GÜNDEM - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 13:10

Bodrumlu turizmciler: "Bodrum’u lahmacun fiyatına endekslemek haksızlık"

A
A
A
Bodrumlu turizmciler: "Bodrum’u lahmacun fiyatına endekslemek haksızlık"

Muğla’nın Bodrum ilçesinde her yaz sezonu öncesi gündeme gelen lahmacun fiyatları, bu yıl da yeniden tartışma konusu oldu. Sosyal medyada paylaşılan yüksek fiyatlı adisyonlar üzerinden oluşturulan "Bodrum pahalı" algısı turizm sektörünü yeniden ikiye böldü. İşletmeciler ise Bodrum’da her bütçeye uygun işletme bulunduğunu belirterek özellikle lüks beach ve tekne servisleri üzerinden tüm ilçeye yönelik pahalı algısı oluşturulmasına tepki gösterdi.


Bodrum’da restoran, beach ve teknelerde uygulanan fiyat tarifeleri; işletmenin bulunduğu bölgeye, verilen hizmete ve servis şekline göre değişiklik gösteriyor. İlçedeki birçok işletmede lahmacun fiyatlarının 250 TL’den başladığı öğrenilirken, özel servisle teknelere gönderilen ürünlerin fiyatlarının ise hizmet bedeliyle birlikte 2 bin TL’ye kadar çıktığı belirtildi.


Özellikle denizin ortasında bulunan teknelere yapılan servislerde ulaşım, servis ve özel hizmet bedellerinin fiyatlara yansıdığı ifade edilirken, restoran fiyatlarıyla tekne servis ücretlerinin aynı değerlendirilmesinin doğru olmadığı kaydedildi.


Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte sosyal medyada paylaşılan yüksek fiyatlı ürünlerin tüm Bodrum’a mal edilmesi ise ilçedeki işletmeciler tarafından haksız rekabet ve algı operasyonu olarak değerlendiriliyor. İlçede her bütçeye uygun işletmeler bulunduğu; lüks hizmet veren beach işletmeleri ile standart restoranların aynı fiyat politikasıyla hizmet vermediği ifade edildi.


Beach işletmelerinde sunulan şezlong, havlu, özel alan kullanımı ve sahil hizmetlerinin de fiyatlara doğrudan yansıdığı, bu nedenle deniz kenarında sunulan hizmetlerle standart restoran hizmetlerinin bir tutulmadığı belirtildi.



"Sadece bir Bodrum algısı oluşturuluyor"


AZKA Grup Yönetim Kurulu Başkanı, turizmci iş insanı Bülent Kaya, her sezon başında benzer haberlerin gündeme geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:


"Her sene aynı haberler çıkıyor zaten sezon başında. Sadece Bodrum olarak ele almamak lazım. İstanbul’un da bazı bölgelerinde pahalılık var, bazı bölgelerinde yok. İşte biliyorsunuz lahmacun-ayran; her sene bunları söylüyoruz. Bodrum’a has, özgü, kendi ürettikleri yöresel yemekler üzerinden gitmek lazım. Ama hep lahmacunla başlıyoruz, lahmacunla sezonu bitiriyoruz. Sadece bir ‘Bodrum algısı’ oluşturuluyor. Ucuz yerler de var."



"Bodrum’da her bütçeye uygun restoran var"


TÜRSAB Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Enver Kantarmış ise Bodrum’daki fiyatların bilinçli tercih edilen lüks işletmeler üzerinden değerlendirildiğini ifade ederek şunları söyledi:


"İstanbul olsun, Ankara olsun; kesinlikle Bodrum’dan daha pahalı. Siz bir lüks restorana gittiğiniz zaman onun fiyatı farklıdır. Nasıl bir otele gittiğiniz zaman iki yıldızlı otelle beş yıldızlı otelin fiyatı farklıysa, gittiğiniz restoranla, gittiğiniz yerle ilgili tabii ki fiyatlar farklı olur. İnsanlar bilinçli olarak oraya gidiyor. Öyle bir marka restoran ya da öyle bir otel olmasa zaten o misafir buraya gelmez. Onun için kesinlikle yanlış. Ufak bir fiyatı gördüğü zaman ya da gelip de reklam amaçlı insanlar diyor ki: ‘Ya burası çok pahalı.’ Aslında burası pahalı değil. Yani Bodrum’a baktığınız zaman, İstanbul’a, Ankara’ya baktığınız zaman burası onlar kadar pahalı değil. Bodrum’da ucuz ve uygun restoranlarımız da var. Evet, marka restoranlarımız da var ve insanlar bilinçli olarak gidiyor. Onun için kesinlikle buna katılmıyorum"



