GÜNDEM - 06 Ekim 2025 Pazartesi 13:15

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "9 bin kültür varlığı geri iade edildi"

A
A
A
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "9 bin kültür varlığı geri iade edildi"

Bodrum’da düzenlenen ICOM Kırmızı Liste Risk Altındaki Kültür Varlıkları Türkiye Programı’nda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yurt dışına kaçırılmış eserlerin iadesini sağlamak için çalıştıklarını ifade ederek, "Türkiye olarak bu cephede çok ciddi başarılar elde ettik. Son sekiz yılda 9 binden fazla kültür varlığımızın iade edilmesini sağladık" dedi.


ICOM Kırmızı Liste Risk Altındaki Kültür Varlıkları Türkiye Programı’ tanıtımı Bodrum’da Bardakçı Koyu’ndaki Azka Otel’de gerçekleştirildi. Prpgramın açılış konuşmasını Amerikan Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Dr. Elif Denel yaptı. Ardından kürsüye çıkan ICOM Başkanı Emma Nardi, kültürel mirasın korunmasının önemine dikkati çekerek bu konuda yaptıkları çalışmaları aktardı. 9 binden fazla kültür varlığımızın iade edilmesini sağladık.


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kültürel mirasın korunması yolunda tarihi bir adım atıldığını ifade ederek, şunları dile getirdi:


"Bugün, kültürel mirasımızın korunması yolunda tarihi bir adım olan "ICOM Kırmızı Liste-Türkiye" çalışmasının tanıtımı vesilesiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Kültür varlığı kaçakçılığı, eserleri bağlamından koparan ve bilimsel verilerin yok olmasına sebep olan organize bir suçtur. Bu suç günümüzde ulusal güvenlik ile ilişkilendirilmekte, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından da terörün finansmanında kullanılan bir enstrüman olarak tanımlanmaktadır. Türkiye bu suçla mücadeleyi hem emniyet, jandarma ve gümrük birimlerimiz eliyle ulusal düzeyde hem de uluslararası iş birlikleri aracılığıyla küresel ölçekte kararlılıkla sürdürmektedir. Bu mücadelenin farklı cepheleri var."



"Son 8 yılda 9 binden fazla kültür varlığımızın iade edilmesini sağladık"


"Yurt dışına kaçırılmış eserlerin iadesini sağlamak bunlardan bir tanesi ve Türkiye olarak bu cephede çok ciddi başarılar elde ettik" diyen Bakan Ersoy, "Son sekiz yılda 9 binden fazla kültür varlığımızın iade edilmesini sağladık. Bu alanda, farklı ülkelerle imzaladığımız anlaşmalar ciddi fark oluşturmuştur. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri ile yürüttüğümüz yakın iş birliği sayesinde, Marcus Aurelius heykeli de dahil olmak üzere pek çok eserimiz ülkemize dönmüştür. Yine bu yıl haziran ayında, İsviçre makamlarının titiz çalışmaları ve iş birliği sayesinde bu ülkede ele geçirilen 7 tarihi eserimizin iadesini sağladık. İnşallah bugün bu eserlerin tanıtımını da gerçekleştireceğiz. Tabii biz bu alanda bir yandan kendi eserlerimiz için mücadele verirken bir yandan da ülkemizde ele geçirilen ve bilimsel verilerle kökeni belirlenen eserlerin ait oldukları topraklara dönmesi için güçlü ve yapıcı bir iş birliği yürütüyoruz. Bu doğrultuda İran, Irak, Kazakistan, Mısır, Peru ve Çin’e çok kıymetli eserler iade edilmiştir. Şüphesiz bu iş birlikleri ve elde edilen kazanımlar çok önemli, çok değerli. Ancak ideal olan, bizim ve diğer ülkelerin bu mücadeleyi vermesine hiç gerek kalmamasını sağlamaktır. Bunun da yolu, eserleri köken ülke sınırları dışına çıkmadan koruyabilmekten geçiyor" diye konuştu.



