POLİTİKA - 18 Nisan 2025 Cuma 12:20

Marmaris Belediyesi, taşınmazları ve ata yadigarı meydanları sessiz sedasız satışa çıkardı

A
A
A
Marmaris Belediyesi, taşınmazları ve ata yadigarı meydanları sessiz sedasız satışa çıkardı

Muğla’nın Marmaris ilçesinde son aylarda belediyenin taşınmazları sessiz sedasız birer birer satılmaya başlandı.



Milyarlarca değere sahip onlarca taşınmazın satışa çıkarıldığı Marmaris’te son olarak ilçenin en değerli yerlerinden olan Hisarönü, Bozburun ve Çamlı mahallelerinde daha önce köy tüzel kişiliğine ait olan taşınmazlar da sessiz sedasız satışa çıkarıldı. Bir yandan satışa tepki gösteren vatandaşlar diğer yandan da ata yadigarı taşınmazların birilerine peşkeş çekilmesinden endişeli olduklarını belirttiler. Satışa ilişkin duyuruların görevliler tarafından mahalle muhtarlıklarına bırakıldığı, ihale süreci ve ihalenin tarihi ile ilgili herhangi bir bilgi verilmediği belirtildi.



‘Hisarönü Mahallesi sakinleri tepkili"


Marmaris’in Hisarönü Mahallesi’nde, yıllarca köylüler tarafından korunan ve geçmişte köy tüzel kişiliğine ait olan 163 ada 7 parseldeki arazi de satışa çıkarılan maddi değerinden daha fazla manevi değeri büyük olan ata yadigarı bir yer olduğu belirtildi. 2014’te Büyükşehir Yasası ile Marmaris Belediyesi’ne devredilen arazinin satış duyurusu bugün Hisarönü Muhtarlığı’na iletildi ve askıya çıkarıldı. Karara tepki gösteren mahalle sakinleri "Atalarımızdan kalan toprakları kim, hangi hakla satıyor? Biz Acar Ünlü’ye halkın ortak malı topraklarımızı satsın diye oy vermedik. Haklarımızı korusun diye oy vermiştik" diyerek duruma tepki gösterdiler.



2019 yılında dönemin belediye başkanı Mehmet Oktay tarafından Hisarönü Yardımlaşma Derneği’ne tahsis edilen arazi, köylüler tarafından yıllardır ortak alan olarak kullanılıyor.



Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü tarafından satışa çıkarılan Hisarönü’ndeki arazinin sıradan bir toprak parçası değil ayı zamanda manevi değeri yüksek bir alan olduğunu belirten mahalle sakinleri "Buralar bizim geçmişimiz, hafızamız, emeğimiz. Belediye kimseye danışmadan bu toprağı satamaz" diyerek duruma tepki gösterdiler. Sürecin şeffaf yürütülmemesinden ve satışın oldu bittiye getirilmesinden şikayetçi olan ve isimlerinin açıklanmamasını isteyen vatandaşlar "İhale nerede yapılacak, kim alacak belli mi? Yoksa bu işin arkası çoktan yazıldı mı?" diyerek çeşitli kuşkuları olduğunu belirttiler.



Benzer satışlar Bozburun ve Çamlı’da gündemde


Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü’nün görev süresinin geride kalan bir yılında en önemli icraatının belediye mallarını satmak olduğunu belirten vatandaşlar benzer satışların Bozburun ve Çamlı mahallelerinde de söz konusu olduğunu belirttiler. Bozburun Mahallesi’nde 108 ada 54 parsel, Çamlı Mahallesi’nde ise 222 ada 2 parsel numaralı arazilerin de aynı şekilde sessiz sedasız satışa çıkarıldığı öğrenildi. Satışların kamuoyuna açık ilan edilmemesi ve mahalle halkıyla herhangi bir istişare yapılmamasının dikkat çekici olduğunu belirten mahalle sakinleri satışa çıkarılan alanları kendi atalarının daha önce köy tüzel kişiliğine bağışladığı yerler olduğunu daha sonra Marmaris Belediyesi’ne geçen bu alanların Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü’nün yönetime gelmesi ile tek tek sessiz sedasız satılmaya başlandığını belirttiler.



