KÜLTÜR SANAT - 13 Aralık 2025 Cumartesi 18:33

Emniyetten edebiyata: Emekli polisten ikinci şiir kitabı

A
A
A
Emniyetten edebiyata: Emekli polisten ikinci şiir kitabı

Elazığ’ın Maden ilçesinde doğan ve 32 yıl polis memuru olarak görev yaptıktan sonra son görev yeri olan Muğla’nın Bodrum ilçesine yerleşen Zekeriya İlhan, edebiyat yolculuğunu ikinci şiir kitabıyla sürdürüyor. İlhan’ın "Aynadaki Yalan" isimli şiir kitabı, geçtiğimiz aylarda basılarak okuyucuyla buluştu.


Lise yıllarında okuduğu şiirlerden etkilenerek yazmaya başlayan emekli polis Zekeriya İlhan, meslek hayatı boyunca yaşadığı ve tanık olduğu olayları mısralarına yansıttı. Bu süreçte yaklaşık 120 şiir kaleme alan İlhan, ilk şiir kitabı "Rüyadaki Vuslat"ı 2021 yılında yayımladı. Emekliliğin ardından edebiyata daha fazla yoğunlaşan İlhan, ikinci kitabı "Aynadaki Yalan"da çocukluk yıllarında yazdığı şiirlere de yer verdi. Kitapta doğa, tasavvuf ve güncel toplumsal sorunlar ele alındı. Zekeriya İlhan, emeklilik sonrası yazma çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, "2023 yılı sonunda emekli oldum. 32 yıl vatana hizmet ettik. Şimdi kelimelerle hizmet etmeye devam ediyorum. Dört yıl aradan sonra ‘Aynadaki Yalan’ okuyucuyla buluştu. Yeni bir şiir kitabı hazırlığım var. Bunun yanında hikaye yazımı için de çalışıyorum" dedi.



Emniyetten edebiyata: Emekli polisten ikinci şiir kitabı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta il güvenlik ve asayiş koordinasyon toplantısı yapıldı Kars’ta güvenlik ve asayiş konularının ele alındığı "İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Toplantısı" Vali Ziya Polat’ın başkanlığında gerçekleştirildi. İlgili kurum amirleri ve güvenlik birimlerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, il genelinde yürütülen çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplantıda, vatandaşların huzur ve güvenliğinin temini amacıyla emniyet ve jandarma birimlerince sürdürülen genel asayiş uygulamaları ele alındı. Özellikle suçun önlenmesine yönelik denetimler, aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalar, okul çevreleri ve umuma açık alanlarda yapılan kontroller ile trafik uygulamaları hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Kent genelinde gerçekleştirilen şok uygulamalar, sabit ve hareketli yol kontrolleri ile kamu düzeninin korunmasına yönelik alınan tedbirlerin etkinliği gözden geçirildi. Toplantının önemli başlıklarından biri de sınır güvenliği oldu. Sınır hattında alınan fiziki ve teknolojik tedbirler, devriye faaliyetleri ve koordinasyon çalışmaları detaylı şekilde değerlendirildi. Ayrıca düzensiz göçle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar, tespit ve geri gönderme süreçleri ile insan kaçakçılığına yönelik operasyonlar ele alındı. İlgili birimler arası iş birliğinin artırılması ve mevcut tedbirlerin daha etkin hale getirilmesi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda konuşan Vali Ziya Polat, Kars’ta huzur ve güven ortamının korunmasının temel öncelikleri olduğunu vurgulayarak, güvenlik güçlerinin özverili çalışmalarına dikkat çekti. Vatandaşların güvenliğini tehdit eden her türlü unsura karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Polat, kurumlar arası koordinasyonun önemine işaret etti. Toplantı, mevcut güvenlik stratejilerinin değerlendirilmesi ve önümüzdeki döneme ilişkin planlamaların yapılmasının ardından sona erdi. Kars’ta kamu düzeninin sağlanmasına yönelik çalışmaların aralıksız devam edeceği bildirildi.
Muğla Uçak’tan eğitimcilere yönelik şiddete tepki İstanbul Çekmeyeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in aynı okuldaki öğrenci tarafından bıçaklı saldırısı sonrası hayatını kaybetmesine tepki gösteren Eğitim-Bir-Sen Muğla Şube Başkanı Önder Uçak, eğitimcilere yönelik saldırıların yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini belirterek tepki gösterdi. Uçak yaptığı açıklamada, "Eğitim sistemimizi nasıl daha verimli ve başarılı kılarız, eğitim çalışanlarının sorunlarına nasıl çözüm getirebiliriz düşüncesiyle çaba sarfeden eğitimciler olarak hazin bir cinayet haberiyle daha derinden sarsılmış bulunuyoruz. İstanbul Çekmeyeköy’de Fatma Nur Çelik öğretmenimiz vefat etmiş; bir diğer öğretmenimiz ile bir öğrencimizin hastanede tedavileri devam etmektedir. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve bütün eğitim camiamıza başsağlığı; yaralı öğretmenimiz ile öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmış, yaygın bir toplumsal sorun haline gelmiştir. Öğretmenlerimize yönelen şiddet, eğitimcilerimizin canına kast edilmesi, eğitimin can güvenliği kaygısına teslimi, kabulü ve tahammülü mümkün olmayan bir sorun alanına dönüşmüştür. Eğitimciye yönelen şiddet, bir toplumsal çürüme belirtisidir. Yaşadığımız bu olay, eğitimciye, öğretmene karşı şiddetin ne ilk örneğidir ve korkumuz odur ki ne de son örneği olacaktır. İstanbul Çekmeköy’de yaşandığı gibi şiddetin failinin bizatihi öğrenci ve çocuk olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı, toplumsal bir sorun olduğu gerçeği tüm çıplaklığıyla toplumun karşısına çıkmaktadır. Çocuk suçluluğun çocuğun aile başta olmak üzere içinde bulunduğu sosyal çevrede çocuğun ruhsal, psikolojik, ahlaki gelişimi için gerekli ilgi, sevgi, şefkat, eğitim ve disiplini alamamasının sonucu olduğu gözetilmelidir. Bu sebeple, cehalete dayanan şiddeti veya şiddete dayanan cehaleti bir an evvel ortadan kaldırmak için çocuk ve genç eğitimine olduğu kadar yetişkin ve aile eğitimine de ağırlık vermeli; çocuk suçluluğunun arka planında aile olduğunu da görmeli; suçun faili olan çocuğun yanında ailenin de suçtan sorumluluğunu gözetmeliyiz. Eğitimciler her türlü şiddet ve saldırılar karşısında savunmasız, korumasız bırakılmamalı; yaptıkları işin onur, önem ve ağırlığına uygun hayat, çalışma ve güvenlik şartları sağlanmalıdır" dedi.