YEREL HABERLER - 25 Mart 2012 Pazar 12:45

MÜ REKTÖRÜ HARMANDAR 1 YILINI DEОERLENDİRDİ

A
A
A
MÜ REKTÖRÜ HARMANDAR 1 YILINI DEОERLENDİRDİ

Muğla Üniversitesi (MÜ) Rektörlüğü`ne atanmasının bir yılını değerlendiren Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, Türkiye`de birçok üniversitenin yaz okulunu kapattığı, esnaflardan gelen tepkilerin inandırıcı olmadığını belirtti.
Muğla Üniversitesi`nin kuruluşunun 20`nci yılı kutlamaları için uzun soluklu bir program hazırladıklarını belirten Rektör Harmandar, ``Kuruluş yıldönümümüz etkinliklerini 2012 yılı boyunca tüm yıla yayıyoruz. Artık genç bir üniversite olmaktan çıktık. Fiziki mekanı ile, öğrenci sayısı ile, öğretim elamanı ve bilimsel araştırmalarımız ile önemli bir yere geldik`` derken, Üniversite bünyesinde Bin 85 akademik ve 734 idari personel sayısına ulaştıklarını açıkladı. Muğla Üniversitesi`ne kayıtlı öğrenci sayısının 26 bin 405 olduğunu açıklayan rektör Harmandar, bu güne kadar toplam 37 bin 763 mezun verdiklerini sözlerine ekledi.
140 Üniversite ile Erasmus Projesi kapsamında öğrenci değişimi yaptıklarını belirten Rektör Harmandar, 328 bilimsel araştırma ve 78 adet de TÜBİTAK destekli olmak üzere toplam 406 projenin devam ettiğini söyledi. 94 milyon TL bütçelerini olduğunu belirten Harmandar, bu bütçenin yetersiz olduğunu ve yeterli bütçe almaları durumunda alt yapı hizmetlerini tamamlayacaklarını belirtti.
YAZ OKULU KAPANDI
Yaz okulunu kapattıklarını açıklayan Rektör Harmandar, ``Yaz okulu birçok üniversitede gerçek amacından çıktı. Yaz okulunun birçok dezavantajları var. Hem uluslararası olması gerekiyor, hem de ulusal. Yaz okulu öğrencilerimizin ihtiyaç duydukları sağlık, yabancı diller, lisansüstü gibi alanlarda açılması gerekiyor. Yaz okuluna giden öğrencilerimize bütünleme hakkı vermedik. Şu anda yeni sistem ile bütünleme hakkı veriyoruz. Öğrencilerimizi kendilerini geliştirmek istedikleri alanlara yönlendiriyoruz. Yaz okulu istismar edildi ve Üniversite senatomuzun aldığı oy birliği kararı ile yaz okullarını kapattık. Muğla Üniversitesinde okuyan 26 bin öğrenci var. Bunlardan 5-6 bini yaz okuluna geliyor. Geri kalan 20 bin öğrenci gelemiyor. 5-6 bin öğrenci başarısız oldukları derslerden ders alarak sınıf geçerken, 20 bin öğrencimizin bütünleme hakkını elinden aldık. Bu bir haksızlıktır. Biz yeni sistem ile 20 bin öğrenciye bütünleme ahkkı verdik. Bütünleme hakkı iki dönemde yapılacak. Şubet ve Ekim döneminde. Esnaflarımızın bu konuda mağdur olmalarına bir anlam veremedim. Şünkü Şubat ve Ekim aylarında da yaklaşık 15 bin öğrenci Muğla esnafından alışverişini sağlayacak`` dedi.
KAMPÜS ALANINA ALIŞVERİŞ MERKEZİ
Muğla Üniversitesi kampüsü içinde alışveriş merkezi yapılacağı iddialarını cevaplandıran Rektör Harmandar, ``Kampüs alanında 16 bin öğrenci ve 2 bin de akademik ve idari personel var. Bu insanları yok sayamayız. Kampüs alanında yapılacak alışveriş merkezi için Muğla Ticaret ve Sanayi Odası`na teklif verdik. Vatandaşlardan da eğer iştirakçi olursa ona da açığız. Hizmeti öğrencinin ayağına getiriyoruz. Senatomuzda kampüs içinde bir alışveriş merkezinin şart olduğuna karar verildi ve teklifleri değerlendiriyoruz`` şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir EGİAD’da, 2060 makro görünüm masaya yatırıldı Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının değişen ekonomik koşullara uyum kapasitesini