Marmaris Belediyesi, taşınmazları ve ata yadigarı meydanları sessiz sedasız satışa çıkardı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Bandırma’da midye yetiştiriciliği sektörü masaya yatırıldı Balıkesir’de Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, midye yetiştiriciliği sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. Biyoteknoloji Merkezi’nde düzenlenen toplantının açılış konuşmalarını Yalova, Balıkesir ve Çanakkale İlleri Midye Yetiştiricileri Üretici Birliği Başkanı Özerdem Maltaş ile Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç yaptı. Birlik Başkanı Maltaş, Türkiye’de yıllık 8 bin tonun üzerinde çiftlik midyesi üretildiğini ve bunun tamamına yakınının midye dolması şeklinde tüketildiğini söyledi. Maltaş, Türkiye’de çiftlik midyesi üreten çiftlik sayısının giderek arttığını ifade ederek, yıllardır kontrolsüz olan üretimin daha iyi şartlarda, kontrollü ve sağlıklı şekilde yapılmaya başlandığını kaydetti. Maltaş, toplantı kapsamında midye yetiştiriciliğinde sağlıklı tüketimin yaygınlaştırılması, sektör algısının güçlendirilmesi ve üreticilerin tek çatı altında daha güçlü bir yapı oluşturması konularının ele alınacağını söyledi. Maltaş, özellikle ortak hareket etme kültürünün geliştirilmesinin sektörün sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Yavru üretim tesisleri, tanıtım faaliyetleri ve alternatif uygulamaların sektör için kritik başlıklar olduğunu ifade eden Maltaş, birlik olarak temel hedeflerinin üreticinin emeğini koruyan, bilimsel verilerle desteklenen ve kamuoyunda güven oluşturan bir yapı kurmak olduğunu dile getirdi. Maltaş, yapılacak görüş alışverişlerinin birlik için önemli bir yol haritası oluşturacağını kaydetti. "Tarımsal üretim bir ülkenin gücüdür" Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç ise, enstitünün Türkiye’de ırk ıslah programına alınan ilk kuruluşlardan biri olduğunu hatırlatarak, bu alanda önemli bir noktaya gelindiğini belirtti. Tarımsal üretimin bir ülkenin bağımsızlığını ve gücünü temsil eden en temel unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Kılınç, enstitünün geniş arazi varlığı ve güçlü kurumsal yapısıyla sektöre önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Son yıllarda TÜBİTAK destekli projelere ağırlık verildiğini aktaran Kılınç, koruma altındaki hayvan varlığının ıslah edilerek geliştirildiğini, bu süreçte bilimsel çalışmaların yanı sıra tanıtım ve proje faaliyetlerinin de sürdürüldüğünü söyledi. Kılınç, yaklaşık 2 bin baş civarındaki hayvan varlığının korunarak ve iyileştirilerek sektöre kazandırıldığını kaydetti. Açılış konuşmalarının ardından Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü bünyesinde yetişen manda sütünden katılımcılara sütlaç ve öğle arasında midye dolma ikram edildi. Aradan sonra toplantı, midye yetiştiriciliği sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerinin ele alındığı sunum ve panellerle devam etti. Program kapsamında midye üretim ve analiz laboratuvarı faaliyetleri, midye ve midye ürünlerinin tüketimine toplumun bakış açısı, midye tüketimiyle ilgili imajın düzeltilmesi, sağlıklı midye tüketiminin yaygınlaştırılması, üretici birliği altında ortak hareket etme yöntemleri, yavru üretim tesislerinin kurulmasının teşvik edilmesi ve doğal üretim alanlarının korunması gibi başlıklar ele alındı. Gün boyu süren toplantı, sektör temsilcilerinin değerlendirmeleri ve kapanış oturumuyla sona erdi.
