SPOR - 28 Ocak 2026 Çarşamba 15:26

L’Etape Marmaris basın toplantısı yapıldı

A
A
A
L’Etape Marmaris basın toplantısı yapıldı

Tour de France’ın amatör serisi L’tape Series by Tour de France, 2026 yılında Türkiye’de iki ayrı şehirde düzenlenecek. Serinin ilk etabı olan L’Étape Marmaris by Tour de France’ın basın toplantısı da düzenlendi.


Yaklaşık 30 ülkeden binin üzerinde amatör bisiklet sporcusunun katılması planlanan L’tape Series by Tour de France’ın ilk ayağı, 7 Haziran 2026’da Marmaris’te yapılacak. Serinin ikinci yarışı ise 20 Eylül 2026 tarihinde İstanbul’da koşulacak. Dünyada 20 ülkede 35 şehirde düzenlenen organizasyon, Marmaris’te dağlık yapısı, uzun tırmanışları ve teknik inişleriyle Tour de France’ın efsanevi dağ etaplarından ilham alan parkurlarda gerçekleştirilecek.


L’Etape Türkiye by Tour de France Organizasyon Direktörü Ömer Kafkas, "Bugün burada yalnızca bir organizasyonu değil; spor, sağlık, sürdürülebilirlik ve spor turizmi odağında Türkiye’nin geleceğine dair güçlü bir vizyonu paylaşıyoruz. L’tape Series by Tour de France, dünyanın en büyük spor markalarından biri olan Tour de France’ın, amatör sporcuları şehirler ve destinasyonlarla buluşturan en prestijli global organizasyonlarından biridir. Bu markayı Türkiye’ye getirirken hedefimiz netti. Bu sadece bir yarış değil, Türkiye’nin spor turizminde üst lige çıkış hamlesi olacaktı. İstanbul’da iki kez başarıyla gerçekleştirdiğimiz L’tape Türkiye ile binlerce sporcuya ve milyonlarca erişime ulaşan iletişim ve yayın gücünü bir araya getirerek bu vizyonu somut şekilde hayata geçirdik. Bugün L’tape Türkiye, uluslararası takvimde güçlü bir referans noktasıdır. Şimdi bu başarıyı doğası, iklimi, altyapısı ve vizyoner yaklaşımıyla öne çıkan Marmaris’e taşıyoruz. L’tape Marmaris, sürdürülebilirlik ilkeleriyle tasarlanan, sağlıklı yaşamı teşvik eden ve yerel ekonomiye doğrudan katkı sağlayan güçlü bir spor turizmi projesidir’’ cümlelerine yer verdi.



Metin Cengiz: "Bu etkinliklerin bisiklet kültürünün yaygınlaşmasında önemli bir rolü olduğuna inanıyoruz"


Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz de önemli bir organizasyon için bir araya geldiklerini belirterek, "Türkiye Bisiklet Federasyonu olarak, amatör bisikletçilerin de tıpkı profesyoneller gibi trafiğe kapalı ve güvenli parkurlarda yarışabildiği organizasyonları çok önemsiyor ve destekliyoruz. Geniş bir yaş aralığında, kadın ve erkek sporcuları bir araya getiren bu tür etkinliklerin bisiklet kültürünün yaygınlaşmasında önemli bir rolü olduğuna inanıyoruz. Dünya genelinde milyonlarca bisiklet severi buluşturan ve yüksek bir uluslararası marka değerine sahip olan L’Etape by Tour de France’ın Marmaris’te düzenlenecek olması, spor turizmi, yerel ekonomi ve bisiklet kültürü açısından ülkemize değerli katkılar sunacaktır. 7 Haziran 2026’da Marmaris’in eşsiz doğası ve bisiklet dostu altyapısıyla ev sahipliği yapacağı bu organizasyonun, sporcular ve ziyaretçiler için unutulmaz bir deneyim olacağına inanıyoruz. Bu önemli organizasyona destek veren tüm paydaşlara teşekkür ediyor, tüm sporcularımıza güvenli ve keyifli bir yarış diliyorum" dedi.



