SAĞLIK - 10 Şubat 2026 Salı 10:49

Prof. Dr. Karalezli’den topuk dikeni uyarısı: "Çözüm dikeni kırmak değil"

A
A
A
Prof. Dr. Karalezli’den topuk dikeni uyarısı: "Çözüm dikeni kırmak değil"

Muğla’nın tanınmış hekimlerinden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. M. Nazım Karalezli, halk arasında ‘Topuk Dikeni’ olarak bilinen ve sabahları ilk adımda şiddetli ağrıyla kendini gösteren hastalık hakkında kritik uyarılarda bulundu.


Pek çok vatandaşın sabah yataktan kalktığında topuğuna çivi batıyormuşçasına hissettiği o keskin ağrının ardında, aslında taban zarındaki bir zedelenme yatıyor. Prof. Dr. M. Nazım Karalezli, ‘Plantar Fasiit’ ve buna bağlı gelişen ‘Topuk Dikeni’ hakkında doğru bilinen yanlışları açıkladı.


"Diken sebep değil, sonuçtur"


Ayak tabanında topuktan parmaklara uzanan ‘Plantar Fasya’ adlı zarın esnekliğini kaybetmesiyle sürecin başladığını belirten Karalezli, "Vücut, buradaki mikroskobik yırtıkları tamir etmek için kalsiyum yığar ve o bölgede dikensi bir çıkıntı oluşur. Yani diken ağrının sebebi değil, vücudun kendini tamir etmeye çalışırken ortaya çıkardığı bir sonuçtur" dedi.


Hastalığın en tipik belirtisinin sabah tutukluğu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Karalezli, hastaların birkaç dakika yürüdükten sonra bir ‘açılma hissi’ yaşadığını ancak gün sonuna doğru ağrının tekrar geri geldiğini vurguladı. Yanlış ayakkabı seçimi, aşırı kilo ve sert zeminlerin bu tabloyu ağırlaştırdığına dikkat çekti.


Prof. Dr. Karalezli, halk arasında yaygın olan bir yöntem hakkında sert uyarılarda bulundu:


"Topuğu sert yere vurarak dikeni kırmaya çalışmak gibi çok yanlış inanışlar var. Sakın yapmayın! Bu yöntem oradaki ödemi ve yırtığı artırarak iyileşmeyi geciktirir. Çözüm ’kırmak’ değil, o bölgeyi yumuşatmak ve esnetmektir"


Ameliyatsız tedavi mümkün mü?


Hastalığın yüzde 99 oranında ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebildiğini belirten Karalezli, iyileşme sürecinin anahtarlarını şöyle sıraladı:


Egzersiz: Ayağın altına buzlu su şişesi koyup yuvarlamak veya havluyla germe yapmak.


ESWT (Şok Dalga): Topuğa dışarıdan ses dalgaları verilerek iyileşmenin tetiklenmesi.


Doğru Terlik: Evde asla çıplak ayakla sert zemine basılmamalı, mutlaka yumuşak tabanlı terlik kullanılmalı.


Diken erir mi?


Prof. Dr. Karalezli, en çok merak edilen konuya da açıklık getirdi: "Oluşan kemik çıkıntısı kendiliğinden erimez. Ancak tedaviyle oradaki iltihap geçince ağrı biter. Dikenin orada durmasının hiçbir zararı yoktur"



Prof. Dr. Karalezli’den topuk dikeni uyarısı: "Çözüm dikeni kırmak değil"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir EGİAD, iş dünyasına stratejik pusula sundu Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), küresel ölçekte değişen jeopolitik ve ekonomik dengeleri değerlendirmek amacıyla ’Uluslararası Sistemde Dönüşüm ve Yeni Dünya Düzeni’ başlıklı bir seminer düzenledi. Etkinlikte, küresel güç dengelerindeki değişimler ve Türkiye’nin bu süreçteki stratejik konumu masaya yatırıldı. EGİAD Dernek Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya, Ege Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sinem Ünaldılar konuşmacı olarak katıldı. Toplantıda; jeopolitik riskler, yeni dünya düzeninin ekonomik yansımaları ve iş dünyasının bu süreçte alması gereken aksiyonlar kapsamlı bir şekilde ele alındı. "Stratejik okuma iş dünyası için zorunluluk" Etkinliğin açılışında konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, dünya siyasetinde kırılgan bir döneme girildiğini belirtti. Özhelvacı, "Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, çok kutuplu düzenin güçlenmesi ve uluslararası kurumların dönüşümü; dünya siyasetini ve ekonomik dengeleri derinden etkiliyor. Böylesi bir dönemde uluslararası sistemdeki dönüşümü doğru okumak, iş dünyası için stratejik bir zorunluluk haline gelmiştir" dedi. İş dünyasının en çok ihtiyaç duyduğu unsurun güvenilir analiz ve öngörü kapasitesi olduğunu ifade eden Özhelvacı, EGİAD olarak bilgi temelli yaklaşımlarını sürdüreceklerini kaydetti. Think Tank vurgusu ve anket çağrısı EGİAD’ın veri temelli politika üretme vizyonuna değinen Özhelvacı, Research İstanbul iş birliğiyle yürütülen "Bölgesel Ekonomik Güvenlik Think Tank Raporu" çalışmasının önemine dikkat çekti. "İş Dünyası ve Yatırımcı Anketi" ile ekonomik güvenlik, yatırım iklimi ve finansmana erişim gibi başlıklarda veri topladıklarını belirten Özhelvacı, Ege iş dünyasını ankete katılarak bölgesel kalkınma politikalarına katkı sunmaya davet etti. "Tedarik zinciri güvenliği rekabetin temeli" Seminerde küresel ekonominin en hassas noktalarından biri olan tedarik zinciri güvenliği de gündeme geldi. ABD ve Çin merkezli ticaret politikaları ile enerji arz güvenliğinin Ege sanayisi için risk teşkil ettiğini söyleyen Özhelvacı, "Küresel şoklara karşı şirketlerimizin dayanıklılığı artık rekabet gücünün temel unsuru haline gelmiştir. Tedarik çeşitlendirme ve stratejik esneklik, özellikle KOBİ’ler için hayati önemdedir" ifadelerini kullandı. "Türkiye dengeli bir politika izlemeli" Prof. Dr. Sinem Ünaldılar ise uluslararası sistemdeki dönüşümü akademik bir perspektifle değerlendirdi. Mevcut durumu "yönünü kaybetmiş bir sistem" olarak tanımlayan Ünaldılar, güç merkezlerinin yeniden şekillendiğini belirtti. ABD’nin küresel rolündeki belirsizliklere dikkat çeken Ünaldılar, "Türkiye’nin bu güç geçişi döneminde savurulmaması için dış politikada temkinli, dengeli ve bölgesinde oyun kurucu bir formül geliştirmesi şarttır" dedi.