"Lahmacun üzerinden Bodrum değerlendirilmemeli"


Oba Otel Genel Müdürü Özgür Adıgüzel de sosyal medyada oluşan algının turizme zarar verdiğini belirterek şu açıklamayı yaptı:


"Bodrum’da pahalılık diye bir olaya biz inanmıyoruz. Bodrum’da her bütçeye göre bir tatil, her bütçeye göre de bir yaşam alanı kendinize bulabiliyorsunuz. Bu sosyal medyada ve televizyonlarda duyduğumuz Bodrum’daki özellikle şu ‘lahmacun algısı’ çok yanlış. Dünyanın en güzel yarımadalarından birine sahibiz ve bunun sadece lahmacunla, dönerle endekslenmesinin çok yanlış olduğunu ve ülke turizmine de çok zarar vereceğini düşünüyorum. Bodrum’da herkese göre bir alternatif var ama özel yatına denizin ortasında lahmacun isterseniz tabii ki bunun bir bedeli var. Ama bu, lahmacunun Bodrum’daki reel değerini gösteren bir ölçü değildir."



Bodrumlu turizmciler: "Bodrum’u lahmacun fiyatına endekslemek haksızlık"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisalı karateci Nurbade Büber Avrupa yolcusu Manisa Büyükşehir Belediyespor’un milli karatecisi Nurbade Büber, 20-24 Mayıs tarihlerinde Almanya’da düzenlenecek Avrupa Büyükler Karate Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil edecek. Büber, Manisa karate tarihinde Büyükler Avrupa Şampiyonası’na katılan ilk sporcu olarak da tarihe geçecek. Sude Nur Aksoy, Eda Eltemur, Fatma Naz Yenen, İrem Durmaz ve Manisa Büyükşehir Belediyespor’un başarılı sporcusu Nurbade Büber’den oluşan Kadın Kumite Milli Takımı 20-24 Mayıs 2026 tarihlerinde Almanya’nın Frankfurt kentinde Türkiye adına tatamiye çıkacak. Yaklaşık 3 aydır A Milli Takım kampında hazırlıklarını sürdüren Manisa Büyükşehir Belediyespor’un başarılı karatecisi Nurbade Büber, Avrupa Büyükler Karate Şampiyonası için Almanya’ya hareket etti. Milli sporcu, bugün İstanbul’dan Frankfurt’a uçtu. 20-24 Mayıs tarihleri arasında Almanya’da düzenlenecek Avrupa Büyükler Karate Şampiyonası’nda ay-yıldızlı forma ile mücadele edecek olan Büber, Manisa spor tarihi adına da önemli bir başarıya imza atacak. Manisa’dan ilk kez bir sporcu, Büyükler Avrupa Karate Şampiyonası’nda tatamiye çıkacak. Uzun süredir A Milli Takım kampında yoğun tempoda çalışan milli karatecinin, şampiyonada hem Türkiye’yi hem de Manisa’yı en iyi şekilde temsil etmesi bekleniyor. Manisa Büyükşehir Belediyespor yetkilileri, milli sporcu Nurbade Büber’e başarı dileklerini ileterek, Avrupa Şampiyonası’ndan madalya ile dönmesini temenni etti.
Denizli Güney’de yeni yaşam merkezinin temeli atıldı Denizli Büyükşehir Belediyesi, Güney ilçesinin sosyal ve kültürel çehresini değiştirecek dev bir yatırıma imza atıyor. Vatandaşların yoğun katılımıyla temeli atılan 4 katlı Güney Sosyal Tesisi, ilçe halkının yeni yaşam ve buluşma noktası olacak. Güney ilçesinin sosyal yaşamına yeni bir soluk kazandıracak olan Güney Sosyal Tesisi’nin temeli, gerçekleştirilen törenle atıldı. Güney ilçesinin yeni buluşma noktası olması hedefiyle projelendirilen Güney Sosyal Tesisi, modern mimarisi ve zengin içeriğiyle dikkat çekiyor. 4 katlı modern tesis, bin 500 metrekarelik toplam alanıyla geniş ve ferah bir kullanım imkanı sunacak. Tesis içerisinde hizmet verecek olan çocuk gelişim merkezinde, okul öncesi eğitime ve çocukların zihinsel/sosyal gelişimine katkı sağlayacak modern sınıflar yer alacak. Kütüphane ve Kitap Kafe alanı ise öğrencilerin sessiz ve konforlu bir ortamda ders çalışabileceği, kitap tutkunlarının keyifle vakit geçirebileceği yeni nesil yaşam alanı sunacak. Denizli’nin her köşesine eşit, adil ve şeffaf bir hizmet götürme kararlılığıyla hareket ettiklerini