KÜLTÜR SANAT - 26 Mart 2019 Salı 18:54

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: “Stratonikeia ikinci Efes olabilir”

A
A
A
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: “Stratonikeia ikinci Efes olabilir”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ilk antik kentlerden birisi olan Yatağan Stratonikeia Antik Kenti’nin ikinci bir Efes olabileceğini söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ilk antik kentlerden birisi olan Yatağan Stratonikeia Antik Kenti’nin ikinci bir Efes olabileceğini söyledi. Bakan Ersoy, "Aynı zamanda Yatağan bölgesinin turizm kaderi ile ilgili bir değişiklik oluşturabilir. Bir farkındalık oluşturabilir." dedi.



Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Muğla’da kazı çalışmaları devam eden ilk antik kentlerden birisi olan Yatağan Stratonikeia Antik Kenti’nde incelemelerde bulundu. Bakan Ersoy’u Vali Esengül Civelek, AK Parti Muğla Milletvekili Mehmet Yavuz Demir, AK Parti İl Başkanı Kadem Mete ve AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayı Dr. Mehmet Nil Hıdır eşlik etti. Strnatonikeia Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt’ten yapılan çalışmalar hakkında bilgi alan Bakan Ersoy, restorasyonu tamamlanan hamam ve camiyi gezdi. Bakan Ersoy, antik kent içindeki Gimnazyom, kuzey giriş kapısı, kazı evi ve kazı çalışmaları devam eden Antik Tiyatro’yu gezdi. Köy meydanında yöresel ürün satışı yapan vatandaşları da ziyaret eden Bakan Ersoy, Stratonikeia Antik Kenti’nin ikinci bir Efes olabileceğini, tarih ile yaşamın iç içe olabileceği ender antik kentlerden birisi olduğunu söyledi.



Stratonikeia Antik Kenti’nin çok özel bir kent olduğunu belirten Bakan Ersoy, “12 aylık kazı programına alınan ilk grup içinde Stratonikeia. Açıkçası milattan önce 1500’e dayanan 3 bin 500 yıllık bir tarihi var. Örnekli olan tarihinin geçmişi olması değil, tarihsel yaşamının uzun yıllara dayandığını görme şansı buluyorsunuz burada. Bir yerde milattan önce 1500’ü görürken, diğer taraftan milattan sonra 1000’i görebiliyorsunuz burada. Bunu farklı aşamaları ile görebiliyorsunuz. Stratonikeia çok önemli bir şehir. Sık sık ziyaret edeceğiz desteklediğimiz kazı başkanlıklarını ve onun çalışma bölgelerini. Artı başka ihtiyaçları da var. Biraz daha destek olma sözü verdim ben. Kamulaştırma kapsamındaki yerlerin kamulaştırmasını hızlı bir şekilde yapacağız. Stratonikeia çok farkındalık oluşturulmuş bir şehir. Aslında baktığımız zaman ikinci bir Efes bölgesi olabilir. Aynı zamanda da Yatağan bölgesinin turizm kaderi ile ilgili bir değişiklik oluşturabilir. Bir farkındalık oluşturabilir. Yatağan turizm ile anılan bir bölge değil, geçiş noktası. Aslında bütün özellikle kültürel ziyaret yapan Anadolu turları yapan turistik firmaların güzergahı tanıması gereken bir nokta. Birkaç yıl içinde yoğun ziyaretçi alacak hale getireceğiz.” diye konuştu.



“Antik kent meydanı yaşam merkezi olabilir”


Stratonikeia Antik Kenti’nin köy meydanı düzenlemesini çok beğendiğini söyleyen Turizm Bakanı Ersoy, “Ayrıca farklı bir uygulama da var burada. Tarih ile yaşamın iç içe olabileceği, günümüz yaşamının içinde olacağı bir ortam var. Ben köy meydanındaki çalışmalarını çok beğendim. Orayı da kısa zamanda hayata geçirip, aktif hale getirebilirsek sadece ziyaret değil, yaşam merkezi haline de gelebiliyor. Gelen ziyaretçilerin saatlerce kalabileceği, dinlenebilecekleri, ilginç bir ortam. Bugüne kadar gördüğüm hiçbir yerde böyle bir ortamı yakalayamamıştık.” şeklinde konuştu.



