GÜNDEM - 27 Ocak 2026 Salı 12:04

Otellerde yangın güvenliğinde yeni dönem: "İtfaiye raporu olmayan tesisin faaliyeti durdurulacak"

A
A
A
Otellerde yangın güvenliğinde yeni dönem: "İtfaiye raporu olmayan tesisin faaliyeti durdurulacak"

Konaklama tesislerinde yangın güvenliğine ilişkin denetimlerde yeni yaptırım dönemi başladı. Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle, yangın uygunluğunu gösteren itfaiye raporunu denetimde ibraz edemeyen tesislerin faaliyeti durdurulacak.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yürürlüğe giren ve Karar Sayısı: 10852 olarak yayımlanan düzenleme kapsamında, itfaiye raporu alınması gereken konaklama tesisleri yetkili idarelerce denetlenecek. Denetimlerde, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’e uygun itfaiye raporu sunulamaması halinde işletmeler 31 Mayıs 2026 tarihine kadar derhal faaliyetten men edilecek.


Sektör temsilcilerinden Telcom A.Ş. Yönetim kurulu Başkanı Osman Yücel ise düzenlemenin yangın güvenliği konusunda önemli bir adım olduğunu belirtti. Yücel, yeni yaptırımlarla birlikte tesislerin teknik donanım ve belgelendirme süreçlerini hızlandırmasının kaçınılmaz hale geldiğini ifade ederek, yangın güvenliğinin hem misafir güvenliği hem de işletmelerin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi.


Düzenlemede, geçici süre tanınan tesislerde bu sürenin yalnızca itfaiye raporunun düzenlenebilmesi için yapılacak imalat ve tadilat eksikliklerinin giderilmesine yönelik olduğu vurgulandı. Bu süreçte işletmelerin faaliyetine izin verilmeyeceği belirtilirken, sürenin sonunda raporu ibraz edemeyen tesisler için iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile kapatma yaptırımı uygulanacağı kaydedildi.


Öte yandan Türkiye Seyahat Acenteları Birliği’nin (TÜRSAB) yayımladığı bilgilendirmede, seyahat acentelarını uyararak rezervasyon yapılan konaklama tesislerinin yangın güvenliği mevzuatına uygunluğunun takip edilmesi gerektiğine dikkat çekti.



Otellerde yangın güvenliğinde yeni dönem: "İtfaiye raporu olmayan tesisin faaliyeti durdurulacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.