Ankara Bakan Işıkhan: "Dijitalleşmeyi daha nitelikli işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Dijitalleşmeyi iş güvencesi ve sosyal güvenlik gibi temel hakları zayıflatan bir tehdit olarak değil, aksine daha nitelikli ve daha sürdürülebilir işlerin oluşturulması için bir fırsat olarak görmeliyiz" dedi. Çalışma hayatına ilişkin güncel gelişmeleri değerlendirmek, sorun alanlarını belirlemek ve politika önerileri geliştirmek amacıyla tüm tarafları buluşturan bir sosyal diyalog platformu niteliğindeki Çalışma Meclisi, 14’üncü kez toplandı. ATO Congresium’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın da katıldığı toplantıda kamu kurum ve kuruluşları, işçi, memur ve işveren konfederasyonları, meslek kuruluşları, sivil toplum temsilcileri ve akademisyenler görüş ve önerilerini dile getirdi. "Çalışma Meclisi uzlaşı kültürünü yerleştirmiştir" Toplantıda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Çalışma Meclisi’nin işçi, işveren ve kamu temsilcilerinin katılımıyla oluşan üçlü sosyal diyalog mekanizmasının en üst düzeyi ve en kapsayıcı platformu olduğunu vurguladı. Dönüşüm sürecini hem mevcut sorunları konuşmak ve hem de sosyal paydaşlarla geleceği birlikte inşa eden bir yaklaşımla sürdürdüklerini dile getiren Işıkhan, "Çalışma Meclisi, üçlü diyalog mekanizması olarak Türkiye’de sosyal adaleti pekiştirmiş, Uluslararası Çalışma Teşkilatı (ILO) normlarının uygulanmasını kolaylaştırmış ve ekonomik kalkınmaya sosyal boyut kazandırmıştır. Bu platform, katılımcı demokrasinin en önemli örneği olarak işçi ve işverenlerin sesini doğrudan hükümete iletmesini sağlamış, çatışmaları önleyerek uzlaşı kültürünü yerleştirmiştir" diye konuştu. "Dijital dönüşüm, iş dünyamızın merkezinde yer alan kaçınılmaz bir gerçektir" Bakan Işıkhan, 14’üncü Çalışma Meclisi Toplantısı’nın ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ başlığıyla gerçekleştirildiğini hatırlatarak, "Dijital dönüşüm, artık bir trend değil, hayatımızın ve iş dünyamızın merkezinde yer alan kaçınılmaz bir gerçektir. Günümüzde çalışma hayatı dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon ve nesnelerin interneti gibi teknolojilerin etkisiyle köklü bir dönüşüm sürecindedir" ifadelerini kullandı. "Sendikalarımızın dijitalleşme karşısında ‘kayıp’ diliyle değil, ‘hak ve fırsat’ diliyle hareket etmelerini istiyoruz" Küresel değişim dalgasına uyum sağlamak ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirmek için yeşil ve dijital dönüşümün entegre bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Işıkhan, bunu da işveren, sendika ve çalışanlarla birlikte gerçekleştireceklerini kaydetti. Bu değişim sürecinde herkesin üstleneceği sorumlulukları olduğunu sözlerine ekleyen Bakan Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "İşverenlerimiz, dijitalleşmeyi sadece maliyet düşürme ya da işgücünü ikame etme aracı olarak görmemelidir. İnsan kaynağını merkeze alan, çalışanını yeni becerilerle donatan, yeniden eğitim ve beceri kazandırma süreçlerine yatırım yapan bir anlayışı esas almalıdır. Yapay zeka ve otomasyon yatırımlarını, nitelikli istihdamı büyüten, verimliliği artırırken çalışma barışını güçlendiren bir fırsat alanı olarak değerlendirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Sendikalarımızdan beklentimiz ise bu dönüşümün karşısında duran değil, dönüşümü yönlendiren ve çalışanı bu sürece hazırlayan bir anlayışı benimsemeleridir. Dijitalleşme ve yeni çalışma modelleri karşısında ‘kayıp’ diliyle değil, ‘hak ve fırsat’ diliyle hareket etmelerini istiyoruz. Çalışanlarımızın emeğini, hakkını ve geleceğini korurken üretimin, rekabetin