“Deniz, kum güneş değil, tarih de olacak”


Kazı bölgelerine yapılacak kazı destekleri ile ilgili de bilgi veren Bakan Ersoy, “Sadece kazı desteği vermeyeceğiz, tanıtım desteği de vereceğiz bu bölgeye. Ege Bölgesi’nin ayrışmasını istiyoruz biz, tarih ve sanat ile. Sadece deniz, kum ve güneşin olmasını istemiyoruz. Tarih ile beraber anılmasını istiyoruz. Elimizdeki en güzel örneklerden biri. O yüzden biz desteğe devam edeceğiz. İlave destek de vereceğiz. Zaten Valiliğimiz bu güne kadar çok sıkı destekleme yapmışlar çalışmalara. Şimdi Bakanlığın da yoğun desteği ile İnşallah birkaç yıl içinde çok değerli bir turizm noktasını Türkiye’ye kazandırmış olacağız.” ifadesini kullandı.



“Başarısız kazı başkanlarını değiştireceğiz”


12 aylık kazı çalışmalarını 20 proje ile başladıklarını belirten Bakan Ersoy, bu sayıyı her yıl 20 projeyi daha ilave edeceklerini söyledi. Bakan Ersoy, ilave ödenek talepleri olan kazı bölgeleri ile ilgili yaptığı açıklamada, “Kazı başkanı karar veriyor. Kazı başkanı bize oluşturduğu bütçeyi biz onaylayıp destek kapsamında ilave destek veriyoruz. Kazı başkanından bize gelecek. Şimdi zaten biz şöyle bir şey yapıyoruz. Bu ilk yılı biliyorsunuz. Bu sene 20 tane proje ile başladık. Minimum her yıl 20 tane proje buna ilave etmek ve 122 tane yerel kazı başkanlığı tarafından yapılan ören yerinin desteklenmesi var. Ama ikinci bir çalışmamız daha var. Taahhüdünü iyi yerine getiren kazı başkanlıklarına genişletilmiş destek vermek gibi. Yani 20 tane gelecek ama taahhüdünü çok güzel yerine getiren dosyasını doğru kapatan kazı başkanlıklarına daha geniş bir destek paketi kapsamında birkaç noktada çalışabilecekleri destekler vereceğiz. Kazı başkanının başarısına bağlı açıkçası. Ama başarılı olmayan kazı başkanlarını da değiştireceğiz onu da söyleyeyim.” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Lokanta ve kafelerde KDV oranında değişiklik Resmi Gazete’de Lokanta ve kafelerde yüzde 8 olan KDV, yüzde 10’a, yüzde 18 olan KDV’nin, yüzde 20’ye çıkarılmasına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Katma Deper Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğe göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 26 Nisan 2014 tarihli Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde yer alan ’yüzde 8’ ibarelerinin ’yüzde 10’, ’yüzde 18’ ibarelerinin ’yüzde 20’ olarak değiştirilmesine karar verildi. Buna göre, lokantaların hizmetlerini, et, su, meyve suyu gibi gıda malzemesi satışı göstererek yüzde 10 yerine yüzde 1 KDV ile faturalandırmasının önüne geçilecek. Hizmet sunan lokanta, kafe, pastane gibi işletmeler kendilerinin hazırlayıp sundukları yiyecek ve içecekler ile dışarıdan temin edilerek buralarda sattıkları ürünler için yüzde 10 oranında KDV hesaplayacak. Bu işletmelerin telefonla veya internet üzerinden sipariş suretiyle adrese gönderme, gel-al gibi yöntemlerle yaptıkları tüm satışlar da aynı kapsamda değerlendirilecek. Öte yandan, yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik işyeri ruhsatı bulunmadığı halde müşterilerine masa, oturma yeri, tezgah gibi servis yapılabilen alanlarda yiyecek ve içecek hizmetleri sunanların bu yerlerde yaptıkları satışlar da bu kapsamda olacak. Tebliğin yayımını izleyen ayın başında yürürlüğe gireceği belirtilirken hükümlerinin Hazine ve Maliye Bakanınca yürütüleceği belirlendi.