Nurullah Kaya: "Tüm spor branşları Marmaris’e yakışıyor"


Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya da, "L’tape by Tour de France Marmaris, kentimizin marka kimliğiyle güçlü biçimde örtüşen, şehri ortak bir vizyon etrafında buluşturan çok kıymetli bir organizasyon. Kamu kurumları, yerel yönetimler, STK’lar ve sektör temsilcileriyle birlikte Marmaris olarak bu organizasyona sahip çıkıyoruz. 2026 yılının ‘Gençlik Yılı’ ilan edilmesiyle birlikte, gençleri sporla buluşturan, sağlıklı yaşamı ve çevre bilincini teşvik eden bu tür uluslararası etkinliklerin önemi daha da artmaktadır. Bu organizasyonun gençlerimiz için ilham verici, Marmaris için ise uzun vadeli ve sürdürülebilir bir kazanım olacağına inanıyoruz. Tüm spor branşları Marmaris’e yakışıyor. Bu konuda güçlü bir alt yapımız var. Resmi kurum ve kuruluşlarımız, yerel kurumlarımızla beraber belediyeler, il gençlik spor müdürlüğü, TGA, ticaret odası ve STK’larımız ile beraber bu organizasyonlara inşallah ev sahipliği yapmaya hazırız. Bizim yaklaşık 100 kilometre boyunca doğa harikası cenneti ala köşelerimizde bu parkurları tamamlamış olacağız" şeklinde konuştu.


Muğla Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu ise şehrin bisiklet branşı için son derece elverişli bir destinasyon olduğunu aktararak, "Marmaris; doğası, parkurları ve altyapısıyla L’tape by Tour de France gibi dünya çapında ilgi gören bir organizasyon için güçlü bir ev sahibi. Bu yarışın Marmaris’te gerçekleşmesi, kentin marka değerine önemli katkı sağlayacak ve dünya genelindeki sporseverlere Marmaris’i tanıtacaktır. Federasyonumuz ve tüm paydaşlarla birlikte bu organizasyonun en iyi şekilde gerçekleşmesi için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


A.S.O Strateji ve İş Geliştirme Müdürü Mathieu Clanchın da, "Marmaris etabı için biz de heyecanlıyız, bisiklet sürücüleri buraya gelince harika bir doğa ve muhteşem parkurlar görecekler, biz çok heyecanlıyız. Haziran ayında tekrar gelerek deneme sürüşleri yapacağız, şimdiden buraya hayran kaldık" diyerek yarış için hazırlıkların devam ettiğini belirtti.


Marmaris etabında kendi kategorilerinde dereceye giren sporcular, Fransa’da düzenlenen L’tape du Tour’a katılma hakkı elde edecek. L’tape Marmaris ve L’tape Türkiye için yarış haftasına kadar kayıtlar devam edecek.