güçlendirmek ve stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlamak amacıyla düzenlediği etkinlikler kapsamında "2026 Makro Görünümü: Kur, Enflasyon ve Piyasa Beklentileri" başlıklı panel düzenledi. EGİAD merkezinde yoğun katılımla gerçekleşen panele konuşmacı olarak İnfo Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Mert Yılmaz ve İnfo Yatırım Stratejisti Çağlar Toros katıldı. Etkinlikte, küresel ve ulusal ekonomik gelişmeler, para politikaları, enflasyon ve kur dinamikleri ile piyasa beklentileri kapsamlı bir perspektifle ele alındı. Panelde ayrıca iş dünyasının önümüzdeki dönemde karşılaşabileceği riskler ve fırsatlar değerlendirilerek, şirketlerin finansal yönetim ve yatırım stratejilerine yön verecek önemli öngörüleri paylaşıldı. Belirsizlikleri yönetebilen şirketler geleceği şekillendirecek Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, küresel ölçekte artan ekonomik ve jeopolitik risklerin iş dünyasının karar alma süreçlerini doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, öngörü kabiliyetinin rekabet avantajının temel unsuru haline geldiğini vurguladı. Özhelvacı; "Ekonomideki dalgalanmaların, yüksek faiz ortamının ve sıkı para politikalarının şirket bilançolarımızı doğrudan etkilediği zorlu bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte iş dünyası olarak değişen ekonomik düzeni yalnızca izlemek değil; doğru okumak, analiz etmek ve stratejik refleksler geliştirmek zorundayız." dedi. Veriye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluk Özhelvacı, özellikle KOBİ’lerin finansman yönetimi ve nakit akışı planlaması konularında daha disiplinli ve veri odaklı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini belirterek, iş dünyasının yeni dönemde stratejik çeviklik kazanmasının önemine dikkat çekti. Özhelvacı konuşmasında şunları kaydetti: "Kur, enflasyon ve faiz dinamiklerinin birbirini tetiklediği bir ekonomik ortamda; doğru veri, doğru analiz ve doğru zamanlama şirketlerimizin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşımaktadır. Bugünün rekabet ortamında bilgiye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluktur." Jeopolitik gelişmeler ekonominin her katmanını etkiliyor Konuşmasında küresel ölçekte devam eden jeopolitik gerilimlere de değinen Özhelvacı, özellikle Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların enerji maliyetlerinden tedarik zincirlerine kadar geniş bir etki alanı yarattığını belirterek, "Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler; enerji maliyetlerinden finansal sistemlere, üretim süreçlerinden ihracat stratejilerine kadar ekonominin tüm katmanlarını etkiliyor. Bu nedenle makroekonomik gelişmeleri doğru okuyabilmek ve riskleri erken aşamada yönetebilmek her zamankinden daha kritik hale gelmiştir." diye konuştu. Stratejik içgörüler iş dünyasıyla paylaşıldı Panel kapsamında; 2026 yılına ilişkin makroekonomik görünüm, enflasyon beklentileri, döviz kuru projeksiyonları ve para politikalarının piyasalara etkileri detaylı biçimde ele alındı. Katılımcılar, şirketlerin finansal sürdürülebilirliği ve rekabet gücü açısından kritik öneme sahip başlıklarda kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Panel soru-cevap bölümüyle interaktif bir şekilde tamamlanırken, katılımcılar tarafından stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlayan önemli bir buluşma olarak değerlendirildi.