Bitlis Ahlat’ta ‘Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun’ anma programı düzenlendi Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun vefatının 5. yılında Bitlis’in Ahlat ilçesinde anıldı. Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun anısına “Tarihe Damga Vuranlar Haluk Dursun” anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın katkılarıyla Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği tarafından düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Valisi Erol Karaömeroğlu, “Haluk Dursun’un hatırasına sahip çıkan bu anlamlı program dolayısıyla sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün ülkemizin yetiştirmiş olduğu mümtaz bir ismi anmak üzere buradayız. Prof.Dr.Haluk Dursun’u ebedi aleme uğurlayalı tam 5 yıl oldu. Van Erciş’te kendi aracıyla seyir halindeyken meydana gelen elim bir trafik kazası sonucu maalesef hocamızı 19 Ağustos 2019 tarihinde kaybettik. Kültür birikimi ve hitabetiyle araştırmayı, bildiğini ve gördüğünü meraklısına aktarmayı seven, hayatını görevine adayan bir bilim insanıydı. Ahmet hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle, şükranla yad ediyorum. Değerli ailesine, dostlarına, mesai arkadaşlarına tekrar başsağlığı diliyorum. Rabbim Haluk hocamızdan razı olsun, mekanı ali olsun. Bu anlamlı buluşmanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, “Gerçekten bir ideal, ülkü ve niyet uğruna yola koyulanlardandı Haluk hoca ve bugün bizi burada bir araya getirdi. Bunu da yaparken bir mekan ve bellek ilişkisi kurmaya yönelik en önemli noktalardan birinde Ahlat’ta bizleri buluşturdu. Gerçekten nereden geldik nereye doğru yürüyeceğiz duygusunu bize pekiştirebilecek bir noktada bir araya gelmiş olduk” ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy’da, “Ahlatın maneviyatıyla gençliğin enerjisini bir araya getiren bu tarihi ve bu mukaddes şehirde Kubbet-ül İslam’da sizlerle beraber olmaktan tarihe adanmış, adanmış olduğu bir ülküsünde yol yürürken rahmeti rahmana kavuşmuş değerlerimizi anma vesilesiyle sizlerle olmaktan bende kıvanç duyuyorum. Ahlat’ı anlamak, tanımak ve bu değerler etrafında dertlenen Ahmet Haluk Dursun profili, şahsiyetleri, onun etrafında neşet etmiş yetiştirmiş olduğu gençlerin yeniden filizlenmesine iklim oluşturmaktır. Bizim muradımız ve mefkuremiz budur. Siyasetten de, devlet hayatından da anladığımızda budur, bu olmalıdır. Bu sebepten dolayı bugün bu saatte bu salonu dolduran her bir arkadaşım bu atmosferin bir parçası olmuştur. Bu programın hayat bulmasında dertlenerek Ahmet Haluk Dursun hocanın derdini kendine dert ederek yola çıkıp kamu imkanlarıyla bu iş yürümüyorsa milletle yürüyebiliriz, dernekleşiriz diyerek devletimizin kapısını çalarız diyerek yolculuğa başladı. Bugünün anlamını bir bütün halinde program bitene kadar hissedip yaşayalım” şeklinde konuştu. Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ferit İzci ise, “Bizim medeniyetlerimiz başka medeniyetlere benzemez. Bizim medeniyetlerimiz işte böyle şahsiyetler ve gençler üzerine inşa edilmiş ilelebet varlığını devam ettirecek medeniyetlerdir. Başka medeniyetlerin hayal bile edemeyecekleri zirvelere çıkmış olan ecdadın nesilleriyiz. Hayatını bu şekilde mücadeleyle geçiren başta sayın Ahmet hocamız olmak üzere bu ülkede ve coğrafyada yetişmiş değerlerli şahsiyetlere huzurlarınızda saygıyla ve minnet duyuyorum” dedi. Düzenlenen program hakkında gazetecilere açıklamada bulunan Anadolu Tarih ve Kültür Birliği Derneği Başkanı Doğan Güngör, “Kültür ve Turizm Bakan yardımcısıyken çok sevdiği Ahlat’ı ziyaretinin hemen sonrasında geçirdiği trafik kazasıyla hayatını kaybeden Prof.Dr.Ahmet Haluk Dursun hocayı anmak, Ahlat’ı anlatmak ve gençlerle hemhal olmka için buradayız. Dernek olarak hocamızı anmak üzere yaptığımız ikinci program. İlkini Çanakkale’de yine tarihimizin müstesna mekanlarından birinde, bugünde Ahlat’ta yaptık” dedi. Anma programına katılan Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kızı Nilay Dursun’da duygularını şöyle ifade etti; “Babamın hayatının son yıllarında özellikle çok önem verdiği Anadolu Tarih ve Kültür Birliği projesinin yaşatılıyor olabildiğini görmek gerçekten çok mutluluk verici. Yıllar önce babamın vefatından sonra tanıştığım bu değerli ekiple 5.yılında da bu tarz