vurgulayan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, şiar edindikleri adalet vizyonunu şu sözlerle özetledi: "Hangi hizmeti üretirsek üretelim, neyi yaparsak yapalım yegane şiarımız; hiç kimseyi geride bırakmamaktır. Bu şehirde yaşayıp siyasi fikri farklı olanlar da dahil olmak üzere, herkesin eşit ve adil bir terazide tartıldığının bilinmesini isteriz. Çocuklarımızın beslenme desteğinden gübre desteğine, yaşlılarımızın evlerine ulaştırdığımız hizmetlere kadar tüm çalışmalarımızda; başvuru şartlarımıza kim uyuyorsa, biz onun fikrine bakmadan desteğimizi veriyoruz." "Üretmek isteyenin yanı başındayız" Denizli genelinde hayata geçirdikleri kırsal kalkınma hamlelerine ve üreticiye verilen can suyu niteliğindeki desteklere dikkat çeken Başkan Çavuşoğlu, üretimin her aşamasında büyükşehir belediyesinin imzasının olacağını belirterek, "Göreve geldiğimizde ne denli zor şartlarla karşı karşıya olduğumuzu gayet iyi biliyorduk; ancak biz, bahane üretmenin yerine çalışmayı koyarak her geçen gün daha da büyüyoruz. Değerli hemşehrilerim; siz yeter ki helal lokma ile yaşama iradenizi kaybetmeyin, siz yeter ki ‘biz üreteceğiz’ deyin; Büyükşehir ailesi olarak her anınızda sizinleyiz" ifadelerini kullandı. "Güney için kültür ve eğitim kompleksi inşa ediyoruz" Temelini attıkları tesisin ilçe için önemini vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, "Bugün Mehmet Ali kardeşimle birlikte en büyük hayallerimizden birini daha el birliğiyle gerçekleştiriyoruz. Güney ilçemizde çocuklarımızın güvenle oynayabileceği bir kreşi; gelecek hayalleri kuran gençlerimizin başlarını sokabileceği kitap kafeleri ve etüt merkezlerini barındıran muazzam bir yer inşa ediyoruz. Biz biliyoruz ki Güney halkı ve Denizli’de yaşayan her bir vatandaşımız her şeyin en iyisine layıktır. Güney Sosyal Tesisimiz hepimize hayırlı, uğurlu olsun" diyerek sözlerini noktaladı. Sosyal ve kültürel etkinlik alanları Güney Yeni Mahalle Şehit Ali Atıl Parkı yanına inşa edilecek olan tesis, ilçedeki çocukların, gençlerin ve tüm vatandaşların sosyal donatı ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacak. Tesiste, ilçe halkının bir araya geleceği, sanatsal ve kültürel faaliyetlerin düzenleneceği çok amaçlı salonlar inşa edilecek. Güney ilçesine değer katacak olan proje, sosyal etkinlik alanlarıyla başta çocuklar ve gençler olmak üzere tüm ilçe halkının yeni yaşam ve buluşma noktası olacak.
Muş Muş’ta TAKE Projesi kapsamında 586 bin sebze fidesi dağıtıldı Tarım ve Orman Bakanlığı destekli proje kapsamında Muş’ta 619 çiftçiye toplam 586 bin 725 adet domates ve kapya biber fidesi dağıtıldı. Yaklaşık 300 dekarlık alanda üretim yapılması hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığınca yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında, Muş Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından sebze üretimini artırmaya yönelik fide dağıtımı gerçekleştirildi. İl genelinde 619 çiftçinin faydalandığı proje ile yaklaşık 300 dekar alanda üretim yapılması planlanıyor. Toplam bütçesi 5 milyon 333 bin 333 TL olan projenin yüzde 75’i Tarım ve Orman Bakanlığı hibesi, yüzde 25’i ise çiftçi katkısıyla finanse edildi. Proje kapsamında üreticilere 293 bin 362 adet domates fidesi ile 293 bin 392 adet kapya biber fidesi dağıtıldı. Böylece toplamda 586 bin 725 adet fide çiftçilerle buluşturuldu. Bitkisel üretim ve Bitki sağlığı Şube müdürü Samet Aşkın, proje ile atıl durumdaki tarım arazilerinin üretime kazandırılmasının, sebze üretiminin artırılmasının ve çiftçilerin gelir düzeyine katkı sağlanmasının amaçlandığını ifade