SAĞLIK - 27 Nisan 2026 Pazartesi 09:31

Hashimoto hastalığından korunmanın 9 önemli kuralı

A
A
A
Hashimoto hastalığından korunmanın 9 önemli kuralı

Memorial Bodrum Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Şahin, toplumda oldukça yaygın görülen ve tiroid hastalıklarının başında gelen Hashimoto hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi.


Bağışıklık sisteminin yanlışlıkla tiroid bezine saldırmasıyla gelişen kronik bir hastalık olan Hashimoto (Haşimato) tiroiditi, 30-50 yaş arasındaki bireylerde daha sık görülüyor. Hashimoto tiroiditi, uzun süre belirti vermeden ilerlediği için hastalar yaşamlarının uzun bir bölümünde bu hastalıkla yaşamak zorunda kalabiliyor. Sinsi bir şekilde ilerlediği için genellikle ’tiroid tembelliği’ olarak bilinen hipotiroidiye yol açabiliyor. Toplumda oldukça yaygın görülen ve tiroid hastalıklarının başında gelen Hashimoto tiroiditi (kronik otoimmün tiroidit), farkındalık eksikliği nedeniyle geç tanı alan hastalıkların başında geliyor. Bu nedenle erken tanı için farkındalık büyük önem taşıyor. Memorial Bodrum Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Şahin, Hashimoto hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi.



Hashimoto hastalığı ve belirtileri


Prof. Dr. İbrahim Şahin sözlerine, "Halsizlik, yorgunluk ve üşüme bu hastalığın belirtisi olabilir" diyerek başladı ve süreci şu şekilde detaylandırdı:


"Bağışıklık sistemi tarafından üretilen ve en önemlisi Anti-TPO olan antikorlar, tiroid bezini yabancı olarak algılar ve hasara uğratır. Bu süreçte tiroid hücreleri zamanla zarar görür, bez küçülür ve fonksiyon kaybı gelişir. Hastalık genellikle yavaş ve sinsi ilerler. Erken dönemde belirtiler hafif olabilir ve başka hastalıklarla karıştırılabilir. Hastalığın en sık görülen belirtileri şunlardır: Halsizlik ve yorgunluk, üşüme, kilo alma, kabızlık, saç dökülmesi, cilt kuruluğu, konsantrasyon güçlüğü ve motivasyon düşüklüğü. Hashimoto tiroiditi, ilerleyen dönemlerde şu belirtilerle kendisini gösterebilir: Ses kalınlaşması, yüzde şişlik, adet düzensizliği, nabızda yavaşlama, kaş dökülmesi, nedensiz kilo artışı, depresif ruh hali veya kısırlık."



Erken teşhis kalp damar hastalığı riskini de azaltabiliyor


Erken teşhisin önemine değinen Prof. Dr. İbrahim Şahin "Erken teşhis, Hashimoto hastalığının yönetiminde kritik bir rol oynar. Zamanında tanı konulduğunda hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve hipotiroidi gelişmeden hasta düzenli olarak izlenebilir. Ayrıca erken müdahale ile kalp ve damar hastalıkları riski azaltılabilir; metabolizma ve üreme sağlığı korunabilir. Özellikle gebelik planlayan ya da gebe olan kadınlarda erken teşhis, hem anne hem de bebek sağlığı açısından önemli avantajlar sağlar" dedi.



Hastaya özel tedavi ömür boyu sürebilir


Tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren Şahin, ifadelerini şu şekilde sürdürdü:


"Hashimoto hastalığında tedavi, eksik olan tiroid hormonunun yerine konmasına dayanır. Bu tedavi kişiye özel olarak planlanır ve çoğu hastada uzun süreli, genellikle ömür boyu devam eder. Vitamin ve mineral kullanımı ise her hasta için rutin olarak önerilmez. Ancak eksiklik tespit edilmesi durumunda D vitamini, B12, selenyum, çinko ve demir gibi destekler mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Genel olarak Hashimoto hastalığı, erken tanı ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Uygun tedavi ve sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde hastaların yaşam kalitesi korunabilir."



Sebze ağırlıklı beslenmek Hashimoto tiroiditi riskini azaltır


Son olarak yaşam tarzı değişikliklerine dikkat çeken Prof. Dr. İbrahim Şahin, şu önerilerde bulundu:


"Hashimoto tiroiditi, uzman doktor kontrolünde yaşam değişiklikleriyle kontrol altına alınabilir. Glutensiz diyet yaklaşımı her hastada gerekli olmayabilir; ancak eşlik eden bir çölyak hastalığı veya gluten duyarlılığı varsa uygulanmalıdır. Hastalıktan korunmak ve süreci yönetmek için şu öneriler etkili olabilmektedir: Sebze ağırlıklı beslenmek, yeterli protein ve sağlıklı yağ tüketmek, işlenmiş gıdalardan kaçınmak, aşırı iyot tüketiminden uzak durmak, şeker ve rafine karbonhidratları azaltmak, tütün ve türevi ürünleri kullanmamak, stres yönetimine dikkat etmek, düzenli uyku alışkanlığı oluşturmak ve gereksiz takviyelerden kaçınmak."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BHİD’de bayrak değişimi Bursa Halkla İlişkiler Derneği (BHİD), genel kurul toplantısıyla yeni dönem yönetimini belirledi. Daha önce üç dönem dernek başkanlığı görevini üstlenen Serdar Ömeroğulları, yeniden başkanlığa seçildi. Nilüfer Karaman Dernekler Yerleşkesinde düzenlenen genel kurulda, dernek üyelerinin yoğun katılımı dikkat çekti. Mevcut Başkan Gülşah Cebelli yönetiminde genel kurula giden dernekte seçimler, tek liste ile gerçekleştirildi. Genel kurul kapsamında sunulan faaliyet raporu, denetleme raporu ve mali raporlar üyelerin oybirliği ile ibra edildi. Toplantıda konuşan Cebelli, görev süresi boyunca hayata geçirilen çalışmalar hakkında bilgi vererek yeni yönetime başarı dileklerini iletti. Daha önce üç dönem dernek başkanlığı görevini üstlenen Serdar Ömeroğulları, yeniden başkanlığa seçildi. Ömeroğulları’nın önceki döneminde hayata geçirilen ve Bursa’nın tanıtımına önemli katkı sağlayan HİÇ Ödülleri (Halkla İlişkiler Çalışmaları Ödülleri) ise 2013 yılından bu yana sektörün önemli organizasyonları arasında yer alıyor. Genel kurulda yaptığı konuşmada derneğin 1992 yılından bu yana kesintisiz faaliyet gösterdiğini hatırlatan Ömeroğulları, geçmiş dönem yönetimlerine katkılarından dolayı teşekkür etti. Halkla ilişkiler mesleğinin stratejik önemine vurgu yapan Ömeroğulları, Bursa’da aktif olarak faaliyet gösteren tüm iletişim profesyonellerini dernek çatısı altında buluşmaya davet ederek, "Mesleğimizin gelişimi ve kurumsal gücünün artırılması için birlik ve dayanışma büyük önem taşıyor. Tüm meslektaşlarımızı derneğimize sahip çıkmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı. Genel kurul sonucunda oluşan yeni yönetim kurulunda şu isimler yer aldı; "Ahmet Akhan, Sena Er, Metin Baykal, Seda Şen, Begüm Bakioğlu, Buket Yamanlar, Seray Gül, Ramazan Gültaş ve İlknur Çatak Şen. Denetleme Kurulu ise Bülent Sezgin, Ahmet Aydın, Ferdi Yılmaz, Elif Sezgin, Nadir Tülek ve Sevgi Yalçın. Derneğin Yüksek İstişare Kurulu’nda ise Vehbi Varlık, Zeyyat Sabuncuoğlu, Kenan Kibar, Murat Kuter ve Gülşah Cebelli Öncel." Yeni dönemde BHİD yönetiminin; mesleki dayanışmayı güçlendiren projeler, eğitim programları ve sektörel iş birlikleriyle Bursa’daki iletişim sektörüne katkı sunmayı hedeflediği belirtildi. Derneğin, halkla ilişkiler mesleğinin saygınlığını artırmaya yönelik çalışmalarına hız kesmeden devam edeceği ifade edildi.
Ankara TOKİ, TSE’nin Temelli Kampüsü’nü tamamladı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkiye’nin sanayi üretim standartlarını uluslararası seviyeye taşıyacak Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Temelli Kalite Kampüsü’nün inşasını tamamladı. Sıfır atık uyumlu, enerji verimli ve sürdürülebilir mimariye uygun inşa edilen kampüs önümüzdeki günlerde faaliyete geçecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Ankara’nın Sincan ilçesi Temelli mevkiinde inşa ettiği TSE Temelli Kalite Kampüsü’nün yapımını tamamladı. Türkiye’nin sanayi üretim standartlarını uluslararası seviyeye taşıması ve kalite kontrol süreçlerine büyük katkı sağlayacağı planlanan kampüs, 303 bin 749 metrekarelik alanda inşa edildi. Son teknolojilerle donatılmış kampüs binası, sıfır atık uyumlu, enerji verimli ve sürdürülebilir mimariye uygun olarak akıllı bina şeklinde tasarlandı. Kücet: "Modern standartlarda testler yapılabilecek" TOKİ Uzmanı Furkan Kücet, proje ile ilgili şu bilgileri verdi: "Bu alan içerisinde 7 laboratuvar, 1 idari bina, 1 sosyal tesis, 1 muayene ve gözetim binası, 1 katı atık deposu, 1 gündüz bakımevi bir de 848 araçlık açık ve kapalı otopark mevcut. Bunun yanı sıra peyzaj olarak 11 bin 524 ağaç kampüs içinde yer alıyor. Kampüste Türk Standartları Enstitüsü ile koordineli olarak belirlediğimiz en modern standartlarda testlerin yapılabileceği kimya, elektroteknik, gıda, yapı, kalibrasyon, enerji ve metal laboratuvarları yer alıyor."
