EKONOMİ - 15 Mayıs 2026 Cuma 14:15

Dünya Çiftçiler Günü’nde salep hasadı

A
A
A
Dünya Çiftçiler Günü’nde salep hasadı

Muğla’da salep üretiminin merkezlerinden biri olan Yatağan’da, Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerle birlikte salep hasadı gerçekleştirildi.


Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü organizasyonunda, Muğla İli Salep Üreticileri Birlik Başkanı ve üretici Volkan Uygun’un Bozarmut Mahallesi’ndeki tarlasında düzenlenen etkinlikte çiftçilerle bir araya gelinerek salep hasadı yapıldı.


İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar etkinlikte yaptığı konuşmada, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle emekleriyle toprağı berekete dönüştüren tüm çiftçilerimizin gününü kutlarken, Yatağan’ın tarımsal potansiyeline değindi. Baydar Yatağan’ın 209 bin dekarlık tarım alanıyla Muğla’nın toplam tarım alanının yaklaşık yüzde 11’ini oluşturduğunu belirtti.


İlçede Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı 3 bin 259 çiftçinin bulunduğunu ifade eden Baydar, Yatağan’da öne çıkan ürünlerin; 91 bin dekar zeytin, 72 bin dekar yem bitkileri, 29 bin dekar buğday,450 dekar çilek üretimi olduğunu söyledi.


Muğla, salep üretiminde Türkiye’de ikinci sırada


Muğla’da toplam 119 dekarlık alanda salep üretimi gerçekleştirildiğini belirten İl Müdürü Baydar, Muğla’nın 34 tonluk üretim kapasitesiyle Türkiye salep üretiminin yaklaşık yüzde 17’sini karşıladığını ve ülke genelinde ikinci sırada yer aldığını kaydetti. Üretilen saleplerin yaklaşık yüzde 42’sinin Yatağan ilçesinden sağlandığını vurgulayan Baydar, salep üretiminin hem ekonomik hem de kültürel açıdan önemli bir ürün olduğunu ifade etti.


Bu yıl Bin 092 kilogram salep yumrusu dikimi gerçekleştirildiğini ifade eden Tarım ve Orman İl Müdürü Baydar, üreticinin toplam 2 dekarlık alanda aktif üretime devam ettiğini belirterek, Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarla biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik tedbirlerin uygulandığını kaydetti.