ve verimliliğin de ülkemiz için ne anlama geldiğini gözeten bir sendikal anlayışı önemsiyoruz." "Dijitalleşmeyi daha nitelikli işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz" Bakan Işıkhan, temel sorumluluklarının adil çalışma şartlarını sağlayarak ve çalışan haklarını güvence altına alarak dijital dönüşümü yönetmek olduğunu kaydederek, "Dijitalleşmeyi iş güvencesi ve sosyal güvenlik gibi temel hakları zayıflatan bir tehdit olarak değil, aksine daha nitelikli, daha esnek ve daha sürdürülebilir işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz. Bakanlık olarak özellikle bilişim sektörü ve geleceğin meslekleri odağında yeşil ve dijital dönüşümü destekleyecek nitelikli iş gücünün yetiştirilmesini temel hedef olarak belirledik. İşte bu kapsamlı dönüşümü, tüm boyutlarıyla ele almak amacıyla 14. Çalışma Meclisimizde üç temel oturum başlığına odaklanacağız. İlk oturumumuz ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ başlığı altında; ikinci oturumumuz ‘Dijitalleşmenin Çalışma Modelleri ve Sendikal Örgütlenmeye Etkileri’ başlığı altında gerçekleştirilecektir. Son oturumumuz ise ‘Dijitalleşmenin Kamu Çalışma Hayatına Etkileri’ olacaktır" dedi. Program, Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşmasıyla devam etti.
Aydın MHP Aydın İl Başkanı Alıcık istifa ettiğini duyurdu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık, Kıbrıs’ta çekildiği öne sürülen fotoğrafının basında paylaşılmasının ardından istifa ettiğini açıkladı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın da yaptığı açıklamayla Haluk Alıcık’ın görevden alındığını duyurdu. MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık, "Kamuoyuna ve Aziz Teşkilatımıza" başlığı ile yaptığı açıklamada, "Son iki haftadır şahsım hakkında kasıtlı biçimde çarpıtılarak servis edilen, gerçeği yansıtmayan haberler üzerinden Milliyetçi Hareket Partimizin kurumsal kimliğinin yıpratılmaya çalışıldığı açıkça görülmektedir. Bu süreçte; davamızın, teşkilat disiplininin ve partimizin itibarının şahsımdan daha kıymetli olduğu bilinciyle, yol ve dava arkadaşlarımla yaptığım kapsamlı istişareler neticesinde; 6 yıldır büyük bir onur, sorumluluk ve gururla yürütmekte olduğum Milliyetçi Hareket Partisi Aydın İl Başkanlığı görevimden istifa etme kararı almış bulunmaktayım. Bu karar; ne bir geri duruşun ne de bir vazgeçişin ifadesidir. Aksine, partimizin adının hiçbir tartışmanın, hiçbir algı operasyonunun gölgesinde kalmaması adına alınmış bilinçli ve sorumluluk sahibi bir duruştur. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da Bilge Liderimizin çizdiği istikamette, Milliyetçi Hareket Partimizin ve aziz teşkilatımızın emrinde, davamıza sadakatle hizmet etmeye devam edeceğim" ifadelerine yer verdi. Öte yandan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın da sosyal medya hesabından "Aydın İl Başkanının görevden alınması hakkında" başlığıyla yaptığı açıklamada, "Başta medyadaki tellal ve borazanı Halk TV olmak üzere CHP yanlısı medya tarafından yapılan maksatlı yayınlar üzerine MHP İl Başkanı Haluk Alıcık, tarafımızdan görevden alınmıştır. MHP, teşkilatlarında ve öteki kadrolarında görev alan isimlerin karakterleri ve icraatıyla ilgili hiçbir spekülasyona izin vermez ve vermeyecektir. MHP’nin gösterdiği hassasiyet ve onurlu duruşun aynısını, yargılanan ve haklarında onlarca iddia ortaya atılmış olan belediye başkanları konusunda da CHP’den bekliyoruz. Buyursunlar. Bakalım, CHP aynı namuslu tavrı sergileyebilecek mi?" ifadelerine yer verdi.