EKONOMİ - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 13:47

Muğla’da 4 kişiden birisi motosiklet sahibi

A
A
A
Muğla’da 4 kişiden birisi motosiklet sahibi

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2026 yılı Nisan ayı verilerine göre Muğla’da trafiğe kayıtlı toplam motorlu araç sayısı 779 bin 925’e ulaştı. Veriler, Muğla’da motosiklet kullanımının her geçen gün arttığını gösteriyor.


TÜİK verilerine göre Muğla’daki motorlu araçların dağılımında 289 bin 036 otomobil, 11 bin 215 minibüs, 4 bin 165 otobüs, 99 bin 242 kamyonet, 13 bin 002 kamyon, 316 bin 913 motosiklet, 2 bin 722 özel amaçlı araç ve 43 bin 630 traktör yer aldı. Kentte özellikle motosiklet kullanımındaki yoğunluk dikkat çekerken, motosiklet sayısının 316 bin 913’e ulaşmasıyla otomobil sayısını geride bıraktığı görüldü.


Öte yandan 2026 yılı Nisan ayında Muğla’da devri yapılan toplam motorlu araç sayısı 14 bin 287 olarak açıklandı. Devir işlemlerinde 7 bin 586 otomobil ilk sırada yer alırken, 3 bin 552 motosikletin de el değiştirdiği bildirildi.


Aynı dönemde 321 minibüs, 104 otobüs, 2 bin 058 kamyonet, 183 kamyon, 34 özel amaçlı araç ve 450 traktörün devri gerçekleştirildi.