Dünya Çiftçiler Günü’nde salep hasadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’nın kültür mirası geleceğe taşınıyor UNESCO ‘Somut Olmayan Kültürel Miras’ listesinde yer alan Karagöz ve Hacivat sanatı, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen eğitimlerle geleceğe taşınıyor. Bursa’nın kültürel mirasını gelecek kuşaklara taşımak amacıyla birçok alanda çalışma yürüten Bursa Büyükşehir Belediyesi, Karagöz Müzesi’nde düzenlenen ‘Karagöz Tasvir Yapımı’ kursuna ev sahipliği yapıyor. Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Halk Eğitim iş birliğinde, Milletlerarası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği (UNIMA) Bursa Şubesi koordinasyonunda gerçekleşen eğitim programında, kursiyerler geleneksel deri işleme, nevregan kullanımı ve kök boya teknikleriyle kendi tasvirlerini oluştururken aynı zamanda perde üzerinde oynatma deneyimi de kazanıyor. UNIMA Türkiye Milli Merkezi Bursa Şubesi Başkanı Seçkin Güneş, Bursa’nın dünyaya mirası olan Karagöz sanatını yaygınlaştırmak ve yeni ‘Hayali’ler yetiştirmek istediklerini söyledi. Eğitimlerin Karagöz Müzesi’nde gerçekleşmesinin kursiyerler açısından ayrıca önemli bir değer taşıdığını belirten Seçkin Güneş, "Karagöz sanatı, yalnızca geçmişten gelen bir gelenek değil, aynı zamanda geleceğe aktarılması gereken önemli bir kültür mirastır. Bu eğitimlerle hem geleneksel sanatlarımızı yaşatmayı hem de Karagöz gösterilerine ilgi duyan yeni sanatçılar yetiştirmeyi hedefliyoruz. Kursiyerlerimizin tarihi atmosfer içerisinde eğitim alması da sürece ayrı bir anlam katıyor. Biz ev sahipliği yapan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne desteklerinden dolayı çok teşekkür ederiz" dedi.
Kocaeli Öğrenciler üretti, sanayiciler inceledi Gebze’de düzenlenen Mesleki Eğitim ve Bilim Fuarı’nda lise öğrencilerinin geliştirdiği robot ve teknolojik aletler sergilendi. Meslek liselilerin hazırladığı yenilikçi projeler sanayicilerden tam not alırken, 3 gün sürecek olan fuar; lise tercihi yapacak öğrenciler ve veliler için de rehber niteliği taşıyor. Gebze Ticaret Odası ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda hayata geçirilen fuarda, geleceğin nitelikli iş gücü olan meslek lisesi öğrencilerinin hazırladığı robotlar, maketler ve teknolojik inovasyon ürünleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Fuar sayesinde sanayiciler, öğrencilerin teknik bilgi ve becerilerini yakından inceleme fırsatı bulurken; gençler de sektör temsilcileriyle doğrudan iletişim kurarak önemli bir deneyim kazandı. Organizasyon kapsamında ayrıca, mesleki ve teknik Anadolu liselerini tercih etmeyi planlayan öğrenci ve velilere okul bölümleri, atölyeler ve eğitim imkanları hakkında rehberlik hizmeti de verildi. "Mesleki eğitim, güçlü geleceğin kapısını aralayacak" Fuarın açılışında konuşan İlçe Milli Eğitim Müdürü Şenol Pekgöz, mesleki eğitime yönelik algıyı güçlendirmeyi hedeflediklerini belirterek, "Görülen, tanınan ve yakından incelenen mesleki eğitimin daha güçlü bir geleceğin kapısını aralayacağına inanıyoruz" dedi. Eğitime büyük önem verdiklerinin altını çizen Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş ise meslek liselerinde çok değerli genç potansiyeli bulunduğunu, bu cevherin ortaya çıkarılarak mutlaka desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Kamu kurumları, STK temsilcileri, öğretmenler ve öğrencilerin katılımıyla açılan fuarın 3 gün boyunca ziyarete açık olacağı bildirildi.
Muğla Muğla’da ’Temiz ekran’ çağrısı Büyük Aile Platformu tarafından başlatılan ’Temiz Ekran Hareketi’ kapsamında Muğla’da Cuma namazı sonrası yapılan açıklamada, ekranların gelecek nesiller üzerinde zihinsel ve manevi değerleri tahrip eden bir duruna düştüğü açıklandı. Yapılan açıklamada, "Günümüzde kültürel emperyalizmin işgal girişimi ile karşı karşıyayız. Artık tehlike ekranlar üzerinden geliyor. Hedefte çocuklar, zihinler, değerlerimiz ve geleceğimiz var" denildi. Ekran içeriklerinin toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekilerek, "Ekranlar üzerinden evlerimizin ortasına saçılan kültürel emperyalizm saldırıları ile aile zayıflatılmakta, çocuklarımızın zihinleri, kalpleri darmadağın edilmekte, değerler ayaklar altına alınmakta, şiddet ve bağımlılıklar normalleştirilmekte, mahremiyet sistematik biçimde aşındırılmaktadır. Bu mesele, ne yalnızca bir yayıncılık tercihi, ne de basit bir reyting yarışı meselesidir. Bu mesele, toplumsal yapının çözülmesi ve nesillerin kaybedilmesi meselesidir. Bu mesele milli güvenlik meselesidir" denildi. Şiddetin, suçun, mafyanın özendirilmesini istenmediği belirtilen açıklamada, "Bağımlılıkların normalleştirildiği yapımlar istemiyoruz. Aileyi değersizleştiren senaryolar istemiyoruz. Mahremiyeti ihlal eden televizyon programları istemiyoruz. Başta RTÜK ve İletişim Başkanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumları göreve, yayıncı kuruluşları da sağduyuya ve kültürel işgale geçit vermemeye davet ediyoruz" denildi.