"ICOM uzmanları ile müzecilerimizin birlikte yürüttüğü titiz bir çalışmanın ürünüdür"


ICOM Kırmızı Liste uygulamasının büyük bir önem taşıdığını aktaran Bakan Ersoy, "Öncelikle Kırmızı Liste’ye dair şu yanlış kanıyı düzeltmek isterim. Bu liste kaybolmuş eserlerin bir envanteri. İş işten geçtikten sonra hazırlanan bir kayıp listesi kesinlikle değildir. Kırmızı Liste, kaçakçılık riski yüksek eser türlerini tanımlayan ve kolluk kuvvetleri, gümrük birimleri, müze profesyonelleri ile sanat piyasası aktörleri için rehber görevi gören bir farkındalık aracıdır. 2000 yılından bugüne pek çok ülke için yayımlanmış ve kültür varlığı kaçakçılığını önlemede etkili sonuçlar doğurmuştur. Türkiye için hazırlanan Kırmızı Liste, ICOM uzmanları ile müzecilerimizin birlikte yürüttüğü titiz bir çalışmanın ürünüdür. Bu süreçte kaçakçılıkla mücadele dairemiz pek çok müzemizle yakın iş birliği içinde çalışmış; doğru eserlerin listeye alındığından emin olmak için çeşitli kriterler gözetmiştir. Kolluk kuvvetlerince en çok hangi eser tiplerinin yakalandığına, yurt dışında en sık hangi eserlerimizin tespit edildiğine dair analizler dikkate alınmış, böylece hangi eserlerin daha fazla risk altında olduğu ortaya konmuştur" şeklinde konuştu.



"Son beş yılda 900 bini aşkın eser, yurt dışına çıkarılmadan müzelerimize kazandırılmıştır"


Bu süreçte emek veren müze müdürlerine teşekkür eden Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sözlerine şöyle devam etti:


"Söz konusu müzelerimiz, Türkiye’nin bütün bölgelerini temsil eden ve kültürel çeşitliliğimizin en büyük güvencesi olan kurumlardır. Onların titiz çalışmaları sayesinde ICOM Kırmızı Liste -Türkiye yalnızca risk altındaki eser tiplerini ortaya koymakla kalmamış, aynı zamanda ülkemizin kültürel zenginliğini ve bölgesel çeşitliliğini de yansıtmıştır. Bu önleyici araç, aynı zamanda ülkemizin kurumsal kapasitesini güçlendiren adımlarla da tamamlanmaktadır. 2020 yılında kurulan Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığı, uzman kadrolarıyla yalnızca operasyonel düzeyde değil, aynı zamanda halkımıza yönelik farkındalık çalışmalarıyla da öne çıkmaktadır. Çünkü biliyoruz ki kültürel mirasımızın korunmasında her bireyin katkısı değerlidir. Mücadelemizde güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonları da vazgeçilmez bir yer tutmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğümüzün Anadolu, Miras ve Define operasyonları, Jandarma Genel Komutanlığımızın kaçak kazılara karşı caydırıcı tedbirleri ve Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğümüzün sınır kapılarındaki etkin çalışmaları sayesinde son beş yılda 900 bini aşkın eser, yurt dışına çıkarılmadan müzelerimize kazandırılmıştır. Altını bir kez daha çizmek isterim ki kültür varlığı kaçakçılığı, doğası gereği uluslararası ve organize bir suçtur. Dolayısıyla bu suça karşı mücadelenin başarıya ulaşması için uluslararası iş birliğinin ve dayanışmanın tesis edilmesi şarttır. Bakanlığımız, ICOM, uluslararası meslektaşlarımız, kolluk kuvvetlerimiz ve kültür profesyonellerimiz olmak üzere bu ortak bilinçle bugün burada bir araya gelmiş olan bizler, kültür varlıklarının ait oldukları topraklarda korunması yönündeki ortak irademizi bir kez daha tüm dünyaya ilan ediyoruz. Birlikte bu mücadeleyi kazanacağımızdan şüphem yoktur."