L’Etape Marmaris basın toplantısı yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da okul inşaatında işçiler parasını alamayınca çatıya çıktı Bolu’da yaklaşık 1.5 yıldır devam eden uygulama okulu inşaatında çalışan 8 işçi, 3 aydır maaşlarını alamadıklarını ileri sürerek inşaatın çatısında eylem yaptı. Olay, İzzet Baysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli inşaatında meydana geldi. İddiaya göre, inşaatta çalışan yaklaşık 50 işçi, yaklaşık 3 aydır maaş alamadı. Alacaklarının ödenmemesine tepki gösteren 8 işçi, inşaatın çatısına çıkarak eylem başlattı. Durumu gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekiplerinin yaptığı uzun ikna çalışmasında işçiler çatıdan indirilemedi. Bölgeye gelen emniyet mensuplarının Bolu Valisi Abdulaziz Aydın’ı araması sonucu, işçiler için yarına bir görüşme ayarladı. Bunun üzerine ikna olan işçiler çatıdan indi. İnşaatta çalışan 8 işçinin toplamda 12-13 milyon lira alacaklarının bulunduğu öne sürüldü. "Hakkımı istedim, bana saldırdı" İnşaatta çalışan işçilerden Nezir Özdemir, müteahhitten alacağını istediği zaman kendisine saldırdığını iddia ederek, "Geçen sene 8 Mart’tan beri ben burada çalışıyorum. Yaklaşık bir yıldır burada, onuncu aya kadar hakkımızı bir şekilde aldık. Kavga gürültü derken alıyorduk. 10. aydan sonra bir şekilde para alamadık. Adamı aradığımız zaman, ’Bizim paramızı niye vermiyorsunuz, bizim maaşlarımızı niye ödemiyorsunuz?’ diye sorduğumuzda, yarın, öbür gün deyip sürekli bizi böyle oyalıyor. Burada aslında 70-80 kişi çalışıyorduk. Bana ödeme yapacak diye geçen pazartesi günü Siirt’ten buraya gelmişim. Pazartesi günü kendisiyle burada görüştüm, hakkımı istedim, bana saldırdı. Arkadaşlar da şahittir, bana saldırdı. Ondan sonra bindi gitti, ’Yarın paranı vereceğim’ dedi yine. Gitti, gelmedi. Arıyoruz, cevap vermiyor" diye konuştu. "Tehdit ediyor bizi" İnşaatta çalışan işçilere ödeme yapmayan mütehatin kendilerini tehdit ettiğini savunan Nezir Özdemir, "Tehdit ediyor bizi. ’Çatıya çıkmakla para mı alabileceğinizi benden sanıyorsunuz?’ diyor. Biz aynı mağduriyetteyiz, mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz sadece. Mesela benim 2 milyon 274 bin lira alacağım var. Arkadaşlarımın 3 milyon 500 bin, 1 milyon alacağı olan var. Toplam 12-13 milyon gibi bir şey var, sadece işçilerin. Bunun dışında yazılan çekleri de var. Bunu da biliyoruz" ifadesini kullandı. "Bolu’nun neredeyse yarısı buranın mağduru" Daha önce aynı inşaatta birçok işçinin çalıştığını ve mağdur olduğunu söyleyen Özdemir, "Bolu’nun neredeyse yarısı buranın mağduru. Savcılığa şikayette bulunmadık, bugüne kadar bizi oyaladığı için, kendisine güvendiğimiz için. Mecbur böyle bir eyleme başvurmak zorunda kaldık sesimizi duyurabilmek için. Hakkımızı almazsak tabii ki şikayetçi olacağız. Bir tek vali babamıza güveniyoruz. Emniyet müdürümüz bize bir söz verdi. Kendisine durumumuzu ileteceğiz. İnşallah çözerler işimizi. Bizim çoluk çocuğumuz var. Himayemizde çalışan 50-60 tane insan var. Hepsi şu an bizden para bekliyor. Biz işimizi bitirmişiz, paramızı bekliyoruz" dedi.