ederek, "Bakanlığımızca 2020 yılından bu yana çiftçilerimize yönelik Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında fide dağıtım projeleri yürütülmektedir. Bu projeler kapsamında bu yıl yaklaşık 5,5 milyon TL proje bedeliyle 600 bine yakın fide dağıtımı gerçekleştiriyoruz. Bunun yaklaşık 300 bin adedi biber fidesi, 300 bin adedi ise domates fidesinden oluşmaktadır. Bu kapsamda toplam 619 çiftçimiz projeden faydalanacaktır. Yaklaşık 300 dekar alanda üretim gerçekleştirilmiş olacaktır. Projemizin amacı, tarım arazilerinin etkin kullanımını sağlamak, yani atıl durumdaki arazileri yeniden üretime kazandırmaktır. Bu doğrultuda çiftçilerimizi projelere dahil ederek hem ilimize hem de ülke ekonomisine katkı sunmayı hedefliyoruz" dedi. Dağıtımı gerçekleştirilen fideleri alan çiftçi Cevat Aytepe, "Tarım İl Müdürlüğü tarafından dağıtılan domates ve biber fidelerini almak için buraya geldik. Geçtiğimiz yıl da benzer bir proje hayata geçirilmişti. Hibrit fidelerin piyasadaki fiyatlarının yüksek olması nedeniyle Tarım İl Müdürlüğümüz tarafından sağlanan bu destek, çiftçiler için büyük önem taşıyor. Verilen fideler üreticilere önemli katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı.
Muğla Ramazan Bingöl imzalı lezzetler Sinpaş Reserve’de Sinpaş Reserve, Ramazan Bingöl danışmanlığında geliştirilen gastronomi yaklaşımıyla misafir deneyiminde yeni bir dönem başlatıyor. Türkiye’de bir ilk olan "tenceresiyle servis edilen ev yemekleri" konsepti, tatilde ev konforunu gerçeğe dönüştürüyor. Ramazan Bingöl’ün özel reçeteleriyle hazırlanan menüler, Anadolu mutfağının zenginliğini modern yaşamla buluşturuyor. Sinpaş Reserve, misafirlerine kültürel ve duygusal bir deneyim sunmak amacıyla Anadolu mutfağının güçlü temsilcilerinden Ramazan Bingöl ile iş birliğine gitti. Ramazan Bingöl danışmanlığında hayata geçirilen projenin, evde olma hissini merkeze alarak geliştirildiği belirtildi. Türkiye’de ilk kez uygulanan tenceresiyle servis edilen ev yemekleri konseptiyle, tatilde dahi ev sıcaklığının korunmasının hedeflendiği belirtildi. "Ramazan Bingöl imzalı ev yemekleri" Proje kapsamında, misafirlerin kullanım alışkanlıkları ve mutfak altyapısı dikkate alınarak özel bir menü geliştirildi. Ramazan Bingöl imzası taşıyan tencere yemekleri serisi, yalnızca lezzet sunmakla kalmayıp projeye güçlü bir gastronomi hikayesi kazandırıyor. Bu yaklaşım, misafirlerin tatildeyken bile ev yemeği konforunu ve samimiyetini deneyimlemesini amaçlıyor. Özellikle devremülk tatillerinde misafirlerin mutfakla uğraşmadan ev yemeği konforunu yaşayabilmesi amacıyla geliştirilen proje, misafirlerin tatil boyunca yemek hazırlığına zaman ayırmak yerine ailece geçirilen kaliteli zamanın artırılması hedefleniyor. "Tenceresiyle gelen pratik servis modeli" Projede öne çıkan en yenilikçi unsurlardan biri ise "tenceresiyle alınan ev yemeği" konsepti. Bu model sayesinde misafirler, yemeklerini kendi alanlarında, istedikleri zaman ve şekilde tüketebiliyor. Kullanım kolaylığı sağlayan bu sistem, kişisel deneyimi ön plana çıkararak Reserve projesine farklı bir değer katıyor. Devremülk anlayışını klasik bir tatil modelinin ötesine taşıyan Sinpaş Reserve, misafirlerine yalnızca konaklama değil, gerçek bir "ev" deneyimi sunuyor. Bu yaklaşımla geliştirilen tenceresiyle ev yemeği konsepti, tatilcilerin yorulmadan, mutfakla vakit kaybetmeden sadece anın keyfine odaklanmasını hedefliyor. Aileler, odalarında sıcak tencerelerle zahmetsizce kendi sofralarını kurarken; uzun hazırlık süreçleri ve mutfak yorgunluğu yerine birlikte geçirilen zamanın değerini artırıyor.