ICOM yetkililerine de teşekkür eden Bakan Ersoy, "Emma Nardi’nin şahsında, bu çalışmalara destek veren ICOM’un değerli yetkililerine, özellikle Sayın Sophie Dölapiyer ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Aynı şekilde, finansmanı Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği tarafından sağlanan ve Amerikan Araştırma Enstitüsü Türkiye Ofisi aracılığıyla bize aktarılan destek de bu projenin gerçekleşmesinde büyük rol oynamıştır. Böylesi değerli projelerin, ülkelerimiz arasında 2021 yılında imzalanan ikili mutabakat zaptıyla sağlanan iş birliği sayesinde hayata geçtiğini görmekten büyük memnuniyet duyuyorum. ABD Büyükelçiliğine ve Dr. Elif Denel’in şahsında ARIT yetkililerine teşekkür ediyorum. Şüphesiz ki Kırmızı Liste’miz, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede ülkemize olduğu kadar uluslararası topluma da ciddi katkılar sunacaktır. Yürüttüğümüz iş birliklerinin herkese örnek olmasını temenni ediyorum. ‘ICOM Kırmızı Liste-Türkiye’nin tanıtımı vesilesiyle bir aradayız ancak birlikteliğimiz bununla sınırlı kalmayacak. Bu toplantımızı da kapsayan ve iki gün sürecek olan zengin bir programa ev sahipliği yapıyoruz. Bugün gerçekleştirilecek farklı oturumlarda Kırmızı Liste’nin etkin kullanımına dair tartışmalar yapılacak, kurumlar arası iş birliği deneyimlerimiz ele alınacak ve müzelerin toplumla iletişimdeki rolü üzerinde durulacak. Yarın ise Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi ve Latmos gibi sahada yapılacak ziyaretlerle programımız tamamlanacak. İnanıyorum ki bu yoğun ve zengin içerik, hepimiz için hem teorik hem de pratik açıdan değerli bir öğrenme ve paylaşma fırsatı olacaktır. Bu düşüncelerle konuşmamı noktalarken, kültür varlıklarının yalnızca geçmişimizin değil, kimliğimizin ve geleceğimizin de taşıyıcıları olduğunu hatırlatmak isterim. Farklı coğrafyalarda ve çağlarda üretilmiş olsalar da bizlere ortak bir hikâyeyi hatırlatırlar. Onları korumak, insanlığın ortak değerlerini korumaktır" ifadelerini kullandı.


Programa, Bakan Ersoy’un yanı sıra Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin de aralarında olduğu çok sayıda davetli katıldı.



Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "9 bin kültür varlığı geri iade edildi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Başkan Tetik, Güzelköy’de vatandaşlarla buluştu Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik, vatandaşlarla doğrudan iletişim kurmak amacıyla başlatılan "Halk Buluşmaları" programı kapsamında Güzelköy Mahallesi’ni ziyaret etti. Mahalle sakinleriyle bir araya gelen Başkan Tetik, vatandaşların talep, öneri ve sorunlarını yerinde dinleyerek çözüm odaklı değerlendirmelerde bulundu. Programa Güzelköy Mahalle Muhtarı İbrahim Irmak da katıldı. Mahallenin öncelikli ihtiyaçlarını Başkan Tetik’e aktaran Muhtar Irmak, özellikle yol, çevre düzenlemesi ve sosyal alanlarla ilgili beklentileri dile getirdi. Vatandaşlar da mahallede yaşanan sorunları birebir aktararak belediyeden isteklerini ifade etti. Toplantı boyunca vatandaşlarla tek tek görüşen Başkan Tetik, belediye ekiplerinin sahada aktif olarak çalıştığını belirterek sorunların çözümü için ilgili birimlere gerekli talimatların verileceğini söyledi. Mahalle ziyaretlerinin düzenli olarak devam edeceğini ifade eden Tetik, vatandaşın görüş ve önerilerinin belediyecilik hizmetlerinde önemli bir yol haritası oluşturduğunu vurguladı. Nazilli Belediyesi’nin hizmet anlayışının vatandaş odaklı olduğunu belirten Başkan Dr. Ertuğrul Tetik; "Bizim belediyecilik anlayışımız; makamda beklemek değil, vatandaşımızın yanında olmak, sorunları yerinde tespit edip kalıcı çözümler üretmektir. Nazilli’mizin her mahallesine eşit hizmet götürmek, hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Birlikte konuşacak, birlikte üretecek, birlikte daha güzel bir Nazilli inşa edeceğiz" dedi.
Muğla Menteşe Cumhuriyet Ortaokulu hokey takımı Türkiye üçüncüsü oldu Osmaniye’de düzenlenen Okul Sporları Hokey Yıldız Kızlar Türkiye Şampiyonası’nda mücadele eden Muğla Menteşe Cumhuriyet Ortaokulu, turnuvayı Türkiye 3.’sü olarak tamamladı. Muğla temsilcisi Menteşe Cumhuriyet Ortaokulu, okul sporlarında elde ettiği tarihi başarıyla kentin gururu oldu. 12-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında Osmaniye’de gerçekleştirilen Okul Sporları Hokey Yıldız Kızlar (Ortaokul) Türkiye Şampiyonası’nda Muğla’yı temsil eden takım, turnuvadan kupayla döndü. Şampiyona boyunca sahada üstün bir performans sergileyen Menteşe Cumhuriyet Ortaokulu Hokey Takımı, çıktığı zorlu müsabakalarda 5 galibiyet ve 2 mağlubiyet alarak turnuvanın en dikkat çeken ekiplerinden biri oldu. Üçüncülük maçında Diyarbakır Kazım Karabekir Ortaokulu ile karşı karşıya gelen Muğla temsilcisi, sahadan 2-0’lık net bir skorla galip ayrılarak Türkiye üçüncülüğü derecesini Muğla’ya kazandırdı. Turnuvanın ardından açıklamalarda bulunan Menteşe Cumhuriyet Ortaokulu Hokey Takımı Kaptanı Dilan Azra Akpınar, elde ettikleri dereceden dolayı mutlu ve gururlu olduklarını belirtti. Takım arkadaşlarıyla birlikte büyük bir emek verdiklerini ifade eden başarılı kaptan Akpınar, "Bu sene çok iyi mücadele ederek Türkiye üçüncüsü olduk ve kürsüye çıktık. Ancak burada kalmayacağız; bu seneki tecrübemizle önümüzdeki yıl hedefimiz kupayı Muğla’ya şampiyon olarak getirmek" diyerek gelecek sezon için iddialarını ortaya koydu. Osmaniye’de sergiledikleri başarılı grafik ve oynadıkları göze hoş gelen hokeyle turnuvaya damga vuran Menteşe Cumhuriyet Ortaokulu, bu sonuçla hem okullarının hem de Muğla’nın adını Türkiye kürsüsüne yazdırmış oldu.