Muğla’da 4 kişiden birisi motosiklet sahibi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Mustafa Yüksel: "’Top bile alamaz bunlar’ diyenlere rağmen bu takımı ligde bıraktık" Trendyol 1. Lig ekiplerinden Boluspor’da olağanüstü kongre kararı alınırken Başkan Yardımcısı Mustafa Yüksel, destek göremedikleri için sitemde bulundu. Kulübün toplam 340 milyon TL borcu ve 100 bin Euro’luk transfer yasağı bulunduğunu belirten Yüksel, "Ligin başında ’Top bile alamazlar’ denilen takımı ligde bıraktık. Cebimizden para verdik ancak karşılığı bu olmamalıydı, kırgınız. Bir aday çıkmazsa kulüp valiliğe devrolur" dedi. Trendyol 1. Lig’i 48 puanla 15. sırada tamamlayan ve çıktığı 38 karşılaşmada 14 galibiyet, 6 beraberlik, 18 mağlubiyet alan Boluspor’da Başkan Yardımcısı Mustafa Yüksel kongre süreciyle alakalı açıklamalarda bulundu. Zorlu bir süreçte göreve geldiklerini belirten Yüksel, kulübün mali tablosu, transfer yasağı ve alınan olağanüstü kongre kararına değinerek takımı ligde tutmalarına rağmen bekledikleri desteği göremedikleri için kırgın olduklarını dile getirdi. "İşin içinden çıkabileceğimizi düşünerek yolumuza devam ettik" Boluspor kulübünün başına geldiklerinde zor bir sürece girdiklerinin farkında olduklarını ifade eden Yüksel, "Problemleri iyi kötü biliyoruz, kulübün durumunu biliyoruz, takımın çok borçlu olduğunu biliyoruz. Bunları biliyorduk ve bile bile başladık. Ama nasıl başladık? Ben pek yanaşmadım bu yönetime olmayacağını, çok zorlanacağımızı, destek olmadan zaten bu işin dönmeyeceğini, bunları düşündük, tarttık ama tabii arkadaşların ısrarıyla mecbur kaldık başladık. Başladıktan sonra tabii ufak problemler hemen önümüze gelmeye başladı. Bunların bir şekilde üstesinden geldik; ödemeleri yaptık, onları yaptık, bunları yaptık. Eski hocamız Mustafa Er de benimle istifa etmeden önce görüştüğünde çok zorlu bir işe girdiğimizi, dünyanın hiçbir yerinde destek olmadan hiçbir takımın devam edemeyeceğini, devamlılık olmayacağını söylemesine rağmen biz bu şekilde işin içinden çıkabileceğimizi düşünerek yolumuza devam ettik" dedi. "Biz 200-250 milyon TL civarında bir takım kurduk" Yaklaşık 250 milyon lira değerinde takım kurduklarını ve borçlarının 340 milyon lira civarında olduğunu söyleyen Başkan Yardımcısı Mustafa Yüksel, "Biz 200-250 milyon TL civarında bir takım kurduk. Allah yardım etti ve iyi futbolculara denk geldik. Hatalarımız oldu mu? Mutlaka oldu. Ama minimum zararla buradan çıktığımızı düşünüyorum ki ligde kalarak da zaten bunu gösterdik. İkinci dönemde de masraflarımızı kıstık, primleri aşağı çektik. Takım daha az borçlansın veya maddi durumu, daha fazla paraya ihtiyacı olmadan küçük rakamlarla ligi bitirmeye çalıştık ve bitirdiğimizi düşünüyorum. Eski yönetime 250 milyon TL civarında bir borç var. Onun haricinde de ortalama alacakları da düşersek yaklaşık 100 milyon TL bu senenin borcu var. Toplamda 340 milyon borcu var takımın" ifadelerine yer verdi. "100 bin Euro aşağı yukarı ödendiğinde bu transfer yasağı kalkıyor" Transfer yasağı sürecini anlatan Mustafa Yüksel, "Transfer yasağına neden olan bu süreçte üç tane futbolcumuz var. Bir tanesi ki Vanspor’la görüşmelerimiz devam ediyor, orada bir yetiştirme parasından dolayı geldi. Bir tane eski bir futbolcudan dolayı geldi. Bir de bizim bir aldığımız futbolcuyla aslında 50 bin Euro üzerinden görüştük ama devre arasına gitti ve geri dönmedi. Normalde ondan da herhangi bir ceza gelmeyecekti, sadece futbolcunun burada anlaşmanın üzerinden geri dönmemesi hesapları bozdu. Sonra da hiçbir şekilde ne menajerine ne kendine ulaşım sağlayamadık. Süreç de bu noktaya geldi. 100 bin Euro aşağı yukarı ödendiğinde bu transfer yasağı kalkıyor" diye konuştu. "Bir yiğit çıksın, kongre kararını ona göre alalım" Boluspor için kongre tarihini veren Yüksel, "Kongre kararını biz daha önceden aslında kendi aramızda yönetim olarak konuştuk. Hızlı bir şekilde almamız gerektiğini düşündük. Ama buradan da kulübün zarar görmemesi adına bir kişi çıksın, bir yiğit çıksın daha doğrusu. Bir yiğit çıksın, kongre kararını ona göre alalım. Çünkü kongre kararı almak işi çözmüyordu. Yani kimse aday olmadıktan sonra kongre kararı alsan ne olacak, almasan ne olacak? Hatta biz şöyle de kendi aramızda konuştuk: Eğer ki böyle bir talip varsa, böyle bir kişi varsa hiç uzatmadan direkt istifa edip hemen diğer gelecek yönetimin çalışmalarına başlaması için önünü açmak niyetindeydik. Hatta kendi aramızda bu kararı aldık. Ama maalesef bugüne kadar kimse çıkmadı, biz de artık mecbur kongre kararını bugün itibarıyla aldık. İlk kongremiz 2 Haziran. Diğeri de muhtemelen 17 Haziran gibi olur. Aday çıkmazsa valiliğe devrolur diye düşünüyorum" şeklinde konuştu. "’Top bile alamaz bunlar’ derken biz ligde bıraktık bu takımı" Kentten hiçbir destek alamadıklarını ifade eden Yüksel, "Bizim transfer yasağımız 100 bin Euro ama bizim de