Aydın AYTO, Aydın’ın ’Coğrafi İşaretli’ ürünlerini Antalya’da tanıttı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği öncülüğünde Antalya’da düzenlenen YÖREX Fuarı’nda Aydın Ticaret Odası, başta AB tescilli Aydın İnciri olmak üzere kentin yöresel ürünlerini tanıtarak üreticilerle sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle bu yıl 14’üncü kez düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX), TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katıldığı törenle Antalya Fuar Merkezi’nde açıldı. Aydın Ticaret Odası (AYTO), Avrupa Birliği coğrafi işaret tescilli Aydın İnciri başta olmak üzere Aydın’ın yöresel ürünlerinin sergilendiği standıyla 4 gün süren fuarda yer aldı. Açılış törenine TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve AYTO Başkanı Hakan Ülken, AYTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sertuğ Yakan, Yönetim Kurulu Üyeleri Belgin Çekmen Altay ve M. Nuri Tuncal ile Genel Sekreter İlknur Kahraman katıldı. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, YÖREX’in yöresel ürünlerin tanıtımına, markalaşmasına ve coğrafi işaret bilincinin gelişmesine büyük katkı sağladığını belirterek, Türkiye’de coğrafi işaretli ürün sayısının son 16 yılda 18 kat artarak bin 800’ün üzerine çıktığını ifade etti. Hisarcıklıoğlu, 46 ürünün de Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili aldığını, birçok ürünün ise sırada bulunduğunu söyledi. "Yöresel ürünler korunuyor ve markalaşıyor" TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve AYTO Başkanı Hakan Ülken, YÖREX’in birkaç saatte tüm Anadolu’yu gezme imkanı sunduğunu belirterek, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu önderliğinde 14 yıldır düzenlenen fuarın milli değerlerin korunması, markalaştırılması ve ticarileştirilmesi açısından önemli bir organizasyon olduğunu vurguladı. Ülken, AYTO olarak coğrafi işaretli ürünlerde katma değer oluşturma, sürdürülebilirliği artırma ve üyeleri bilinçlendirme çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Başkan Ülken, başta AYTO tarafından Türk ve Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili alınan Aydın İnciri olmak üzere Aydın’ın önemli ürünlerini tanıtmak amacıyla fuarda yer aldıklarını söyledi. 4 gün süren fuarda üreticiler ve firmalar, ulusal market zincirleri, e-ticaret platformları ve restoran zincirleriyle bir araya gelme fırsatı buldu.
İstanbul Petrol Ofisi, Motobike İstanbul’da motosiklet sürücüleri ile buluştu Petrol Ofisi Grubu, Motobike Fuarı’nda motosikletler için özel olarak geliştirdiği yüksek performanslı Maximoto yağlarını tanıttı. Ayrıca güvenli sürüş alanında tanınan eğitmen Zafer Akçay da fuar boyunca stantta bulunarak motosiklet tutkunlarına sürüş teknikleri ve güvenlik konularında bilgi verdi. Türkiye akaryakıt ve madeni yağ sektörünün önde gelenlerinden Petrol Ofisi Grubu, Motobike Fuarı’nda bu yıl da motosiklet tutkunlarıyla bir araya geldi. 22-25 Nisan tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını ziyaretçilere açan fuar, motosiklet sürücülerini ve dünyanın önde gelen üreticilerini bir araya getirdi. Motosiklet ekosistemine yönelik özel çözüm ve ürünler geliştiren Petrol Ofisi’nin uzmanları fuarda yüksek performans ve üstün motor koruması sunan Maximoto motosiklet yağlarını tanıttı. Ziyaretçiler, şirket standını ziyaret ederek markanın ileri teknoloji ile üretilen ürünleri hakkında detaylı bilgileri alma imkanı buldu. Şirketin bu yılki sürprizlerinden biri de Türkiye’de motosiklet kültürü ve güvenli sürüş eğitimleri denildiğinde akla ilk gelen isimlerden uzman eğitmen Zafer Akçay oldu. Motosiklet İleri ve Güvenli Sürüş Akademisi Kurucusu Akçay, fuarın açık olduğu dört gün boyunca stantta misafirlerle bir araya gelerek soruları yanıtladı, sürüş tekniklerinden ileri seviye güvenlik detaylarına kadar merak edilen pek çok konuda tecrübelerini ve bilgilerini paylaştı.