Ankara İlham Tohti İnsiyatifi Hareketi Başkanı Can: "İlham Tohti insan hakları mücadelesinin simgelerinden biri kabul edilmektedir" İlham Tohti İnisiyatifi Hareketi Başkanı Enver Can, "Bugün İlham Tohti yalnızca Uygur halkının değil evrensel insan hakları mücadelesinin de vicdani simgelerinden biri olarak kabul edilmektedir" dedi. Ankara’da bir otelde Yesevi Hareketi, İlham Tohti İnisiyatifi Hareketi, İsa Yusuf Alptekin Vakfı ve İzmir Düşünce Platformu paydaşlığında, Uygur Türkü Aktivist Doç. Dr. İlham Tohti’nin "Nobel Barış Ödülü’ne" aday gösterilmesi üzerine toplantı yapıldı. Çin’in başkenti Pekin’de öğretim üyesi olan ekonomist Doç. Dr. İlham Tohti’nin 2014 yılında tutuklanarak müebbet hapis cezasına çarptırması üzerine harekete geçtiklerini belirten, İlham Tohti İnisiyatifi Hareketi Başkanı Enver Can, Tohti’nin Uygur Türkleri ve evrensel insan hakları mücadelesi veren tüm insanlar için bir simge olduğunu ifade etti. Tohti’nin Nobel Barış Ödülü’nü almasının Uygur Türklerinin mücadelesi için önemli olduğunu vurgulayan Can, "İlham Tohti’nin Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesi şiddete başvurmadan hak aramanın hukuku esas alan direnişin ve diyalog çağrısının evrensel bir değer olarak teyit edilmesi anlamına gelecektir. Bu nedenle özellikle akademik çevrelerin ve düşünce insanlarının bu süreci daha güçlü biçimde desteklemesi hem Tohti’nin özgürlüğü hem de Uygur meselesinde barışçıl çözüm arayışlarının güçlendirilmesi açısından bir önem taşımaktadır. Bugün İlham Tohti yalnızca Uygur halkının değil evrensel insan hakları mücadelesinin de vicdani simgelerinden biri olarak kabul edilmektedir" diye konuştu. Yesevi Hareketi Ankara Başkanı Miraç Gür ise, Çin’de Uygur Türklerine yapılan bazı uygulamalardan bahsetti. Uygur Türklerine iyi vatandaş, kötü vatandaş değerlendirilmesi yapıldığına değinen Gür, "Uygur Türklerinin telefonlarına zorunlu bir şekilde yüklenen bazı programlar var. Bunların yüklenmesinden kaçınamıyorlar ve bu telefonlarla yüklemeden dolayı bütün fotoğrafları, mesajlaşmaları, bütün girdikleri, bütün ayak izleri, internetteki bütün kişisel verileri otomatik bir şekilde ele geçirilebiliyor Çin tarafından. Yaptıkları her hareket gözetlenebiliyor, izlenebiliyor. Bu yüzden sosyal kredi sistemi denilen bir sistem vasıtasıyla bu insanlara puanlama veriliyor ve bu puanlamada iyi vatandaş, kötü vatandaş olarak nitelendiriliyor. Dolayısıyla Uygur Türkleri müslüman oldukları için, Türk oldukları için, kültürleri Çin’de nispeten farklı olduğu için Tabii ki kendilerine göre internet sitelerine girmeleri puanlarının düşük olmasına sebep oluyor" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Ömer Kul ise, "Nobel Barış Ödülü’nün ben siyasi bir ödül olduğunu düşünüyorum. Bu konuda da eğer İlham Tohti’ye de verilecekse bunu hak etmiş bir şahıstır. Duruşu, yaptıkları çektiği eziyetler dolayısıyla sonuna kadar hak etmiştir. Velev ki siyasi olarak verilsin biz bu yolda bir kişinin hayatının kurtarılmasına, insanca yaşamasına vesile olmuş oluruz. Bunun kadrini yaradan verecek diye inanıyorum. Ama hiçbir şey olmazsa, bu ödül verilmezse biz İlham Tohti’yi anlattık, bunun üzerinden Doğu Türkistan davasını anlattık, orada bizim açımızdan boynumuzu büken, ırkdaşımızın, dindaşımızın tecavüze maruz bırakıldıklarını, çocuklarını Çinlilerin bile bugün giymedikleri o eski Çin giysileriyle asimile ettiklerini, şayet böyle giderse 15-20 yıl sonra Doğu Türkistan’da müslümanım, Türküm bırak Türküm, Uygur’um diyecek insan kalmayacağını bunları dilimiz döndüğünce, Çin tehlikesinin insanlık adına ve dünya adına nasıl tehlike olduğunu dilimiz döndükçe anlatmaya çalıştık" dedi.