yetiştirme parası bir 70-75 bin Euro civarında alacak olacak, gelecek olan bir paramız var. Aslında 25-30 bin Euro ile bu yasak da kalkıyor. Ki sadece bu yasak şu andaki bizim ligde Serik, Van, Sakarya birçok takıma da geldi. Boluspor bugüne kadar hiç transfer yasağına girmemiş takım değil. Defalarca girdiğini biz de biliyoruz. Ama tabii olmasa çok daha güzel olurdu. Bir ikinci mevzu da, biz ligin başında herkes bize ’top bile alamaz bunlar’ derken biz ligde bıraktık bu takımı. Böyle küçük rakamlarla bu işin olabileceğini ve ligde kalınabileceğini düşünselerdi, bizim haricimizde birkaç kişi daha talip olurdu. Biz elimizden geleni yaptık ama gördüğümüz, duyduğumuz şeyler hoş değil, güzel de değil. Burada hiç kimsenin, hiçbir arkadaşın Boluspor üzerinden 1 TL’ye ihtiyacı da yok, 1 TL’ye muhtaç da değil. Herkes elinden geleni yaptı ama taraftarlardan ya da başka taraftarlara veren gazlardan dolayı biraz kırgınız. Kırgın olmamızın nedeni de şu; biz kendi cebimizden parayı verdik, bu takım için elimizden geleni yaptık ama karşılığında bu olmamalıydı" dedi.
Kütahya Kütahya’da "Orman Benim" etkinliği düzenlendi Kütahya’da, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak ve alınacak önlemler konusunda vatandaşları bilinçlendirmek amacıyla başlatılan "Orman Benim" kampanyası kapsamında etkinlik gerçekleştirildi. Orman yangınlarının önlenmesi, yangın sayısı ile şiddetinin azaltılması ve çevreye verilen zararların en aza indirilmesi amacıyla Türkiye genelinde düzenlenen kampanya, Kütahya’da da yoğun katılımla yapıldı. Etkinlikte vatandaşlara orman yangınlarının nedenleri ve alınması gereken tedbirler hakkında bilgilendirme yapıldı. Programda konuşan Kütahya Orman Bölge Müdürü Yusuf Karartı, son yıllardaki yangın verilerinin durumun ciddiyetini ortaya koyduğunu söyledi. Karartı, son 10 yılda Türkiye genelinde yıllık ortalama 2 bin 700 orman yangını meydana geldiğini belirterek, "2025 yılında ise 3 binden fazla orman yangını çıktı ve sadece ilk 6 ayda 80 bin hektardan fazla orman alanı zarar gördü" dedi. Yangınların yüzde 90’ından fazlasının insan kaynaklı olduğuna dikkat çeken Karartı, anız yakılması, bakımsız tarım makineleri, söndürülmeden bırakılan kamp ve piknik ateşleri, araçlardan atılan sigaralar, açık alanda yapılan ateşli faaliyetler, metal kesimi ve kaynak işlemlerinden çıkan kıvılcımlar ile doğaya bırakılan cam ve pet şişelerin yangınların başlıca nedenleri arasında yer aldığını ifade etti. Kütahya’daki yangın bilançosunu da paylaşan Karartı, 2025 yılı içerisinde kentte meydana gelen 58 orman yangınında 158 hektar, 94 kırsal alan yangınında ise yaklaşık 500 hektar alanın zarar gördüğünü açıkladı. Yangın sezonunun yaklaşmasıyla birlikte orman kenarlarındaki yanıcı maddelerin temizlenmesi ve çöplerin toplanmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Karartı, "Orman Benim anlayışı, ormanların yalnızca ormancıların değil, tüm vatandaşların ortak değeri ve sorumluluğu olduğunu hatırlatan bir çağrıdır. Ormanları korumak, geleceğimizi korumaktır" ifadelerini kullandı. Kütahya Orman Bölge Müdürlüğü’nün koordinesinde 100. Yıl Mahallesi yakınlarında bulunan ormanlık alanda düzenlenen etkinliğe Kütahya Valisi Musa Işın, kurum müdürleri, bazı kurumların personelleri ile öğrenciler katıldı. Etkinlik, ormanlık alanda katılımcılar tarafından çöplerin ve yanıcı unsurların toplanması ile tamamlandı.
Eskişehir ESOGÜ Rektörü Çolak’tan 19 Mayıs mesajı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, "19 Mayıs 1919’da tutuşturulan bu meşale, milletimizi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarma mücadelemizde bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir" dedi. ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Rektör Çolak’ın mesajında, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a attığı tarihi adım, işgal altında bulunan ve savaşlarla yorgun düşmüş vatanımızın kurtuluşu için ilk meşaleyi yakmış ve milli mücadele ile birlikte bağımsızlığa giden yol açılmıştır. 19 Mayıs 1919’da tutuşturulan bu meşale, milletimizi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarma mücadelemizde bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk büyük bedeller ödenerek kazanılan Türkiye Cumhuriyeti’ni, en büyük zenginliğimiz ve geleceğimiz olarak gördüğü gençlerimize emanet etmiştir. Gençlerimiz Atatürk’ün bu emanetini korumak ve yüceltmek için bilgili, donanımlı, araştıran, üreten, evrensel düşünebilen, milli ve manevi değerlerimize bağlı bireyler olarak çok çalışmalıdır. Atatürk’ün gençlerimize duyduğu inancın ve güvenin bir göstergesi olarak 19 Mayıs’ı ’Gençlik ve Spor Bayramı’ olarak Türk gençliğine armağan etmesi, bu yolda gençlerimize çok değerli bir motivasyon kaynağıdır. Bu duygu ve düşüncelerle Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, tüm gençlerimizin bayramını kutluyorum" ifadeleri yer aldı.