Antalya Evden işe giderken yürüdüğü 12 kilometrelik yolla atletizme merak sardı Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaşayan işitme engelli genç sporcu Müslüm, karate, judo, güreş ve atletizm yapıyor, işyerine atı ile gidip geliyor. Mersin de gerçekleştirilen TİESEF Atletizm Türkiye Şampiyonası’nda 3 farklı branşta yarışan Manavgatlı sporcu, 5 bin metrede 2’nci, 3 bin metrede 3’üncü, 1500 metre de ise 5’inci oldu. 28 Ağustos 2007’de Gaziantep’in Nizip ilçesinde doğan, emekli öğretmen olan merhum dedesi Müslüm Aslan’ın ismini alan Müslüm Beraat Aslan, henüz 4 yaşındayken ailesi ile birlikte Manavgat’a gelerek burada yaşamaya başladı. Doğançam İlköğretim Okulu’nun ardından sırasıyla Şehit Uğur Yıldız İmam Hatip Ortaokulu ve Meslek Lisesi’ne devam eden Aslan, bir taraftan eğitimine devam ederken diğer taraftan da Manavgat Sanayisi’nde tamirhanede çırak olarak çalışmaya başladı. Spora 6 yaşında Karate-Do yaparak başlayan, daha sonra judo yapan Aslan, yaptığı spor dallarına güreşi de ekledi. Aradığı spor dalının güreş olduğuna karar vererek 2023 yılı Mayıs ayında Manavgat Belediyesi Güreş Eğitim Merkezi’nde Ercan Keskin nezaretinde çalışmalarına başladı. Bütün bu sporları yaparken ailesiyle birlikte yaşadığı Demirciler Mahallesi’nden Manavgat’a 12 kilometrelik yolu yürüyerek gidip gelmeye, ardından bu yürüyüşleri koşuya dönüştürmeye başladı. Zaman zaman da at binerek gidip geldi. 5 farklı spor branşında dereceleri var Güreşteki Türkiye birinciliklerinin ardından 12 Nisan tarihinde Ankara’da yapılan Judo Türkiye Şampiyonası’nda birincilik kazanan Müslüm Beraat Aslan, 9-10 Mayıs’ta Mersin’de gerçekleştirilen Atletizm Şampiyonası’nda ise çeşitli kategorilerde ikincilik, üçüncülük ve beşincilik kazandı. Külcüler Mahallesi’ndeki evlerinden atıyla çıkıp işten atıyla dönen işitme engelli Müslüm Beraat Aslan, "2013 yılında Emine hocamın nezaretinde Karate-Do sporuna başladım, merhum Dursun Bulut hocamla devam ettim. 2023 yılında Ercan Keskin hocamla Manavgat Belediyesi Güreş Kulübü’nde güreş sporuna başladım. Kısa süre sonra da judo ile ilgilenmeye başladım" dedi. Atı ile işe gidiyor Evi ile iş yeri arasında bulunan 12 kilometrelik yolu önce yürüyerek ardından koşarak gidip gelmeye başladığını ve bu sayede atletizm ile de ilgilenmeye başladığını belirten Aslan, "Güreş idmanlarına Külcüler Mahallesi’nden 12 kilometreyi yürüyerek ve koşarak gidip gelmeye başladım. Bu sayede atletizm ile ilgilendim ve yarışmalara katıldım. Sanayide çalışırken işe zaman zaman atımla gidip geliyordum. Manavgat’ta yapılan at yarışlarında dereceye girdim. 5 ayrı spor dalında aynı anda yarışmalara katılmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu arada kalan zamanımda hayvancılıkla geçimini sağlayan aileme yardım ediyorum" ifadelerini kullandı.
