devam et, sen bayağı çirkinsin" dediği ve bunun üzerine müşteki Serkan Şahin’in şikayetçi olduğu anlatıldı. "Müştekinin şahsına değil, eylemine yönelik olarak dile getirdim" İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun da ifadesine yer verildi. İmamoğlu, "Sarf edilen sözler, müştekinin onur, şeref, ve saygınlığını rencide edici boyutta değildir. Nezaket dışı, kaba söz niteliğindedir. Sarf edilen sözleri müştekinin şahsına değil, eylemine yönelik olarak dile getirdim" dedi. Uzlaşma sağlanamadığı belirtildi Öte yandan iddianamede soruşturmaya konu suçun uzlaştırma kapsamına girmesi nedeniyle uzlaştırmacı görevlendirildiği ancak uzlaşma sağlanamadığı belirtildi. 2 yıl 4 aya kadar hapis ve siyasi yasak talebi Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu hakkında ‘hakaret’ suçundan 3 ay 15 günden 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak talep edildi.
Şanlıurfa Eyyübiyeliler aynı sofrada, aynı duada buluştu Eyyübiye Belediyesi’nin Yenice ve Haleplibahçe’deki eğitim otaklarında her akşam düzenlediği iftar programları, Eyyübiyelileri aynı sofrada ve aynı duada buluşturuyor. Öğrenciler ve vatandaşların hep birlikte iftarlarını açtığı sofraya, Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş da katılarak Ramazan ayının maneviyatını halkla paylaşıyor. Ramazan ayının bereketi ve paylaşma duygusunun en yoğun şekilde hissedildiği Eyyübiye’de Ramazan başka geçiyor. Binlerce yetim ailesi, hasta, yaşlı, kimsesiz ve ihtiyaç sahiplerine destek olan Eyyübiye Belediyesi, ilçede kurulan iki ayrı Ramazan çadırında da her akşam yüzlerce kişiyi aynı sofrada buluşturuyor. Eyyübiye Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü personelinin dev kazanlarda hazırladığı yemekler, gün boyu gençlerin eğitimi için tahsis edilen kıl çadırlarda kurulan sofralara geliyor. Öğrenciler, vatandaşlar ve ailelerin farklı bir Ramazan yaşamak için bir araya geldiği Ramazan çadırlarındaki iftar programlarına, Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş da katılarak vatandaşlarla buluşuyor. Eyyübiye Belediyesi’nin "Aynı sofrada, aynı duada" sloganıyla devam ettiği Ramazan faaliyetleri kapsamında, yüzlerce ihtiyaç sahibi aileye çeşitli destekler sağlanıyor. Her akşam 3 bin kişinin evine ulaştırılan sıcak yemeğin yanında, 25 bin aileye kuru gıda kolisi ve 400 aileye kesimlik canlı koç dağıtımının devam ettiği ilçede yetim çocuklar için bayramlık kıyafet temini için de hazırlıklar sürüyor. Ramazan ayı boyunca gece gündüz demeden dezavantajlı aileleri evlerinde ziyaret eden Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş, ailelerin ihtiyaçlarını da yerinde tespit ederek, derhal tedarik edilmesi talimatı veriyor.
Antalya Antalya’da 6 çocuk annesi eşini öldürdü, beraatini istedi Antalya’da kıskançlık nedeniyle tartıştığı 6 çocuk annesi eşi Hale Akbaş Poyraz’ı tabancayla vurarak öldürdüğü suçlamasıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis istemiyle yargılanan Abdullah Poyraz’ın davasında Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanığın "eşe karşı kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasını talep ederken, duruşmada söz alan sanık Poyraz ise, "Gerçekten zor durumdayım. Kendisi beni aldattı. Pişmanım. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum" dedi. Olay, 27 Kasım 2024 tarihinde saat 15.50 sıralarında Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi 2238 Sokak’ta bulunan bir sitedeki apartmanın 3’üncü katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Abdullah Poyraz (55) polis merkezine giderek, eşiyle arasında çıkan tartışma sırasında eşini tabancayla vurduğunu, silahı evde bırakarak ikametten ayrıldığını ve teslim olmak istediğini söyledi. Verilen adrese polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı kontrollerde Hale Akbaş Poyraz’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Kızının feryatları yürekleri dağlamıştı Bunun üzerine adrese Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme ekipleri sevk edildi. Bu sırada eve gelen Hale Akbaş Poyraz’ın kızı, ekipler tarafından ikamete alınmadı. Annesine ne olduğunu öğrenmek isteyen küçük kızın feryatları yürek dağladı. "Annemi bir kere gösterin bana, gidin bakın anneme bir şey mi oldu" diyerek gözyaşı döken küçük kızı sakinleştirmek için komşular yoğun çaba sarf etti. Olay yerine tedbir amaçlı sağlık ekibi istendi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerine "Bana değil gidin anneme bakın" diyen küçük kız ambulansa alındı. Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Hale Akbaş Poyraz’ın cansız bedeni, cenaze aracıyla otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Cenaze aracının hareketi sırasında maktulün kardeşinin "Bacım nereye gidiyorsun" diyerek gözyaşı döktüğü görüldü. Hale Akbaş Poyraz’ın kızının, olayın yaşanmasının ardından kısa süre sonra eve geldiği, kapıyı açan olmayınca Abdullah Poyraz’ı aradığı ve sanığın kendisine "Çarşıdayım" dediği öğrenildi. Şüphelinin polisteki ilk ifadesinde, kıskançlık krizi sonrası eylemini gerçekleştirdiğini söylediği belirtildi. Hale Akbaş Poyraz’ın, ilk eşinden olan kızının doğum günü hazırlıkları yaptığı öğrenilirken, çiftin 4 küçük çocuğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından koruma altına alındı. Adliyeye sevk edilen Abdullah Poyraz, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. İddianamede dikkat çeken detay Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede cinayetin işlenişine ilişkin detaylara yer verilirken, sanık Abdullah Poyraz’ın eşinin çantasına dinleme cihazı yerleştirdiğini itiraf ettiği kaydedildi. Tutuklu sanık Abdullah Poyraz, Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde dördüncü kez hâkim karşısına çıktı. Duruşmaya sanık Abdullah Poyraz ve taraf avukatları katıldı. Savcı mütalaasını açıkladı Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladığı duruşmada, sanık Abdullah Poyraz’ın eşi Hale Akbaş Poyraz’ı öldürdüğünün sabit olduğunu belirterek, sanığın Türk Ceza Kanunu’nda yer alan "eşe karşı kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca sanığın ruhsatsız ateşli silah bulundurma ve kullanma suçundan da cezalandırılmasını istedi. "Beni aldattı, zor durumdayım" Sanık Abdullah Poyraz ise esasa ilişkin savunmasında şu ifadeleri kullandı: "Ben olayda gerçekten mağdurum. Bir öğretmen babası olarak söylüyorum. Gerçekten zor durumdayım. Kendisi beni aldattı. Eve dostunu aldı. Olaydan sonra karakola gidip teslim oldum. Ayrıca yazılı savunmamı da sunuyorum. Pişmanım. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum." Sanık müdafi de müvekkilinin tahliyesini talep etti. Mahkeme tutukluluğun devamına karar verdi Tarafların beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Abdullah Poyraz’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme ayrıca taraflara mütalaaya karşı savunma hazırlamaları için süre vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Erzurum Kotanlı: "Çalışanların huzuru ve adalete olan güveni önemli" AL-KON Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Demokrat Büro Çalışanları Sendikası (DEB-SEN) Genel Başkanı Mehmet Zülfikar Kotanlı AL-KON Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Demokrat Büro Çalışanları Sendikası (DEB-SEN) Genel Başkanı Mehmet Zülfikar Kotanlı yaptığı yazılı açıklamada; "Adalet ve Liyakat" prensipleri çerçevesinde, Bakanlığınız merkez ve taşra teşkilatlarında görev yapan personellerin sorunlarını yerinde inceleyerek Çalışma barışının tesisi ve hizmet kalitesinin artırılması amacıyla, aşağıda belirtilen hususların ivedilikle çözüme kavuşturulmasını talep etmekteyiz: Kamu hizmetinin verimliliği, ancak çalışanların huzuru ve adalete olan güveniyle mümkündür" dedi. Türkiye’nin dört bir yanında, gençlerin geleceği için gece gündüz demeden özveriyle görev yapan Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü çalışanlarının sıkıntılarının giderilmesi gerektiğini ifade eden, Kotanlı,"Bbugün ne yazık ki ağır iş yükü ve çözülemeyen özlük hakları sorunları altında ezilmektedir. Bakanlığımız bünyesinde görev yapan yurt yönetim memurları, antrenörler, gençlik liderleri ve destek personelinin artık görmezden gelinemeyecek temel sorunlarını anlatmatı sendikamız adına bir görev biliyoruz. Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü çalışanları olarak gençliğin dinamizmini devlete bağlayan köprüyüz. Ancak bu köprü, liyakatten uzak düzenlemeler, ağır iş yükü ve belirsiz özlük hakları nedeniyle çalışanları moral motivasyon açısından umutsuz olmuştur. Modern kölelik düzenini andıran çalışma şartları, artık sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. "Emeğin Karşılığı, Mağduriyet Olmamalıdır!" Bugün GSB ve KYK personeli sistemin tüm yükünü omuzlamasına rağmen hak ettiği değeri görememektedir. Sahadaki temel sorunlarımızı ve çözüm bekleyen taleplerimizi kararlılıkla ifade ediyoruz. 7/24 Hizmetin Karşılığı "Eksik Nöbet Ücreti" Olamaz! Yurtlarda kalan binlerce öğrencinin sorumluluğunu üstlenen personelimiz, ailelerinden feragat ederek tuttukları nöbetlerin karşılığını ne maddi ne de manevi olarak alabilmektedir. Mevcut nöbet ücretleri, harcanan emeğin ve üstlenilen riskin çok altındadır. 24 saat esasına göre tutulan nöbetin bir saatlik ücreti 16 TL55 Krş. Toplu sözleşme gereği Yetkili Sendikaların övünerek deklare ettikleri beş katı olarak hesaplandığında 82 TL 75 Krş etmektedir Nöbet Tutan memura hafta içi nöbette 7 saat hafta sonu nöbette 15 saat fazla nöbet ücreti ödenmekte ocak ayı itibarı ile nöbet tutan personel evinden ailesinden ayrı kalmasına rağmen günlük 580 tl ücret almaktadır. Aldığı bu ücreti nöbetinde zaten harcamaktadır Bunun dışında hiçbir geliri olmayan Yurt Müdür Yardımcısı Yurt Yönetim Memurları ve Personelinin en büyük mağduriyeti olan düşük nöbet ücretleri güncel ekonomik şartlara enflasyon ve hayat pahalılığına göre yeniden revize edilmelidir" dedi. "Sorunların çözümünü bekliyoruz" Kotanlı daha sonra sözlerine şöyle devam etti, "Görev Tanımı Belirsizliği ve Personel Yetersizliği Artan yurt kapasitelerine ve yurt ihtiyacına rağmen personel sayısının yetersiz kalması, mevcut çalışanların üzerine "görev tanımı dışı" işlerin yüklenmesine neden olmaktadır. Personel, uzmanlık alanlarının dışında idari ve teknik işlerde joker eleman gibi kullanılmaktan yorulmuştur. Yurt Yönetim Memurları Yurtların yüksek öğrenim öğrencilerine hizmet vermesinin dışında gelen spor kafilelerine barınma imkânı sağlamaktadır. Gelen kafileler genellikle çocuk yaşlarda olduğundan çocukların gürültüsü yurt öğrencilerinin şikayetleri ve kafile yöneticileri arasında arabuluculuk gibi ek bir görev üstlenmektedir. Parçalı İstihdam Modeli Çalışma Barışını Bozuyor Aynı odada, aynı işi yapan ancak 4/A, 4/B ve işçi kadrosu gibi farklı statülere tabi olan personel arasındaki ücret ve hak farklılıkları çalışma barışını zedelemektedir. Tüm personelin hak kaybı yaşamadan tek bir çatı altında toplanması artık bir lütuf değil, zorunluluktur.Tayin ve Becayiş Çıkmazı Özellikle sözleşmeli statüdeki arkadaşlarımız, eş durumu ve sağlık özrü gibi en temel insani haklarda dahi "duvarlara" çarpmaktadır. Geçici görevlendirmeler memur personelin sorunlarını çözmediği gibi psikolojimken de yıpratmaktadır Aile bütünlüğünün parçalanmış olması ile o personelden verim beklemek rasyonel bir yaklaşım değildir. Kariyer Basamakları Kapalı Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının periyodik halde olması, çalışanların motivasyonunu kırmakta ve liyakat beklentisini boşa çıkarmaktadır. 2026 GYS ve UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ sınavında iller bazında sınava girecek personel sayıları yok denecek kadardır. Kurumda uzun yıllar çalışmış Ön Lisans Mezunlarına şans tanınmamıştır. Apar Topar Değil, Planlı Kariyer ve Görevde yükselme sınavlarının bir takvime bağlanmaması liyakat bekleyen binlerce çalışanın umudunu kırmaktadır. Kariyer basamakları sadece belli bir kesime değil, tüm personele şeffaf bir şekilde açılmalıdır. Sayın Bakanımıza ve Yetkililere Çağrımızdır! Kurum çalışanları sadece hakları olanı, emeğinin karşılığını ve insanca çalışma şartlarını talep etmektedir. Unutulmasın ki çalışanı mutsuz olan bir kurumun geleceğimizin teminatı olan gençlerimize vereceği hizmet motivasyon açısından sınırlı kalacaktır. Sorunlar çözülene, taleplerimiz karşılık bulana dek sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. GSB ve KYK çalışanları sahipsiz değildir"