SAĞLIK - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 07:57

Muğla EAH’ta ‘Hemşireler Günü’ etkinliği

A
A
A
Muğla EAH’ta ‘Hemşireler Günü’ etkinliği

12-18 Mayıs Hemşireler Haftası kapsamında Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesinde etkinlik düzenlendi. Etkinlikte geleneksel kalite ve emeklilikleri gelen hemşirelere de teşekkür belgeleri verildi.


Programda konuşan başhekim yardımcısı Uz. Dr. Eda Özlek, "Sağlık hizmeti sunumunun vazgeçilmez birer parçası olarak pandemide, doğal afetlerde her zaman omuz omuza çalışmaktan gurur ve onur duyduğumuz, bireyin, ailenin ve toplumun sağlığını koruyan, geliştiren, hastaların tedavi, takip ve bakım uygulamalarında anahtar rol oynayan, azimle, sabırla ve fedakârca görevini yerine getiren tüm hemşirelerimizin gününü kutluyorum. Hemşirelik, birey, aile ve toplumun sağlığını koruyan, geliştiren, bozulan sağlığı yeniden kazandıran ve rehabilitasyonunu sağlayan profesyonel bir meslektir. Hemşireler bu mesleklerini bakım verme, yönetim, eğitim, araştırma ve danışmanlık gibi rolleri ile gerçekleştirmektedirler. Hemşirelerin vermiş oldukları bu hizmet ülkelerin sağlık standartlarını belirlemede altın bir rol oynamaktadır" dedi.


Muğla EAH’ta düzenlenen etkinlikte ilgili tüm birim sorumlularına, göstermiş oldukları çözüm odaklı pozitif yaklaşım ve iş birliği çalışmaları kapsamında; Kalite Yönetim Birimi tarafından hazırlanan 4. Geleneksel Kalite Teşekkür belgesi töreni Başhekimlik Toplantı Salonunda gerçekleştirildi.


Yatağan Ek Hizmet binasında görev yapan sağlık çalışanları da Hemşirelik Haftası kutlama programı kapsamında ziyaret edildi. Emekliliği hak eden hemşirelere Başhekim yardımcısı Uz. Dr. Hurşide Uslu ve yönetim ekibi tarafından teşekkür belgeleri verildi.



Muğla EAH’ta ‘Hemşireler Günü’ etkinliği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.