İzmir Heliton, Göztepe’ye veda etti Göztepe’nin Brezilyalı savunma oyuncusu Heliton, sarı-kırmızılı kulüple sözleşmesinin sona ermesinin ardından sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımla takıma veda etti. Göztepe’nin 2023-2024 sezonu ara transfer döneminde kadrosuna kattığı Brezilyalı savunma oyuncusu Heliton, sarı-kırmızılı ekiple kısa sürede 1. Lig’den Süper Lig’e yükselme sevinci yaşadı. O dönem 1. Lig’i ikinci sırada tamamlayan İzmir temsilcisinde gösterdiği performansla dikkat çeken deneyimli oyuncu, takımın vazgeçilmez isimlerinden biri haline geldi. Brezilyalı savunma oyuncusu, 2024-2025 sezonunda da Süper Lig’de ilk 11’in değişmez oyuncuları arasında yer alırken, bu sezon da takımın en önemli parçalarından biri olmayı sürdürdü. Başarılı bir sezon geçiren 30 yaşındaki oyuncu, buna rağmen sarı-kırmızılı yönetimin sözleşme uzatma teklifine olumlu yanıt vermedi. Böylece serbest oyuncu konumuna gelen Heliton, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Göztepe’ye veda etti. Deneyimli stoper, Göztepe’de geçirdiği 2.5 yılın kendisi için çok özel ve unutulmaz olduğunu belirtirken, sarı-kırmızılı taraftarların verdiği desteği hiçbir zaman unutmayacağını ifade etti. Öte yandan Heliton, Göztepe formasıyla toplam 90 maça çıktı. Brezilyalı savunma oyuncusu bu karşılaşmalarda 3 gol ve 3 asistlik katkı sağlarken, sahada 7 bin 603 dakika kaldı. Deneyimli stoper, bu süreçte 21 sarı kart ve 1 kırmızı kart gördü. "Göztepe, çok özel bir yere sahip" Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ‘Kelimelere dökmesi zor anlardan birini yaşıyorum’ ifadeleriyle sözlerine başlayan Heliton, "2 buçuk yıl boyunca bu formayı giyip bu kulübü her gün tüm duygularımla yaşayarak geriye baktığımda, kalbim sadece minnettarlıkla dolu. Göztepe taraftarına sonsuz teşekkürler. Her şey için. En güzel anlarda verdiğiniz destek için, ama özellikle zor zamanlarda bizi asla yalnız bırakmadığınız için. İlk günden itibaren bana ve aileme kendimizi evimizde hissettirdiniz. Tribünlerden yükselen her tezahürat, her mesaj ve her sevgi gösterisi sonsuza kadar benimle kalacak. Ayrıca takım arkadaşlarıma, teknik ekibe, kulüp çalışanlarına, yönetime ve bu kulübün bir parçası olan herkese teşekkür ederim. Futbol insanlarla güzeldir ve ben bu yolu böyle özel insanlarla yürüdüğüm için çok şanslı hissediyorum. Burada kariyerimin en unutulmaz anlarını yaşadım. Birlikte çok özel başarılar yaşadık ve Süper Lig’e yükselmek bunların en anlamlılarından biriydi. Unutulmaz sevinçler, zor zamanlar, baskılar, mücadeleler, zaferler ve hayat boyu benimle kalacak dersler yaşadım. Göztepe’de sadece futbolcu olarak değil, insan olarak da çok büyüdüm. Futbolun içinde başlangıçlar ve vedalar var. Bugün bu hikâyeyi kalbimde huzurla ve elimden gelenin en iyisini verdiğimi bilerek kapatıyorum. Saygıyla, minnetle ve birlikte başardıklarımızla gurur duyarak ön kapıdan ayrılmak benim için çok değerli. Göztepe her zaman benim hikâyemde ve ailemin kalbinde çok özel bir yere sahip olacak. Her şey için teşekkür ederim" ifadelerine yer verdi.
İstanbul İstanbul, Avrupa kupaları finallerinde beşinci kez ev sahibi UEFA Avrupa Ligi finalinde Alman temsilcisi Freiburg ile İngiliz ekibi Aston Villa, çarşamba günü Beşiktaş Park’ta karşı karşıya gelecek. İstanbul, bu organizasyonla birlikte Avrupa kupalarında beşinci kez bir finale ev sahipliği yapacak. UEFA Avrupa Ligi finalinde Alman temsilcisi Freiburg ile İngiliz ekibi Aston Villa karşı karşıya gelecek. Beşiktaş Park’ın ev sahipliğinde oynanacak final, çarşamba günü saat 22.00’de başlayacak. Bu mücadeleyle birlikte İstanbul, Avrupa kupalarında 