etkinliklerle bir araya gelmeyi sürdürüyoruz. Babamı anmayı, onun öğretilerini, gençlere aktarmaya çalıştığı bilgileri bir arada tekrar hatırlayarak belki yeni kitlelere aktarmaya çalışıyoruz. Bu gerçekten çok önemli. Dolayısıyla bu etkinliklerde desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü son sınıf öğrencisi Kenan Toprak Çatkın’da, “Ahlat’a ikinci gelişim. Bundan önce de bir program aracılığıyla gelmiştim. Haluk hoca bizde çok önemli ve derin etkiler bıraktı. Zaten bu etkileri panelimizde de anlatacağız” dedi. Yapılan konuşmaların ardından program Anadolu Kültür ve Tarih Birliği Derneği Musiki Grubunun Haluk Dursun’un sevdiği müzikleri seslendirmesiyle devam etti. Arından Ahmet Haluk Dursun hocayla anısı olan çeşitli üniversite öğrencilerin paneli ve BEÜ öğretim üyesi Doç.Dr.Hasan Buğrul’un Ahlat’taki tarihi mezar taşları üzerindeki övgü içerikli yazılar adlı sunumuyla program sona erdi. Anma programı sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirildi. Ahlat Halk Eğitimi Merkezi konferans salonunda düzenlenen anma programına Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, Bitlis İl Emniyet Müdürü Ortaç Şekeroğlu, Bitlis İl jandarma komutanı Tuğgeneral Eyüp Subaşı, bazı kurum amirleri, çok sayıda akademisyen, yazar, eğitimci ve öğrenci katıldı. Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun’un kaza sonucu vefatı 2019 yılında Malazgirt Zaferi’nin 948. yıl dönümü etkinlikleri öncesi Ahlat’ta gezi ve incelemelerde buluna merhum Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun, buradaki incelemeleri sonrası kara yoluyla Van’a hareket etmişti. Dursun’un içinde bulunduğu araç, Erciş’in Bayramlı Mahallesi yakınlarında kaza yapmış, kazada Ahmet Haluk Dursun hayatını kaybetmişti.
Antalya Otomobil su kanalına uçtu: Öldüğü düşünülen sürücünün yüzerek kaçtığı ortaya çıktı Antalya’da kontrolden çıkıp su kanalına uçan otomobildeki sürücü, kanaldan yüzerek çıkıp olay yerinden kaçtı. Aracın yaklaşık 1 buçuk ay önce satışını yapıp devrinin henüz alınmadığını belirten ruhsat sahibi kadın ise olay yerine geldiğindeki ilk sözü, “Allah’tan içinde kimse yok” oldu. Kazanın görgü şahidi bir genç ise, “Sürücü çok paniklemişti, yüzerek kanaldan çıktı, ardından kaçtı” dedi. Kaza, saat 22.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’ndeki Nene Hatun Caddesi ile İbn-i Sinan Sokak kesişiminde meydana geldi. Henüz sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 16 LUB 73 plakalı otomobilin önce kaldırıma çarpıp ardından su kanalına uçtuğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Belirtilen adrese gelen itfaiye ekipleri, araçta yaptıkları kontrolde herhangi bir kişinin olmadığını tespit etti. Bunun üzerine görgü şahitlerinin ifadesine başvuran polis, sürücünün araçtan çıktıktan sonra yüzerek kanaldan çıktığını ve ardından panikleyerek kaçtığını belirledi. Trafik polisinin araç plakasından yaptığı sorgulamada, aracın Gülfer Hanedar adına kayıtlı olduğu belirlendi. “Arabayı sattım, parasını aldım ama devrini almadı” Ekiplerin haber vermesiyle kaza yerine gelen Hanedar, aracı Halil isminde bir galerice yaklaşık 1 buçuk ay önce sattığını, parasını almasına rağmen karşı tarafın devrini henüz üzerine almadığını söyledi. Gazetecilere de açıklamada bulunan Hanedar, “Arabayı satmıştım, parasını aldım ancak devrini henüz üzerine almadı. Kaza olunca beni aradılar. Allah’tan içinde kimse yok, ona sevindik. Galericiye satmıştım. Onun sürüp sürmediği de belli değil, ulaşamıyorum da” diye konuştu. Kazayı görenlerden Musa Kont isimli genç ise “Araba aniden fren yaptı ve kanala uçtuktan sonra sürücü yüzerek çıktı. Adam çok panik yapıyordu, sakinleştirmeye çalıştık ama kaçtı gitti” dedi. Polis ekipleri sürücüyü bulmak için çalışma başlatırken, araç çekiciyle su kanalından çıkartılarak otoparka götürüldü.