5. kez bir finale ev sahipliği yapacak. İlk final 2005’te 2005 yılında Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda oynanan ve UEFA Şampiyonlar Ligi tarihinin en unutulmaz finallerinden biri olarak gösterilen Liverpool - Milan karşılaşması, İstanbul’un ev sahipliğinde gerçekleşen ilk final müsabakasıydı. İtalyan ekibi Milan’ın ilk yarısını 3-0 önde kapattığı, ancak İngiliz temsilcisinin ikinci yarının ilk 15 dakikasında 3-3’lük eşitliği yakaladığı maçta kazananı penaltı atışları belirledi. Liverpool, penaltılar sonucu 6-5 galip gelerek unutulmaz bir zaferle kupanın sahibi oldu. Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nda UEFA Kupası finali İstanbul’daki bir diğer final ise Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nda oynandı. 20 Mayıs 2009’da yapılan UEFA Kupası finalinde Ukrayna’nın Shakhtar Donetsk takımı ile Almanya’nın Werder Bremen ekibi karşı karşıya geldi. Shakhtar Donetsk’in 25. dakikada Luiz Adriano’nun golüyle 1-0 öne geçtiği, ardından 35. dakikada Naldo’nun attığı golle Werder Bremen’in 1-1’lik beraberliği yakaladığı mücadelenin normal süresi 1-1 sona erdi. Ukrayna temsilcisi, karşılaşmanın 97. dakikasında Jadson’un kaydettiği golle şampiyonluğa ulaştı. Mircea Lucescu’nun çalıştırdığı Ukrayna’nın Shakhtar Donetsk, böylelikle tarihinde ilk kez bir Avrupa Kupası kazanmış oldu. Bu kupa aynı zamanda Ukrayna takımlarının elde ettiği ilk UEFA Kupası olarak da tarihe geçti. Liverpool, İstanbul’da ikinci kez şampiyon 2018-2019 UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonu Liverpool ile 2018-2019 UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Chelsea, UEFA Süper Kupa’yı kazanmak için Beşiktaş Park’ta mücadele etti. İki İngiliz kulübünün maçının normal süresi 1-1’lik eşitlikle bitti. Uzatma devrelerinin de 2-2’lik eşitlikle bitmesinin ardından penaltı atışları sonucunda 5-4’lük skor ile Liverpool, UEFA Süper Kupa’yı müzesine götürdü. Liverpool, 2005 yılındaki Şampiyonlar Ligi zaferinin ardından İstanbul’daki bir finalden daha kupayla ayrılmayı başardı. Devler Ligi’nde final bir kez daha İstanbul’da İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadyumu, 18 yıl aranın ardından bir kez daha Devler Ligi’nde finale ev sahipliği yaptı. Bu kez finalde Türk asıllı İlkay Gündoğan’ın formasını giydiği İngiliz takımı Manchester City ile milli oyuncu Hakan Çalhanoğlu’nun top koşturduğu İtalya’nın Inter takımı kozlarını paylaştı. İlk yarısı golsüz biten maçın 68. dakikada Rodri’nin golüyle Manchester City, galibiyete uzanmayı başardı. Beşiktaş Park’ta ikinci final Beşiktaş Park, 2019 yılında Liverpool ile Chelsea arasında oynanan Süper Kupa finalinin ardından ikinci kez Avrupa kupalarında bir finale ev sahipliği yapacak. Aston Villa ve Freiburg arasındaki final müsabakasında İngiliz ve Alman taraftarların yanı sıra tüm Avrupa’nın gözü bir kez daha Dolmabahçe’de olacak. 2027 Konferans Ligi finali de Türkiye’de Bunun yanında gelecek sene UEFA Konferans Ligi finali de Türkiye’de oynanacak. Yapılan ilk planlamaya göre bu final maçının da Beşiktaş Park’ta yapılacağı belirtildi. Ancak daha sonra ise Ankara’da yapımı devam eden Yeni Ankara Stadyumu’nun yetişmesi ve UEFA’nın da onay vermesi halinde, 2027 UEFA Avrupa Konferans Ligi finalinin başkentte oynanacağı açıklandı.